bugün
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- iremga7
- afrika nasıl kalkınabilir15
- enel hak6
- arkadaşlar bakar mısınız20
- meal kuran değildir3
- had bildirmek4
- kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı4
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek3
- honda civic4
- zenci öğrenci2
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- derin mermerci3
- kart uzatınca nakit yok mu diyen esnaf3
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- ak parti2
- ayetleri eğip büken kitle7
- bennu gerede2
- kpss sınav ücretinin 800 tl olması4
- 2028 avrupa kupası2
- elbise giyen erkek2
- kayıp uygarlıklar4
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- kadınların piç erkek tercihi4
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun2
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- arkadaşlar çok mutluyum2
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği6
- anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az3
- bisikletçi pipisi6
- dead internet teorisi3
- ekonomi13
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- sabah kahvaltısı5
- paralel evrenler3
- avcı toplayıcıların harran etrafındaki t sütunları3
- neli dondurma seversiniz14
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- ayhan ışık4
- 2028 de genel seçim olmazsa ne yaparsınız4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- dünya 5 ten büyüktür5
- merkür den dünyaya elmas getirmek6
- zamanın göreceliliği5
- armut dibine düşer2
- dünyadaki yerçekimi anomalileri2
- ismail tutti frutti seyrediyorum göremiyorum eğil3
- laiklik2
bana hep the collector'ü anımsatmış şarkıydı. "ulan" dedim, "bu kadar da olmaz". küçük bir google araştırmasından sonra öğrendim ki bu single'ın kapağını the collector'ün filminin setinde çekmişler.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar