bugün
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı34
- parcalandim toparlanamiyorum322
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
- kemalistlerin islam düşmanlığının nedenleri13
- alttaki yazara bir şey söyle15
- boyun ağrısına iyi gelen şeyler15
- sevgilinin arabasıyla kaza yapmak9
- sözlük yazarlarının beni travesti sanması16
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- kamyon sürerken dinlenecek şarkılar10
- platon un mağara alegorisi4
- nefret edilen hitap şekilleri11
- kartoncuya zeytin dalı uzatmak19
- ben bu yazıyı hiç kimseye yazmadım5
- gece mesajlaşırken uyuya kalan erkek9
- cuma akşamı etkinlikleri8
- sözlük çeteleri11
- bi erkek için kütahyadan adanaya gitmek7
- sözlüğün vahşi kelebeğine eş arıyoruz28
- çaylak olunca yan hesaplarla sözlüğe gelen işsiz10
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak9
- gecenin bir körü prezervatif isteyen komşu8
- hilafetin türklere faydası16
- berna laçin'in gözaltına alınması41
- ibrahim erkal saçı3
- hangi yazarla çift olursunuz28
- kadın önünde çırıl çıplak olsa tecavüz edemezsin4
- ucan tekme atan hipopotam45
- moda faciası olan şeyler7
- kibarhergele14
- karton toplayan meric8
- maltepe'deki bina faciasında tutuklamalar3
- aşık olduğum kızın pornocu çıkması7
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler6
- bana onu sormayin22
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili5
- merhaba arkadaşlar beni hatırladınız mı6
- var olmak için popüler yazarlara sataşma taktiği9
- traveler bu akşam niye herkese sallıyor7
- herkese mavi boncuk dağıtan karaktersiz5
- izmirde bok kokusunun kaybolması9
- nejat uygur3
- insan olmaya ceyrek kala6
- fusya şemsiyeli ve hipopotam9
- arkadaşlar itiraf edin beni çok seviyorsunuz6
- s'i l v'e r m'i s t8
- kız sanılan yazarlar10
- yazar fake mi diye arkadaşlarına mesaj atmak35
- g i l d e d l i l y5
- yarın lahmacun yiyecek olmak6
yönetmenliğini jean luc godard'ın üstlendiği, senaryosu françois truffaut'ya ait, başrollerini jean paul belmondo ile jean seberg'in paylaştıkları, kült sinema başyapıtı. 1959 - 1960 yıllarında çekilen film , o yıllara baktığımızda ilk gösterime girdiği zaman muhtemelen tüm sinema endüstrisini yerinden zıplatmıştır diye düşünüyorum, ki hala da zıplatmaktadır tüm sinemayla ilgilenenleri.
--spoiler--
oyuncuların ve yönetmenin sanki boş günlerinde paris sokaklarında toplanarak zevk olsun diye vakit doldurmak amacıyla filmi çektikleri havası var. işte godard'ın filminin kalıcılığı da bu içtenlikten, doğallıktan kaynaklanıyor. zaten filmi izlerken arka planda gözüken birçok insanı (çekimler sırasında sokaktan geçenler, başka şeylerle ilgilenenler, vs.) kameraya bakarken görebiliyoruz, ki bu da godard'ın çekim yaptığı yerlere tamamen habersiz gittiği ve film setini adeta etraftaki insanları da içine alarak kurduğu izlenimi bırakıyor.
unutmamak gerekir ki film, dört dörtlük de bir senaryoya sahip. -paslanmak tozlanmaktan daha iyidir-, -kederle hiçlik arasında tercih yapmam gerekirse kederi seçerim- gibi aforizmaları ve en harikası da; hayattaki en büyük arzunuz nedir? sorusuna verilen -ölümsüz olmak, sonra da ölmek- şeklindeki cevabı ve şu anda hatırlayamadığım daha nice nefis, derin diyalogları içeren bir senaryo.
şunu da eklemeden edemeyeceğim ki, şu ana dek kısa saçın bir kadına bu kadar yakıştığına çok az tanık olmuştum. jean seberg gerçek anlamda çok ama çok güzel, şirin ve estetik bir görünüme sahip. onu izlerken büyülenmemek elde değil. belmondo ise, godard'ın ilginç dikkat dağıtma taktiğiyle film boyunca sigara dumanıyla gezen humphrey bogart takıntılı bir serseri olarak neredeyse filmin bütün sahnelerinde puro - sigara - şapka üçlüsünden oluşan aksesuarlarıyla görünmekte.
--spoiler--
oyuncuların ve yönetmenin sanki boş günlerinde paris sokaklarında toplanarak zevk olsun diye vakit doldurmak amacıyla filmi çektikleri havası var. işte godard'ın filminin kalıcılığı da bu içtenlikten, doğallıktan kaynaklanıyor. zaten filmi izlerken arka planda gözüken birçok insanı (çekimler sırasında sokaktan geçenler, başka şeylerle ilgilenenler, vs.) kameraya bakarken görebiliyoruz, ki bu da godard'ın çekim yaptığı yerlere tamamen habersiz gittiği ve film setini adeta etraftaki insanları da içine alarak kurduğu izlenimi bırakıyor.
unutmamak gerekir ki film, dört dörtlük de bir senaryoya sahip. -paslanmak tozlanmaktan daha iyidir-, -kederle hiçlik arasında tercih yapmam gerekirse kederi seçerim- gibi aforizmaları ve en harikası da; hayattaki en büyük arzunuz nedir? sorusuna verilen -ölümsüz olmak, sonra da ölmek- şeklindeki cevabı ve şu anda hatırlayamadığım daha nice nefis, derin diyalogları içeren bir senaryo.
şunu da eklemeden edemeyeceğim ki, şu ana dek kısa saçın bir kadına bu kadar yakıştığına çok az tanık olmuştum. jean seberg gerçek anlamda çok ama çok güzel, şirin ve estetik bir görünüme sahip. onu izlerken büyülenmemek elde değil. belmondo ise, godard'ın ilginç dikkat dağıtma taktiğiyle film boyunca sigara dumanıyla gezen humphrey bogart takıntılı bir serseri olarak neredeyse filmin bütün sahnelerinde puro - sigara - şapka üçlüsünden oluşan aksesuarlarıyla görünmekte.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar