bugün
- ne kadar yaşlısın16
- kendisiyle övünen insanlar11
- queen ravenna adlı yazar5
- trt tarafsız olmalı13
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- muhallebici açıyoruz isim önerileri4
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece4
- fatma betül sayan kaya50
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- 0 0 7 bey birader3
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- frankyfourfingers4
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı36
- teoman çamaşır4
- bu nasıl hava lan7
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- kavga havasında olmak4
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi3
- from gold from dust6
- sigara böreği5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- koyu saç açık ten4
- fetöcüler bir konuda haklılardı2
- sürekli mağdur edebiyatı yapan insanlar2
- herkesle arası iyi olan tip2
- morkstar7
- asuman krause3
- yağmurlu gece7
- zulzula cin kabilesi5
- istanbul un havasının deli bir kadın gibi olması4
- placebo3
- ortada bir yolsuzluk olmaması28
- paranın devrinin bitmesi10
- barış alper yılmaz8
- sarma saran kaslı sözlük erkekleri13
- motorola razr v32
- arkadaşlar biraz dertleşelim mi21
- izmirin diğer büyükşehirlere göre çok geri olması13
- yasak cinsel ilişkiler15
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek14
- romanya53
- patates kızartmak4
- türkiye28
Ben yazamadım senin gibi uzun uzun, arada bir iki satır hepsi bu... Benim satırlarım senin adınla başladı hep fakat sonrasını getiremedim bir türlü.
Ne yazacaktım ki...
Şöle göz yaşlarıyla dolmuş sayfalar, yazarken elimi titreten anılar bırakmak isterdim aslında ama neden yazacaktım ki sana.
He şimdi ne yapıyorsun dersen bunu kendime yazıyorum kendimi bulmak , yerimi bilmek için...
Bütün derdimde o ya...
Arada bir hatırlanmak için benim hayatım...
Sen nasıl hatırlarsın bilmem ama ben seni gün batımında hamağıma uzanmış, elimde biram, hafif bir rüzgar esintisi, güneşim batışını izliyorum...
işte böyle hatırlayacağım... En huzurlu anımla...
Ee ya şimdi? Bundan sonrası?
Bundan sonrası ne biliyor musun?
Sessizlik...
Boş bir sayfa yada ikinci paragrafa geçersin... Gerisinin önemi yok...
işin zor tarafı ne biliyor musun?
Senin yazdıkların hergün zihnimin içinde, göz bebeğimin önünde ya benimkiler?
Sana yazıyorum ama haberdar bile değilsin...
Aslında olmada. Vicdan olmamalı sende, kuralları bozmamalısın, dengeleri sarsmamalısın...
Zaten senin en sevdiğim yanın bu ya. Saflığın, temizliğin...Değişmemen...
Çok can acıtıyor ama doğrusu bu galiba.
Sevdim be...
işin aslıda oymuş ya, huzuru, mutluluğu, herşeyi getiren oymuş ya...
Sevmekmiş...
Seviceksin arkadaş.Doğrusuyla, yanlışıyla, sevinciyle, kederiyle, kaderiyle seviceksin onu...Kıymetini bileceksin! Ama elindeyken onu yaşıyorken kaçıp giderken aklına dank ederse işte ozaman benim gibi ufacık bir hatıra olmaya çalışırsın onda...
Tutucaksın elinden. Bakıcaksın gözlerine, elin saçlarının arasında, öpüceksin, seviyorum seni diceksin... Kaybetmeden onu anlatıcakson herşeyi ona, zamanın varken kıymet bilirken...
incitmiceksin onu, kırmicaksın çok kırılgandır çünkü... inceciktir pamuk ipliği gibi... Koruyacaksın onu...Değerini bileceksin...
Bunları yapıcaksın arkadaş yoksa seninde sonun bir kağıt parçasında biter. Hatıraların tozlu rafları arasında bekler...
Ben mi?
Ben bir nebze hazırlım. insan buna ne kadar hazır olabilir ki?
Evet hayat...
Yazacağın " Son " a yada " yeni paragraflara " ...
Hazırım yeni sayfalara yada hazırım üzerime yavaşça düşen toz parçalarına...
Peki ya sen?
Ne yazacaksın bana?
Ne yazacaktım ki...
Şöle göz yaşlarıyla dolmuş sayfalar, yazarken elimi titreten anılar bırakmak isterdim aslında ama neden yazacaktım ki sana.
He şimdi ne yapıyorsun dersen bunu kendime yazıyorum kendimi bulmak , yerimi bilmek için...
Bütün derdimde o ya...
Arada bir hatırlanmak için benim hayatım...
Sen nasıl hatırlarsın bilmem ama ben seni gün batımında hamağıma uzanmış, elimde biram, hafif bir rüzgar esintisi, güneşim batışını izliyorum...
işte böyle hatırlayacağım... En huzurlu anımla...
Ee ya şimdi? Bundan sonrası?
Bundan sonrası ne biliyor musun?
Sessizlik...
Boş bir sayfa yada ikinci paragrafa geçersin... Gerisinin önemi yok...
işin zor tarafı ne biliyor musun?
Senin yazdıkların hergün zihnimin içinde, göz bebeğimin önünde ya benimkiler?
Sana yazıyorum ama haberdar bile değilsin...
Aslında olmada. Vicdan olmamalı sende, kuralları bozmamalısın, dengeleri sarsmamalısın...
Zaten senin en sevdiğim yanın bu ya. Saflığın, temizliğin...Değişmemen...
Çok can acıtıyor ama doğrusu bu galiba.
Sevdim be...
işin aslıda oymuş ya, huzuru, mutluluğu, herşeyi getiren oymuş ya...
Sevmekmiş...
Seviceksin arkadaş.Doğrusuyla, yanlışıyla, sevinciyle, kederiyle, kaderiyle seviceksin onu...Kıymetini bileceksin! Ama elindeyken onu yaşıyorken kaçıp giderken aklına dank ederse işte ozaman benim gibi ufacık bir hatıra olmaya çalışırsın onda...
Tutucaksın elinden. Bakıcaksın gözlerine, elin saçlarının arasında, öpüceksin, seviyorum seni diceksin... Kaybetmeden onu anlatıcakson herşeyi ona, zamanın varken kıymet bilirken...
incitmiceksin onu, kırmicaksın çok kırılgandır çünkü... inceciktir pamuk ipliği gibi... Koruyacaksın onu...Değerini bileceksin...
Bunları yapıcaksın arkadaş yoksa seninde sonun bir kağıt parçasında biter. Hatıraların tozlu rafları arasında bekler...
Ben mi?
Ben bir nebze hazırlım. insan buna ne kadar hazır olabilir ki?
Evet hayat...
Yazacağın " Son " a yada " yeni paragraflara " ...
Hazırım yeni sayfalara yada hazırım üzerime yavaşça düşen toz parçalarına...
Peki ya sen?
Ne yazacaksın bana?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar