bugün
- sapık şarkı sözleri11
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu11
- kendini evleneceği kıza saklayan erkek9
- cinsel içerikli başlık açınca ereksiyon olunuyormu5
- filistin37
- osmanoğulları ailesi ne özür borcu5
- cinsel başlık açıp entry girildikçe otuzbir çekmek4
- mantısıyla meşhur olan ilimiz11
- özelden şeftalisini atan yazar14
- porno entelektüelliği3
- sözlüğün azması7
- 10 ekim 2026 rizespor fenerbahçe maçı6
- arkadaşlar bir şey soracağım12
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik'e bir şey söyle22
- bir karpuz falan sikin de bitsin bu çile8
- sözlük kızlarının kombinleri17
- bende sağlam patlıcan var diyen manavcı8
- karnabahar5
- nervio'nun canının devamlı yaprak çekmesi8
- tarhana çorbası10
- bamya sever misin diyen yazar5
- ekmeği tuza bandırarak yemek4
- pıttık fırlatma akımı6
- herkes adam olsun lan3
- islam da çocuk gelin var mıdır2
- artık seks başlığı açmayın sapık mısınız2
- kayseri pastırması ile meşhur şehrimiz4
- parcalandim toparlanamiyorum323
- doggy pozisyonunda havlayan kız2
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün4
- bana iyi geliyorsun diyen kız5
- seksten önce dua etmek2
- herkesin para için bir yerlere koşturması3
- uçağımı uçuracak pilot arıyorum4
- tavuk tantuni6
- cuma akşam eve girip pazartesi sabaha dek çıkmamak10
- yaş ilerledikçe arkadaşların azalması2
- mangal kokusunun tüm mahalleye yayılması2
- sarapci koalayi denize atmak6
- karnabahar brokoli mantar yemeyen insan3
- whatsapptan beni tanıdın mı yazıp engelleyen insan3
- alttaki yazara bir şey söyle24
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- 44 yaşında psikolog olmak7
- cumartesi günleri yalnızlığın daha beter olması4
- anın görüntüsü26
- geçmişte zina yapmış ama tövbe etmiş insan2
- sözlüğü boşverip plaja gitmek4
- çivi çiviyi söker diyen kız5
kafka 6 çocuktan ilkiydi. 2 kardeşini bebekken kaybetti, diğer 3 kardeşi ise naziler tarafından öldürüldü. yani kafka tüm kardeşlerini gömdü ve yapayalnız kaldı. babası ise kaba ve cahil bir adamdı, kafka'yı yeterince 'erkek' olmamakla, pasiflikle suçluyordu. doğru, kafka düşünceli ve soğuk bir çocuktu ve hayatı boyunca kendini babasına kabul ettirmeye, sevdirmeye çalıştı, ama başarısız oldu. onunla konuşmaya bile çekindiği için, yıllar sonra uzun bir mektup yazdı babasına, ama o mektubu göndermeye hiçbir zaman cesaret edemedi. (bkz: babaya mektup) herhalde bir çocuk için en b.ktan şey olsa gerek, kendi ailesinden bile kabul görmemek.
kafka üniversitede hukuk okudu, ama yıllar boyunca b.ktan bir sigorta şirketinde basit bir evrak memuru olarak çalıştı. ardından verem oldu ve işten çıkmak zorunda kaldı. hayatının son 7 yılını farklı hastanelerde yatarak geçirdi. klişe ama, tek başına ve beş parasız öldü, çünkü dava ve şato gibi meşhur romanları, öldükten sonra yayınlandı. ki kitaplarının yakılmasını istemişti aslında, çünkü kimse anlamamıştı onu yaşamında.
bu kafka’nın gerçek hayat öyküsüydü, şimdi bir de, dönüşüm’de yarattığı karaktere, gregor samsa’ya göz atalım.
bir sabah uyanıyorsun, sırt üstü yatarken arkanda kocaman bir kabuk hissediyorsun. sağa sola dönmeye çalışıyorsun olmuyor, baya hamam böceğine dönüşmüşsün. ama o halde bile ilk olarak, “ulan işe nasıl gideceğim şimdi?” diye düşünüyorsun, “patrona ne diyeceğim?” çünkü ne halde olduğunun bir önemi yok, sistem senden ne pahasına olursa olsun işe gitmeni bekliyor ve sen her zaman kendinden çok, o işi düşünüyorsun. aynı o sigorta şirketinde çalışmak zorunda olan kafka gibi.
buradaki bir diğer metafor da bireyin kendine yabancılaşması tabii. yaşamın tüm o koşuşturması içinde kendinden o kadar uzaklaşıyorsun ki, bir sabah böcek olarak uyandığında bile, “ben neden bu haldeyim?” diye sormuyorsun, “bacaklarımı nasıl hareket ettireceğim?” diye soruyorsun. aynı bugünkü yaşamlarımızda, “hayatın anlamı ne?” diye sormak yerine, “bugün ne kadar para kazandım?” diye sormamız gibi. yani hiçbirimizin böcekten farkı yok aslında.
kitaptaki bir diğer üzücü detay da, o evde insan olmayı hak eden bir tek gregor’dur aslında. çünkü iyi bir adamdır o, ev halkı ise kaba ve cahil insanlarla doludur. babası onu sopayla kovalar mesela ya da kız kardeşi bir böcek olarak gregor’u görünce korkudan bayılır. ama gregor her şeye rağmen kendini onlara kabul ettirmeye, sevdirmeye çalışır. aynı kafka’nın babasına yapmaya çalıştığı gibi.
ama elbette onu kabullenemezler ve kitabın sonunda gregor’u süpürüp çöpe atarlar. çünkü nankördür insanlar ve artık işlerine yaramayan bir şeyi yok edip ortadan kaldırmaktan çekinmezler. sonuç olarak zayıf soluğu burun deliklerinden son kez çıkan gregor, kırgın bir şekilde gider bu dünyadan, gene aynı kafka gibi.
dolayısıyla, şahsen, okuduğum bir kitabı yazarından bağımsız düşünmüyorum. ve bu arada, beyler bayanlar, evde gördüğünüz hamam böceklerini falan öldürmeyin, ne olur ne olmaz, belki gregor samsa’dır.
kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=KMGteJkPKBE
kafka üniversitede hukuk okudu, ama yıllar boyunca b.ktan bir sigorta şirketinde basit bir evrak memuru olarak çalıştı. ardından verem oldu ve işten çıkmak zorunda kaldı. hayatının son 7 yılını farklı hastanelerde yatarak geçirdi. klişe ama, tek başına ve beş parasız öldü, çünkü dava ve şato gibi meşhur romanları, öldükten sonra yayınlandı. ki kitaplarının yakılmasını istemişti aslında, çünkü kimse anlamamıştı onu yaşamında.
bu kafka’nın gerçek hayat öyküsüydü, şimdi bir de, dönüşüm’de yarattığı karaktere, gregor samsa’ya göz atalım.
bir sabah uyanıyorsun, sırt üstü yatarken arkanda kocaman bir kabuk hissediyorsun. sağa sola dönmeye çalışıyorsun olmuyor, baya hamam böceğine dönüşmüşsün. ama o halde bile ilk olarak, “ulan işe nasıl gideceğim şimdi?” diye düşünüyorsun, “patrona ne diyeceğim?” çünkü ne halde olduğunun bir önemi yok, sistem senden ne pahasına olursa olsun işe gitmeni bekliyor ve sen her zaman kendinden çok, o işi düşünüyorsun. aynı o sigorta şirketinde çalışmak zorunda olan kafka gibi.
buradaki bir diğer metafor da bireyin kendine yabancılaşması tabii. yaşamın tüm o koşuşturması içinde kendinden o kadar uzaklaşıyorsun ki, bir sabah böcek olarak uyandığında bile, “ben neden bu haldeyim?” diye sormuyorsun, “bacaklarımı nasıl hareket ettireceğim?” diye soruyorsun. aynı bugünkü yaşamlarımızda, “hayatın anlamı ne?” diye sormak yerine, “bugün ne kadar para kazandım?” diye sormamız gibi. yani hiçbirimizin böcekten farkı yok aslında.
kitaptaki bir diğer üzücü detay da, o evde insan olmayı hak eden bir tek gregor’dur aslında. çünkü iyi bir adamdır o, ev halkı ise kaba ve cahil insanlarla doludur. babası onu sopayla kovalar mesela ya da kız kardeşi bir böcek olarak gregor’u görünce korkudan bayılır. ama gregor her şeye rağmen kendini onlara kabul ettirmeye, sevdirmeye çalışır. aynı kafka’nın babasına yapmaya çalıştığı gibi.
ama elbette onu kabullenemezler ve kitabın sonunda gregor’u süpürüp çöpe atarlar. çünkü nankördür insanlar ve artık işlerine yaramayan bir şeyi yok edip ortadan kaldırmaktan çekinmezler. sonuç olarak zayıf soluğu burun deliklerinden son kez çıkan gregor, kırgın bir şekilde gider bu dünyadan, gene aynı kafka gibi.
dolayısıyla, şahsen, okuduğum bir kitabı yazarından bağımsız düşünmüyorum. ve bu arada, beyler bayanlar, evde gördüğünüz hamam böceklerini falan öldürmeyin, ne olur ne olmaz, belki gregor samsa’dır.
kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=KMGteJkPKBE
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar