bugün
- anın görüntüsü25
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı9
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- amedspor17
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- fenerbahçe15
- gocu aslında influncer11
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- akp gençlik kolları programındaki kavga2
- dışarıda yemek yemek4
- silvermist'a aşık oldum2
- peygamberlerin mücadele ettiği kişiler3
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- evrende hareket nasıl oluyor6
- durduk yere insanın aklına gelen replikler2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- 1 kasım 2026 sivasspor boluspor maçı3
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- fener liverpoolu yenerse sakso geliyormuş2
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek4
- milan skriniar8
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- film izleyememek3
- bursa daki indirimli sıvı yağ izdihamı2
- manevi danışman2
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta2
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- kasım ayı4
- karın ağrısı ve diş ağrısı ile uyanmak3
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- çobanlık yaptığı köyüne pilot olarak döndü2
- emevi kanunlarının allahın kanunu diye yutturmak2
- yazarların pazar günü planları4
- öbür sözlükle ulu farkı3
- kafaya taka taka yaşarsın içine ata ata ölürsün2
- ai otomatik silme4
- kars 36 spor6
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- soru sormayan yetişkinler3
- poponun maddenin 3 halini çıkarması2
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- pazar günü yapılacak en iyi şey2
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- islam4
- bik bik 219
en sevdiğim filmdir. ayrıyetten izlediğim en farklı filmdir. genc nesil tarafından pek bilinmeyende bir filmdir. ve kimseye tavsiye etmiyeceğim filmdir. zira ne kadar az kişi izlerse kendimi o kadar özel hissetcem.
edit: lan uyarı yapmayı unutmuşum. filmi izlemeyenler için belki sorun teşkil edebilir bu alt kısımda film ile ilgili belirttiklerim. haberiniz ola.
farklı bir yapım olmuş.
benim de kafama takılmadı değil. çocuk suçlu mu suçsuz mu insan düşünüyor elbette. filmin sonunda mal gibi kalabiliyorsunuz. tabi somut bir sonuç bekliyorsunuz suçlu ya da suçsuz olduğuna dair. "evet kesinlikle suçsuz" ya da "kesinlikle suçlu" demek istiyorsunuz. ama hukuken dava bir şekilde sonuçlanmak zorundadır gerçektede. günümüz için bu dediğim geçerli mi bilmiyorum tabi. olaylar çok daha çabuk çözümlenebiliyor günümüzde.
ve bu filmin en güzel yanı; filmin içinde siz de varsınız. siz de sorguluyorsunuz ve siz de karar vermek zorunda olduğunuzu hissediyorsunuz.
ayrıca bu filmde insan ilişkileri çok güzel bir şekilde yansıtılmış. ön yargı konusunada vurgu yapılmış. ön yargının insanı ne hale getirdiğinide çok iyi gözlemleyebiliyoruz.
film sıkıcı değildi. bence sıkıcı diyenler kötü bir günlerinde bu filmi izlemeye kalkışmışlar. aksine bugüne kadar izlediğim en akıcı filmdi. buna kesinlikle eminim. izlerken zevk aldığımı hissettim ve bitmemesini istedim.
izlemenizi tavsiye ederim.
farklı bir yapım olmuş.
benim de kafama takılmadı değil. çocuk suçlu mu suçsuz mu insan düşünüyor elbette. filmin sonunda mal gibi kalabiliyorsunuz. tabi somut bir sonuç bekliyorsunuz suçlu ya da suçsuz olduğuna dair. "evet kesinlikle suçsuz" ya da "kesinlikle suçlu" demek istiyorsunuz. ama hukuken dava bir şekilde sonuçlanmak zorundadır gerçektede. günümüz için bu dediğim geçerli mi bilmiyorum tabi. olaylar çok daha çabuk çözümlenebiliyor günümüzde.
ve bu filmin en güzel yanı; filmin içinde siz de varsınız. siz de sorguluyorsunuz ve siz de karar vermek zorunda olduğunuzu hissediyorsunuz.
ayrıca bu filmde insan ilişkileri çok güzel bir şekilde yansıtılmış. ön yargı konusunada vurgu yapılmış. ön yargının insanı ne hale getirdiğinide çok iyi gözlemleyebiliyoruz.
film sıkıcı değildi. bence sıkıcı diyenler kötü bir günlerinde bu filmi izlemeye kalkışmışlar. aksine bugüne kadar izlediğim en akıcı filmdi. buna kesinlikle eminim. izlerken zevk aldığımı hissettim ve bitmemesini istedim.
izlemenizi tavsiye ederim.
amerikan hukuk sistemine getirdiği eleştirilerle izlenesi bir başyapıt. filmle ilgili ilginç bir anekdot ise, yüzde 90'ının kapalı bir odada geçmesidir.
sanki film izlemedim de kitap okudum dedirten bir filmdir.
filmin başındaki kesintisiz kamera çekimi ve kesintisiz oyunculuk gerçekten, çok başarılı. filmin bütün sahneleri, tek odada geçmesine rağmen hiç sıkmıyor film. diyaloglar o kadar titizce hazırlanmışki; filmin çoğu yerinde, diyalogların arasına//filmin içine dalıp siz de fikrinizi söylemek istiyorsuz.
filmin başındaki kesintisiz kamera çekimi ve kesintisiz oyunculuk gerçekten, çok başarılı. filmin bütün sahneleri, tek odada geçmesine rağmen hiç sıkmıyor film. diyaloglar o kadar titizce hazırlanmışki; filmin çoğu yerinde, diyalogların arasına//filmin içine dalıp siz de fikrinizi söylemek istiyorsuz.
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir, belli miktarda şüphecilik her zaman gereklidir, gibi hayati öneme sahip ilkeleri bir kez daha kanıtlayan, top 5 filmimden biri,
ama en yakın arkadaşın tarafından izlenipte tarafından hiçbir şey anlaşılmayınca seni yıkabiliyor, herkese hitap etmez bu nefis tek mekanlı film.
ama en yakın arkadaşın tarafından izlenipte tarafından hiçbir şey anlaşılmayınca seni yıkabiliyor, herkese hitap etmez bu nefis tek mekanlı film.
tüm film neredeyse tek bir odada geçmektedir. ama hiç sıkmaz zevkle izletir, siyah beyaz film gibidir biraz.)
--spoiler--
bir şey hakkında şüpheniz varsa onu örtbas etmek yerine şüpheyi gidermeye çalışın.
gerçek ayrıntılarda gizlidir.
ve asla inandığınız doğrudan vazgeçmeyin.
film bu 3 şeyi bize öğretiyor.
1 e karşı 11 i 12 ye 0 yapabilmek inanç meselesidir.
doğru insanları inandırır..
--spoiler--
işte film bunu anlatıyor bizlere..
izlemenizi öneririm. can sıkmaz nefes kesmez ancak merak uyandırır.
bir şey hakkında şüpheniz varsa onu örtbas etmek yerine şüpheyi gidermeye çalışın.
gerçek ayrıntılarda gizlidir.
ve asla inandığınız doğrudan vazgeçmeyin.
film bu 3 şeyi bize öğretiyor.
1 e karşı 11 i 12 ye 0 yapabilmek inanç meselesidir.
doğru insanları inandırır..
--spoiler--
işte film bunu anlatıyor bizlere..
izlemenizi öneririm. can sıkmaz nefes kesmez ancak merak uyandırır.
siyah beyaz bir film olmasına rağmen çok ama çok vurucudur. abd'de halen yürülükte olan jüri olgusunun ne kadar saçma olduğunun kanıtıdır bi'nevi.
o sürekli burnunu silen adama uyuz oldum. kopsun o burnun amnkoyim.
ayrıca önyargının ne kadar da klişe olduğunu tokat gibi yüzümüze vuran filmdir.
o sürekli burnunu silen adama uyuz oldum. kopsun o burnun amnkoyim.
ayrıca önyargının ne kadar da klişe olduğunu tokat gibi yüzümüze vuran filmdir.
bana kalırsa kendi alanında sinema tarihinin en iyi filmidir.
benzer bir kurgu için;
(bkz: the man from earth)
(bkz: the man from earth)
--- spoiler --
bir adam, jürinin kalan üyelerini tek tek ikna ederek, dâvânın sonucunun değişmesini sağlar.
-- spoiler --
gibi basit bir klişeyle yola çıkan, bu klişeyi yer yer inandırıcılık sınırlarını zorlayarak ayakta tutmaya çalışan film.
adalet-hak-hukuk gibi kavramları (öncelikli olarak) irdelemeye çalıştığı gibi bir çaba içinde olduğunu düşünmüyorum.
daha çok, "işler aslında göründüğü gibi olmayabilir" demeye çalışıyor.
kaldı ki, dâvânın filmin başındaki beklentinin aksi yönde sonuçlanmış olması da, adaletin yerini bulduğu anlamına gelmiyor, zaten nihai kararın "gerçek adalet" olduğuna ilişkin bir veri de yok filmde.
elde kalan, "hımm, adam haklı beyler" diyen bir grup jüri üyesi, ve bir oda dolusu salağı alt etmiş olmanın küstahlığıyla sigara tüttüren henry fonda.
ve evet, filmin asıl başarısı bir odada geçen hadiseye 2 saat boyunca pürdikkat bakabilmemizi sağlaması mı?
ona da mesafeli yaklaşmak lazım.
konu, "cinayet", "bir çocuğun hayatı ne olacak" değil de, felsefe sohbeti olsa, o odayı ne kamera açısı, ne de yönetmen cambazlığı kurtarabilirdi.
bir adam, jürinin kalan üyelerini tek tek ikna ederek, dâvânın sonucunun değişmesini sağlar.
-- spoiler --
gibi basit bir klişeyle yola çıkan, bu klişeyi yer yer inandırıcılık sınırlarını zorlayarak ayakta tutmaya çalışan film.
adalet-hak-hukuk gibi kavramları (öncelikli olarak) irdelemeye çalıştığı gibi bir çaba içinde olduğunu düşünmüyorum.
daha çok, "işler aslında göründüğü gibi olmayabilir" demeye çalışıyor.
kaldı ki, dâvânın filmin başındaki beklentinin aksi yönde sonuçlanmış olması da, adaletin yerini bulduğu anlamına gelmiyor, zaten nihai kararın "gerçek adalet" olduğuna ilişkin bir veri de yok filmde.
elde kalan, "hımm, adam haklı beyler" diyen bir grup jüri üyesi, ve bir oda dolusu salağı alt etmiş olmanın küstahlığıyla sigara tüttüren henry fonda.
ve evet, filmin asıl başarısı bir odada geçen hadiseye 2 saat boyunca pürdikkat bakabilmemizi sağlaması mı?
ona da mesafeli yaklaşmak lazım.
konu, "cinayet", "bir çocuğun hayatı ne olacak" değil de, felsefe sohbeti olsa, o odayı ne kamera açısı, ne de yönetmen cambazlığı kurtarabilirdi.
1957 yılında çekilmiştir. filmin kaydının 2003 yılına kadar kayıp olduğu sanılmaktaymış. filmin 2 yeni versiyonu daha vardır fakat hiçbiri 57 yapımın tadını vermiyor.aslına bakarsanız bir aksiyon filminin ufak bir bölümünde görülebilicek "suçlu mu suçsuz" tartışmasında hızla geçilebilecek diyaloglardan oluşmaktadır ama nedendir bilinmez film çok sıkı bağlar kendine.uzanıp keyifle izlenesi çok güzel bir filmdir.
bir benzeri için; (bkz: the man from earth)
sabır , baskıya dayanıklılık, fikirlerinin arkasında durmak... bu kadar basit bir film nasıl bu kadar güzel olur diye düşündüren , oyunculukların tavan yaptığı film.
edebiyat hocamızın bize derste izlettiği, aşmış bir film. hayatımda izlediğim en iyi filmlerden birisi, tek bir mekanda geçmesine rağmen hem de. not guilty akla kazınan bir söz.
bu filmi izlettiren yusuf hocamı asla unutmam, saygılar.
bu filmi izlettiren yusuf hocamı asla unutmam, saygılar.
1957 yapımı kült hollywood filmi...
babasını öldürmekle suçlanan bir çocuğun mahkemesini konu alan film, jürinin karar vermek üzere mahkeme salonundan ayrılıp karar verecekleri odaya çekilmesiyle başlar ve film boyunca bu odada yaşananlar anlatılır. konusu bu kadar dar bir çerçeveye sığrıdılan bu filmi hollywood klasiklerinin içine sokan unsur ise birbirinden farklı 12 karakterin birbirleriyle çatışmasını son derece başarılı bir şekilde beyaz perdeye yansıtan oyuncu performanslarıdır.
film ayrıca imdb gelmiş geçmiş en iyi 100 film listesinde de yer almaktadır.
babasını öldürmekle suçlanan bir çocuğun mahkemesini konu alan film, jürinin karar vermek üzere mahkeme salonundan ayrılıp karar verecekleri odaya çekilmesiyle başlar ve film boyunca bu odada yaşananlar anlatılır. konusu bu kadar dar bir çerçeveye sığrıdılan bu filmi hollywood klasiklerinin içine sokan unsur ise birbirinden farklı 12 karakterin birbirleriyle çatışmasını son derece başarılı bir şekilde beyaz perdeye yansıtan oyuncu performanslarıdır.
film ayrıca imdb gelmiş geçmiş en iyi 100 film listesinde de yer almaktadır.
bir arkadaşımın tavsiyesiyle izlediğim ve kalitesini izlerken belli eden film*
henry fonda'nın karizmatik duruşu ve kararlılığı gerçekten takdire şayandır.
filmde en çok geçen kelimeler ise: if, maybe, possibility, guilty, suppose olmalı.
henry fonda'nın karizmatik duruşu ve kararlılığı gerçekten takdire şayandır.
filmde en çok geçen kelimeler ise: if, maybe, possibility, guilty, suppose olmalı.
bu tür filmleri seviyorum; özellikle birtek konu üzerine yoğunlaşan, söylemek istediğini lafı dolandırmadan, süslemeden, başka bir şeye ihtiyaç duymadan izleyicinin yüzene çarpan. (bkz: önyargı) yı anlatan güzel bir film şiddetle tavsiye edilir.
basitliği bünyede film çekme isteği uyandıran zor film. öyle dolu doludur ki tek mekan dezavantajını unutur gidersiniz.
(bkz: kültmüş lan)
film boyunca yargısız infazla, önyargıyla, cehaletle savaşan bi mimarın mücadelesini izlersiniz. filmin başında siz de "çocuk suçlu lan" dersiniz ama henry fonda'nın ilk ikna ettikleriyle siz de "galiba masum ya" diyerek yavaştan ikna olursunuz. daha sonra sıradan her ikna olanla beraber "heyt be" diye sevinmeye başlarsınız. artık siz de açık sözlü, cesur mimarın yanında mücadele etmektesinizdir. savaşın sonunda adalet, vicdan ve insanlıkla beraber siz de galipsinizdir. * *
ilk duyduğumda 12 aç adam ne amk yea demişti.. ön yargılı davranmıştım.. gençtim.
ara ara dönüp seyrettiğim ve insan psikolojisinden sosyal sahaya kadar bir çok nüansı görebileceğiniz nadir fimlerdendir.
(bkz: valla kült)
(bkz: valla kült)
tamamen insanın kişiliğini sentezlemeye yönelik, '57 yapımı bir film olup, filmde olması gereken aksiyonun, hızlı sahnenin başka yollarla dengelenebileceğini göstermiştir. kişiye yönelik çıkarımlar yapılmasına sevk eder. kendinizi sorgularsınız.
mutlaka izlenilesidir.
mutlaka izlenilesidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar