bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- ilşkisini herkese anlatan kızlar6
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- başımın tatlı tatlı dönmesi2
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- reha muhtar25
- minyon kadın siniri4
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- gazlamak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- gençler iş beğenmiyor3
- sevgiliyle kavga etmek2
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- kemal kılıçdaroğlu35
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- semum3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- elit olmak için gerekenler13
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- düşkün2
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- eski yazarların emekli yapılması5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- nur suresi 35 ayet2
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- sözlük yazarlarına tavsiye4
- tinder eşleşmesinde ilk mesaj sorunu5
- hayatı akışına bırakmak5
entry'ler (37)
piyasa edilen adam.güzel oysaki şarkıları üzüldüm.insan içinde halil sezai dinliyorum diyemiyorum.
adalet ve kalkınma partisi.
adalet kısmı : 550 millet vekili hala dokunulmaz.seçim vaatleriydi yanlış hatırlamıyorsam.
kalkınma kısmı daha açık : benzin= 4.30 tl.
adalet kısmı : 550 millet vekili hala dokunulmaz.seçim vaatleriydi yanlış hatırlamıyorsam.
kalkınma kısmı daha açık : benzin= 4.30 tl.
düşünme özgürlüğünün kısıtlanmasına , insanların düşünceleri yüzünden yargılanmasına tepki göstermediği kesindir.
bugünlerde bütün kamuoyu tarafından neyin ne olduğu bilinmeden iyi yada kötü eleştirilen şahıs. türkiye'de bir şeyler oluyor ama hadi hayırlısı.
Veysel Uluagac - Arkadas *
Kitlenip kalınan durumlar.
Hayatımda en yakınlarım dediğim insanların benim yaşantımla,sorunlarımla yakından uzaktan ilgilenmemesi buna karşın uzağımdaki insanların üstüme titremesi.
(bkz: evet malım ben)
Hayatımda en yakınlarım dediğim insanların benim yaşantımla,sorunlarımla yakından uzaktan ilgilenmemesi buna karşın uzağımdaki insanların üstüme titremesi.
(bkz: evet malım ben)
Çocukken bacak arasından ezilmiş kola kutusu geçiren arkadaşlarının " hooop gitti namusss!!! , namusunu deldim !!! " alaylarına maruz kalan insan başlığı.
(bkz: namusu hala bacak arasında arayan zihniyet)
(bkz: namusu hala bacak arasında arayan zihniyet)
izmir ayagında herkes güzel çaldıda,en dikkat çeken sanırım duman makinasının başında oturan abimizdi.sanatçılardan seyircilere herkesi bayıltana kadar dumana boğan güzel abimize teşekkürü borç bildim.
(bkz: hani kuzendik)
eski sevgilimin dogum gunumde aldigi kazagi fark etmeden onun barisma girisimlerimleri sirasinda giyiyor olmam , arkadaslarimin anlamsizca guluslerinin sebebini cozmeme yardimci olan ve anladiktan sonra yarildigim durumdur.
(bkz: cok ayip oldu galiba)
(bkz: cok ayip oldu galiba)
nihatizm akımının faaliyetlerinden biridir.
Ben yazamadım senin gibi uzun uzun, arada bir iki satır hepsi bu... Benim satırlarım senin adınla başladı hep fakat sonrasını getiremedim bir türlü.
Ne yazacaktım ki...
Şöle göz yaşlarıyla dolmuş sayfalar, yazarken elimi titreten anılar bırakmak isterdim aslında ama neden yazacaktım ki sana.
He şimdi ne yapıyorsun dersen bunu kendime yazıyorum kendimi bulmak , yerimi bilmek için...
Bütün derdimde o ya...
Arada bir hatırlanmak için benim hayatım...
Sen nasıl hatırlarsın bilmem ama ben seni gün batımında hamağıma uzanmış, elimde biram, hafif bir rüzgar esintisi, güneşim batışını izliyorum...
işte böyle hatırlayacağım... En huzurlu anımla...
Ee ya şimdi? Bundan sonrası?
Bundan sonrası ne biliyor musun?
Sessizlik...
Boş bir sayfa yada ikinci paragrafa geçersin... Gerisinin önemi yok...
işin zor tarafı ne biliyor musun?
Senin yazdıkların hergün zihnimin içinde, göz bebeğimin önünde ya benimkiler?
Sana yazıyorum ama haberdar bile değilsin...
Aslında olmada. Vicdan olmamalı sende, kuralları bozmamalısın, dengeleri sarsmamalısın...
Zaten senin en sevdiğim yanın bu ya. Saflığın, temizliğin...Değişmemen...
Çok can acıtıyor ama doğrusu bu galiba.
Sevdim be...
işin aslıda oymuş ya, huzuru, mutluluğu, herşeyi getiren oymuş ya...
Sevmekmiş...
Seviceksin arkadaş.Doğrusuyla, yanlışıyla, sevinciyle, kederiyle, kaderiyle seviceksin onu...Kıymetini bileceksin! Ama elindeyken onu yaşıyorken kaçıp giderken aklına dank ederse işte ozaman benim gibi ufacık bir hatıra olmaya çalışırsın onda...
Tutucaksın elinden. Bakıcaksın gözlerine, elin saçlarının arasında, öpüceksin, seviyorum seni diceksin... Kaybetmeden onu anlatıcakson herşeyi ona, zamanın varken kıymet bilirken...
incitmiceksin onu, kırmicaksın çok kırılgandır çünkü... inceciktir pamuk ipliği gibi... Koruyacaksın onu...Değerini bileceksin...
Bunları yapıcaksın arkadaş yoksa seninde sonun bir kağıt parçasında biter. Hatıraların tozlu rafları arasında bekler...
Ben mi?
Ben bir nebze hazırlım. insan buna ne kadar hazır olabilir ki?
Evet hayat...
Yazacağın " Son " a yada " yeni paragraflara " ...
Hazırım yeni sayfalara yada hazırım üzerime yavaşça düşen toz parçalarına...
Peki ya sen?
Ne yazacaksın bana?
Ne yazacaktım ki...
Şöle göz yaşlarıyla dolmuş sayfalar, yazarken elimi titreten anılar bırakmak isterdim aslında ama neden yazacaktım ki sana.
He şimdi ne yapıyorsun dersen bunu kendime yazıyorum kendimi bulmak , yerimi bilmek için...
Bütün derdimde o ya...
Arada bir hatırlanmak için benim hayatım...
Sen nasıl hatırlarsın bilmem ama ben seni gün batımında hamağıma uzanmış, elimde biram, hafif bir rüzgar esintisi, güneşim batışını izliyorum...
işte böyle hatırlayacağım... En huzurlu anımla...
Ee ya şimdi? Bundan sonrası?
Bundan sonrası ne biliyor musun?
Sessizlik...
Boş bir sayfa yada ikinci paragrafa geçersin... Gerisinin önemi yok...
işin zor tarafı ne biliyor musun?
Senin yazdıkların hergün zihnimin içinde, göz bebeğimin önünde ya benimkiler?
Sana yazıyorum ama haberdar bile değilsin...
Aslında olmada. Vicdan olmamalı sende, kuralları bozmamalısın, dengeleri sarsmamalısın...
Zaten senin en sevdiğim yanın bu ya. Saflığın, temizliğin...Değişmemen...
Çok can acıtıyor ama doğrusu bu galiba.
Sevdim be...
işin aslıda oymuş ya, huzuru, mutluluğu, herşeyi getiren oymuş ya...
Sevmekmiş...
Seviceksin arkadaş.Doğrusuyla, yanlışıyla, sevinciyle, kederiyle, kaderiyle seviceksin onu...Kıymetini bileceksin! Ama elindeyken onu yaşıyorken kaçıp giderken aklına dank ederse işte ozaman benim gibi ufacık bir hatıra olmaya çalışırsın onda...
Tutucaksın elinden. Bakıcaksın gözlerine, elin saçlarının arasında, öpüceksin, seviyorum seni diceksin... Kaybetmeden onu anlatıcakson herşeyi ona, zamanın varken kıymet bilirken...
incitmiceksin onu, kırmicaksın çok kırılgandır çünkü... inceciktir pamuk ipliği gibi... Koruyacaksın onu...Değerini bileceksin...
Bunları yapıcaksın arkadaş yoksa seninde sonun bir kağıt parçasında biter. Hatıraların tozlu rafları arasında bekler...
Ben mi?
Ben bir nebze hazırlım. insan buna ne kadar hazır olabilir ki?
Evet hayat...
Yazacağın " Son " a yada " yeni paragraflara " ...
Hazırım yeni sayfalara yada hazırım üzerime yavaşça düşen toz parçalarına...
Peki ya sen?
Ne yazacaksın bana?
sağını solunu ,laikliğini dinini ,başını gövdesini ,aklını zihnini düşünme kabiliyetini kaybetmiş insanların bir ayrım yapmak amacıyla sölediği sözlerdir.*
kişiliğini koyucak yer arayan insan modelidir.
" bir gün herkes 2 dakikalığına şampiyonluk sevinci yaşayacak " sloganını benimseyen bursaspor u gönülden seven sanki şampiyon olmuşçasına sahada timsah yürüyüsü yapan takımın taraftarlarıdır.
