bugün
- arabanın ön koltuğuna t shirt giydirmek9
- abi lavabo var mı10
- ayağına nutella sürüp bu bitecek diyen kız10
- hesabını gizleyen erkek yazar23
- öldüreni öldürmek13
- sözlükteki tramessi yazarlar9
- ak parti tabanının fon soygunu eleştirisi13
- sabah erken kalkmanın erdem sayılması10
- asansörde selam verme zorunluluğu7
- demokles'in kılıcı abi ya8
- izmirim izmirim nereye gitsem özlerim5
- la loba8
- skechers giyen kız4
- mahallede rönesans başlaması5
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı54
- çeyrek depo kalır kalmaz akaryakıt alan tip8
- entry formatı2
- yazarların stres ve sıkıntı ile başa çıkma yolları5
- sevgiliyle görüşme sıklığı4
- başlık açarken ilk entryde tüm şakaları yapmak2
- nervio'nun ayakları2
- sözlükten bir yazarla evlenilir mi3
- sabah sabah metrobüste yaşanan gürültü kirliliği4
- eşek alıp şehirde gezmek5
- israil seçimleri4
- mahalle bakkalının zamanı durdurması3
- x hanım kasa lütfen3
- aldın aldın2
- neden uyandınız6
- menemen yiyen erkek6
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- buzdolabının içim üşüdü demesi3
- dünyanın uzayın taşrası olması2
- cenazende yanlışlıkla halay çekilmesi2
- hiçbir yere varmayan merdiven3
- asgari ücretle hayal kurmak4
- yanlışlıkla bir ülkenin başkenti olmak2
- sözlüğe bicepsini atmış erkeğin namusu6
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz2
- erkeklerin kadınları anlayamaması5
- güzel ayaklılar eklesin2
- ağızdan çıkan lafın dönüşü olmaması3
- hoşgelmiş inşallah kazdır2
- aşk14
- kız isteme ayininde tuzlu kahve ikram eden yelloz2
- çay demlemekle övünen kız2
- kot kafalı2
- japonlan evlencem dye türkmenistanlıylan evlenmek4
- kalıcı yaz saati uygulaması2
- parazitli'a m frekansı radyoları dinlemek3
hiçbir zaman politikaya bulaşmayarak, her daim müzikle sevişmiş olan gruptur queen. freddie'nin bilgi ve becerisi sayesinde müzik piyasasına hükmedecek akımları önceden fark etmiş ve böylelikle her zaman için kalıcılığını korurken, stadyum konserlerini başlatan ilk grup, ilk video klibi çeken grup gibi sayısız ünvanları elde ederek istatistiklerin -çok afedersiniz- en çok aq ingiliz grubu olmuştur.
fakat politikaya sırt çevirmeleri ne yazık ki queen'in "dünyaya yön veren albümler, gruplar" gibi listelerin en meşhur ama en fransız grubu kalmalarına yol açmıştır. tam da bu noktada çeyrek yüzyıldır devam etmekte olan bir tartışmaya değinmek gerekir ki, o da, pink floyd-queen fanlarının birbirini çekememe durumudur. bu konuda söylenebilecek tek şey vardır! bu iki grubu kıyaslamak demek, müzikten zerre kadar anlamadığınızı belirtmek demektir. çünkü her iki grupta, farklı yollarda tek taştırlar, bir benzerleri ya da rakipleri daha yoktur. fakat insanlar futbol takımı tutar gibi bir grubu sevip sonra da sidik yarıştırmasını pek bir seviyor. müzik futbol değildir. pink floyd ile led zeppelin'i karşılaştırdıktan sonra hızınızı alamayarak the doors ile queen'i karşılaştırdığınızda elde edeceğiniz tek sonuç, "şapşal" olduğunuzdur.
yeniden queen'e dönecek olursak.. kraliçe haşmetli! kraliçe gerçekten de kibirli ve sahnelerin en masum sanatsal görünümü altında en orospu zillisi gerçekten de. tıpkı mercury'nin istediği gibi. 70'lerden 90'ların başına kadar gelişen bütün akımların en güzel örneklerini verdiler, bu yüzden yüzyıl sonra da gerçekten kalıcı olacaklar ki, bundan daha büyük bir ödül yok zaten.
eğreti bir ağacın dalları gibi yayılmakta olan entryimizde, şarkılarından biri hakkında da konuşmak gerekirse, işin kolayına kaçacağım ve the show must go on hakkındaki düşüncelerimi belirteceğim. the show must go on, şüphesiz ki mercuy'nin hayayı boyunca hiç ama hiç seslendirmek istemeyeceği bir ağıttı. sahnelerin lordu yavaş yavaş ölüyor, fakat bu işin bitmemesi gerektiği hakkında herkesi uyarıyordu. başka kim seslendirirse seslendirsin içerisinde bulunan sözlerin üzerine birkaç beden bol geleceği bu şarkı, kraliçe'ye dar bile geliyordu.
mercury, "the show must go on" dediğinde hiç kimse sırıtamadı! "the show must go on" dediğinde hiç kimseler gülüp de, "merak etme sensiz de bu kervan yürür!" diyemedi. çünkü kraliçe'nin olmadığı bir rock dünyası ne kadar güzel olabilirdi ki? bütün büyük gruplar yıkılmıştı, bütün büyük grupların saçmaladığını görmüştü dünya ve o dünya efsanevi grupların yaşlandıkça nasıl çöktüğüne de tanıklık etmişti. ama 20 küsür senelik kraliçe yaşlanmıyordu! o hep daha güzelleşiyordu, o hep daha güzel.
kimse queen'i ciddiye almamazlık yapamazdı ki, bugün durum eskisinden de daha ciddidir!
sonuç olarak..
siz hala şovun devam ettiğini mi sanıyorsunuz?!
şov bitti! bütün büyük gruplar dağıldı. bütün o akıllı herifler bir yana saçıldı. artık 20-30 senelik titan gruplar yok. sadece günümüzü kurtarmaya yetecek birkaç yıllık placebo'lar (placebo kelimesine dikkat ediyorsunuz di mi!) küçük parlamalı coldplay'ler var. bu tüketim çılgını ve iyicene sündürülmüş olan müzik dünyası bir daha böyle haşmetli bir dönemi göremeyebilir.
zeplinler havada parçalandı.
duvarlar hiç olmadığı kadar uzun ve büyük bugün.
kraliçe ise artık derin bir uykuda.
god save the queen!
fakat politikaya sırt çevirmeleri ne yazık ki queen'in "dünyaya yön veren albümler, gruplar" gibi listelerin en meşhur ama en fransız grubu kalmalarına yol açmıştır. tam da bu noktada çeyrek yüzyıldır devam etmekte olan bir tartışmaya değinmek gerekir ki, o da, pink floyd-queen fanlarının birbirini çekememe durumudur. bu konuda söylenebilecek tek şey vardır! bu iki grubu kıyaslamak demek, müzikten zerre kadar anlamadığınızı belirtmek demektir. çünkü her iki grupta, farklı yollarda tek taştırlar, bir benzerleri ya da rakipleri daha yoktur. fakat insanlar futbol takımı tutar gibi bir grubu sevip sonra da sidik yarıştırmasını pek bir seviyor. müzik futbol değildir. pink floyd ile led zeppelin'i karşılaştırdıktan sonra hızınızı alamayarak the doors ile queen'i karşılaştırdığınızda elde edeceğiniz tek sonuç, "şapşal" olduğunuzdur.
yeniden queen'e dönecek olursak.. kraliçe haşmetli! kraliçe gerçekten de kibirli ve sahnelerin en masum sanatsal görünümü altında en orospu zillisi gerçekten de. tıpkı mercury'nin istediği gibi. 70'lerden 90'ların başına kadar gelişen bütün akımların en güzel örneklerini verdiler, bu yüzden yüzyıl sonra da gerçekten kalıcı olacaklar ki, bundan daha büyük bir ödül yok zaten.
eğreti bir ağacın dalları gibi yayılmakta olan entryimizde, şarkılarından biri hakkında da konuşmak gerekirse, işin kolayına kaçacağım ve the show must go on hakkındaki düşüncelerimi belirteceğim. the show must go on, şüphesiz ki mercuy'nin hayayı boyunca hiç ama hiç seslendirmek istemeyeceği bir ağıttı. sahnelerin lordu yavaş yavaş ölüyor, fakat bu işin bitmemesi gerektiği hakkında herkesi uyarıyordu. başka kim seslendirirse seslendirsin içerisinde bulunan sözlerin üzerine birkaç beden bol geleceği bu şarkı, kraliçe'ye dar bile geliyordu.
mercury, "the show must go on" dediğinde hiç kimse sırıtamadı! "the show must go on" dediğinde hiç kimseler gülüp de, "merak etme sensiz de bu kervan yürür!" diyemedi. çünkü kraliçe'nin olmadığı bir rock dünyası ne kadar güzel olabilirdi ki? bütün büyük gruplar yıkılmıştı, bütün büyük grupların saçmaladığını görmüştü dünya ve o dünya efsanevi grupların yaşlandıkça nasıl çöktüğüne de tanıklık etmişti. ama 20 küsür senelik kraliçe yaşlanmıyordu! o hep daha güzelleşiyordu, o hep daha güzel.
kimse queen'i ciddiye almamazlık yapamazdı ki, bugün durum eskisinden de daha ciddidir!
sonuç olarak..
siz hala şovun devam ettiğini mi sanıyorsunuz?!
şov bitti! bütün büyük gruplar dağıldı. bütün o akıllı herifler bir yana saçıldı. artık 20-30 senelik titan gruplar yok. sadece günümüzü kurtarmaya yetecek birkaç yıllık placebo'lar (placebo kelimesine dikkat ediyorsunuz di mi!) küçük parlamalı coldplay'ler var. bu tüketim çılgını ve iyicene sündürülmüş olan müzik dünyası bir daha böyle haşmetli bir dönemi göremeyebilir.
zeplinler havada parçalandı.
duvarlar hiç olmadığı kadar uzun ve büyük bugün.
kraliçe ise artık derin bir uykuda.
god save the queen!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar