bugün
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat11
- nasıl birisiniz6
- ok mesajına cevap veren erkek8
- napıyorsunuz9
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- sözlük gıybeti13
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz4
- hangi tatlısınız10
- gunluklerim aylik olmus11
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz3
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- geceye bir tespit bırak5
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- 5 ekim 20262
- arkadaşlar naber ya8
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- futbol19
- uefa uluslar ligi13
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- anın görüntüsü21
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- fatma betül sayan kaya44
- the merich7
- şiiri ayak kokan kadın2
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- odysseus2
- fransa5
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- akp seçmeni16
- yazarların güncel flört listesi7
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- sözlük yazarlarının istediği çocuk sayısı3
- mesajlaşırken btw yazmak9
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- bir vuruş kaç kuruş diye mesaj atan sözlük kızı2
- hangi aktörle aynı filmde oynamak isterdiniz8
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- toksik insan4
- yazarların sıkıldıklarında yaptıkları şeyler8
- hobi olarak seks yapmak5
- eşkıya dünyaya hükümdar olmaz4
- arkadaşlar ben neden sallanmadım7
- pazartesi5
- ismet gürbüz spam yapma yeter2
- göz teması kuramama9
- sevilen kızın zorul zorul osurması5
- sigara yasağı2
- diamond temanın çocuğu3
- 4 ekim 2026 portekiz norveç maçı2
sokollu mehmet paşa döneminde uygulanmaya başlanan, ama yarım bırakılan kanal projesidir.
don-volga kanal projesi...
bunu mutlaka tarih derslerinde falan duymuşsunuzdur.
bugün rusya'da bulunan ve karadeniz'e dökülen don nehri ile, hazar denizine dökülen volga(idil) nehirlerinin birbirine yaklaştığı en dar yerde birleştirerek, karadeniz ile hazar denizi arasında gemi işlemesini sağlayacak kanal...
kanal yapıldığı takdirde marmara ve boğazları kullanan gemiler, azak denizi'ne oradan don nehri vasıtasıyla kanala, kanaldan volga'ya, volga'dan da hazar denizine ulaşabilecekti.
böylece istanbul'dan yola çıkan bir gemi, hazar denizine girebilecek, bakü'ye varabilecek, türkmenistan kıyılarına ulaşabilecek, iran'ın kuzeyine kadar gidebilecekti.
görsel
kanal bölgesi;
görsel
esasen bu projeyi düşünen sokollu mehmet paşa değildir.
projenin fikir babası, defterdar çerkes kasım bey'dir.
çerkes kasım proje fikrini detaylarını daha kanuni döneminde sokollu mehmet paşa ile paylaşmış, sokollu mehmet paşa'nın çok hoşuna gitmiştir...
lakin kanuni'nin son avrupa seferi ve akabinde vefatı nedeniyle proje hayata geçirilememiştir.
nihayet sokollu mehmet paşa yıllar sonra 1567'de bu projeyi hayata geçirmeyi düşünür...
1567 yılı osmanlı çılgın proje açıklaması...
işte sokollu çok hoşuna giden bu proje için divan kurulunu toplamış ve divan kurulunda harita üzerinde "çılgın proje sunumu" yapmıştı.
proje 1567 yılında divanda onaylanır, daha sonra padişah ikinci selim'e sunulur.
esasen o yıllarda osmanlı'nın ve özellikle 2. selim'in böyle bir projeye çok ihtiyacı vardı.
zira dünya tarafından "muhteşem" olarak tanınan babası kanuni sultan süleyman 1566'da vefat etmiş ve 2. selim daha yeni tahta çıkmıştı.
2. selim'e kimse, başta da yeniçeriler olmak üzre güvenmiyordu.
kanuni gibi bir padişahtan sonra tahta geçmek ve o mevkide tutunmak bir hayli zordu.
işte sokollu'nun böyle bir çılgın projeye dört elle sarılmasının nedenlerinden biri de 2. selim'in itibarına katkıda bulunmak ve ona güven duyulmasını sağlamaktı...
ayrıca hazar denizi'nin kuzeyindeki astrahan hanlığı güçlenen rus çarlığı tarafından (bkz: korkunç ivan) işgal edilerek yıkılmış, buradaki türkler de osmanlı'dan yardım beklemekteydi.
korkunç ivan astrahan hanlığını yıkmış, bu bölgeyi yönetmesi için de prens Srebiyanov komutasında bir ordu bırakmıştı.
prens srebiyanov bir yandan, korkunç ivan diğer yandan kırım hanlığı'nı tehdit ediyordu...
her neyse.
1567 yılında çılgın projenin açıklanmasından 1 sene sonra 1568 yazında don-volga kanal projesine ilk kazma vuruldu...
projenin başına da projenin fikir babası olan çerkes kasım bey getirildi.
kırım hanı kanal projesine karşıydı...
kırım hanı burada ekrem imamoğlu gibi(!) oldu sanırım, ama gerçekten de kırım hanı devletgiray han bu projeye karşıydı.
zira fatih zamanından beri kırım hanları bu bölgenin tek hakimiydi.
osmanlı bu bölgeye pek karışmazdı.
o bölgede bir şey varsa bunu kırım hanları hallederdi.
şimdi osmanlı'nın, sadrazamın, payitahtın birden bu bölge ile ilgili olması, ilgilerinin bu bölgeye çevrilmesi belli ki kırım hanı'nı tedirgin etmişti...
görsel
ama bir yandan rus tehtidi, bir yandan da projeye karşı olması akıl alacak gibi değil. işte, siyaset ve koltuk hırsı böyle boktan bir şey işte...
proje ilk etapta 3 bin amele ile başladı.
bu 3 bin amelenin yanında direkt olarak merkezden gönderilen 5 bin yeniçeri de onlara eşlik ediyordu.
bugün azak/azov olarak bilinen kent bu projenin koordinasyon merkezi olmuştu.
prens srebiyanov komutasındaki rus kuvvetleri bu ilk kanal kazma girişimine müdahil oldu ve şantiye alanlarına saldırılar başlattı.
kanalda çalışanlar ve askerler azov'a geri çekilmek zorunda kaldılar...
ertesi sene 1569'da osmanlı daha güçlü geldi.
20 bin tımarlı sipahi.
8000 yeniçeri.
ayrıca 30 bin kırım tatarı süvarisi eşliğinde osmanlı yeniden kanal projesine başladı.
osmanlı coğrafyasının çeşitli yerlerinden 10 bin işçi gelmiş, ayrıca yerel halktan da 30 bin işçi kanal projesinde çalışmaya başlamıştı.
kanalın şantiye bölgesinde 100-150 bin civarında asker ve işçi bulunmaktaydı...
osmanlı kuvvetleri bir yandan kanal kazısı ile uğraşırken, diğer yandan da astrahan'ı kuşatma altına almışlardı.
görsel
prens srebiyanov böyle bir güçle başedemeyeceğini anladı, korkunç ivan'dan yardım istedi.
fakat korkunç ivan o yıllarda rusya'nın tek hakimi olmak için Opriçnina denilen tüm yetkilerin tek adamda ve o tek adamın atadığı kişilerde toplandığı bir başkanlık sistemini rusya'da hakim kılma ile uğraşıyordu, o yüzden bu çağrıya yanıt veremedi.
bunun üzerine prens srebiyanov bekleme moduna geçti.
zira müslüman türkler arasında illa ki bir sürtüşme olacaktı. hem devletgiray han'ın da osmanlı askerlerinin orada olmasından rahatsız olduğunun farkındaydı.
prens bu düşüncede haklıydı. zira daha o senenin sonunda istanbul'dan gelenler arasında homurdanma başlamıştı.
zira yazın bölgede günler uzun, geceleri kısa sürüyordu.
çalışma saatleri de sabah namazı-akşam namazı saatleri arasında ayarlandığı için bu durum hem çalışanlar, hem de askerler arasında hoşnutsuzluk yaratmıştı.
bazı günler 14-15 saatlik çalışma süresi oluyordu.
namaz süreleri uymuyor, dinen caiz değil derken nihayet kış geldi, şantiyeler kapatıldı.
ertesi sene osmanlı projeyi adeta unutmuştu.
bakın burası çokomelli; hayatı din odaklı yaşayan insanlardan ve din odaklı yönetilen toplumlardan bir bok olmayacağının tarihi bir kanıtlarından biridir bu...
projenin devamı kırım hanı'na bırakılmıştı.
zaman zaman istanbul'dan müfettişler geliyor, projenin yürüyüp yürümediğini kontrol ediyorlardı.
kırım hanı da istanbul'dan müfettiş gelmeden evvel şantiyeyi açıyor, 10-15 gün işçi çalıştırıyor, sonra herkes keyfine bakıyordu...
osmanlı o sene venedik ile savaşa tutuşmuştu. kanala ilginin azalması, osmanlı'nın ilgisini venedik savaşlarına yoğunlaştırmasından dolayıydı.
don volga kanal projesi 1573 yılına kadar bu şekilde sürdürülmeye çalışıldı. fakat bu tarihten sonra vazgeçildi...
don volga kanal projesinden seneler sonra osmanlı bir başka kanal projesi için bu kez sapanca-izmit arasında kazmayı vurmuş, lakin onu da yarım bırakmıştır...
(bkz: karasu sakarya sapanca körfez kanalı)
don volga kanal projesi yıllar sonra sovyetler birliği tarafından 1952 yılında hayata geçirilmiştir...
#tarih
don-volga kanal projesi...
bunu mutlaka tarih derslerinde falan duymuşsunuzdur.
bugün rusya'da bulunan ve karadeniz'e dökülen don nehri ile, hazar denizine dökülen volga(idil) nehirlerinin birbirine yaklaştığı en dar yerde birleştirerek, karadeniz ile hazar denizi arasında gemi işlemesini sağlayacak kanal...
kanal yapıldığı takdirde marmara ve boğazları kullanan gemiler, azak denizi'ne oradan don nehri vasıtasıyla kanala, kanaldan volga'ya, volga'dan da hazar denizine ulaşabilecekti.
böylece istanbul'dan yola çıkan bir gemi, hazar denizine girebilecek, bakü'ye varabilecek, türkmenistan kıyılarına ulaşabilecek, iran'ın kuzeyine kadar gidebilecekti.
görsel
kanal bölgesi;
görsel
esasen bu projeyi düşünen sokollu mehmet paşa değildir.
projenin fikir babası, defterdar çerkes kasım bey'dir.
çerkes kasım proje fikrini detaylarını daha kanuni döneminde sokollu mehmet paşa ile paylaşmış, sokollu mehmet paşa'nın çok hoşuna gitmiştir...
lakin kanuni'nin son avrupa seferi ve akabinde vefatı nedeniyle proje hayata geçirilememiştir.
nihayet sokollu mehmet paşa yıllar sonra 1567'de bu projeyi hayata geçirmeyi düşünür...
1567 yılı osmanlı çılgın proje açıklaması...
işte sokollu çok hoşuna giden bu proje için divan kurulunu toplamış ve divan kurulunda harita üzerinde "çılgın proje sunumu" yapmıştı.
proje 1567 yılında divanda onaylanır, daha sonra padişah ikinci selim'e sunulur.
esasen o yıllarda osmanlı'nın ve özellikle 2. selim'in böyle bir projeye çok ihtiyacı vardı.
zira dünya tarafından "muhteşem" olarak tanınan babası kanuni sultan süleyman 1566'da vefat etmiş ve 2. selim daha yeni tahta çıkmıştı.
2. selim'e kimse, başta da yeniçeriler olmak üzre güvenmiyordu.
kanuni gibi bir padişahtan sonra tahta geçmek ve o mevkide tutunmak bir hayli zordu.
işte sokollu'nun böyle bir çılgın projeye dört elle sarılmasının nedenlerinden biri de 2. selim'in itibarına katkıda bulunmak ve ona güven duyulmasını sağlamaktı...
ayrıca hazar denizi'nin kuzeyindeki astrahan hanlığı güçlenen rus çarlığı tarafından (bkz: korkunç ivan) işgal edilerek yıkılmış, buradaki türkler de osmanlı'dan yardım beklemekteydi.
korkunç ivan astrahan hanlığını yıkmış, bu bölgeyi yönetmesi için de prens Srebiyanov komutasında bir ordu bırakmıştı.
prens srebiyanov bir yandan, korkunç ivan diğer yandan kırım hanlığı'nı tehdit ediyordu...
her neyse.
1567 yılında çılgın projenin açıklanmasından 1 sene sonra 1568 yazında don-volga kanal projesine ilk kazma vuruldu...
projenin başına da projenin fikir babası olan çerkes kasım bey getirildi.
kırım hanı kanal projesine karşıydı...
kırım hanı burada ekrem imamoğlu gibi(!) oldu sanırım, ama gerçekten de kırım hanı devletgiray han bu projeye karşıydı.
zira fatih zamanından beri kırım hanları bu bölgenin tek hakimiydi.
osmanlı bu bölgeye pek karışmazdı.
o bölgede bir şey varsa bunu kırım hanları hallederdi.
şimdi osmanlı'nın, sadrazamın, payitahtın birden bu bölge ile ilgili olması, ilgilerinin bu bölgeye çevrilmesi belli ki kırım hanı'nı tedirgin etmişti...
görsel
ama bir yandan rus tehtidi, bir yandan da projeye karşı olması akıl alacak gibi değil. işte, siyaset ve koltuk hırsı böyle boktan bir şey işte...
proje ilk etapta 3 bin amele ile başladı.
bu 3 bin amelenin yanında direkt olarak merkezden gönderilen 5 bin yeniçeri de onlara eşlik ediyordu.
bugün azak/azov olarak bilinen kent bu projenin koordinasyon merkezi olmuştu.
prens srebiyanov komutasındaki rus kuvvetleri bu ilk kanal kazma girişimine müdahil oldu ve şantiye alanlarına saldırılar başlattı.
kanalda çalışanlar ve askerler azov'a geri çekilmek zorunda kaldılar...
ertesi sene 1569'da osmanlı daha güçlü geldi.
20 bin tımarlı sipahi.
8000 yeniçeri.
ayrıca 30 bin kırım tatarı süvarisi eşliğinde osmanlı yeniden kanal projesine başladı.
osmanlı coğrafyasının çeşitli yerlerinden 10 bin işçi gelmiş, ayrıca yerel halktan da 30 bin işçi kanal projesinde çalışmaya başlamıştı.
kanalın şantiye bölgesinde 100-150 bin civarında asker ve işçi bulunmaktaydı...
osmanlı kuvvetleri bir yandan kanal kazısı ile uğraşırken, diğer yandan da astrahan'ı kuşatma altına almışlardı.
görsel
prens srebiyanov böyle bir güçle başedemeyeceğini anladı, korkunç ivan'dan yardım istedi.
fakat korkunç ivan o yıllarda rusya'nın tek hakimi olmak için Opriçnina denilen tüm yetkilerin tek adamda ve o tek adamın atadığı kişilerde toplandığı bir başkanlık sistemini rusya'da hakim kılma ile uğraşıyordu, o yüzden bu çağrıya yanıt veremedi.
bunun üzerine prens srebiyanov bekleme moduna geçti.
zira müslüman türkler arasında illa ki bir sürtüşme olacaktı. hem devletgiray han'ın da osmanlı askerlerinin orada olmasından rahatsız olduğunun farkındaydı.
prens bu düşüncede haklıydı. zira daha o senenin sonunda istanbul'dan gelenler arasında homurdanma başlamıştı.
zira yazın bölgede günler uzun, geceleri kısa sürüyordu.
çalışma saatleri de sabah namazı-akşam namazı saatleri arasında ayarlandığı için bu durum hem çalışanlar, hem de askerler arasında hoşnutsuzluk yaratmıştı.
bazı günler 14-15 saatlik çalışma süresi oluyordu.
namaz süreleri uymuyor, dinen caiz değil derken nihayet kış geldi, şantiyeler kapatıldı.
ertesi sene osmanlı projeyi adeta unutmuştu.
bakın burası çokomelli; hayatı din odaklı yaşayan insanlardan ve din odaklı yönetilen toplumlardan bir bok olmayacağının tarihi bir kanıtlarından biridir bu...
projenin devamı kırım hanı'na bırakılmıştı.
zaman zaman istanbul'dan müfettişler geliyor, projenin yürüyüp yürümediğini kontrol ediyorlardı.
kırım hanı da istanbul'dan müfettiş gelmeden evvel şantiyeyi açıyor, 10-15 gün işçi çalıştırıyor, sonra herkes keyfine bakıyordu...
osmanlı o sene venedik ile savaşa tutuşmuştu. kanala ilginin azalması, osmanlı'nın ilgisini venedik savaşlarına yoğunlaştırmasından dolayıydı.
don volga kanal projesi 1573 yılına kadar bu şekilde sürdürülmeye çalışıldı. fakat bu tarihten sonra vazgeçildi...
don volga kanal projesinden seneler sonra osmanlı bir başka kanal projesi için bu kez sapanca-izmit arasında kazmayı vurmuş, lakin onu da yarım bırakmıştır...
(bkz: karasu sakarya sapanca körfez kanalı)
don volga kanal projesi yıllar sonra sovyetler birliği tarafından 1952 yılında hayata geçirilmiştir...
#tarih
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar