bugün
- sözlükte flört etmemek9
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin32
- en iyi pizza içeriği10
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- kale3112'deki kale hangi kale4
- ders çalışırken sigara içmek2
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi2
- ezoterizm4
- buz gibi bira2
- 24 eylül 2026 hollanda almanya maçı2
- asaf savaş akat2
- otel odası yalnızlığı2
- acı gerçekler14
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- pizza abartılmış balon bir yiyecektir3
- karşı cinsteki en itici özellik16
- türk reklam sektörü2
- en lezzetli balık24
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı4
- euro milliyetçisi2
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- trabzon pidesi3
- anın görüntüsü23
- gammazlar göreve8
- ağlamak7
- ev sahibi egosu2
- sözlükte aile kurmak8
- meteoroloji'nin yeni yağışlı sistem uyarısı5
- ayakları çirkin bir kadınla aynı yatağa girmek3
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- bol mini etek5
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- uludağ sözlük evreni10
- şahane pazar3
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- netanyahu2
- herkesin aynı olmaması3
- erdoğan'ın new york ta iş adamlarıyla buluşması5
- motorla kaza yapan kadın7
- müzik dinleyen 45 yaş üstü dallama5
- osmanlı döneminde sözlük olsaydı4
- birikim yapmak7
- hünkar beğendi vs alinazik9
- demet evgar6
- kova burcu erkeği akrep kadını6
- atatürk diyor ki12
- ilk buluşmaya 46 adet deveyle gelen kız7
- spk soruşturmasında 387 milyon lira dondurulması6
- seda bakan'ın parmak arası çizmeleri3
milliyet gazetesinde bugün yazdığı yazısıyla Melih Gökçek'in odtü ile ilgili son günlerde basında dolaşan "odtü'yü yıkarız" sözlerine çok fena ayar vermiş araştırmacı gazeteci.
--spoiler--
Melih Gökçek'e çağrı
Gökçek, ODTÜ'den elini çek!
Vay canına! Meğer yıllar yılı bir kaçak cennetin içinde gezinmişiz.
Meğer Hazırlıkta dil öğrenirken, kütüphanede ineklerken, idari'de ders görürken, Mimarlık'ta forumdayken, yemekhanede yemek yerken, kortlarda maçtayken bir "yasak şehir"deymişiz de haberimiz yokmuş.
Meğer Şehir Planlama öğrencileri, imar derslerini imar planı olmayan bir yapıda alıyorlarmış.
Kaçak bina davalarında bilirkişilik yapan hocalarımız kaçak bir binada ders veriyorlarmış.
Binalar ruhsatsız, iskân belgesizmiş.
Başkentin gözbebeği ODTÜ, devasa bir kaçak yapıymış da haberimiz yokmuş.
* * *
Nasıl haberdar olduk bunca yıl sonra?
Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek sayesinde...
Gökçek yıllardır ODTÜ'nün Eymir Gölü'nün peşindeydi. Uğraşıyor, didiniyor, bir türlü gölü elde edemiyordu.
ODTÜ Rektörü de inatçı bir adam; gölü vermediği gibi, durmadan hükümete veryansın ediyordu.
Son su olayında Gökçek'i fena ofsayta düşür-müştü.
Başkan, zehirli olduğu iddia edilen Kızılırmak suyunu 3 hafta Ankaralılara habersiz içirip 1Bak kimse ishal olmadı" diye ortaya çıktığında, inandırıcı olsun diye "ODTÜ'nün 'Temizdir' raporu var" demişti ya...
Rektör Prof. Dr. Ural Akbulut da çıkıp, "Biz öyle bir rapor vermedik. Tersine, bizim analizimize göre o suda limitin iki katı arsenik var" cevabını vermişti.
"Gökçek, iddiasını ispat etmezse halkı aldatmaktan dava açacağız" diye de eklemişti.
* * *
Vay sen misin Başkan'a kafa tutan, göle sokmayan...
Daha su kavgasından önce "Yıkarız o üniversiteyi" hıncıyla eski dosyalar açılıverdi.
ODTÜ"de ruhsatsız yapılaşmalar bulunduğu "saptandı"; kampus içindeki 45 binaya 2 trilyon lira, (yanlış okumadınız 2 trilyon lira) ceza kesildi.
Bu cezayla, sadece Ankara"nın değil, Türkiye"nin en iyi mimari projelerinden biri kabul edilen ODTÜ kampusundaki dersliklerden kütüphaneye, müzeden kreşe kadar hemen tüm binaların mühürlenmesi kararlaştırıldı.
* * *
Aslında gerçekten de ODTÜ'nün imarı yoktu; ama şaşırtıcı olan, Başkan'ın yarım asırlık bu gerçeği, görevdeki 14. yılında ve rektörle giriştiği ağız dalaşı sırasında fark etmiş olmasıydı.
Anlaşılan Başkan, intikam yemeğini sıcak seviyordu.
Peki bugüne dek yüzbinlerce mezun veren üniversite, bu imarsız yapılaşma üzerinde rant mı sağlıyordu ki, gecekondu gibi yıkım tehdidiyle cezalandırılıyordu?
Yoksa güzelim kampusa ve Ankara'nın temiz hava deposu ODTÜ ormanına "arazi" gözüyle bakan zihniyet, "Buradan ne güzel kavşak geçirilir" diye iç mi geçiriyordu?
Peki Başbakan'ın tatil yaptığı tatil köyü veya milletvekillerinin oturduğu lüks site imara uygun muydu?
Yarın "yanlış bir siyasi adım"da onlar için de benzer intikam dosyaları açılır mıydı?
Ve yerel seçimler yaklaşırken daha önemli bir soru:
Tarihe "üniversite yıkan Başkan" olarak geçmek, gözü yükseklerde bir politikacıya itibar kazandırır mıydı?
http://www.milliyet.com.t...ticleID=968786&ver=03
--spoiler--
(bkz: 22 temmuz odtu yu yikmak bazi seyler ister eylemi)
--spoiler--
Melih Gökçek'e çağrı
Gökçek, ODTÜ'den elini çek!
Vay canına! Meğer yıllar yılı bir kaçak cennetin içinde gezinmişiz.
Meğer Hazırlıkta dil öğrenirken, kütüphanede ineklerken, idari'de ders görürken, Mimarlık'ta forumdayken, yemekhanede yemek yerken, kortlarda maçtayken bir "yasak şehir"deymişiz de haberimiz yokmuş.
Meğer Şehir Planlama öğrencileri, imar derslerini imar planı olmayan bir yapıda alıyorlarmış.
Kaçak bina davalarında bilirkişilik yapan hocalarımız kaçak bir binada ders veriyorlarmış.
Binalar ruhsatsız, iskân belgesizmiş.
Başkentin gözbebeği ODTÜ, devasa bir kaçak yapıymış da haberimiz yokmuş.
* * *
Nasıl haberdar olduk bunca yıl sonra?
Ankara'nın Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek sayesinde...
Gökçek yıllardır ODTÜ'nün Eymir Gölü'nün peşindeydi. Uğraşıyor, didiniyor, bir türlü gölü elde edemiyordu.
ODTÜ Rektörü de inatçı bir adam; gölü vermediği gibi, durmadan hükümete veryansın ediyordu.
Son su olayında Gökçek'i fena ofsayta düşür-müştü.
Başkan, zehirli olduğu iddia edilen Kızılırmak suyunu 3 hafta Ankaralılara habersiz içirip 1Bak kimse ishal olmadı" diye ortaya çıktığında, inandırıcı olsun diye "ODTÜ'nün 'Temizdir' raporu var" demişti ya...
Rektör Prof. Dr. Ural Akbulut da çıkıp, "Biz öyle bir rapor vermedik. Tersine, bizim analizimize göre o suda limitin iki katı arsenik var" cevabını vermişti.
"Gökçek, iddiasını ispat etmezse halkı aldatmaktan dava açacağız" diye de eklemişti.
* * *
Vay sen misin Başkan'a kafa tutan, göle sokmayan...
Daha su kavgasından önce "Yıkarız o üniversiteyi" hıncıyla eski dosyalar açılıverdi.
ODTÜ"de ruhsatsız yapılaşmalar bulunduğu "saptandı"; kampus içindeki 45 binaya 2 trilyon lira, (yanlış okumadınız 2 trilyon lira) ceza kesildi.
Bu cezayla, sadece Ankara"nın değil, Türkiye"nin en iyi mimari projelerinden biri kabul edilen ODTÜ kampusundaki dersliklerden kütüphaneye, müzeden kreşe kadar hemen tüm binaların mühürlenmesi kararlaştırıldı.
* * *
Aslında gerçekten de ODTÜ'nün imarı yoktu; ama şaşırtıcı olan, Başkan'ın yarım asırlık bu gerçeği, görevdeki 14. yılında ve rektörle giriştiği ağız dalaşı sırasında fark etmiş olmasıydı.
Anlaşılan Başkan, intikam yemeğini sıcak seviyordu.
Peki bugüne dek yüzbinlerce mezun veren üniversite, bu imarsız yapılaşma üzerinde rant mı sağlıyordu ki, gecekondu gibi yıkım tehdidiyle cezalandırılıyordu?
Yoksa güzelim kampusa ve Ankara'nın temiz hava deposu ODTÜ ormanına "arazi" gözüyle bakan zihniyet, "Buradan ne güzel kavşak geçirilir" diye iç mi geçiriyordu?
Peki Başbakan'ın tatil yaptığı tatil köyü veya milletvekillerinin oturduğu lüks site imara uygun muydu?
Yarın "yanlış bir siyasi adım"da onlar için de benzer intikam dosyaları açılır mıydı?
Ve yerel seçimler yaklaşırken daha önemli bir soru:
Tarihe "üniversite yıkan Başkan" olarak geçmek, gözü yükseklerde bir politikacıya itibar kazandırır mıydı?
http://www.milliyet.com.t...ticleID=968786&ver=03
--spoiler--
(bkz: 22 temmuz odtu yu yikmak bazi seyler ister eylemi)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar