bugün
- nasıl birisiniz10
- dokunulmasından hoşlanmadığınız yerleriniz7
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- kendinizde değiştirmek istediğiniz şeyler4
- kız kardeşlerim5
- napıyorsunuz9
- sevdiğiniz kişinin sakızını çiğner misiniz5
- kronik işsiz3
- 5 ekim 20264
- ok mesajına cevap veren erkek7
- sözlük gıybeti12
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi7
- hangi tatlısınız10
- hoşlanılan kızın naber lan ezik diye mesaj atması3
- yazarların feyk nick sayısı3
- trip atmak3
- iyi niyetli olmak2
- gunluklerim aylik olmus11
- futbol20
- uefa uluslar ligi14
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- geceye bir tespit bırak5
- çok kötüyüm arkadaşlar4
- arkadaşlar naber ya8
- pazartesi6
- anın görüntüsü21
- fatma betül sayan kaya44
- psycho killer2
- adana osmaniye depremleri ve uzman uyarısı3
- yazarların kötü alışkanlıkları4
- akp seçmeni16
- the merich7
- brezilya2
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak18
- 4 ekim 2026 hollanda sırbistan maçı4
- yazarların güncel flört listesi7
- mesajlaşırken btw yazmak9
- en toksik ilişkilerdeki seksin6
- tabilanmanyak2
- arkadaşlar ben sapık mıyım3
- ekim5
- allah5
- sözlük yazarlarının pudingleri5
- şiiri ayak kokan kadın2
- 195 cm geniş omuzlu hayvan gibi herif7
- yıllar önce girdiğiniz entrynin oylanması4
- sırbistan2
- sözlük yazarlarının istediği çocuk sayısı3
- hollanda2
popüler bilimin anlayabilmemiz adına iki boyutlu olarak bizlere sunduğu "düzlem". halbuki uzay bildiğimiz üzere özünde üç boyutludur. sorun şu ki üç boyutlu uzayın içerisinde yer alan üç boyutlu bir kütlenin o üç boyutlu uzayı nasıl deforme ettiğinin görsel ifadesi ne yazık ki hayal edilemediği için üç boyutlu bir şekil ile gösterilemiyor. örneğin boyutlu bir topu hayalimizde bükebilmek mümkün iken o topun bulunduğu üç boyutlu uzayın bükülmesini hayal etmek mümkün olmuyor. normal bir kütlede hal böyle iken bir karadeliğe sebep olan bir kütlenin bu "düzlemi" tekilliğe bükmesi hayalin ötesinin de ötesine geçiyor.
burada özellikle "düzlem" ifadesini tırnak içine aldım çünkü iki boyutlu uzay bir alan iken üç boyutlu uzay için hacim ifadesini kullanıyoruz fakat hacim dediğimiz şey zaten uzayın içerisinde yer alan bir bölgeyi temsil ediyor. yine de "uzayın genişlemesi" (boşluğun içinde genişlediğini ya da durmadan kendini yani kendi hacmini yarattığını kabul ediyoruz) gibi bir gerçek söz konusu olduğundan "uzayın hacmi genişlemeye devam ediyor" gibi bir ifade kullanıyoruz. uzayın hacminin neyin içinde genişlediği konusu ise elbette klasik tartışmalardan biri. bilimsel anlamda "uzayın dışı" diye bir tanım yok çünkü uzay zaten her an kendi kendini yaratan konumunda olarak kabul ediliyor. bu noktadan sonra ileriye gidersek işin içine felsefe de girmeye başlıyor. varlık ve yokluk gibi kavramlar ile iş içinden iyice çıkılmaz bir hale dönüşüyor. bilimsel kanıtlar ve teoriler ise henüz evrenin kendisinden öteye geçebilmiş değil bu yüzden bu konu felsefi anlamda tartışmaya daha yatkın bir konu deyip geçmek daha uygun olur.
şu iki görselle uzaya iki ve üç boyutlu şekillerde bakalım:
http://pulsar.ama.obspm.fr/Multimedia/courbure.jpg
https://i.ytimg.com/vi/O3-NglSJcJ4/maxresdefault.jpg
ilki klasik iki boyutlu uzay iken ikincisi gerçeğe daha yakın olan bir görseldir fakat yine de tam anlamıyla gerçek uzayın kendisi değildir. dediğim gibi gerçek uzay henüz hayal edilmesi güç bir şey fakat tüm bunları açıklığa kavuşturduğumuz gün evrende var olması muhtemel uzaylıların ezkaza gördüklerinde taşak geçeceği bu iki boyutlu görsellerden de kurtulmuş olacağız. yine de şimdilik bu tip görsellerle onu anlamaya çalışmak elbette önemli.
burada özellikle "düzlem" ifadesini tırnak içine aldım çünkü iki boyutlu uzay bir alan iken üç boyutlu uzay için hacim ifadesini kullanıyoruz fakat hacim dediğimiz şey zaten uzayın içerisinde yer alan bir bölgeyi temsil ediyor. yine de "uzayın genişlemesi" (boşluğun içinde genişlediğini ya da durmadan kendini yani kendi hacmini yarattığını kabul ediyoruz) gibi bir gerçek söz konusu olduğundan "uzayın hacmi genişlemeye devam ediyor" gibi bir ifade kullanıyoruz. uzayın hacminin neyin içinde genişlediği konusu ise elbette klasik tartışmalardan biri. bilimsel anlamda "uzayın dışı" diye bir tanım yok çünkü uzay zaten her an kendi kendini yaratan konumunda olarak kabul ediliyor. bu noktadan sonra ileriye gidersek işin içine felsefe de girmeye başlıyor. varlık ve yokluk gibi kavramlar ile iş içinden iyice çıkılmaz bir hale dönüşüyor. bilimsel kanıtlar ve teoriler ise henüz evrenin kendisinden öteye geçebilmiş değil bu yüzden bu konu felsefi anlamda tartışmaya daha yatkın bir konu deyip geçmek daha uygun olur.
şu iki görselle uzaya iki ve üç boyutlu şekillerde bakalım:
http://pulsar.ama.obspm.fr/Multimedia/courbure.jpg
https://i.ytimg.com/vi/O3-NglSJcJ4/maxresdefault.jpg
ilki klasik iki boyutlu uzay iken ikincisi gerçeğe daha yakın olan bir görseldir fakat yine de tam anlamıyla gerçek uzayın kendisi değildir. dediğim gibi gerçek uzay henüz hayal edilmesi güç bir şey fakat tüm bunları açıklığa kavuşturduğumuz gün evrende var olması muhtemel uzaylıların ezkaza gördüklerinde taşak geçeceği bu iki boyutlu görsellerden de kurtulmuş olacağız. yine de şimdilik bu tip görsellerle onu anlamaya çalışmak elbette önemli.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar