bugün
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz8
- üniversite okumanın gereksiz olması6
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- sözlük kızlarının babaları3
- imralı basılsın apo piçi asılsın4
- sözlük yazarlarının favori dizisi6
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yazarların favori oyun karakteri5
- 1948 arap israil savaşı9
- tuvaletin tıkanması2
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- allah4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı10
- ebrar sitesi2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak4
- oswald cupplepot3
- tai lung26
- acı acı osurmak5
- i m horny diyen kız3
- bira6
- sözlükteki cin moderatörler2
- stack overflow kopyala yapistir2
- osuruktan şiirler89
- türkiye de emeklilik4
- youtube3
- su bardağı ile çay içmek7
- kedi3
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- şafak sezer'in son hali2
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- dolar isterse 100 olsun41
- fenerbahçe19
- arap ismail3
- 2026 ekonomik krizi20
- nervio varıdı nerede o8
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- sophie dee'nin memeleri4
- ismet gurbuz 202411
- yazarların favori giyim markası15
- ebru şallı2
- berber fiyatlarındaki fahiş artış3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler3
- cinlerden yardım alan platformlar3
- anderson talisca6
- andrea bocelli 30 the celebration2
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- sözlük dayısı dövmek6
- 22 ağustos 2026 dortmund bayern münih finali2
- askerden sonra dikkat çekmek4
herhalde en güzel şiirlerinde ilk üçe giren biri de "su çürüdü"
Su Çürüdü
1
Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnizca anahtar deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri.
Yalnizlik hiç de tanrisal degil, görkemli degil.
O yalinzca geçmisle gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir leke yalnizlik denilen.
Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan havayla isikta... ( Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygiyla yaktim, jiletle kazidim.
Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kuledip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
2
Zamani yiyip bitirdi karanlik.
Gece yoktu.
Günes çoktan kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi yirtiyordu.
Saklayan kirbaç gibi...
Aci duvarini asan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu zorluyordu artik.
Sesim yoktu.
Karanligin karninda yitirdim sesimi.
Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama durmadan soruyorlardi.
Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti.
Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar...
3
Iki seyi bilmek istiyorum.
(Belki ayni seyi iki kere bilmek istiyordum.)
Duvarlarin rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum.
Duvarlarin bir rengi olmali.
Ama hiçbir duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam.
Adi yoktu bu rengin, kimyasi yoktu.
Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtardeliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim...
Sanki bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim...
Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki.
Ne beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara...
Cüzzamlinin, vebalinin bir rengi vardir.
Irinin bir rengi...
Ölunun bile bir rengi vardir ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu.
Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
5
Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum.
'Insana benziyorlardi' diye duymustum bir vakitler.
Demek ki simdi maymun halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
6
Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum.
Böcek sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda.
Oysa kuru bir yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti.
Belki çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi...
Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bagrindaki tohumu.
Çöl, bütün vahalarini bu damlayla yesertecek...
Genzim yaniyor.
Ince bir kan seridi siziyor dudaklarimdan.
Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
(Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...
1982
Kalbim Unut Bu Siiri
Ahmet Telli
kaynak: http://www.antoloji.com/su-curudu-siiri/
Su Çürüdü
1
Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnizca anahtar deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri.
Yalnizlik hiç de tanrisal degil, görkemli degil.
O yalinzca geçmisle gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir leke yalnizlik denilen.
Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan havayla isikta... ( Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygiyla yaktim, jiletle kazidim.
Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kuledip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
2
Zamani yiyip bitirdi karanlik.
Gece yoktu.
Günes çoktan kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi yirtiyordu.
Saklayan kirbaç gibi...
Aci duvarini asan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu zorluyordu artik.
Sesim yoktu.
Karanligin karninda yitirdim sesimi.
Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama durmadan soruyorlardi.
Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti.
Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar...
3
Iki seyi bilmek istiyorum.
(Belki ayni seyi iki kere bilmek istiyordum.)
Duvarlarin rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum.
Duvarlarin bir rengi olmali.
Ama hiçbir duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam.
Adi yoktu bu rengin, kimyasi yoktu.
Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtardeliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim...
Sanki bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim...
Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki.
Ne beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara...
Cüzzamlinin, vebalinin bir rengi vardir.
Irinin bir rengi...
Ölunun bile bir rengi vardir ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu.
Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
5
Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum.
'Insana benziyorlardi' diye duymustum bir vakitler.
Demek ki simdi maymun halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
6
Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum.
Böcek sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda.
Oysa kuru bir yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti.
Belki çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi...
Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bagrindaki tohumu.
Çöl, bütün vahalarini bu damlayla yesertecek...
Genzim yaniyor.
Ince bir kan seridi siziyor dudaklarimdan.
Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
(Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...
1982
Kalbim Unut Bu Siiri
Ahmet Telli
kaynak: http://www.antoloji.com/su-curudu-siiri/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar