bugün
- diamond bosphorus denince akla gelenler11
- macron adamdır13
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen27
- bursa'nın şeftalisi çok meşhurdur diyen kız3
- akp ve mhp oylarıyla reddedildi4
- filistin52
- sude kiray ismet gurbuz evliliği3
- sözlük prenslerinin fotoğrafları3
- eğer bir dizi veya film karakteri olsaydınız7
- kabir ziyareti6
- ten uyumu vs kafa uyumu12
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar4
- 2026 uludağ sözlük analizi8
- silvermist'in mutfağına konuk olmak5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak7
- biranın tok karnına içilmemesi3
- neml suresi 90 ayet2
- 1 artı 1 havuzlu müstakil ev2
- ne kadar yaşlısın16
- antipanik sahipsiz değildir6
- megan fox6
- sen özgür bir suriyelisin2
- fon kurdum para yatırır mısınız15
- galatasaray'ın tekrar lider olması2
- hiç kibir yoksa karakter büyük sıkıntı7
- duyduğunuz en ağır laf4
- mossat yaptı abi heralde yani9
- fussilet suresi 34 ayet2
- anın görüntüsü26
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması6
- fransız arabaları9
- birader bey olmayanlar4
- lgbt bireylerinin asıl amacı4
- uludağ sözlük akımları3
- yanan sıvı maddeler2
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu17
- türklere karınız nasıl diye sormak6
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi6
- kamal6
- sadece türkiye milliyetçi olsun düşüncesi2
- yakışıklıksız sözlük erkeklerinin pazar kombileri4
- astral seyahat gerçek mi6
- sigara satışında kimlik şartı tartışması4
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı3
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması8
- yanındakiyle yaşar aklındakiyle ölürsün7
- erecto biraderin suyu ıslatması2
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan4
- düşman ülkeler3
- bedelini ödeyen yazarlar17
herhalde en güzel şiirlerinde ilk üçe giren biri de "su çürüdü"
Su Çürüdü
1
Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnizca anahtar deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri.
Yalnizlik hiç de tanrisal degil, görkemli degil.
O yalinzca geçmisle gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir leke yalnizlik denilen.
Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan havayla isikta... ( Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygiyla yaktim, jiletle kazidim.
Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kuledip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
2
Zamani yiyip bitirdi karanlik.
Gece yoktu.
Günes çoktan kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi yirtiyordu.
Saklayan kirbaç gibi...
Aci duvarini asan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu zorluyordu artik.
Sesim yoktu.
Karanligin karninda yitirdim sesimi.
Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama durmadan soruyorlardi.
Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti.
Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar...
3
Iki seyi bilmek istiyorum.
(Belki ayni seyi iki kere bilmek istiyordum.)
Duvarlarin rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum.
Duvarlarin bir rengi olmali.
Ama hiçbir duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam.
Adi yoktu bu rengin, kimyasi yoktu.
Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtardeliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim...
Sanki bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim...
Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki.
Ne beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara...
Cüzzamlinin, vebalinin bir rengi vardir.
Irinin bir rengi...
Ölunun bile bir rengi vardir ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu.
Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
5
Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum.
'Insana benziyorlardi' diye duymustum bir vakitler.
Demek ki simdi maymun halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
6
Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum.
Böcek sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda.
Oysa kuru bir yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti.
Belki çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi...
Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bagrindaki tohumu.
Çöl, bütün vahalarini bu damlayla yesertecek...
Genzim yaniyor.
Ince bir kan seridi siziyor dudaklarimdan.
Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
(Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...
1982
Kalbim Unut Bu Siiri
Ahmet Telli
kaynak: http://www.antoloji.com/su-curudu-siiri/
Su Çürüdü
1
Yetmis iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnizca anahtar deliginden hava giriyor ve ölü bir isik siziyor içeri.
Yalnizlik hiç de tanrisal degil, görkemli degil.
O yalinzca geçmisle gelecek, ölümle yasam arasinda kocaman bir karanlik nokta.
Geçmisi ve gelecegi olmayan, ölümle yasam arasinda irinli bir leke yalnizlik denilen.
Simdi ne varsa, anahtar deliginden sizan havayla isikta... ( Farkina varsalar, kapatirlar miydi onu da?)
Bütün bellegimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygiyla yaktim, jiletle kazidim.
Çigliklarin araligindan uçurdum hepsini, kuledip savurdum.
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
2
Zamani yiyip bitirdi karanlik.
Gece yoktu.
Günes çoktan kömürlesmis ve yeryüzü yapiskan bir karanlikla örtülmüstü.
Yabanil sesler geliyordu derinlerden ve karanligi ince bir biçak gibi yirtiyordu.
Saklayan kirbaç gibi...
Aci duvarini asan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabugunu zorluyordu artik.
Sesim yoktu.
Karanligin karninda yitirdim sesimi.
Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama durmadan soruyorlardi.
Tanrilar bilmiyordu sorduklari seyleri, peygamberler büsbütün hain çikmisti.
Ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar...
3
Iki seyi bilmek istiyorum.
(Belki ayni seyi iki kere bilmek istiyordum.)
Duvarlarin rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarimla, avuçlarimla,
dilimle dokunuyorum.
Duvarlarin bir rengi olmali.
Ama hiçbir duvarcinin, hiçbir ressamin bu rengi bildigini sanmam.
Adi yoktu bu rengin, kimyasi yoktu.
Belki renksizligin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarlarin rengi...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
4
Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtardeliginden sizan ölü isikta ellerime bakiyorum. Ellerim...
Sanki bir kadinin memelerini hiç oksamamis, sicakligini duymamis.
Ellerim...
Her dizesi çiglik olan siirleri hiç yaratmamis sanki.
Ne beyaz tenliyim artik, ne esmer, ne de kara...
Cüzzamlinin, vebalinin bir rengi vardir.
Irinin bir rengi...
Ölunun bile bir rengi vardir ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin rengiydi bu.
Çürüyen bir dünyanin...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
5
Killi, ayaklari üzerinde duramayan bir yaratiktim artik.
Soyumun neye benzedigini unuttum.
'Insana benziyorlardi' diye duymustum bir vakitler.
Demek ki simdi maymun halkasinda insanlik...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
6
Agzimi anahtar deligine dayayip havayi emiyorum.
Böcek sokmasi gibi bir yanma duyuyorum bogazimda.
Oysa kuru bir yapragi bile dalindan düsürecek gibi degil bu esinti.
Belki çöle dönmüs topraga tek yagmur damlasinin düsüsü yalnizca.
Çamur gibi bir yagmur damlasi...
Ama toprak, bu damlayla çatlatacak bagrindaki tohumu.
Çöl, bütün vahalarini bu damlayla yesertecek...
Genzim yaniyor.
Ince bir kan seridi siziyor dudaklarimdan.
Kirli, sicak ve simsiyah...
Adimdan gayrisini bilmiyorum.
7
Suyum, bir litrelik karton süt kutusu içinde.
Yetmis iki gündür sakindigim ve her gün ancak bir kere dudaklarimi degdirdigim...
Dilimi bir köpek gibi degdirdigim.
(Dilin suya dokunusu... Bir süngerin denizi yutusu yani. Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere degdiriyorum dudaklarimi suya. Dilimi kaçiriyorum artik.
Sünger, bütün vantuzlarini birden uzatmasin diye... Batakliktaki suyun da bir su yani vardir.
Çürüyen bir bedenin bile dayanilabilir kokusuna.
Kutuda kalan son bir yudum su, bu bile degildi artik.
Küstü, öldürdü kendini su...
Su çürüdü...
Adimdan gayrisini bilmiyorum...
1982
Kalbim Unut Bu Siiri
Ahmet Telli
kaynak: http://www.antoloji.com/su-curudu-siiri/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar