bugün
- televole kültürünün dilimize kazandırdığı terimler9
- yok çok sevişmenin hiç zararı yok11
- gece denize kız arkadaşıyla giren eleman4
- izmire ilk hizmetin 30 sene sonra ulaşması4
- gavur izmir den mümin izmir e7
- küfür etmeyi maharet sanan insan modeli3
- parcalandim toparlanamiyorum314
- iltica ve mel'in birlikte sunduğu radyo programı14
- ak partinin chp'ye diz çöktürmesi11
- bir gün herkes ak partili olacak11
- mezut barzani nin yahudi olması19
- 7 ekim 2026 cemil tugay'ın akp'ye katılması9
- sözlük kavgasını en iyi anlatacak yönetmen19
- sözlük yazarlarının seksi kombinleri6
- bursa da kadın katiline sosyal medya ilgisi14
- cesete hakaret13
- güzel kadın görünce bokunu yirim diyen erkek2
- kadir mısıroğlunun ingilterede işi neydi5
- arkadaşlar şifalandım11
- çocuğa israil diye isim koymak17
- ak parti'nin cemil tugay paylaşımı18
- linç zamanları sansürsüz küfür için ideal2
- kahvaltıda 32 adet cherry domates yemek4
- çarşamba günü yapılabilecek şeyler5
- veresiye için kpssden 85 puan isteyen kahveci3
- çığlık filmindeki çığlık ın kovaladığı kızın adı3
- huysuz virjin2
- anın görüntüsü29
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- uçankuş2
- kadir mısıroğlu fan clup8
- meet joe black5
- kahveleri gezerek tebliğ yapanlar9
- melih gökçek soruşturması ne oldu5
- whiskey voice2
- tr de simit satsaydımda ailemin yanında olsaydım5
- dindar geçinip zina yapan erkek8
- türkiye4
- ceset başlığı niye hala yerinde8
- denize girmek2
- ak partili ahlakı14
- togg4
- okul saldırısı3
- allah varsa nerede6
- amerikan kuklası halife4
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet21
- fondan parayı vuramamak3
- cemil tugay3
- çok sıkıcı lan3
- esenyurtta bir lisede bıçaklı kavga3
Uzunluğundan ve sıkıcılığından dolayı arada 2 saatlik uyku molası vermemi gerektiren film. Sıkıcılık, yönetmenin kendi tercihi.
Filmin gerçek hikayesini bilmeyerek izlediğim için film boyunca gerilim hissi devam etti, iyi ki bilmiyormuşum. Uzun bir yazı olmamasını umuyorum, buradan sonrası eleştiri ile karışık spoiler. Filmi henüz bitirdiğim için idrak edemediğim kısımlar olabilir. Aydınlatırsınız.
--spoiler--
Film boyunca (gerçek hikayeye de sövdüm sonrasında) canımı en çok sıkan meselelerden biri hayatta kalan elemanın polis ile irtibata geçmemiş olması oldu. Hadi adam psikolojisi bozuldu kaçtı, lanet olası federallerin bu adama ulaşma yetkisi ya da imkanı yok mu? ikinci çiftin cinayetinde (göl kıyısındaki) erkek olan sağ kalmıştı, onun sorgusunu görmedik, gerçekte öyle bir sorgu oldu mu bilmiyorum.
Fincher'ın özellikle yaptığı bir şey de bürokratik engellerin sürekli karşılarına çıkması, aynı zamanda polis bile olsalar insanların işbirliği yapmak konusundaki tutuculuğu. Muhtemelen gerçektir.
Karikatüristin karısının davranışı beni rahatsız etmedi, anne olarak yapması gerekeni yaptığı için eş olarak hoşgörebileceği şeyleri hoşgörmedi ama bu normal bence.
Abd yasaları nasıl işliyor bilmiyorum ama ortada bu kadar delil varken (toschi ile kahvaltı sahnesinde konuşulanlar) katili hiç olmazsa sorguya alabilir veya evini tekrar arayabilirlerdi. Bu kısım saçmalık. Bir ara toschi'den bile şüphelendim, lokantadan elinde evraklarla çıkınca "ulan gitti bütün deliller" diye düşünmedim değil. Sonuç ise sıfır.
Karikatürist, sinemacının evine gittiğinde gerilimin an be an artması beni yerimden kaldırdı. Durdurup başka bir şeyle ilgilenmek zorunda kaldım ve sanırım birkaç kere "topuk amk topuk" diye bağırmış olabilirim. Ama oradan da hiçbir şey çıkmadı.
Karikatürist "iki katil var" diyerek ne anlatmak istedi?
Gerçekteki olayda da katilin mektubu yazan kişi olmadığını ya da en azından yazıların uyuşmadığını biliyoruz. Sinemacı neden sorgulanmadı? Hapisteki kadın ile katil neden yüzleştirilmedi, hiç olmazsa bir fotoğraf... Hizmetçi kız nasıl bu kadar rahat bir şekilde "katil aradı, 'bugün doğum günüm' dedi" diyerek ortalıkta dolanabiliyordu?
--spoiler--
Kafamda çok soru ve hayal kırıklığı var. Film kötü olduğundan değil, beklediğim katharsise ulaşamamış olmamadan dolayı. Genel olarak iyi filmdi.
Spoiler'lı edit: ´kırmızı pazartesi´ gibi bir film olmuş. Herkes katili biliyor, kimse kimseyi dinlemiyor. Herkes cinayetin farkında, kimse engel olamıyor. Birileri bir şeyler yapmak için çaba gösteriyor, başkaları "ya zaten yapamazsın boşver" diyor. Kanser etti beni bu. Hele adamı siyahi zannedildiği için tutuklamayan o iki polis memuru dangalak yok mu... Naptı onlar açığa alındı mı acaba?
Filmin gerçek hikayesini bilmeyerek izlediğim için film boyunca gerilim hissi devam etti, iyi ki bilmiyormuşum. Uzun bir yazı olmamasını umuyorum, buradan sonrası eleştiri ile karışık spoiler. Filmi henüz bitirdiğim için idrak edemediğim kısımlar olabilir. Aydınlatırsınız.
--spoiler--
Film boyunca (gerçek hikayeye de sövdüm sonrasında) canımı en çok sıkan meselelerden biri hayatta kalan elemanın polis ile irtibata geçmemiş olması oldu. Hadi adam psikolojisi bozuldu kaçtı, lanet olası federallerin bu adama ulaşma yetkisi ya da imkanı yok mu? ikinci çiftin cinayetinde (göl kıyısındaki) erkek olan sağ kalmıştı, onun sorgusunu görmedik, gerçekte öyle bir sorgu oldu mu bilmiyorum.
Fincher'ın özellikle yaptığı bir şey de bürokratik engellerin sürekli karşılarına çıkması, aynı zamanda polis bile olsalar insanların işbirliği yapmak konusundaki tutuculuğu. Muhtemelen gerçektir.
Karikatüristin karısının davranışı beni rahatsız etmedi, anne olarak yapması gerekeni yaptığı için eş olarak hoşgörebileceği şeyleri hoşgörmedi ama bu normal bence.
Abd yasaları nasıl işliyor bilmiyorum ama ortada bu kadar delil varken (toschi ile kahvaltı sahnesinde konuşulanlar) katili hiç olmazsa sorguya alabilir veya evini tekrar arayabilirlerdi. Bu kısım saçmalık. Bir ara toschi'den bile şüphelendim, lokantadan elinde evraklarla çıkınca "ulan gitti bütün deliller" diye düşünmedim değil. Sonuç ise sıfır.
Karikatürist, sinemacının evine gittiğinde gerilimin an be an artması beni yerimden kaldırdı. Durdurup başka bir şeyle ilgilenmek zorunda kaldım ve sanırım birkaç kere "topuk amk topuk" diye bağırmış olabilirim. Ama oradan da hiçbir şey çıkmadı.
Karikatürist "iki katil var" diyerek ne anlatmak istedi?
Gerçekteki olayda da katilin mektubu yazan kişi olmadığını ya da en azından yazıların uyuşmadığını biliyoruz. Sinemacı neden sorgulanmadı? Hapisteki kadın ile katil neden yüzleştirilmedi, hiç olmazsa bir fotoğraf... Hizmetçi kız nasıl bu kadar rahat bir şekilde "katil aradı, 'bugün doğum günüm' dedi" diyerek ortalıkta dolanabiliyordu?
--spoiler--
Kafamda çok soru ve hayal kırıklığı var. Film kötü olduğundan değil, beklediğim katharsise ulaşamamış olmamadan dolayı. Genel olarak iyi filmdi.
Spoiler'lı edit: ´kırmızı pazartesi´ gibi bir film olmuş. Herkes katili biliyor, kimse kimseyi dinlemiyor. Herkes cinayetin farkında, kimse engel olamıyor. Birileri bir şeyler yapmak için çaba gösteriyor, başkaları "ya zaten yapamazsın boşver" diyor. Kanser etti beni bu. Hele adamı siyahi zannedildiği için tutuklamayan o iki polis memuru dangalak yok mu... Naptı onlar açığa alındı mı acaba?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar