bugün
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı9
- habire12 adamdır14
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması14
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı5
- melissa vargas4
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak13
- voleybol maçı izleyen erkek5
- gece denize girmek12
- melissa vargas'dan tokat yemek3
- melissa vargas benim allahımdır2
- siyaset bilimci olmadan siyaset yapmak3
- başak burcu8
- sözlükteki görünmez el2
- bad boy5
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- hakkımda bilmeniz gerekenler35
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi4
- hijo de puta3
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması7
- filenin sultanları4
- güneş3
- sözlük içi şakalar3
- usta yazarların dediğini yapın yaptığını yapmayın4
- nickten isim tahmini yapmak25
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- akrep kadını4
- kaykaydan düşmek2
- zencilere maymun denmesi3
- cehennem2
- kaymak vs tereyağı6
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak5
- un certain regard3
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- karton toplayan balkan göçmeni4
- kuşadası ndaki başıboş köpek domuz kavgası4
- antalya da yaşamak4
- aylık 481 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- as maca8
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- ismet gürbüz'ün en sevdiği gazete3
- ismet gürbüz nednn türkiye'ye gelemiyor3
- dem parti9
- çocukluğa götüren şeyler3
- ai değil alın teri entry4
- limonlu makarna10
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
hoş bir the smiths şarkısı, morrissey pek hazzetmiyormuş bu şarkıdan. sözleri ise:
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
all men have secrets and here is mine so let it be known
we have been through hell and high tide
i think i can rely on you
and yet you start to recoil
heavy words are so lightly thrown
but still i'd leap in front of a flying bullet for you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and you must be looking very old tonight
the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you make me feel so ashamed
because i've only got two hands
well, i'm still fond of you
so what difference does it make?
so what difference does it make?
it makes none, but you have gone
and your prejudice won't keep you warm tonight
oh the devil will find work for idle hands to do
i stole and i lied, and why? because you asked me to
but now you know the truth about me
you won't see me anymore
well, i'm still fond of you
but no more apoligies
no more, no more apoligies
i'm too tired, i'm so sick and tired
and i'm feeling very sick and ill today
but i'm still fond of you
bana hep the collector'ü anımsatmış şarkıydı. "ulan" dedim, "bu kadar da olmaz". küçük bir google araştırmasından sonra öğrendim ki bu single'ın kapağını the collector'ün filminin setinde çekmişler.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
kapak bu:
görsel
filmin başrolü terence stamp, resimdeki adam yani, bir yerden sonra "istemiyorum bu kapağı artık" falan yapmış, bu sefer de elinde süt tutan bir morrissey'i kapak yapmışlar.
orijinal kapakta terence elinde plastik bir paketin içinde kloroformlu bez tutuyor. genelde hanımkızımızı bayıltmak için kullanıyor falan. fakat morrissey versiyonunda eldeki paket süt dolu bir bardak oluyor. ki aradaki farkı fark etmek harbiden zor.
bu da morrisseylisi. hatta ben orjinalini ilk gördüğümde paketi direkt süt sanmıştım. *
görsel
orijinali çok daha güzel tabii. terence da daha sonra vazgeçiyor, onun olduğu kapakla devam ediyorlar. morrisseyli versiyonu da çok nadir bulunuyor zaten fazla üretilmediğinden. bayağı bir değerli oluyor.
neyse.
sonuç olarak, the collector'le bir bağlantısı var. sözleri de hiç öyle biten bir ilişkinin ardından yakılmış ağıt falan olmuyor bu durumda.
sözler hep Frederick Clegg karakterinin ağzından yazılmış. belli oluyor. bu yüzden birazcık bitmiş ilişki görünümü var.
--spoiler--
üç dizede neredeyse bütün kitabı işlemişler işte. kız kaçırılıyor, ağır laflar ediliyor, bizimkisi vazgeçmiyor. "senin için kendimi kurşunun önüne atarım" gibi laflar etmeye devam ediyor. kaçıranın kendisi olmasına rağmen, sanki mağdur olan da kendisiymiş gibi kızın kendisini utandırmasından şikayetçi oluyor. "ulan iki elim var, nasıl yetişeyim" gibi laflar ediyor.
yani "ben seni ne olursa olsun seviyorum, hep seviyorum" diyor, "ne fark eder nasıl tanıştığımız, seni kaçırmış olmam, beni sevmiyor oluşun, benim alt sınıftan, cahil birisi olmam" falan diyor. ikinci dizenin son mısrasında da "bakalım ön yargın seni bu gece ısıtabilecek mi?" diyor, ki kadın zatürreden ölüyor daha sonrasında.
son dizede de kız öldükten sonra clegg'in düşünceleri verilmiş işte. "şimdi hakkımdaki gerçeği biliyor olsan da artık beni görmeyeceksin, ki seni hala seviyorum", "ama artık özür dilemek yok", "çok yorgunum" falan hep.
--spoiler--
çok güzel lan.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar