bugün
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- kolye142
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi9
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod5
- konya denilince akla gelenler4
- pizza bira ikilisi6
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver12
- sözlük elden gidiyor4
- asla evlenilmeyecek erkekler7
- boykot dedektifi2
- cep telefonu17
- erlik5
- nokia16
- chatgpt'nin sorunu ne2
- fuck bahçeli tişörtü2
- günün sözü6
- rüzgar12
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak3
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- bal10
- lale14
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- var olmak için ne yaptınız13
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- pazar günleri ekmek almak3
- pazar günü erken kalkmak3
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- bileklik19
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- fil9
- aslan15
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- kader4
- billie eilish'in memeleri7
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
- kuş5
- at6
- sevgili nedir7
- eskortluk yapan sözlük yazarı25
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- kim kimi neden sevmiyor14
- gül7
Joanne Harris'in romanından sinemaya uyarlanan 2000 yapımı, Juliette Binoche, Alfred Molina, Johnny Depp, Judi Dench gibi oyuncuların yer aldığı çok tatlı film.
Çikolata filmi, kırmızı pelerinlere sarılmış bekar bir anneyle kızının küçük bir kasabaya gelmesiyle başlıyor.
Ana kız, bağnaz kasabanın muhafazakar dünyasında, tamda büyük perhizin ortasında, nefis bir çikolata dükkanı açıyorlar.
Ahalinin önderleri önce kuşkuyla, giderek öfkeyle bakıyor onlara. Lakin dükkandan yayılan kakao kokusu öyle davetkar, öyle tahrik edici ki, bir süre sonra sabır taşları çatlıyor; mümin kasabalılar bu günah çağrısına uyup birer ikişer dükkana damlamaya başlıyor.
Ve kırmızı pelerinli cazip kadın, her gelen müşteriye, kendi damak zevkine, ruhu haline uygun bir çikolata armağan ederek, onların bilinçaltında saklı kalmış aşkı, coşkuyu, nefreti, şehveti ortaya çıkarıyor.
Bu çağdaş peri masalınında gösterdiği gibi, güzel şeyler hep yasaktır nedense; ve bütün yasaklar güzel.insanlık tarihi denen şey, insanoğlunun günaha karşı verdiği bir meydan muharebesi, bir vicdan muhasebesidir.
Lakin ilk isyan, ilk insan kadar eskidir.
Adem'le Havva'nın paylaştıkları ilk elmada başlar, şeytanla ilk suç ortaklığımız.Ah o kahrolası merak yok mu?
O ağaçta parlayan yasak elmayı dişleme tutkusu. Yaldızlı bir paketin altından sızan dayanılmaz çikolata kokusu.
Ah o baştan çıkarıcı vaatlerle çıkagelen ve bizi hiç tanışmadığımız hazlara davet eden kırmızı pelerinli iblisler.
En umulmadık yerde hayatımıza girer, ağzımıza bir parmak kakao çalıp o güne dek aziz, leziz, asil, sefil bildiğimiz ne varsa unutturabilirler.
Damağımıza yapışan o hınzır tat, arsız bir şeytan gibi kanımıza karışıp yoldan çıkarır bizi; içine sarmalandığımız şefkatli kundağı ihtirasın hançeriyle parçalayıp atar ve ruhumuzdaki cehennemi ateşler.
Hazlar hükümdarı, kendi yaşamımızın anahtarını sunar bize; bir buyruğuyla açtırır hayatın bütün yasak bölgelerini.
Sonunda şeytanla kolkola sürülürüz cennetten.
Ama kimbilir. belki de kovulmaktan korkup durduğumuz cennet, aslında kovulduğumuz yerdedir. Ve oraya ulaşmanın tek yolu, şeytana uyup içimizden cehennemi kovabilmektedir.Bunu siz yapamazsanız, bir gün kasabaya gelen, hayatınıza giren bir yabancı yapar.
Tıpkı Çikolata'da olduğu gibi.
Çikolata filmi, kırmızı pelerinlere sarılmış bekar bir anneyle kızının küçük bir kasabaya gelmesiyle başlıyor.
Ana kız, bağnaz kasabanın muhafazakar dünyasında, tamda büyük perhizin ortasında, nefis bir çikolata dükkanı açıyorlar.
Ahalinin önderleri önce kuşkuyla, giderek öfkeyle bakıyor onlara. Lakin dükkandan yayılan kakao kokusu öyle davetkar, öyle tahrik edici ki, bir süre sonra sabır taşları çatlıyor; mümin kasabalılar bu günah çağrısına uyup birer ikişer dükkana damlamaya başlıyor.
Ve kırmızı pelerinli cazip kadın, her gelen müşteriye, kendi damak zevkine, ruhu haline uygun bir çikolata armağan ederek, onların bilinçaltında saklı kalmış aşkı, coşkuyu, nefreti, şehveti ortaya çıkarıyor.
Bu çağdaş peri masalınında gösterdiği gibi, güzel şeyler hep yasaktır nedense; ve bütün yasaklar güzel.insanlık tarihi denen şey, insanoğlunun günaha karşı verdiği bir meydan muharebesi, bir vicdan muhasebesidir.
Lakin ilk isyan, ilk insan kadar eskidir.
Adem'le Havva'nın paylaştıkları ilk elmada başlar, şeytanla ilk suç ortaklığımız.Ah o kahrolası merak yok mu?
O ağaçta parlayan yasak elmayı dişleme tutkusu. Yaldızlı bir paketin altından sızan dayanılmaz çikolata kokusu.
Ah o baştan çıkarıcı vaatlerle çıkagelen ve bizi hiç tanışmadığımız hazlara davet eden kırmızı pelerinli iblisler.
En umulmadık yerde hayatımıza girer, ağzımıza bir parmak kakao çalıp o güne dek aziz, leziz, asil, sefil bildiğimiz ne varsa unutturabilirler.
Damağımıza yapışan o hınzır tat, arsız bir şeytan gibi kanımıza karışıp yoldan çıkarır bizi; içine sarmalandığımız şefkatli kundağı ihtirasın hançeriyle parçalayıp atar ve ruhumuzdaki cehennemi ateşler.
Hazlar hükümdarı, kendi yaşamımızın anahtarını sunar bize; bir buyruğuyla açtırır hayatın bütün yasak bölgelerini.
Sonunda şeytanla kolkola sürülürüz cennetten.
Ama kimbilir. belki de kovulmaktan korkup durduğumuz cennet, aslında kovulduğumuz yerdedir. Ve oraya ulaşmanın tek yolu, şeytana uyup içimizden cehennemi kovabilmektedir.Bunu siz yapamazsanız, bir gün kasabaya gelen, hayatınıza giren bir yabancı yapar.
Tıpkı Çikolata'da olduğu gibi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar