bugün
- engineer2820
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- eski yazarlar geri gelsin12
- ben geldim naneler7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- la loba21
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- dörtlü yakınca her yer otopark sanan zihniyet6
- nervio'nun ayakları17
- recep tayyip erdoğan13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- menemen yiyen erkek13
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı56
- eğirdir gölü canavarı5
- karabüklü kızlar5
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu3
- çirkin şansı4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey8
- fransa da yağmalanan apple mağazası4
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları12
- lille5
- cm 01 022
- hoşgelmiş inşallah kazdır6
- yalancı sözlük yazarları7
- domates çorbası8
- kısa boylu ama kaba erkek5
- gina'ya sımsıkı sarılmak6
- deniz kenarı3
- toplu taşımada sözlüğe girmemek3
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- futbol15
- gs'nin lille maçında dijital ıslık kullanılması2
- öldüreni öldürmek14
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek11
- volkswagen passat7
- uefa şampiyonlar ligi3
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz5
- tofaş otomobil türkiye için çok fazla lüks3
- galatasaray14
- ayaklara en çok yakışan oje2
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip11
- lille osc4
- fransa13
- kolonya koleksiyonu5
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- ukraynalı kızlar gelecek mi beyler6
- galatasaray lille'i yenemesin tanga giyerim6
- skechers giyen kız9
- abi lavabo var mı10
farkettiniz mi bilmiyorum, bugünlerde çıkan köpeklerin bilişsel ve duygusal hayatı üzerinde tahmin ve yorumda bulunan bir sürü kitap var. köpekler düşünür mü, hissederler mi, eğer öyleyse nasıl yaparlar? bu yüzden bu öğleden sonra, kısıtlı yazımda, size ''konuş'' emrini almış iki köpeği hiç abartmadan takdim ederek, işi böyle varsayımlara bırakmamak istedim.
ilk önce ilk köpek, o, sahibiyle ilişkisinin boyutunu değerlendiriyor, başlık da''sahibinin üstünde bir köpek''
''küçük göründüğüm kadar hızlı büyüyorum ondan. oran yediye biri demek istiyorlar. ne olursa olsun, onu geçeceğim bir gün ve yönetimi ele alacağım, ormandaki yürüyüşlerimizde yaptığım gibi ve eğer bu bir şekilde onun aklından geçerse şimdiye kadar kar veya çimlerin üzerine bıraktığım iz olur.''
ve sıradaki köpeğimiz hortlak şeklinde, yani sizi ziyarete gelen ruh gibi konuşuyor.
''ilgisizliğin verdiği üzüntüyü yaşatmaktan hoşlandığın için uyumama bıraktığın köpeğim ben, şu basit şeyi söylemek içimden geldi: seni hiç sevmezdim. yüzünü yalarken, burnunu koparıp atmayı düşündüm. kendini havluyla kurulamanı izlerken, hemen üzerine atlayıp seni sinir etmek istedim. hareket şeklin gücüme gitti, hayvansal incelikten yoksunluğun, yemek için sandalyeye oturma şeklin, kucağında bir battaniye, elinde bir bıçak.. kaçabilirdim ama çok güçsüzdüm, oturmayı ve yan yatmayı öğrenirken bana öğrettiğin aldatmaca ve hakaretlerin en büyüğü, elim olmadan el sıkışmak. kabul ediyorum, tasmanın görünüşü beni heyecanlandırırdı, sadece senin hiç dokunmadığın şeyleri koklayacağım anlamına geldiği için.. buna inanmak istemeyebilirsin ama yalan söylemek için bir sebep yok: arabadan, plastik oyuncaklardan nefret ederdim, arkadaşlarını sevmezdim, daha da kötüsü akrabalarını sevmezdim. isimliğimin şıngırtısı beni deli ederdi. hep yanlış yerimi kaşırdın. senden tek istediğim taslarımda su ve yiyecek olmasıydı. sen uyurken, nefes alışını izledim, ay gökte yükselirken... başımı kaldırıp ulumamak tüm gücümü tüketti. tasmadan kurtuldum artık, sarı yağmurluktan da, desenli süveterden de, senin çimenliğinin saçmalığından da yani, yakın bir zamanda olmayacağını sandığın ve bunun için mutlu olduğun şey dışında, bu yer hakkında tüm bilmen gereken buradaki herkes okuma yazma biliyor, şiirdeki köpek, kediler ve nesirdeki diğer herkes...
ilk önce ilk köpek, o, sahibiyle ilişkisinin boyutunu değerlendiriyor, başlık da''sahibinin üstünde bir köpek''
''küçük göründüğüm kadar hızlı büyüyorum ondan. oran yediye biri demek istiyorlar. ne olursa olsun, onu geçeceğim bir gün ve yönetimi ele alacağım, ormandaki yürüyüşlerimizde yaptığım gibi ve eğer bu bir şekilde onun aklından geçerse şimdiye kadar kar veya çimlerin üzerine bıraktığım iz olur.''
ve sıradaki köpeğimiz hortlak şeklinde, yani sizi ziyarete gelen ruh gibi konuşuyor.
''ilgisizliğin verdiği üzüntüyü yaşatmaktan hoşlandığın için uyumama bıraktığın köpeğim ben, şu basit şeyi söylemek içimden geldi: seni hiç sevmezdim. yüzünü yalarken, burnunu koparıp atmayı düşündüm. kendini havluyla kurulamanı izlerken, hemen üzerine atlayıp seni sinir etmek istedim. hareket şeklin gücüme gitti, hayvansal incelikten yoksunluğun, yemek için sandalyeye oturma şeklin, kucağında bir battaniye, elinde bir bıçak.. kaçabilirdim ama çok güçsüzdüm, oturmayı ve yan yatmayı öğrenirken bana öğrettiğin aldatmaca ve hakaretlerin en büyüğü, elim olmadan el sıkışmak. kabul ediyorum, tasmanın görünüşü beni heyecanlandırırdı, sadece senin hiç dokunmadığın şeyleri koklayacağım anlamına geldiği için.. buna inanmak istemeyebilirsin ama yalan söylemek için bir sebep yok: arabadan, plastik oyuncaklardan nefret ederdim, arkadaşlarını sevmezdim, daha da kötüsü akrabalarını sevmezdim. isimliğimin şıngırtısı beni deli ederdi. hep yanlış yerimi kaşırdın. senden tek istediğim taslarımda su ve yiyecek olmasıydı. sen uyurken, nefes alışını izledim, ay gökte yükselirken... başımı kaldırıp ulumamak tüm gücümü tüketti. tasmadan kurtuldum artık, sarı yağmurluktan da, desenli süveterden de, senin çimenliğinin saçmalığından da yani, yakın bir zamanda olmayacağını sandığın ve bunun için mutlu olduğun şey dışında, bu yer hakkında tüm bilmen gereken buradaki herkes okuma yazma biliyor, şiirdeki köpek, kediler ve nesirdeki diğer herkes...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar