bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı11
- yazarların hayattaki başarıları5
- 5 bin liranın artık çok küçük para olması4
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi16
- kim cha eon sözlüğün en iyi yazarıdır5
- sözlük yazarlarının çalışma biçimi3
- kızı için şoför arayan adamın ilanı4
- türkiye nin en büyük sorunu8
- 30 yaşından sonra aşk meşk işlerinin bitmesi8
- laptop anakartı3
- eskortluk yapan sözlük yazarı34
- faizsiz ev ve arabada yeni dönem4
- fransa da sokak eylemi var diye ağlayan salak2
- bozo the clown2
- kolye142
- fransa'da 2400 protestocunun tutuklanması3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- galatasaray ın en muhteşem üçlüsü4
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- kopya çekmenin felsefi meşruiyeti2
- fatma betül sayan kaya7
- bir sözlük erkeğini dağa kaldırmak3
- usualsuspects'in ayağı10
- yazarların almak istediği kol saatleri4
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı7
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- 19 ekim 20264
- kadınların yedekte erkek tutması9
- türk esnafı10
- zenginlik göstergesi3
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- ishale iyi gelen şeyler4
- aöf aşçılık4
- kendi yaptığın yoğurt3
- iltica27
- yazarlara gelen son mesaj3
- türküm doğruyum çalışkanım11
- macbookun tamirine 53 bin istenmesi5
- ekvador da papazın üzerine haç düşmesi2
- git commit mesajı yazma kültürü3
- anın görüntüsü19
- opera tarayıcı6
- fon vurgunu29
- aykolik efendi6
- uzaylılar madencilik yapıyorlar mı2
- ofis pornosu13
- usualsuspects aslan parçası5
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- avrupa4
her türlü dem vururum bu mevzuda, sayısız açıdan rahatsızım.
şu ülkede türk vatandaşı olup bu dili konuşan, bu ülkenin kültüründen, yaşayışından beslenip bir yandan da bir ulusun varlığının ve bağımsızlığının en önemli simgelerinden biri olan dilin ne denli mühim bir konu olduğunun bilincinde olmayan düşüncesiz, sayısının tahmini zor birçok insan gibi "banane lan, ben mi kurtaracağım türkçe'yi?" şeklinde sallamaz bir tavır da takınabilirdim elbet. tercih etmem bunu tabii, ayrı. tercih etmeyenler sayesinde var olduğumu bilirim çünkü.
uzmanı olan insanlar tarafından uzun uzadıya bu önemli konu üzerindeki sorunlar tartışabilir lakin; kendim, nacizane, herhangi bir özel eğitimim olmayan bu alandaki -ahkam kesmeden- sadece gözlemlerimi anlatabilirim. doğru düzgün kullananın da, kullanmayanın da(evet kullanmayan) malumu mevcut dil sorunu. en basitinden günlük hayatta, sokakta, çarşıda, pazarda görüyorsun birçok yanlışı. etrafındaki gençlerin havadan sudan konuşmaları(ki biraz altyapı gerektiren bir şey mevzubahis olsa, orasını hiç düşünmüyorum), her kafa çevirişte karşılaşılan tabelalar, panolar, afişler, vitrinler... türlüsü yanlış işte. "hadi bunları geçtim, bari bir gazete, dergi alıp okuyayım." desen, her gün milyonlarca kişiye ulaşan böyle medya organlarında dahi yine aynı yanlışlar, yine aynı umarsızlık... karmaşık, teknik şeylerden de bahsetmiyorum he, adam sürmanşetten "herşey ortada!" türevinden bir başlık veriyor mesela. aldığı para haram olan o yayının editörüne vesairesine acıyorum, ona para verene acıyorum sonra. münferit bir hadise olmadığını biliyorum. eve dönerken, kapının önündeki paspasın üstündeki "welcome" yazısı bir kez daha suratıma çarpıyor bu gerçeği, tam unutmak isterken... açıyorum bilgisayarı, bir şeyler okuyorum, seyrediyorum, insanlarla konuşuyorum falan... konuştuğum insanlar nispeten bu bahsettiğim durum adına özenli. fakat bu, halkın bir şekilde ölçekli yansıması olan sözlükte de aynı hadiselere rastgeliyorum. saymıyorum yahu; yarıdan fazla insanın kişisel iletisi ingilizce ile (bunun büyük oranın yabancı özentiliğiyle ilintili olduğu tecrübelerle aşikar), diğer birçoğunun da yanlış bir türkçe ile yazılmışsa eğer, bence umutsuz olmalı...
şu ülkede türk vatandaşı olup bu dili konuşan, bu ülkenin kültüründen, yaşayışından beslenip bir yandan da bir ulusun varlığının ve bağımsızlığının en önemli simgelerinden biri olan dilin ne denli mühim bir konu olduğunun bilincinde olmayan düşüncesiz, sayısının tahmini zor birçok insan gibi "banane lan, ben mi kurtaracağım türkçe'yi?" şeklinde sallamaz bir tavır da takınabilirdim elbet. tercih etmem bunu tabii, ayrı. tercih etmeyenler sayesinde var olduğumu bilirim çünkü.
uzmanı olan insanlar tarafından uzun uzadıya bu önemli konu üzerindeki sorunlar tartışabilir lakin; kendim, nacizane, herhangi bir özel eğitimim olmayan bu alandaki -ahkam kesmeden- sadece gözlemlerimi anlatabilirim. doğru düzgün kullananın da, kullanmayanın da(evet kullanmayan) malumu mevcut dil sorunu. en basitinden günlük hayatta, sokakta, çarşıda, pazarda görüyorsun birçok yanlışı. etrafındaki gençlerin havadan sudan konuşmaları(ki biraz altyapı gerektiren bir şey mevzubahis olsa, orasını hiç düşünmüyorum), her kafa çevirişte karşılaşılan tabelalar, panolar, afişler, vitrinler... türlüsü yanlış işte. "hadi bunları geçtim, bari bir gazete, dergi alıp okuyayım." desen, her gün milyonlarca kişiye ulaşan böyle medya organlarında dahi yine aynı yanlışlar, yine aynı umarsızlık... karmaşık, teknik şeylerden de bahsetmiyorum he, adam sürmanşetten "herşey ortada!" türevinden bir başlık veriyor mesela. aldığı para haram olan o yayının editörüne vesairesine acıyorum, ona para verene acıyorum sonra. münferit bir hadise olmadığını biliyorum. eve dönerken, kapının önündeki paspasın üstündeki "welcome" yazısı bir kez daha suratıma çarpıyor bu gerçeği, tam unutmak isterken... açıyorum bilgisayarı, bir şeyler okuyorum, seyrediyorum, insanlarla konuşuyorum falan... konuştuğum insanlar nispeten bu bahsettiğim durum adına özenli. fakat bu, halkın bir şekilde ölçekli yansıması olan sözlükte de aynı hadiselere rastgeliyorum. saymıyorum yahu; yarıdan fazla insanın kişisel iletisi ingilizce ile (bunun büyük oranın yabancı özentiliğiyle ilintili olduğu tecrübelerle aşikar), diğer birçoğunun da yanlış bir türkçe ile yazılmışsa eğer, bence umutsuz olmalı...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar