bugün
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı76
- küs olan yazarları öpüştürüp barıştırmak3
- okul zilinin pavlovsal etkisi6
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak4
- eski sevgilinin yeni sevgilisi3
- gece gece bamya yenir mi8
- ilk buluşmada 3 çeyrek kokoreç gömen kız5
- osimhensiz galatasaray2
- rus kadınla evlenir misiniz10
- eski sevgilinin yeni sevgilisinin eski sevgilisi2
- bankaların üç ayda bir şifre yeniletmesi2
- fenerbahçe biraz sert biraz katı5
- kendin gibi biriyle arkadaş olmak2
- aynada güzel görünüp fotoğrafta kötü çıkmak2
- kiraz cicegi kolonyasi20
- futbolla zerre ilgilenmeyen erkek15
- galatasaray'ın aslında osimhensaray olması6
- polis çevirmesi4
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı16
- bakarız diyen erkek17
- silvermist'in mutfağına konuk olmak12
- okan buruk9
- dm yazarlığı9
- okan buruk'un hakeme ana avrat küfür etmesi8
- ne kadar paranız var10
- mansur yavaş'ın akp'ye geçmesi10
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan3
- 0 0 710
- çok eşliliğin iğrenç bir şey olması8
- dünya ya gelmeme gibi şansınız olsaydı5
- galatahahahahahaha7
- galatasaray'ın ülke puanının anasını bellemesi7
- bir yazara küfredilen entryyi artılayan yazarlar7
- recep tayyip erdoğan14
- cübbeli ahmet hoca9
- gta 78
- insanoğlu çalışmak ile lanetlenmiştir10
- iş görüşmesine çağrılınca telefonda maaş soran tip12
- serhat kılıç28
- sözlüğün sarması13
- sonra konuşuruz diyen sevgili13
- galatasaray'a lizbon da skandal kararlar5
- maaş yüz yüze görüşülecektir12
- sözlüğün en kültürlü yazarı14
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver6
- bütün entryleri futboldan ibaret yazar4
- dereden altın bulmak5
- dünyada en güzel kadınların yaşadığı ülke9
- ey insan5
- 6 saattir mesaj atmayan sevgili8
druidlerin kökeni anadolu'dur.
hiçbir zaman ne müslümanlığı, ne hristiyanlığı kabul etmemişlerdir.
anadolu'nun en büyük tanrıçası kybele'nin tapınaklarında "arkigallos" denilen rahipler bulunurdu.
bu arkigallos'lar simyayı iyi bilirler, küçük mucizeler yaratırlar ve halkı etkisi altına alırlardı.
anadolu'nun roma imparatorluğu tarafından ele geçirilmesi ile roma burada kendi patrikyal dinlerini ve tanrılarını dayatmaya başladı.
ana tanrıçaya inanan ve onun temsilcisi olan matrikyal arkigallos rahipleri ise romalılar tarafından ortadan kaldırılmaya başlandı.
işte bu arkigallos'lar, anadolu'da yaşayan galatların arasında gizlendiler.
galatlılar onlara "meşe ağacı" anlamına gelen "duridee" dediler.
ve ankara yakınlarındaki ilk druid tapınağı olan Drunemeton'u inşa ettiler.
ne var ki roma, galatlar'ı da hakimiyeti altına almak istiyordu.
bir kısım galatlılar roma hakimiyetini kabul ettiler ve roma'nın galatya eyaletini oluşturdular ve dahi dinlerinden döndüler ve jupiter'in penisi üzerine iman yemini ettiler.
lakin bazı galatlılar, yani kelt kabileleri, özellikle kızılırmak havzasında yaşayanlar roma hakimiyeti altına girmeyi reddetti.
pek çoğu katledildi.
tabi katledilenler arasında arkigallos rahipleri yani druidler de vardı.
roma baskısından kurtulmak için anadolu'dan kaçtılar.
galya'ya(fransa) geldiler.
burada anadolu'dan geldikleri yer olan kızılırmak nehrine (galat dilinde: alis ırmağı) benzeyen bir yere yerleştiler ve burada yerleşim kurdular.
kurdukları bu yerleşime de anadolu'dan geldikleri yerin adını verdiler ve camp alis dediler.
işte o camp alis, bugün bildiğimiz champs elysees'tir. (bağcılar'daki şanzelize ile karıştırmayalım)
neyse, nereden nereye, konu konuyu açtı...
tabi roma bizim galatlıları galya'da da barındırmadı.
sezar'ın galya'yı fethetmesinden sonra bizim anadolu'dan gelen galatlılar ve druidler "bir daha romalı görmemek ve jupiter'in çükü için yemin etmeye zorlanmamak için" daha uzağa gittiler.
denizi geçerek britanya'ya yerleştiler.
anadolu'dan ta britanya'ya, hatta galler'e gelen kybele rahipleri olan arkigallos'lar yani druidler işte burada efsanevi avalon kültü'nü oluşturdular.
o meşhur kral arthur'un efsanevi kılıcı excalibur işte burada, yani avalon'da dövülmüştür.
o çağlarda kılıcın sırrına akıl erdiremeyen britanyalılar bilmiyorlardı ki anadolu'da hititler, truvalılar, amazonlar çeliğe su veriyor ve yenilmez kılıçlar yapabiliyorlardı.
işte kral arthur'un efsane kılıcı excalibur'da anadolu'nun turani halklarının çeliğe hayat vermesinin britanya mitolojisinde efsanelere konu olmuş yansımasıdır...
(bkz: avalon/#42715192)
(bkz: glastonbury tarlalarındaki zodyak haritası/#42711207)
konu nereden nereye geldi...
bağlıyorum.
tabi aradan yüzyıllar geçti.
insanları jupiter'in çükü üzerine yemin ettiren roma, hristiyanlığı resmi din olarak kabul etti.
bu arada britanya da roma tarafından fethedildi.
yani bizim druidler roma'dan bir türlü kurtulamadı.
eskiden jupiter'in çükü için yemin ettiren romalılar, artık isa'nın eti kemiği için yemin ettiriyorlardı.
oysa ki druidler kendi dinlerini, tanrıça kybele'nin dinini yaşamak istiyorlardı.
olmadı...
onlar da baktı ki olmuyor.
sırra kadem bastılar.
gizlendiler.
belki bugün hala biryerlerde ana tanrıçaya dua eden bir druid vardır...
ha...
anadolu'dan göç eden arkigallos rahipleri druid oldular...peki ya anadolu'da kalanlar?
onlar da aynı göç edenler gibi, önce romalılarla, sonra bizansla, sonra selçuklu, osmanlı ile mücadele ettiler.
onlar ne jupiter'e, ne isa'ya, ne muhammed'e yemin etmeyi reddettiler.
onlar doğaya, ağaca, yeşile, ateşe, evrene, yıldızlara iman ediyorlardı.
anadolu'da kalanlar da kam ana-şaman baba olmayı seçtiler.
eh, bu kadar yazdık. yazıyı bir bursa türküsü ile bitirelim.
https://www.youtube.com/watch?v=tFxzQsGHHJA
"seviler baştan gitmiyor ah kamana, sarılıp yatmayınca..."
#tarih
#mitoloji
#din
hiçbir zaman ne müslümanlığı, ne hristiyanlığı kabul etmemişlerdir.
anadolu'nun en büyük tanrıçası kybele'nin tapınaklarında "arkigallos" denilen rahipler bulunurdu.
bu arkigallos'lar simyayı iyi bilirler, küçük mucizeler yaratırlar ve halkı etkisi altına alırlardı.
anadolu'nun roma imparatorluğu tarafından ele geçirilmesi ile roma burada kendi patrikyal dinlerini ve tanrılarını dayatmaya başladı.
ana tanrıçaya inanan ve onun temsilcisi olan matrikyal arkigallos rahipleri ise romalılar tarafından ortadan kaldırılmaya başlandı.
işte bu arkigallos'lar, anadolu'da yaşayan galatların arasında gizlendiler.
galatlılar onlara "meşe ağacı" anlamına gelen "duridee" dediler.
ve ankara yakınlarındaki ilk druid tapınağı olan Drunemeton'u inşa ettiler.
ne var ki roma, galatlar'ı da hakimiyeti altına almak istiyordu.
bir kısım galatlılar roma hakimiyetini kabul ettiler ve roma'nın galatya eyaletini oluşturdular ve dahi dinlerinden döndüler ve jupiter'in penisi üzerine iman yemini ettiler.
lakin bazı galatlılar, yani kelt kabileleri, özellikle kızılırmak havzasında yaşayanlar roma hakimiyeti altına girmeyi reddetti.
pek çoğu katledildi.
tabi katledilenler arasında arkigallos rahipleri yani druidler de vardı.
roma baskısından kurtulmak için anadolu'dan kaçtılar.
galya'ya(fransa) geldiler.
burada anadolu'dan geldikleri yer olan kızılırmak nehrine (galat dilinde: alis ırmağı) benzeyen bir yere yerleştiler ve burada yerleşim kurdular.
kurdukları bu yerleşime de anadolu'dan geldikleri yerin adını verdiler ve camp alis dediler.
işte o camp alis, bugün bildiğimiz champs elysees'tir. (bağcılar'daki şanzelize ile karıştırmayalım)
neyse, nereden nereye, konu konuyu açtı...
tabi roma bizim galatlıları galya'da da barındırmadı.
sezar'ın galya'yı fethetmesinden sonra bizim anadolu'dan gelen galatlılar ve druidler "bir daha romalı görmemek ve jupiter'in çükü için yemin etmeye zorlanmamak için" daha uzağa gittiler.
denizi geçerek britanya'ya yerleştiler.
anadolu'dan ta britanya'ya, hatta galler'e gelen kybele rahipleri olan arkigallos'lar yani druidler işte burada efsanevi avalon kültü'nü oluşturdular.
o meşhur kral arthur'un efsanevi kılıcı excalibur işte burada, yani avalon'da dövülmüştür.
o çağlarda kılıcın sırrına akıl erdiremeyen britanyalılar bilmiyorlardı ki anadolu'da hititler, truvalılar, amazonlar çeliğe su veriyor ve yenilmez kılıçlar yapabiliyorlardı.
işte kral arthur'un efsane kılıcı excalibur'da anadolu'nun turani halklarının çeliğe hayat vermesinin britanya mitolojisinde efsanelere konu olmuş yansımasıdır...
(bkz: avalon/#42715192)
(bkz: glastonbury tarlalarındaki zodyak haritası/#42711207)
konu nereden nereye geldi...
bağlıyorum.
tabi aradan yüzyıllar geçti.
insanları jupiter'in çükü üzerine yemin ettiren roma, hristiyanlığı resmi din olarak kabul etti.
bu arada britanya da roma tarafından fethedildi.
yani bizim druidler roma'dan bir türlü kurtulamadı.
eskiden jupiter'in çükü için yemin ettiren romalılar, artık isa'nın eti kemiği için yemin ettiriyorlardı.
oysa ki druidler kendi dinlerini, tanrıça kybele'nin dinini yaşamak istiyorlardı.
olmadı...
onlar da baktı ki olmuyor.
sırra kadem bastılar.
gizlendiler.
belki bugün hala biryerlerde ana tanrıçaya dua eden bir druid vardır...
ha...
anadolu'dan göç eden arkigallos rahipleri druid oldular...peki ya anadolu'da kalanlar?
onlar da aynı göç edenler gibi, önce romalılarla, sonra bizansla, sonra selçuklu, osmanlı ile mücadele ettiler.
onlar ne jupiter'e, ne isa'ya, ne muhammed'e yemin etmeyi reddettiler.
onlar doğaya, ağaca, yeşile, ateşe, evrene, yıldızlara iman ediyorlardı.
anadolu'da kalanlar da kam ana-şaman baba olmayı seçtiler.
eh, bu kadar yazdık. yazıyı bir bursa türküsü ile bitirelim.
https://www.youtube.com/watch?v=tFxzQsGHHJA
"seviler baştan gitmiyor ah kamana, sarılıp yatmayınca..."
#tarih
#mitoloji
#din
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar