bugün
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek6
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı15
- kilo verdiren gıda3
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- org vs synthesizer4
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- asansörde kalmak2
- koyun yoğurdu3
- 18 haziran 2026 moskova drone saldırısı2
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- azizlik neden ispanyollara mahsus5
- çiftehan2
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş2
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- 2026 dünya kupası13
- ortalama bir insan olmak2
- vedat muriqi2
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- sistem patlamış4
- islam düşmanlarına epstein şoku12
- egay sucukcu7
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- aydın da bir tonluk balyanın altında kalan adam2
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler8
- hayatın en acı gerçeği2
- kemal derviş5
- çekya2
- 9000 iş günü prim ödemek2
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- kademeli emeklilik sistemi2
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu2
- en iyi yanık kremi5
- bugün ne yedin10
- ismail kartal9
- bir gün ölecek olmak6
- sokaktaki çocuk sesleri4
- bir daha doğmayacak olmak2
- şu anda ne yapıyorsun19
- en iyi terapi6
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- linkedin2
- kapitalizmin gerekliliği3
- alternatif sözlük arayışı4
- içsel olarak hayvandan daha boş kimse2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- claude ai ile min 30klık işi 2kya yaptırmak2
- güne bir şarkı bırak14
- ben saraca kilo verdim sizce yakışıklı olmuşmuyum4
- müzik dinlemenin felsefesi5
istanbul'da bir ilce.
hayatımda kötü izlere sahip,üsküdar'dan kalkan minibüslerle 6,5 ytl'ye gidebileceğiniz karadeniz kıyısındaki şirin ilçedir.kavala parkı,şile feneri gibi muhteşem yerleri görebilirsiniz. *
yaz aylarında haftasonu oldugunda istanbul'a yakınlıgı sebebiyle denizi dolup tasan sahil kasabası..
(bkz: sil sile)
türk filmlerinin "küçük ama şirin bir sahil kasabası"
beni hayatımdan bezdiren,köylerinde internet vs...hiçbir şeyin bulunmadıgı genede güzel olan istanbulun ilçesi.
sürekli birilerinin boğulduğuna dair rivayetler duyduğumuz sahil semti..'yok anam dibi çekiyormuş'..'birden derinleşiyormuş'.. 'hortum çıkıyormuş'..'geçen gün 37 kişi boğulmuş'..hassiktirin lan..
ben iyi yüzücüyüm diyenlerin götürüleceği ilk yerdir.
şile sahili otopark fiyatları;
haftaiçi: 7 ytl
haftasonu: 14 ytl
haftaiçi: 7 ytl
haftasonu: 14 ytl
agva beldesi cok popülarite kazanmıs,istanbul jet-set camiası tarafından bile sık sık ziyaret edilen,yesilin ve denizin birlestigi ilce.
memleketimdir, nüfus cüzdanımda kayıtlı olan ilçedir ve bu yüzden burası hakkında üç-beş bir şeyleri söylemeyi kendimde hak olarak görmekteyimdir. kış nufusu 5.000 dolaylarındayken yazın haftasonu nüfusu 500.000 in üstüne çıkabilen ömerli-ağva arasındaki geniş arazinin tamamının bağlı bulunduğu ve bu sebeple birçok köyü bünyesinde barındıran, ulaşımının birkaç sene öncesine kadar neredeyse imkansız olduğu, şimdiyse yapılan yeni yolun yeterince geniş olmayıp yaz haftasonlarında tıkanıp kalması ve daha önemlisi yoldan çok sayıda kamyon gidip gelmesi nedeniyle yapıldıktan kısa süre sonra deforme olması nedeniyle gidiş-gelişinin sabır istediği, yazın günübirlik gelen nüfusun genel karakteristik niteliği sebebiyle "varoşların bodrum u" ünvanını almak durumunda kalan, yine son dönemde gerek toplu yazlık sitelerin gerekse bireysel villaların inşa edile edile yakın gelecekte doğal yeşilliğinin yalnızca bir hatıraya dönüşeceği yerdir. şahsınıza ait aracınız yoksa ulaşımı sağlayabileceğiniz yegane alternatifin üsküdar-şile-ağva otobüs firmasıdır ve bu firmadaki tüm çalışanlar; tekel olmalarından mıdır nedir genellikle insanın sinirini bozmak için elinden geleni yaparlar. gerçi bu durum firmanın kontrolünün iett denetimine girmesi sebebiyle biraz yumuşamıştır, ama özellikle yoğun yolcu akışının olduğu yaz ve bayram zamanlarında bu adamlar burunlarından kıl aldırmaz hale gelebilirler. şile'ye gelecek olanların kendi arabalarıyla gelmelerinin asıl büyük avantajıyla bu yöreyi kendi istedikleri gibi gezip tüm güzelliklerinden faydalanabileceklerdir. kanımca sakin-şirin-mutlaka gidilip görülmesi gereken bir yerdir, fakat kalıcı olarak yerleşilmek için emeklilik yaşının beklenmesi tarafımdan tavsiye olunur.
güzelim şile'ye terkedilmişlerin yeri ismi taktığım, sonbaharda gitmeyi arzuladığım eşsiz ilçe
pazar günleri denizde boğulanlarıyla pazartesi günkü gazetelere yaz boyu manşet olmayı kendine adet edinmiş istanbul'un şirin ama bir o kadar da azrail sahil kasabası.
çok sayıda şilili'nin yaşadığı ilçedir.
genelde yazlarımın geçtiği, yaşanılası istanbul ilçesi. birazcık olsun huzur isteyenlerin haftasonları, özellikle de pazar günleri plaja gitmekten sakınması gerekir. limandaki teknelerde pişirilen balığın ve midyenin tadının başka hiçbir yerde bulunamayacağını düşünmekteyim.
çocukluğumun hayalidir şile.. sene boyunca bir kez gitmek için iple çektiğim.. çoluk çocuk doluşulan minibüslerde, 3-4 saat kusarak gidilen virajlı yollara sahipti eskiden..
bugün ise; plajını, denizini, doğasını, antalya'nın birçok tatil beldesine değişmeyeceğim, genç belediye başkanının sıkı çalışmaları ve son düzenlemelerle gayet temiz ve huzurlu bir yer haline gelmiş istanbul ilçesidir.
yeni yapılan yol, açılan * özel üniversite ve 2 sene önce doğalgazın evlere kadar gelmesiyle tatil beldesi olmaktan çıkmıştır. yaz- kış oturulabilecek, istanbula yarım saat mesafede bir ilçe olmuştur artık.. belli dönemlerde deniz yoluyla ulaşım dahi yapılmaktadır.
denize girilecek en güzel yeri, halk plajı(ağlayankaya)dır. mümkünse plajın sonuna kadar gitmeli, orada yer tutulmalıdır. ("eniştenin yeri"ni tavsiye ederim) askeri gazino geldiği için etraf özüne dönmüştür şile'de.. eskiden dağ taş çadırlar ve çarpık çurpuk kamp evleriyle doluydu. anlatılanlara göre, bir yüzbaşı ölüm tehditleri almasına aldırmadan tüm kampingleri boşalttırmış, yeşil alanın eski haline gelmesine sebep olmuştur. eğer öyleyse helal olsundur..
halk plajı, lüks beachlere taş çıkartır ayrıca. cankurtaranların derinlik sınırının ötesinde tekne ve jetskilerle ellerinde telsiz hazır beklemesi boğulma olaylarını neredeyse yok etmiştir. haberlerde bahsedilen şiledeki boğulma olayları halk plajında değil, buraya kamyonetle minibüsle giriş yasak olduğu için tercih edilen parasız koylarda olur.
(sahilköy, sofular, kumbaba..vs.)
pazar günü gitmek intihar olur. magandaların bastığı denize girilmez, plajda yatılmaz. yanınızda eşiniz- sevgiliniz bile olsa denize korkarak girersiniz. herşeyin fiyatı iki katına çıkar, yemek söylesen gelmez, şezlong bulunmaz vs. zor kaçarsınız ordan.. dönüş de aynı şekilde zor olur. iğrenç bir trafik, tüm keyfinizi bitirir.
haftaiçi gayet güzeldir ama, sessiz sakin, pırıl pırıl bir deniz.. herşeyiyle harikadır. * tek kötü tarafı vardır şilenin, zaten kıymetlenmiş tarlalardan kazanmakla yetinmeyen bazı köylü kurnazlarının durumu abartarak, her köşe başına kendin pişir kendin ye denilen açıkhava kebapçısı açmaları, gelenleri masaya oturduğuna pişman etmeleridir. hıncal uluç'un da bir yazısında değindiği gibi müşterinin tekrar geleceğini düşünmez, kazıklamaktan rahatsız olmazlar. fiyatları boğazdaki restaurantlarla yarışır. çirkefliğe de vururlar işi bi güzel.. hele lüks bir arabaysa altınızdaki yandınız! siz siz olun, "şurda bi köy kahvaltısı yapalım", "dönüşte kebap iyi gider" demeyin. dayanın kardeşim istanbul 35 dakika! ha illede yiyecem diyosanız masaya oturmadan pazarlık yapın. yoksa 1 porsiyon et ve 1 duble rakıya kişibaşı 80ytl bayılırsınız, haberiniz olsun.
bugün ise; plajını, denizini, doğasını, antalya'nın birçok tatil beldesine değişmeyeceğim, genç belediye başkanının sıkı çalışmaları ve son düzenlemelerle gayet temiz ve huzurlu bir yer haline gelmiş istanbul ilçesidir.
yeni yapılan yol, açılan * özel üniversite ve 2 sene önce doğalgazın evlere kadar gelmesiyle tatil beldesi olmaktan çıkmıştır. yaz- kış oturulabilecek, istanbula yarım saat mesafede bir ilçe olmuştur artık.. belli dönemlerde deniz yoluyla ulaşım dahi yapılmaktadır.
denize girilecek en güzel yeri, halk plajı(ağlayankaya)dır. mümkünse plajın sonuna kadar gitmeli, orada yer tutulmalıdır. ("eniştenin yeri"ni tavsiye ederim) askeri gazino geldiği için etraf özüne dönmüştür şile'de.. eskiden dağ taş çadırlar ve çarpık çurpuk kamp evleriyle doluydu. anlatılanlara göre, bir yüzbaşı ölüm tehditleri almasına aldırmadan tüm kampingleri boşalttırmış, yeşil alanın eski haline gelmesine sebep olmuştur. eğer öyleyse helal olsundur..
halk plajı, lüks beachlere taş çıkartır ayrıca. cankurtaranların derinlik sınırının ötesinde tekne ve jetskilerle ellerinde telsiz hazır beklemesi boğulma olaylarını neredeyse yok etmiştir. haberlerde bahsedilen şiledeki boğulma olayları halk plajında değil, buraya kamyonetle minibüsle giriş yasak olduğu için tercih edilen parasız koylarda olur.
(sahilköy, sofular, kumbaba..vs.)
pazar günü gitmek intihar olur. magandaların bastığı denize girilmez, plajda yatılmaz. yanınızda eşiniz- sevgiliniz bile olsa denize korkarak girersiniz. herşeyin fiyatı iki katına çıkar, yemek söylesen gelmez, şezlong bulunmaz vs. zor kaçarsınız ordan.. dönüş de aynı şekilde zor olur. iğrenç bir trafik, tüm keyfinizi bitirir.
haftaiçi gayet güzeldir ama, sessiz sakin, pırıl pırıl bir deniz.. herşeyiyle harikadır. * tek kötü tarafı vardır şilenin, zaten kıymetlenmiş tarlalardan kazanmakla yetinmeyen bazı köylü kurnazlarının durumu abartarak, her köşe başına kendin pişir kendin ye denilen açıkhava kebapçısı açmaları, gelenleri masaya oturduğuna pişman etmeleridir. hıncal uluç'un da bir yazısında değindiği gibi müşterinin tekrar geleceğini düşünmez, kazıklamaktan rahatsız olmazlar. fiyatları boğazdaki restaurantlarla yarışır. çirkefliğe de vururlar işi bi güzel.. hele lüks bir arabaysa altınızdaki yandınız! siz siz olun, "şurda bi köy kahvaltısı yapalım", "dönüşte kebap iyi gider" demeyin. dayanın kardeşim istanbul 35 dakika! ha illede yiyecem diyosanız masaya oturmadan pazarlık yapın. yoksa 1 porsiyon et ve 1 duble rakıya kişibaşı 80ytl bayılırsınız, haberiniz olsun.
her yerinde serdar ortaç dinlenilen bıkılası yer.. şahsen başıma gelmiştir.
yazar yakarışı: takside, havuz başında, internet kafede onlar pardon o her yerde korkuyorum senden. *
yazar yakarışı: takside, havuz başında, internet kafede onlar pardon o her yerde korkuyorum senden. *
türk filmlerinde çöl sahnelerinin çekildiği yer.
son yıllarda turistik akına değil, turist akınına uğramış olabileceği düşünülen ilçedir. istanbul ile alakası olmayan bir dağ başıdır.
yakın zamana kadar 70 km'lik yolu paşaköy-ahmetli * arasında virajlı bir yolla en az 2 saatte almanız gerektiği ilçe.
devlet bahçeli'ye göre coğrafyada arayıp bulamayacağımız bir yer. güney amerika'da ger alıyormuş. şili ile karıştırmış olabilir. http://www.facebook.com/v...video.php?v=1462741978511
devlet bahçeli'nin haritada bulunmasının zor olduğunu iddia ettiği ve güney amerika'da olduğunu düşündüğü istanbul'un bir ilçesidir.
(bkz: ışık üniversitesi) burada yer almaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar