bugün
- meal kuran değildir12
- iremga12
- had bildirmek7
- arkadaşlar hesabımı silesim var ya5
- acil iş fikri lazım arkadaşlar16
- afrika nasıl kalkınabilir15
- insanlara teşekkür etmeyen allah'a da şükretmez2
- birinin size söylediği en kırıcı şey nedir3
- siz ne anlarsınız2
- bennu gerede3
- arkadaşlar bakar mısınız20
- nude atmak2
- enel hak6
- honda civic5
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- kirli sakal2
- bulgaristan5
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- sözlükte bir yazarı övmek2
- kahverengi kokarcaya karşı samuray arısı4
- koltuk sevdası olanların bu partide yeri yoktur2
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- çırılçıplak şekilde tabancayla ateş etmek3
- ayetleri eğip büken kitle7
- turşulu dondurma2
- derin mermerci3
- kpss sınav ücretinin 800 tl olması4
- kart uzatınca nakit yok mu diyen esnaf3
- kayıp uygarlıklar4
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz13
- zenci öğrenci2
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- 2028 avrupa kupası2
- elbise giyen erkek2
- kadınların piç erkek tercihi4
- mustafa kemal atatürk3
- ekonomi13
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği6
- bisikletçi pipisi6
- abi kartta komisyon kesiliyor haberin olsun2
- ak parti2
- anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az3
- neli dondurma seversiniz14
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- dead internet teorisi3
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- sabah kahvaltısı5
- arkadaşlar çok mutluyum2
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
bana hep the collector'ü anımsatmış şarkıydı. "ulan" dedim, "bu kadar da olmaz". küçük bir google araştırmasından sonra öğrendim ki bu single'ın kapağını the collector'ün filminin setinde çekmişler.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar