bugün
- nickten isim tahmini yapmak57
- hikayeyi devam ettir18
- sözlük profiline fotoğraf koyan yazarın asıl amacı6
- uysaljakoben11
- g'i l d'e d l'i l y sözlüğün en güzel kızıdır5
- pizzanın ortasındaki yuvarlak plastik şey7
- güzel kızların pizza yemesi7
- piramitlerin yere çakılmış küp olması4
- fethullah gülen in türkiye ye dönüş tarihi5
- sözlüğün muhasır medeniyetler seviyesinde olması4
- kendini mehdi sanmak5
- eğri piramit4
- kurbağa öpüp prens beklemek9
- ammına koydumun ergenleri5
- arkadaşlar neden bu kadar sıkıcısınız7
- arkadaşlar şeftali yer miyiz8
- sözlüğü gerizekalıların istila ettiği gerçeği3
- arkadaşlar hani bir şarkı vardı adı neydi4
- sözlüğün seviyesinin dibe vurması4
- kapalı maraş3
- her entryimi eksiliyorlar tribi2
- nefret edilen birine sonradan aşık olmak2
- hayattan zevk alamamak6
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları7
- homofobik erkek5
- telefon sapığı5
- sözlük erkeklerinin kadın halleri8
- bilgi içerikli entry giriyorum4
- mehdinin almanyada olma ihtimali4
- bok kokan başlıklar3
- ilah3
- türklerin iyi özellikleri2
- doktor ve mühendislerin iki oy hakkı olmalı5
- the merich13
- eski foça vs yeni foça3
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- ioçk17
- gürbüz'ü ibraniceye çevirince lion çıkması3
- sözlüğün seviyesini yükseltme girişimleri2
- polis geldi polis geldi2
- sözlükten hatun kaldırmak4
- from dizisi5
- japon denince akla gelenler9
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlükte erkek taklidi yapan kadın yazarlar4
- sözlük kızlarının kombinleri8
- habire12 adamdır37
- kebapçı hürmeti2
- seviyorum ulan3
- bursalı erkekler14
1921 yılının kış aylarıydı...
abd'de yayınlanan philadelphia public ledger gazetesi muhabiri Clarence Streit, anadolu'da bozkırın ortasında, anadolu'da yanan ateşin kalbi ankara'dadır...
ve ankara'dan philadelphia'daki gazetesine şu haberi geçer.
türkler savaşı çoktan kazanmış...sokaklarında develerin, kağnıların dolaştığı, elektriği olmayan, toz bulutları içindeki bu anadolu kasabasında shakespeare izliyorlar.
ingilizlerle savaş halindeler ama shakespeare'in eserini sahneye koyup kapalı gişe izliyorlar ve de alkışlıyorlar. bu türkler beni sanatın milli sınırları olmadığına ikna ettiler. üstelik tüm bunlar savaş sırasında gerçekleşiyor...
evet, abd'li gazeteci şaşırmakta çok haklıydı.
sakarya zaferi henüz kazanılmıştı, anadolu yokluk içindeydi, ordumuz büyük taarruz için hazırlıklara yeni başlamıştı, her bir merminin, her bir silahın, her bir bireyin çok önemi vardı...
ve tüm olumsuzluklara rağmen ankara halkı ahırdan bozma binada, gaz lambası ışığında tahta sandalyelerde hatta çoğunlukla ayakta "hamlet" izliyordu...
ankara'yı hamlet ile tanıştıran kişi otello kamil'di şüphesiz...
asıl adı kamil rıza'ydı...türkiye'yi shakespeare ile tanıştıran adamdı.
shakespeare'in othello adlı oyununu arabın intikamı ismi ile türkçeye uyarlamış ve sahneliyordu, bu yüzden kendisine otello kamil lakabı verilmişti.
görsel
istanbul işgal edilip vatanseverler akın akın ankara'ya koşarken, otello kamil de boş durmamış, gezici kumpanyası ile birlikte ankara'ya gelmişti.
öyle ya, bu millete top, tüfek, mermi, erzak lazım olduğu kadar, insanlara moral de lazımdı.
işte otello kamil ve gezici kumpanyası da bu vazifeyi üstlenmişlerdi.
ülkenin, milletin en zor günlerinde anadolu'da bozkırın ortasında sanat yapıyorlardı...
otello kamil'in ankara günlerine nazım hikmet de şahit olmuş ve o günler için şunları yazmıştı;
--spoiler--
Ankara'da 921 kışında, ahırdan bozma salaş bir tiyatroda, gaz lambalarının ışığında ve ikide bir soğuktan avuçlarıma hohlayarak Otello Kâmil'i seyrettim.
Ömrümde ilk defa Şekspir’i seyrettim.
Abdullah Cevdet adında bir eski Jön Türk şairi Arap ve Acem sözcükleriyle dolu bir dille büyük üstadı Türkçeye çevirmişti.
Otello'yu, Hamlet'i filân okumuştum, şaşmıştım, hayran olmuştum, ama pek anlamamıştım.
Kâmil bir gezgin aktördü. Repertuvarında bir tek piyes vardı denilebilir.
Otello'nun, Otello'yu Papazyan üslubuyla oynadığını söylerler.
Ne yazık Papazyan’ı Otello’da seyretmek nasib olmadı.
Ama çırağı Kâmil'in Otello'suna bakıp ustasının ustalık kertesini kestirmek mümkün.
Kâmil, Ankara'da kaldığım aylar içinde Venedik Amirali’ni belki on kere oynadı, ben her keresinde ordaydım.
Şekspir'e hayranlığımı Abdullah Cevdet'in kötü, çok kötü çevirmelerine borçluyum, ama Şekspir’i bana Vahram Papazyan'ın çırağı Otello Kâmil anlattı.
Kâmil çoktan öldü, aç, sefil, hasta, göçüp gitti. Vahram Papazyan Sovyetler Birliği'ne geldi...
--spoiler--
işte bu güzel insanları anadolu'ya getiren, onlara tiyatro kurup oyun sergileme fırsatı veren şey mustafa kemal'in vizyonuydu.
çünkü o, cephede vatanı kurtaracağından emin, geleceğin türkiyesinin planlarını çoktan yapmaya başlamıştı.
o kurtuluş savaşı sırasında opera düşünen adamdı...
(bkz: kurtuluş savaşında opera düşünen adam/#42396599)
not: otello kamil'in ismi bugün şişli'de bir sokağa verilmiş, orada yaşatılmaktadır.
görsel
geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer...
#tarih
abd'de yayınlanan philadelphia public ledger gazetesi muhabiri Clarence Streit, anadolu'da bozkırın ortasında, anadolu'da yanan ateşin kalbi ankara'dadır...
ve ankara'dan philadelphia'daki gazetesine şu haberi geçer.
türkler savaşı çoktan kazanmış...sokaklarında develerin, kağnıların dolaştığı, elektriği olmayan, toz bulutları içindeki bu anadolu kasabasında shakespeare izliyorlar.
ingilizlerle savaş halindeler ama shakespeare'in eserini sahneye koyup kapalı gişe izliyorlar ve de alkışlıyorlar. bu türkler beni sanatın milli sınırları olmadığına ikna ettiler. üstelik tüm bunlar savaş sırasında gerçekleşiyor...
evet, abd'li gazeteci şaşırmakta çok haklıydı.
sakarya zaferi henüz kazanılmıştı, anadolu yokluk içindeydi, ordumuz büyük taarruz için hazırlıklara yeni başlamıştı, her bir merminin, her bir silahın, her bir bireyin çok önemi vardı...
ve tüm olumsuzluklara rağmen ankara halkı ahırdan bozma binada, gaz lambası ışığında tahta sandalyelerde hatta çoğunlukla ayakta "hamlet" izliyordu...
ankara'yı hamlet ile tanıştıran kişi otello kamil'di şüphesiz...
asıl adı kamil rıza'ydı...türkiye'yi shakespeare ile tanıştıran adamdı.
shakespeare'in othello adlı oyununu arabın intikamı ismi ile türkçeye uyarlamış ve sahneliyordu, bu yüzden kendisine otello kamil lakabı verilmişti.
görsel
istanbul işgal edilip vatanseverler akın akın ankara'ya koşarken, otello kamil de boş durmamış, gezici kumpanyası ile birlikte ankara'ya gelmişti.
öyle ya, bu millete top, tüfek, mermi, erzak lazım olduğu kadar, insanlara moral de lazımdı.
işte otello kamil ve gezici kumpanyası da bu vazifeyi üstlenmişlerdi.
ülkenin, milletin en zor günlerinde anadolu'da bozkırın ortasında sanat yapıyorlardı...
otello kamil'in ankara günlerine nazım hikmet de şahit olmuş ve o günler için şunları yazmıştı;
--spoiler--
Ankara'da 921 kışında, ahırdan bozma salaş bir tiyatroda, gaz lambalarının ışığında ve ikide bir soğuktan avuçlarıma hohlayarak Otello Kâmil'i seyrettim.
Ömrümde ilk defa Şekspir’i seyrettim.
Abdullah Cevdet adında bir eski Jön Türk şairi Arap ve Acem sözcükleriyle dolu bir dille büyük üstadı Türkçeye çevirmişti.
Otello'yu, Hamlet'i filân okumuştum, şaşmıştım, hayran olmuştum, ama pek anlamamıştım.
Kâmil bir gezgin aktördü. Repertuvarında bir tek piyes vardı denilebilir.
Otello'nun, Otello'yu Papazyan üslubuyla oynadığını söylerler.
Ne yazık Papazyan’ı Otello’da seyretmek nasib olmadı.
Ama çırağı Kâmil'in Otello'suna bakıp ustasının ustalık kertesini kestirmek mümkün.
Kâmil, Ankara'da kaldığım aylar içinde Venedik Amirali’ni belki on kere oynadı, ben her keresinde ordaydım.
Şekspir'e hayranlığımı Abdullah Cevdet'in kötü, çok kötü çevirmelerine borçluyum, ama Şekspir’i bana Vahram Papazyan'ın çırağı Otello Kâmil anlattı.
Kâmil çoktan öldü, aç, sefil, hasta, göçüp gitti. Vahram Papazyan Sovyetler Birliği'ne geldi...
--spoiler--
işte bu güzel insanları anadolu'ya getiren, onlara tiyatro kurup oyun sergileme fırsatı veren şey mustafa kemal'in vizyonuydu.
çünkü o, cephede vatanı kurtaracağından emin, geleceğin türkiyesinin planlarını çoktan yapmaya başlamıştı.
o kurtuluş savaşı sırasında opera düşünen adamdı...
(bkz: kurtuluş savaşında opera düşünen adam/#42396599)
not: otello kamil'in ismi bugün şişli'de bir sokağa verilmiş, orada yaşatılmaktadır.
görsel
geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar