bugün
- bu koyden olsam ne olacak13
- bir kilo patatesin 50 lira olması6
- true'yi eskorta emanet etmek10
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı6
- sinsice kavga izleyen yazarlar6
- reis olmasaydı ismimiz gocutakis uğurtakis olurdu4
- herkesin bir şeye inanma zorunluluğu5
- yeni parti31
- imamların maaşı çok diyen öğretmen9
- tai lung6
- hastane randevusu5
- kuteybe bin muslim3
- dünyaya nur gelecek3
- sarhoş olunan gecenin sabahında hissedilenler6
- opel rekord3
- kasiyer kıza nasıl açılırım20
- tepenin gözleri filmindeki seks sahnesi3
- pompacı kıza nasıl açılınır8
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz6
- benzetildiğiniz ünlü10
- insan olmaya ceyrek kala18
- adnan oktar9
- türkiye chp ile dünya devi ülke olacak2
- tarihin en başarılı sporcusu4
- true'nin üzerine şişme kadın atmak2
- ideal erkek boyunun 1 84 olması14
- burnu olmayan insanla sevgili olmak2
- nasıl gidiyor hayat6
- yeni parti'nin logosu4
- sözlük yazarlarından aforizmalar2
- güne bir şarkı bırak6
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse2
- büyük sözü dinlememek5
- rakı tokuşturan tipler5
- namazında niyazında erkek3
- hırt10
- topluma nasıl faydalı olunur3
- cumhuriyet halk partisi16
- ben ahbap derneğine güveniyorum16
- chp nin camileri ahır yapması4
- bik bik sözlüğün kraliçesidir4
- goku vs sarı şeker2
- barış yarkadaş8
- güne bir soru bırak5
- ronaldo vs messi2
- enayimiknatisii4
- manyak bey birader ne yapıyor sorusu2
- özlü söz3
- bu mudur yani2
- true ahlaksızlığı6
izlenmesi gereken film. uzun zamandır bu kadar gerilmemiştim. *
john cusack in hatrına gittigim bitmesini beklemeden çıktıgım gerilimsiz film.
rakamlar toplandığında 13 eder. rakamları sondan başlayarak birbirlerinden çıkartırsa 3 kalır. 13 çarpı 3 yaparsak 39 yapar. hadi bir de bende etti mi 40. işte bu rakam bana bir şey hatırlatıyor...
bu gece seyrettigim ,alman rtl´i nin gösterdigi film. ve hicbir sey anlamadim. mekan zaman kavrami cok garip.
-spoiler-
enslin o odadan diger bir odaya gitmek icin yüksek new york binasinin dis duvarinin cikintisindan, duvara yüzükoyun yasli vaziyette yan odaya dogru yürüyor, yürüdükce yürüyor, ama "yan pencere" yok...biraz sonra havalandirma luvarina tirmaniyor, ve bir sürü odanin luvari da oraya aciliyor. sonra bir ara odanin pencerelerinin önüne duvar örülmüs, biraz sonra duvar falan yok...yani..
-spoiler-
yani "bak simdi seni nasil korkutuyoruz, korkudan altina yapcaksin, ama bak, yap altina ha" seklinde bi korku filmi...sonu igrenc. mantiksiz tutarsiz....ben begenmedim. hani böyle adami güldürmek icin salak salak saklabanliklar yapip rüsva olan filmler vardir da girer sonuna kadar seyretmeden cikarsin ya, bu da iste o tür komedinin negatifi gibi bi sey...diger kanalda cok güzel bi acik oturum vardi, keske onu seyretseymisim. bi de gidip sinema da para falan vererek seyretmis olsam, kendime cok kizardim.
bir de sey...samuel l.jackson filmde toplam belki 1 dakika görünüyor. hele samuel l.jackson hayranlari onu görmek icin hic seyretmesinler.bir de utanmadan adamin ismini "filmi millet seyretsin" diye basrolmüs gibi yaziyorlar. bi sürü taksi söförü falan filmde jackson´dan daha uzun görünüyor.
ama bak...filmi neredeyse tek basina sirtlayan john cusack var ya...gercekten harika oynamis, iste öyle harika rolleri vasat oynayan adamlarin aksine filmde cusack vasat bir rolü harika oynamis. belki o "harika oynanmis vasat rolü" seyretmek icin seyredilebilir.
-spoiler-
enslin o odadan diger bir odaya gitmek icin yüksek new york binasinin dis duvarinin cikintisindan, duvara yüzükoyun yasli vaziyette yan odaya dogru yürüyor, yürüdükce yürüyor, ama "yan pencere" yok...biraz sonra havalandirma luvarina tirmaniyor, ve bir sürü odanin luvari da oraya aciliyor. sonra bir ara odanin pencerelerinin önüne duvar örülmüs, biraz sonra duvar falan yok...yani..
-spoiler-
yani "bak simdi seni nasil korkutuyoruz, korkudan altina yapcaksin, ama bak, yap altina ha" seklinde bi korku filmi...sonu igrenc. mantiksiz tutarsiz....ben begenmedim. hani böyle adami güldürmek icin salak salak saklabanliklar yapip rüsva olan filmler vardir da girer sonuna kadar seyretmeden cikarsin ya, bu da iste o tür komedinin negatifi gibi bi sey...diger kanalda cok güzel bi acik oturum vardi, keske onu seyretseymisim. bi de gidip sinema da para falan vererek seyretmis olsam, kendime cok kizardim.
bir de sey...samuel l.jackson filmde toplam belki 1 dakika görünüyor. hele samuel l.jackson hayranlari onu görmek icin hic seyretmesinler.bir de utanmadan adamin ismini "filmi millet seyretsin" diye basrolmüs gibi yaziyorlar. bi sürü taksi söförü falan filmde jackson´dan daha uzun görünüyor.
ama bak...filmi neredeyse tek basina sirtlayan john cusack var ya...gercekten harika oynamis, iste öyle harika rolleri vasat oynayan adamlarin aksine filmde cusack vasat bir rolü harika oynamis. belki o "harika oynanmis vasat rolü" seyretmek icin seyredilebilir.
kendi döngüsü içerisinde çok sıkıcı olan film.
john cusack'ın güzel oyunculuğu ve stephen king'in muhteşem kitabıyla ortaya çıkmış harika bir filmdir.. Bir korku filminden çok psikolojik gerilim türündedir, olayları filmin kahramanıyla birlikte siz de bizzat yaşarsınız. Oldukça sürükleyici bir filmdir.
konusu, çocukken görülen kabuslara benzemektedir. devamlı bir yerden veya bir şeyden kurtulmaya çalışırken garip şeylerin olması, psikolojide karşılığı olan ismini hatırlayamadığım bir rüya tipidir.
hayal gücünüz genişse, filmiyle değil öyküsüyle büyülen Stephen king eseridir.
kurgusal açıdan kopuklukları olan ve çok da korkunç olmayan film.
stephen king'in kısa romanından uyarlama bir filmdir.ben bunu 2 sene evvel izlemiştim.korku-gerilim tarzı filmler izleyen ve stephen king romanlarını genel olarak okuyan benim yorumları:
1.filmin ilk on beş dakikasında stephen king eseri olduğu hemen anlaşılıyor.genelde romanlarını okuyanlar aşinadır kurgularının girişine.
2.oyunculuk anlamında kötü değildir ki korku-gerilim filmlerinde illa ki çığlık duyulacak gibi bir kaide yoktur.
3.film ayrıca korku değil bence psikolojik gerilimdir.çünkü olayda ki kurgular tamamen beynin aldatılması ve algısının bozulması üstüne kurulmuştur.(duvarda ki pencereden çıktığında yanda ki pencereyi bulamaması,kapının kaybolması)
4.yönetmenlik kötü değil ama iyi de değil.görsel efektler,titreyen hayalet figürleri,otellerin 13. katı olmaması bu yüzden otelin 12. den 14. kata atlaması ve 1408 olması da(lanetli 13) klasik temalardan gidilmiş olduğu için kabak tadı vermiş gibi görünmekte.
5.maalesef gerilim - korku tarzında ki filmlerde olan karanlık ortam bu filmde de epey işlenmiş bu yüzden dvd veya vcd 'de bazı figürlerin görülememesine sebep olmuş.
6.film bana biraz silent hill biraz da ne alakası var demeyin ama elm sokağını anımsatmıştır.(olabilir etkileşim veya çağrışım yapmış olabilir yönetmene)
korkunun bol bol kanlı film olduğu düşüncesinde ki bünyeler korku olarak algılamamaktadır zaten bu tarz filmleri,ben tepenin gözlerini korku olarak nasıl algılamadıysam ki korku filmi değildi bence bu tarz filmlerinde korku olarak algılanmaması doğaldır.
1.filmin ilk on beş dakikasında stephen king eseri olduğu hemen anlaşılıyor.genelde romanlarını okuyanlar aşinadır kurgularının girişine.
2.oyunculuk anlamında kötü değildir ki korku-gerilim filmlerinde illa ki çığlık duyulacak gibi bir kaide yoktur.
3.film ayrıca korku değil bence psikolojik gerilimdir.çünkü olayda ki kurgular tamamen beynin aldatılması ve algısının bozulması üstüne kurulmuştur.(duvarda ki pencereden çıktığında yanda ki pencereyi bulamaması,kapının kaybolması)
4.yönetmenlik kötü değil ama iyi de değil.görsel efektler,titreyen hayalet figürleri,otellerin 13. katı olmaması bu yüzden otelin 12. den 14. kata atlaması ve 1408 olması da(lanetli 13) klasik temalardan gidilmiş olduğu için kabak tadı vermiş gibi görünmekte.
5.maalesef gerilim - korku tarzında ki filmlerde olan karanlık ortam bu filmde de epey işlenmiş bu yüzden dvd veya vcd 'de bazı figürlerin görülememesine sebep olmuş.
6.film bana biraz silent hill biraz da ne alakası var demeyin ama elm sokağını anımsatmıştır.(olabilir etkileşim veya çağrışım yapmış olabilir yönetmene)
korkunun bol bol kanlı film olduğu düşüncesinde ki bünyeler korku olarak algılamamaktadır zaten bu tarz filmleri,ben tepenin gözlerini korku olarak nasıl algılamadıysam ki korku filmi değildi bence bu tarz filmlerinde korku olarak algılanmaması doğaldır.
john cusack ve hatta samuel abimizin bile kurtaramadığı vasat film. zaman kaybı.
filmde ahım şahım bir olay yok. stephen king'in romanlarının hiçbiri bekleneni veremedi beyaz perdede. fakat john cusack'ın fevkaladeliğinden dolayı izlenebilir. bütün film boyunca yek oynamak cesaret ister diye düşünüyorum.
----- al sana tema -----
tam bitti heralde derken, saat sıfırlanıp yeniden 60 dakikadan geriye saymaya başladı ya benim bile kendimi öldüresim geldi. zayıf noktamız yakalandıgında, hepimiz potansiyel ölüyüz.
----- al sana tema -----
----- al sana tema -----
tam bitti heralde derken, saat sıfırlanıp yeniden 60 dakikadan geriye saymaya başladı ya benim bile kendimi öldüresim geldi. zayıf noktamız yakalandıgında, hepimiz potansiyel ölüyüz.
----- al sana tema -----
an itibariyle tv8 de tekrar yayınlanmakta olan gerilim filmi.
--spoiler--
insanlar hayaletlere neden inanır sanıyorsunuz, eğlenceli olduğu için mi? hayır. ölümden sonra bir yaşam olduğuna inanmak için.
--spoiler--
edit: şimdi gördüm sözlük bu filmin iki farklı sonu var. izlemeyenler vardır, detaya girmicem ama bende tv8 deki sonu görünce farkettim.
--spoiler--
insanlar hayaletlere neden inanır sanıyorsunuz, eğlenceli olduğu için mi? hayır. ölümden sonra bir yaşam olduğuna inanmak için.
--spoiler--
edit: şimdi gördüm sözlük bu filmin iki farklı sonu var. izlemeyenler vardır, detaya girmicem ama bende tv8 deki sonu görünce farkettim.
an itibariyle tv8 de oynayan film.
radyoda calan sarki icin ;
the carpenters - we ve only just begun
http://www.youtube.com/watch?v=__VQX2Xn7tI +
the carpenters - we ve only just begun
http://www.youtube.com/watch?v=__VQX2Xn7tI +
john cusack 'in iyi oyunculuğuna rağmen yine de başka birisi oynayabilirdi o rolü diye düşünüyorsunuz izlerken; sanki bir şeyler eksik kalıyor, hikaye tam oturmuyor kafanızda. neyin gerçek, neyinse hayal ürünü olduğunu tahmin ettirememede ise gayet başarılı. tam çözdüm derken tekrar başa dönüyorsunuz. samuel l jackson 'ın ise yüz ifadesi, vurgulaması ve tonlaması bile yetiyor ağzından çıkacak her sözü merakla takip etmenize. kısacası çok iyi olmasa da izlemenin vakit kaybı olmayacağı türden bir film. ayrıca aldığı eleştirilere göre stephen king kitaplarından uyarlanan filmlerin arasında en başarılılarından biri olduğu söyleniyor.
the mist ile ayni kulvarda yer alan film.ikisi de bilindik hikayeleri biraz daha profesyonel bir sekilde yansitan filmler.ama the mist in icerisinde din gondermeleri oldugu icin daha basarili sayilabilir.1408 de de inanc meselesine biraz dokunduruluyor ama cok yuzeysel kaliyor.
son derece dramatik bir finale sahip gerilim filmidir. john cusack oyunculuğu ile büyülerken,
--spoiler--
kızını tekrar kaybettiği sahnede
--spoiler--
mimikleri ile kalplerimizi yakmış, geçirmiştir.* *
--spoiler--
kızını tekrar kaybettiği sahnede
--spoiler--
mimikleri ile kalplerimizi yakmış, geçirmiştir.* *
dvdsinin üzerin de samuel jackson yazısını görüp almaya karar verdiğim, eve gelip izlediğimiz de ise samuel jackson'ın sadece bir sahnede olduğunu görünce aldığıma pişman olduğum, çok fazla beğenmediğim basit ve çok sığ bir anlatıma sahip film.
"kaliteli gerilim filmi" tanımının içini dolduran yapım. son yıllarda yapılmış en iyi psikolojik korku filmi...
izlerken insana fena halde playstation 2'de silent hill 4 the room oynuyormuş hissi veren film.
illa "izleyin" denilmeyecek, ha çok merak ettiysen de "izle yahu o kadar da beter değil" denilecek bir film. *
gece 04:00 dolaylarında izlediğim için kafamı allak bullak eden filmdir. sabah düşürebildim jetonu.
izlenesi.
izlenesi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar