bugün
- ctrlx15
- gürcistan21
- arkeoloji bölümü5
- abdullah öcalan9
- biyolojik antropoloji4
- ilgi isteyen kız16
- insan olmak5
- hewal ebo17
- yaprak dökümü ali rıza bey6
- lahmacunu elle yiyen kız13
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- kuran da namaz yok21
- isra suresi 82 ayet2
- trollerle laf yarıştırmanın yorması2
- kahvaltıda kavurma yiyen kız tatlılığı9
- türkiye nin en güzel şehrinin istanbul olması6
- en iyi simit hangi şehirdedir12
- seksi bırakmak3
- bu kim aq4
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
- gece çölde deveyle yol alırken dinlenecek şarkılar5
- kagemusha2
- hatay suriye nindir diyen esad yanlısı4
- ben ıspartada yaşıyorum7
- billurları çiğ yemek4
- kahveye değil mekana para veriyorsunuz7
- çay içen kız3
- iki sözlük kızının kavga etmesi4
- herkesin artık tanım yapması6
- domino s pizza2
- yukarı kattan gelen ahh sesi8
- türk kızı3
- bursa vs edirne7
- öğle yemeği ne yiyeceğiz sorunsalı5
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- şekersiz çay içenlerin takdir beklemesi5
- almanya9
- velvet'e aşık olmamak mümkün değil6
- 30 temmuz 2026 iran'ın abd üssüne saldırısı5
- su içmeyi unutmayalım4
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- ısparta simidi8
- flörtleşme algoritması2
- kendine bir öğüt ver7
- güne bir şarkı bırak16
- bot yazar gibi entry giriyoruz4
- pkk4
- türkiye nin en güzel camisi3
- fransa2
- sümerler semitik miydi3
"Aşk zamanlama meselesidir. Doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez. Onunla başka yer ve zamanda karşılaşmış olsam hikayem daha farklı bitebilirdi."
görsel
görsel
diyor ki yahya kemal beyatlı bir şiirinde
"...
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
"...
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden."
2004 hong kong/çin yapımı 129 dakikalık, dram/romantik/bilim-kurgu kategorili kar wai wong filmi. 7.5 imdb puanına ve 32 ödüle sahip, kadrosu şöyle: tony chiu wai leung, li gong, faye wong, ziyi zhang ve maggie cheung.
fa yeung nin wa filminde olduğu gibi, bu filmde de tony leung'un oynadığı karakterin ismi chow mo wan'dır. Harika filmdir, sigara içmeye özendirir * görsel
fa yeung nin wa filminde olduğu gibi, bu filmde de tony leung'un oynadığı karakterin ismi chow mo wan'dır. Harika filmdir, sigara içmeye özendirir * görsel
düşüncelerimi ben yazıya dökemezken, kar wai wong aşkı filmle anlatmış..
--spoiler--
beni sevmemesi de mümkündü. sonunda anladım. bazı şeyler kontrol edilemez. bana kalan tek şey pes etmekti.
---
aşk zamanlama meselesidir. doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez.
--spoiler--
--spoiler--
beni sevmemesi de mümkündü. sonunda anladım. bazı şeyler kontrol edilemez. bana kalan tek şey pes etmekti.
---
aşk zamanlama meselesidir. doğru insanla çok erken ya da çok geç karşılaşmak fayda etmez.
--spoiler--
Hepimizin yaşlanmış olacağı yıl. Umarım yaşarız.
şahane soundtrack'lere sahip film.
(bkz: shigeru umebayashi) - 2046 main theme
(bkz: dean martin) - sway
(bkz: georges delerue) - julien et barbara
(bkz: connie francis) - siboney
(bkz: shigeru umebayashi) - interlude
(bkz: angela gheorghiu)- casta diva, from the opera norma
(bkz: xavier cugat) - perfidia
(bkz: shigeru umebayashi) - lost
(bkz: peer raben) - dark chariot
(bkz: peer raben) - sysiphos at work
(bkz: zbigniew preisner) - decision, from a short film about killing
(bkz: shigeru umebayashi) - long journey
(bkz: secret garden) - adagio
(bkz: shigeru umebayashi) - 2046 main theme
(bkz: dean martin) - sway
(bkz: georges delerue) - julien et barbara
(bkz: connie francis) - siboney
(bkz: shigeru umebayashi) - interlude
(bkz: angela gheorghiu)- casta diva, from the opera norma
(bkz: xavier cugat) - perfidia
(bkz: shigeru umebayashi) - lost
(bkz: peer raben) - dark chariot
(bkz: peer raben) - sysiphos at work
(bkz: zbigniew preisner) - decision, from a short film about killing
(bkz: shigeru umebayashi) - long journey
(bkz: secret garden) - adagio
o kadar bayan ki baymaktan bir hoş eden film .
"all memories are traces of tears." *
sigaralı ve alkollü bir yazar. hayatına kadınlar girer. ve geri çıkar. hiçbirini alıp da hayatının merkezine koymaz. sadece bir kez gerçekten aşık olmuştur. ama o da...
"aşk bir zamanlama işidir. doğru insanla daha erken ya da daha geç tanışmak hiç de iyi değildir." zamanlama problemi vardır. kendi zamanını kendi yaratır. soğuk otel odalarında hikayeler uydurmaya başlar. ne kadar uyduruyormuş gibi yapsa da tüm karakterler gerçektir. tanıdıktır.
sigaralı ve alkollü bir yazar. hayatına kadınlar girer. ve geri çıkar. hiçbirini alıp da hayatının merkezine koymaz. sadece bir kez gerçekten aşık olmuştur. ama o da...
"aşk bir zamanlama işidir. doğru insanla daha erken ya da daha geç tanışmak hiç de iyi değildir." zamanlama problemi vardır. kendi zamanını kendi yaratır. soğuk otel odalarında hikayeler uydurmaya başlar. ne kadar uyduruyormuş gibi yapsa da tüm karakterler gerçektir. tanıdıktır.
sadece bay chow değil de sanki wong kar wai'nin kendisi de o odada asılı kalmış, su li zhen'e yapışmıştır. bu yüzden wong kar wai hangi filmi çekse, orada mutlak bir su li zhen vardır.
"bir defasında birine aşık olmuştum. o bir süre sonra kayboldu. 2046'ya gittim, beni orada bekliyor olabileceğini düşünmüştüm, ama onu bulamadım. beni hala sevip sevmediğini düşünmeden duramıyorum, ama onu asla bulamadım. belki de onun cevabı bir sır gibiydi, hiç kimse bilemezdi.. bütün hatıralar gozyaşlarının izleridir."
gibi, insanın "neden böyle" diye sormayı akıl etmediği hallerinin cevaplarını duymak istemeseniz de veren bir yapıttır.
gibi, insanın "neden böyle" diye sormayı akıl etmediği hallerinin cevaplarını duymak istemeseniz de veren bir yapıttır.
var mısın yok musun ya da harika pazar olacaksa, benim olmayacağım senedir.
muhtemelen 70'lerin çocuklarının göremeyeceği bir sene olacaktır.
cumhuriyetimizin 123.yılını kutlayacağımız senedir.
--spoiler--
aşk bir zamanlama olayıdır;doğru kişiyle erken yada geç karşılaşırsanız onun yanından geçer gidersiniz
eskiden insanlar kimseyle paylaşmak istemedikleri bir sırları olduklarında bir dağa çıkar bir ağaca oyuk açar onun içine saklarlarmış sırlarını sonra da balçıkla kaparlarmış oyuğu...
geçmişinden kurtulmaya karar verirsen beni bul
neden eskisi gibi olmuyor ?
aşkın ikamesi yoktur.
bana aşık olup olmadıgını merak etmiyorum ben seni seviyorum
senin icin ne kadar istersen öderim,her gece
--spoiler--
festivalde izledigim tüm filmlerin yorumunu nacizane yapabiliyorken kelimelerimi kifayetsiz kıldıran film... canımın yanacagını bilerek gitmiştim bu filme ama bu kadar acı cekeceğimi düsünmemiştim filmden cıkarken kızarmış bir yüz hızlı atan bir nabız sırılsıklam bir mendil sıkıştırıldıkları yerden fırlamış anılar yarası kanayan bir kalbim vardı...
yaralı bir adam teslim olmamak kosuluyla asktan aska kosturuyor canını yaktıgı nice kadın... kimisine teget geciyor kiminin tam icinde yer ediniyor ve itiraf ediyor sonunda aradığının o ilk ask olduğunu bunu anlayan akıllı kadınlar uzak duruyorlar ondan ama sadece 'seni seviyorum' diyen karsılıgını duymasa dahi sevmeye devam eden bir kadının hüznüne takılıyoruz en cok ama genis düsünürsek insanın hallerini görüyoruz aşkın bizi mazoşist yapışını, teslimiyetin kimine göre zor kimine göre kolay oluşunu, korkusunun üstüne giden yada korkusundan kaçanları, aşkı korkuyla yaşayanları, baskasına ait olanın kıymetinin artısını, önünde engeller kurallar olanın daha davetkar olusunu, tutkunun anlamını... film eternal sunshine... daki gibi bir soru ilistiriyor beynimize eger anılarımıza yolculuk edebilsek yitirilmis askımıza doğru yola cıkarmıydık?!...
aşk bir zamanlama olayıdır;doğru kişiyle erken yada geç karşılaşırsanız onun yanından geçer gidersiniz
eskiden insanlar kimseyle paylaşmak istemedikleri bir sırları olduklarında bir dağa çıkar bir ağaca oyuk açar onun içine saklarlarmış sırlarını sonra da balçıkla kaparlarmış oyuğu...
geçmişinden kurtulmaya karar verirsen beni bul
neden eskisi gibi olmuyor ?
aşkın ikamesi yoktur.
bana aşık olup olmadıgını merak etmiyorum ben seni seviyorum
senin icin ne kadar istersen öderim,her gece
--spoiler--
festivalde izledigim tüm filmlerin yorumunu nacizane yapabiliyorken kelimelerimi kifayetsiz kıldıran film... canımın yanacagını bilerek gitmiştim bu filme ama bu kadar acı cekeceğimi düsünmemiştim filmden cıkarken kızarmış bir yüz hızlı atan bir nabız sırılsıklam bir mendil sıkıştırıldıkları yerden fırlamış anılar yarası kanayan bir kalbim vardı...
yaralı bir adam teslim olmamak kosuluyla asktan aska kosturuyor canını yaktıgı nice kadın... kimisine teget geciyor kiminin tam icinde yer ediniyor ve itiraf ediyor sonunda aradığının o ilk ask olduğunu bunu anlayan akıllı kadınlar uzak duruyorlar ondan ama sadece 'seni seviyorum' diyen karsılıgını duymasa dahi sevmeye devam eden bir kadının hüznüne takılıyoruz en cok ama genis düsünürsek insanın hallerini görüyoruz aşkın bizi mazoşist yapışını, teslimiyetin kimine göre zor kimine göre kolay oluşunu, korkusunun üstüne giden yada korkusundan kaçanları, aşkı korkuyla yaşayanları, baskasına ait olanın kıymetinin artısını, önünde engeller kurallar olanın daha davetkar olusunu, tutkunun anlamını... film eternal sunshine... daki gibi bir soru ilistiriyor beynimize eger anılarımıza yolculuk edebilsek yitirilmis askımıza doğru yola cıkarmıydık?!...
romantik yıllarım, hatunun birini düşürmek için yapmayacağım şebeklik yok. karşıma çıkan beni heyecana gark edebilecek ilk hatuna yazılacağımı her gören hal ve tavırlarımdan çıkarabilir. böyle bir ruh halindeki bir erkekden ne beklersiniz ki, sinema kankilerim tüm dostları satışa getirmekle meşgulum. gelen film izleme tekliflerini önerileri ne varsa elimin tersiyle itiyor, iflah olmaz bir reddedici haline geliyorum. derken gene bir arkadaş muhabbetinde güzeller güzeli beni heyecandan öldürecek derecede bana hitap eden bir hatun. gözü gözüme değdiğinde kalp atışlarım hızlanmak yerine durma raddesine yaklaşıyor. merhaba dedim titrek bir sesle yanındaki sandalyeye çökerken, sağolsun bizimkiler halden anlayan elemanlar ve kızla tüm iletişimi kesip, kızı bana mahkum ettiler. dönüp dolaşıp muhabbeti en iyi olduğum alana bir şekilde getirdikten sonra sazı elime aldım ve bildiğim tüm romantik filmleri, en ayrıntı karelerine varıncaya kadar estetik bir üslüpla hatuna aktarmakla meşgulken, söz dönüp dolaştı 2 gün öncesinden izlediğim 2046'ya geldi tabi. böyle bir film olamaz, olamdağı için de anlatamam, anlatacak bir şey yok görülecek dinlecek şeyler var dedim. "çok merak ettim" lafını almak içindi tüm bu laf ebelikleri elbet ve başardım da. o kadar ki bir daha izlenip bir daha dinlenecek sanat eseridir dememle sana bir sinema ısmarlayabilirim demenin aynı kapıya çıkacağını anlayacak kadar zekiydi neyse ki. elemanlardan izin alıp sinemanın yolunu tuttuk..
birisinden bu yıl, bir fincan kahve içersek, o kahvenin miadının dolacağı yıldır. *
Kar Wai Wong'un yönettiği,bir yazarın kadınlarla ilişkisini anlatan film.
http://www.imdb.com/title/tt0212712/
http://www.imdb.com/title/tt0212712/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar