bugün
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi13
- eskortluk yapan sözlük yazarı33
- ishale iyi gelen şeyler4
- çakarlı araçlara yol vermiyoruz kampanyası5
- aöf aşçılık4
- fatma betül sayan kaya7
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter8
- usualsuspects'in ayağı9
- anın görüntüsü19
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu6
- kadınların yedekte erkek tutması9
- matkabın sağlammış diyen kız2
- türk esnafı10
- bilgisayar almak2
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- kolye142
- türküm doğruyum çalışkanım11
- iltica27
- aykolik efendi6
- fon vurgunu29
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- bir şeyler söyle5
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- 19 ekim 20262
- ofis pornosu13
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- ilişkiye ara vermek10
- eski sevgilinin muhtarlar gününü kutlamak2
- cam açık ve çıplak uyumak6
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- saraca096
- andımız3
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- uzaylılar selam verir mi4
- humboldt caddesi esperanza apartmanı2
- marka giyinmek9
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- asansörde konuşmama kuralı9
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- güne bir şiir dizesi bırak2
- opera tarayıcı4
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
Dünya'da ekonomi iyiye giderken kötü yönetim ve seçim ekonomisi sebebiyle Türkiye'de ekonomik krize doğru ilerleyen aşırı ısınmadır.
2001'den bu yana devam eden Dünya'daki durgunluk yavaş yavaş sona eriyor ve büyüme oranları artıyor. 17 senedir süregelen durgunluk sebebiyle tahvil faizleri 0'a yakınsamıştı. Bu sayede Bankalar ucuza para bulabiliyor ve düşük faizli kredi verebiliyordu. Bu sebeple düşük faizi bulan gayrimenkul sektörüne yönelerek birikim yapma peşindeydi. Artık bu dönemin sonuna geldik.
Kapitalist ekonomilerde büyüme yüksek olduğunda sermaye üretime yönelirken, durgunluk zamanlarında sermaye birikimi gayrımenkul sektörüne yönlendirilir. Bu sebeple bu dönemin kaynağını ülkenin ekonomisinin temelini inşaat ve gayrımenkul sektörü üzerine bina eden AKP yedi. Ancak bankaların düşük faizli kredi dönemi bitti. Ülkede faizi düşük tutarak inşaat sektörü üzerinden ekonomiyi canlandırma ihtimali de kalmadı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Peki ne değişti? Dünya ekonomilerinde büyüme oranının artması fiyatlara enflasyonist baskı uyguluyor. ABD fiyat politikasını korumak adına enflasyonu dizginlemek için yılda birkaç kez faiz artırımına gitme gereğini hissediyor. Faizlerin arttırılması ise ekonominin canlanması için gereksinim duyulan finansal genişleme politikasının sonu demek. Bu da bizim bankalarımızın artık daha pahalıya dışarıdan para bulacağı ve yüksek faizle kredi vereceği anlamına geliyor. Bu bir trend ve önümüzdeki 20 sene boyunca devam edecek.
Ekonomik Uzun Dalga teorisini ortaya atan Kondratieff'e göre Dünya ekonomisi 40-60 senelik iniş çıkışların yaşandığı uzun dalgalardan ibarettir. Bunların 16-18 senesi durgunluk olarak yaşanırken 20-25 sene ekonomik büyüme ve refah dönemidir.
Bu dönemlerin değiştiğini bize anlatan en önemli gösterge uzun dönemli tahvil faizleridir. Amerikan 10 yıllık tahvil faizleri %3 ile son zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Daha da yükselmesi bekleniyor. Bu durum bize dünyada konjonktürün değişmek üzere olduğu fikrini veriyor.
http://www.bloomberght.co...-yuzde-4-faize-hazirlanin
Peki 2001 krizi ile başlayan , 2008 krizi ile dibi gören Dünya ekonomisinin ve 2018 yılı itibari ile toparlanmaya başlaması iyiye işaret değil mi? Olabilir fakat bu oldukça riskli bir durum çünkü iyi yönetilmesi gerekiyor. Amerikan merkez bankası enflasyonist baskı karşısında faiz artırmak zorunda ancak bunu oldukça yavaş ve kademeli yapmalı zira faiz artırımla hızlı ve sert bir şekilde yapılırsa uzun dönemli tahvil faizi bundan etkilenebilir ve hızlı faiz artışı Amerikan tahvil piyasasını çökertebilir. Bu durum Dünya ekonomisinin de büyümeye başlarken tekrar durgunluğa girmesi anlamına geliyor.
http://www.bloomberght.co...atikasi-daha-yatay-olmali
Peki tüm bu bilgilerin ışığında, Dünya ekonomisinde konjonktür değişirken, Türkiye'nin durumu nedir? 2001 krizinden sonra 17 sene boyunca düşük faizli kredi ve inşaat sektörü ile ekonomik büyüme sağladık. Ancak bu durum Dünya ekonomisindeki konjonktür değişimi ile resmen bitiyor. Artık gayrimenkulle değil üreterek büyümemiz lazım. Çünkü üretmek gayrimenkulden daha karlı olacak. Bu yüzden artık tüm enerjimizi üretmeye ve eğitime vermeye mecburuz. Siyasetin de bu doğrultuda irade koyması gerekiyor. Düşük faizle inşaat sektörü üzerinden piyasayı canlandırmaya çalışmaktaki ısrar boşuna çünkü bu saatte sonra bankalar uzun süre düşük faizle konut kredisi veremeyecek!
inşaat sektörü de kabuk değiştirmek zorunda. Artık konut üretimi ile değili fabrika inşaatları ve yatırımlarla ön plana çıkmaları lazım.
inşaatla büyüme konusundaki ısrar ülkeyi derin bir krize sürükleyebilir. Bu sebeple ya üretime ve eğitime önem veren bir siyasi iradeye sahip olacağız ya da inşaatla büyümede yönündeki ısrar önümüzdeki on yılları kaybetmemize sebep olacak.
Tercih bizim...
2001'den bu yana devam eden Dünya'daki durgunluk yavaş yavaş sona eriyor ve büyüme oranları artıyor. 17 senedir süregelen durgunluk sebebiyle tahvil faizleri 0'a yakınsamıştı. Bu sayede Bankalar ucuza para bulabiliyor ve düşük faizli kredi verebiliyordu. Bu sebeple düşük faizi bulan gayrimenkul sektörüne yönelerek birikim yapma peşindeydi. Artık bu dönemin sonuna geldik.
Kapitalist ekonomilerde büyüme yüksek olduğunda sermaye üretime yönelirken, durgunluk zamanlarında sermaye birikimi gayrımenkul sektörüne yönlendirilir. Bu sebeple bu dönemin kaynağını ülkenin ekonomisinin temelini inşaat ve gayrımenkul sektörü üzerine bina eden AKP yedi. Ancak bankaların düşük faizli kredi dönemi bitti. Ülkede faizi düşük tutarak inşaat sektörü üzerinden ekonomiyi canlandırma ihtimali de kalmadı. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Peki ne değişti? Dünya ekonomilerinde büyüme oranının artması fiyatlara enflasyonist baskı uyguluyor. ABD fiyat politikasını korumak adına enflasyonu dizginlemek için yılda birkaç kez faiz artırımına gitme gereğini hissediyor. Faizlerin arttırılması ise ekonominin canlanması için gereksinim duyulan finansal genişleme politikasının sonu demek. Bu da bizim bankalarımızın artık daha pahalıya dışarıdan para bulacağı ve yüksek faizle kredi vereceği anlamına geliyor. Bu bir trend ve önümüzdeki 20 sene boyunca devam edecek.
Ekonomik Uzun Dalga teorisini ortaya atan Kondratieff'e göre Dünya ekonomisi 40-60 senelik iniş çıkışların yaşandığı uzun dalgalardan ibarettir. Bunların 16-18 senesi durgunluk olarak yaşanırken 20-25 sene ekonomik büyüme ve refah dönemidir.
Bu dönemlerin değiştiğini bize anlatan en önemli gösterge uzun dönemli tahvil faizleridir. Amerikan 10 yıllık tahvil faizleri %3 ile son zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Daha da yükselmesi bekleniyor. Bu durum bize dünyada konjonktürün değişmek üzere olduğu fikrini veriyor.
http://www.bloomberght.co...-yuzde-4-faize-hazirlanin
Peki 2001 krizi ile başlayan , 2008 krizi ile dibi gören Dünya ekonomisinin ve 2018 yılı itibari ile toparlanmaya başlaması iyiye işaret değil mi? Olabilir fakat bu oldukça riskli bir durum çünkü iyi yönetilmesi gerekiyor. Amerikan merkez bankası enflasyonist baskı karşısında faiz artırmak zorunda ancak bunu oldukça yavaş ve kademeli yapmalı zira faiz artırımla hızlı ve sert bir şekilde yapılırsa uzun dönemli tahvil faizi bundan etkilenebilir ve hızlı faiz artışı Amerikan tahvil piyasasını çökertebilir. Bu durum Dünya ekonomisinin de büyümeye başlarken tekrar durgunluğa girmesi anlamına geliyor.
http://www.bloomberght.co...atikasi-daha-yatay-olmali
Peki tüm bu bilgilerin ışığında, Dünya ekonomisinde konjonktür değişirken, Türkiye'nin durumu nedir? 2001 krizinden sonra 17 sene boyunca düşük faizli kredi ve inşaat sektörü ile ekonomik büyüme sağladık. Ancak bu durum Dünya ekonomisindeki konjonktür değişimi ile resmen bitiyor. Artık gayrimenkulle değil üreterek büyümemiz lazım. Çünkü üretmek gayrimenkulden daha karlı olacak. Bu yüzden artık tüm enerjimizi üretmeye ve eğitime vermeye mecburuz. Siyasetin de bu doğrultuda irade koyması gerekiyor. Düşük faizle inşaat sektörü üzerinden piyasayı canlandırmaya çalışmaktaki ısrar boşuna çünkü bu saatte sonra bankalar uzun süre düşük faizle konut kredisi veremeyecek!
inşaat sektörü de kabuk değiştirmek zorunda. Artık konut üretimi ile değili fabrika inşaatları ve yatırımlarla ön plana çıkmaları lazım.
inşaatla büyüme konusundaki ısrar ülkeyi derin bir krize sürükleyebilir. Bu sebeple ya üretime ve eğitime önem veren bir siyasi iradeye sahip olacağız ya da inşaatla büyümede yönündeki ısrar önümüzdeki on yılları kaybetmemize sebep olacak.
Tercih bizim...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar