bugün
- true nickli yazar11
- türklerin ileri olduğu konular21
- norm ender2
- otomatik portakal ve özgür irade paradoksu2
- en gey özelliğiniz9
- yazarların çektiği manzara fotoğrafları9
- çırçıplak yatmak9
- en son alınan hediye7
- soğuğu sıcağından daha iyi olan şeyler7
- burçlara inanan erkek15
- dinsize inanır mısın17
- son beş yıldır sevgilisi olmayan insan2
- bir kadının en güzel bölgesi8
- nervio yu çok seviyorum ne yapmalıyım7
- dünyanın en güzel tatlısı8
- caner taslaman7
- bugün sağlığın için ne yaptın7
- eski seni özlüyor musun6
- sözlük kavgalarındaki avamlık5
- chatgptye penis fotoğrafını atmak18
- sokakta gocu ile karşılaşmak5
- bir insanı yaptığı ilk hatada hayatından çıkarmak2
- vantilatörü kendine çevirmek6
- özlenen hissiyatlar6
- ipek çiçek3
- ruh hastası olan yazarlar6
- 40 yaş üstü kel sözlük yazarı5
- abd vizesi5
- sözlükte kadınlara sararak tatmin olan incel5
- her başlığın altında biten sözlük paraziti5
- salak yazarlar7
- arkadaşlar bakar mısınız11
- bir gün öleceğini unutmak10
- seninle şurada olabilirdik5
- uysaljakoben gocu'nun fake hesabı mı5
- bir insanın daraldığında sığınabileceği yerler5
- evdeki alkolün bittiği anda yapılacaklar5
- yaz günü çay içme saçmalığı11
- deri ceketli serseri4
- pandela6
- kültürün bireyi boğması4
- kuran da neden namaz yok8
- gocu pandela barışı4
- sözlüğün kalitesindeki artış4
- evliliği kurtarmak için çocuk yapmak7
- gocu31
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları30
- ioçke'nin elleri4
- geceye bir şarkı bırak23
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak3
Mevzu şu ki kitap komunist rejime karşı yazılmış fakat günümüzdeki kapital sistemi çok daha iyi anlatıyor nedense.
bir yıl.
konusu faşist-yozlaşmış iktidarın eleştirilmesi. içerisinde düşünceşuçu, düşüncepolisi , yokkişi gibi kavramlar geçen distopya sayılan eserdir lakin artık distopya olduğunu düşünmüyorum çünkü ulaşılması gayet mümkünmüş Türkiye'de.
Dusunsenize 1984'un okunmasi yasaklaniyor. Trajik olurdu...
filmide kitabı kadar iyi bir eser.
spoiler yenilirse tadı kalmayan kitap.
george orwell'in muhteşem kitabı..
aristokrat bir ortamda büyümüş olan yazar, britanya imparatorluğu'nun sömürgesinde olan bazı ülkelerde görev almış. gördüklerine dayanamayan bu güzel abimiz, işçilerin yanında olmayı tercih etmiş, kitaplarında da bu konulara yer vermiştir.
bu kitabında oluşturduğu gelecekte üç polis devletinin oluşturduğu dünyada sisteme baş kaldırmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatmakta.
okudukça tanıdık gelen olaylar dünyadan umudu iyice kesmenize sebep oluyor maalesef.
kitap 1984 yılında sinemaya uyarlanmıştır.
aristokrat bir ortamda büyümüş olan yazar, britanya imparatorluğu'nun sömürgesinde olan bazı ülkelerde görev almış. gördüklerine dayanamayan bu güzel abimiz, işçilerin yanında olmayı tercih etmiş, kitaplarında da bu konulara yer vermiştir.
bu kitabında oluşturduğu gelecekte üç polis devletinin oluşturduğu dünyada sisteme baş kaldırmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatmakta.
okudukça tanıdık gelen olaylar dünyadan umudu iyice kesmenize sebep oluyor maalesef.
kitap 1984 yılında sinemaya uyarlanmıştır.
30 sayfa okuyup biraktigim devam edemedigim kitap. ama sozlukte yazilanlari gorunce kitaba bi sans daha vermeye karar verdim.
bugün herkesin okuyup okunmasını sağlaması gereken geçmişten geleceğe ışık tutan kitap.
kitap okumayanlar için filmi var.
ben izlemedim henüz.
kitap okumayanlar için filmi var.
ben izlemedim henüz.
Günümüz Türkiye'siyle alakası olmayan bir kurguya sahip George Orwell romanı. Bana daha çok kuzey kore yi anımsattı nedense bu anti-ütopya.
--spoiler--
Okurken yer yer heyecanlandım. Hatta ananı avradınııı diye tepki verdiğim kısımlar bile oldu. Sizi hem cesaretlendirip hem de ümidinizi kıran olaylar var. Ve kitabın sonunda Winston'un düzene boyun eğmesi sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ama benim görüşüm kitabın asıl vermek istediği mesaj "yılanın başını büyümeden ezeceksin". Yoksa güçlenip seni zehirlediğinde artık o zehirden kurtulma şansın kalmaz.
--spoiler--
--spoiler--
Okurken yer yer heyecanlandım. Hatta ananı avradınııı diye tepki verdiğim kısımlar bile oldu. Sizi hem cesaretlendirip hem de ümidinizi kıran olaylar var. Ve kitabın sonunda Winston'un düzene boyun eğmesi sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Ama benim görüşüm kitabın asıl vermek istediği mesaj "yılanın başını büyümeden ezeceksin". Yoksa güçlenip seni zehirlediğinde artık o zehirden kurtulma şansın kalmaz.
--spoiler--
Abartılmış balon bir kitap.
Romanın baş kahramanı Winston, kuralları hiçe sayarak aşık olduğu Julia ile birlikteyken ‘Düşünce Polisi‘ tarafından yakalanır ve nerede olduğunu bilmediği bir hücreye atılır. Bunu uzun bir sorgulama süreci izler. Amaç, Winston’ın iradesini kırmak, ona Parti’nin (alternatif?) gerçeklerini kabul ettirmek, hatta Parti’nin asla görünmeyen ama her yerde posterleri asılı lideri ‘Büyük Birader‘i sevdirmektir.
işkencelere dayanamayan Winston bir süre sonra iki kere ikinin beş ettiğine, köleliğin özgürlük, Tanrı’nın Parti olduğuna inanır.
Parti görevlisi O’Brien, Winston’a “Seni alt ettik … Onurun ayaklar altına alındı … Yalvar yakar oldun, aman diledin, herkesi ele verdin, bildiğin ne varsa söyledin. Bir insan daha fazla küçük düşebilir mi?” diye sorduğunda ise Winston muzaffer bir tavırla “Julia’ya ihanet etmedim” diye yanıt verir. Ve Parti’nin eline düşenlerin korkulu rüyası 101 Numaralı Oda’ya alınır.
Bu odada ‘dünyanın en kötü şeyi‘ vardır. “Dünyanın en kötü şeyinin ne olduğu kişiden kişiye değişir” der O’Brien. Kimine göre diri diri gömülmek, kimine göre yakılarak öldürülmektir en kötü şey. “Senin durumunda dünyanın en kötü şeyinin fareler olduğu anlaşılıyor” diye devam eder O’Brien, içinden sesler gelen bir tel kafesi Winston’ın yüzüne yaklaştırarak. Parti, Winston’ın kabuslarından bile haberdardır.
insanoğlu en ölümcül acıya bile dayanabilir, ‘ama herkesin asla dayanamayacağı bir şey mutlaka vardır.‘ Winston için dayanılmaz olan farelerdir. O’Brien Winston’a tel kafesin kapısını açtığında açlıktan kudurmuş farelerin uçarak yüzüne saldıracaklarını, gözlerinden ya da yanaklarından başlayarak dilini yiyeceklerini söyler. Winston daha fazla dayanamaz ve avazı çıktığı kadar bağırır: “Julia’ya yapın! Julia’ya yapın! Beni bırakın! istediğinizi yapın ona, umurumda değil. Yüzünü paralasınlar, her yerini yalayıp yutsunlar. Beni bırakın, Julia’ya yapın!” Winston sevdiğine ihanet etmiştir sonunda.
alıntı /UMUT ÖZKIRIMLI
işkencelere dayanamayan Winston bir süre sonra iki kere ikinin beş ettiğine, köleliğin özgürlük, Tanrı’nın Parti olduğuna inanır.
Parti görevlisi O’Brien, Winston’a “Seni alt ettik … Onurun ayaklar altına alındı … Yalvar yakar oldun, aman diledin, herkesi ele verdin, bildiğin ne varsa söyledin. Bir insan daha fazla küçük düşebilir mi?” diye sorduğunda ise Winston muzaffer bir tavırla “Julia’ya ihanet etmedim” diye yanıt verir. Ve Parti’nin eline düşenlerin korkulu rüyası 101 Numaralı Oda’ya alınır.
Bu odada ‘dünyanın en kötü şeyi‘ vardır. “Dünyanın en kötü şeyinin ne olduğu kişiden kişiye değişir” der O’Brien. Kimine göre diri diri gömülmek, kimine göre yakılarak öldürülmektir en kötü şey. “Senin durumunda dünyanın en kötü şeyinin fareler olduğu anlaşılıyor” diye devam eder O’Brien, içinden sesler gelen bir tel kafesi Winston’ın yüzüne yaklaştırarak. Parti, Winston’ın kabuslarından bile haberdardır.
insanoğlu en ölümcül acıya bile dayanabilir, ‘ama herkesin asla dayanamayacağı bir şey mutlaka vardır.‘ Winston için dayanılmaz olan farelerdir. O’Brien Winston’a tel kafesin kapısını açtığında açlıktan kudurmuş farelerin uçarak yüzüne saldıracaklarını, gözlerinden ya da yanaklarından başlayarak dilini yiyeceklerini söyler. Winston daha fazla dayanamaz ve avazı çıktığı kadar bağırır: “Julia’ya yapın! Julia’ya yapın! Beni bırakın! istediğinizi yapın ona, umurumda değil. Yüzünü paralasınlar, her yerini yalayıp yutsunlar. Beni bırakın, Julia’ya yapın!” Winston sevdiğine ihanet etmiştir sonunda.
alıntı /UMUT ÖZKIRIMLI
en kısa zamanda okumak istediğim kitaptır.
Siyasi kitap dediler buna ya birilerine tavsiye ettiğimde, bilimkurgu kitabıdır kendileri, distopyadır.
Herkes okumalı.
Büyük biraderin uğruna tarihin nasıl değiştirilip insanların nasıl yoksul bırakıldığı ve her şeyden bir haber yaşadığını anlatan george orwel romanı.Ne kadar tepki gösterseniz de sistemin zoraki parçası olursunuz düşüncesini anlatan bir kitap.
Hakkındaki yorumlara dayanarak aldığım, ancak nedense olay akışını beğenmediğim için yarıda bıraktığım eser. Bazı sembolize kelimeler ile çok güzel ifadelerde bulunuyor. Ancak tarzıma uymadığı için okurken haz duymadım. Tavsiye eder miyim? En azından biraz daha araştırsınlar derim çünkü çoğu insan kitaba övgüde bulunuyor ve başarılı bir yazar tarafından kaleme alınmış, bir şans verilebilir.
tam anlamıyla yarısından sonra başlayan kitap, yarısına kadar yalnızca ortamı keşfediyorsunuz, tabii biraz sıkılabilirsiniz.
george Orwell in her devre hitab eden, bütün vatandaşlarını 7x24 gözlem ve baskı altında tutan bir rejimi anlattığı romanı.
günümüz Türkiye sini daha iyi yansıtan kitap hayvan çiftliği olsa bile 1984 u okurken de bugunumuzden izler görüyoruz.
oZellikle partinin politikalarının analiz edildiği bölümler çok çarpıcı ve ufuk açıcı. savaşlar neden gereklidir, zenginlik neden halka yayilmaz, siyasetçilerin temel amacı nedir...? gibi birçok analiz kafamda şimşekler caktirdi diyebilirim.
günümüz Türkiye sini daha iyi yansıtan kitap hayvan çiftliği olsa bile 1984 u okurken de bugunumuzden izler görüyoruz.
oZellikle partinin politikalarının analiz edildiği bölümler çok çarpıcı ve ufuk açıcı. savaşlar neden gereklidir, zenginlik neden halka yayilmaz, siyasetçilerin temel amacı nedir...? gibi birçok analiz kafamda şimşekler caktirdi diyebilirim.
Büyük biraderin gözü üstünde.
şuan hala okuduğum, bitirince buraya fikirlerimi editleyeceğim kitap.
edit: aslında bitireli baya oldu yeni aklıma geldi. kitap çok güzeldi. zaten konusu gereği siyaset ile ilgilenenlere daha çok hitap ediyor. neyse herkese tavsiye ederim kitap hiç sıkmadı ve son olarak;
--spoiler--
sonu çok düşündürücü. ayrıca 2+2=5 ayrı bir ironi.
--spoiler--
edit: aslında bitireli baya oldu yeni aklıma geldi. kitap çok güzeldi. zaten konusu gereği siyaset ile ilgilenenlere daha çok hitap ediyor. neyse herkese tavsiye ederim kitap hiç sıkmadı ve son olarak;
--spoiler--
sonu çok düşündürücü. ayrıca 2+2=5 ayrı bir ironi.
--spoiler--
mükemmel kitaptır. hayvan çiftliği gibi bir şaheseri bile geride bırakarak okuduğum binlerce kitap içerisinde ilk 100 içinde yerini almıştır.
https://youtu.be/poVOIBnQwb0
https://youtu.be/J7Fs4Mh2_M8
https://youtu.be/kUiL6bNg0EY
https://youtu.be/yLWTYJaysec
https://youtu.be/H8dD3pCI54g
https://youtu.be/dorzOFrISn4
https://youtu.be/SPI02fmP-5c
https://youtu.be/C18RKPv95FY
https://youtu.be/40Wv7lpjL9o
https://youtu.be/HS2dpTLsn-c
https://youtu.be/2imBNLWKnEA
https://youtu.be/J7Fs4Mh2_M8
https://youtu.be/kUiL6bNg0EY
https://youtu.be/yLWTYJaysec
https://youtu.be/H8dD3pCI54g
https://youtu.be/dorzOFrISn4
https://youtu.be/SPI02fmP-5c
https://youtu.be/C18RKPv95FY
https://youtu.be/40Wv7lpjL9o
https://youtu.be/HS2dpTLsn-c
https://youtu.be/2imBNLWKnEA
bitirme tezim olan george orwell'in enteresan kitabı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar