bugün

galatasaray

sezonu büyük olasılıkla bir türkiye kupası ve ligde ikincilik derecesiyle bitirecek olan takımım.

gecenin bu saatinde oturup bir şey karalıyorum, oturup bir şeyler düşünüyorum bu takım hakkında. hem de elimde hiçbir güç ve yetki yok. neden? seviyorum.

çok geriden almayacağım ama bu takım 8. sırayı gördü 3 sezon önce. dipteydik. gittiğimiz anadolu deplasmanlarında cimbom kümeye diye bağırıyorlardı. yılda 1 kere takım görülecek olduğundan deplasman tribünü dolu oluyordu genelde. peki ya onun dışındaki maçlar? şampiyon olunan iki sezon bir kahvede galatasarayın maçını 60 kişi izliyorsa o sezon 5 kişiydi. kahveci abi, ben, emekli amca olarak çok maç izledim vaktinde. galatasarayın iyi günü kötü günü diye ayırt etmedim hiç. galatasarayın maçı varsa gider izlerim.

ünal aysal geldi, fatih terim geldi, selçuk geldi melo geldi. 2 sezon üst üste şampiyonluk geldi.

ikinci sezonun mersin maçından itibaren aysal-terim ikilisi arasında ipler koptu. iki taraf fırsat kollamaya başladı. hatta o maçtan sonra aysal'ın hocayı gönderme kararı aldığı ali dürüst-albayrak ikilisinin engellediği söylenir. fatih hocanın takımı tekrar şampiyon yapmasıyla aysal terim'i gönderemedi.

bu sezon kötü bir real madrid maçı dışında lige iyi başlamış bir galatasaray, deplasmanda beşiktaşı mağlup etmiş bir takım vardı. demirören ve tayyip erdoğan terim'in milli takım başına geçmesine karar verdi. terim'e teklif götürüldü. terim başkana gidin izin alın dedi. aysal için bulunmaz fırsat ayağına gelmişti. tabi dedin görüşün. fakat terim'in galatasarayı bırakmaya niyeti yoktu, biraz egosu var hocanın şimdi. ikisi birden dedi. demirören için sıkıntı yok eyvallah dedi. aysal olur falan dedi ama fırsat kolluyor.

fatih hoca şimdilik geçici dedi milli takım işi. sezon sonuna kadar yeni sözleşme görüşmesi falan da yok. aysal'ın kafasında real madrid sonucundan sonra beşiktaş mağlubiyetiyle hocayı göndermek vardı aslında. hatta beşiktaş maçı öncesi hatıralyın galibiyet primi için drogbayla görüşmüştü. hoca yine kazandı. hoca pes etmiyor. hoca pes eetmiyor ama aysal da en az terim kadar egoist bir başkan. ali dürüstü ve albayrak'ı tasfiye etmek kolay değildi yoksa. topladı yönetimi hocayı kovuyoruz dedi. aman dur diyecek bir yönetici yok zaten karşısında. candan erçeğin fatih hocayı mı düşünsün ertesi günkü konseri mi düşünsün? hoca kovuldu. son sözleri gözlerinden yaşlar akar şekilde hakkınızı helal edin oldu. helal olsun hocam.

mancini geldi. değil mancini mezarından metin oktay kaldırılsa zordu görevi. o baskıyı kaldırmak zordu. mancini'nin takımı gol attığında imparator fatih terim diye bağırıyordu taraftar.

sezonun içinde oynanan futbolu falan çok tartışmayacağım. mancini bu takımı yönetemedi. her maça bir kadro, her maça bir taktik. başarısız oldu. seneye manciniyle devam etmek 1 sezonu daha heba etmek olur.

bazı oyuncular için konuşmak gerek.

semih kaya: olmadı. büyük bir yıldız doğuyor diye beklerken bu sezon bir adım daha ileriye götüremedi futbolunu. önceki maçlarının hatrı var. önümüzdeki sezon yine bu takımın as stoperi olacak. seneye de olmazsa, türk futbolunun ortalama bir stoperi olarak kalır.

selçuk inan: aldığın paranın hakkını verdiğini düşünüyor musun? derdin neydi bu sezon? 3 tane maçın yok yahu. umarım iyi bir kamp dönemiyle kendine gelirsin.

burak yılmaz. bazen tamamsın bazen değişiksin. karakterinle ilgili sıkıntı olmadıkça bu takımda kalmanda mahsur yok.

melo: adamsın.

sneijder-selçuk: aralarında problem yok diye düşünüyorum. ikisinin de dertleri başka birbirleriyle değil.

önümüzdeki sezon için hoca gitmeli, aysal gitmeli. yabancıların çoğu gitmeli.

aysal'ın gitme gerekliliği sadece başarısızlıkla ilgili değil. çok şey var. onu ayrı bir zamanda yazacağım.

iyi gün taraftarları için kötü bir sezondu, başarısızlık vardı.
biz gerçek araftar içinse rezalet bir sezondu, ruhsuzluk vardı.
© copyright 2005 - 2026