bugün
- üzülmeyin seneye tekrar gidersiniz14
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı63
- istanbul mahvoldu9
- bugün tüm fenerbahçeli yazarların hasta olması6
- ismail kartal7
- ayrıldık31
- ulaştırma ve altyapı bakanlığı'nın işi nedir6
- fenerbahçenin yarım düzine gol yemesi4
- istanbul sel felaketinin sözlükte yer almaması5
- nordsjaelland vs aston villa2
- fenerbahçeli yazarlar15
- pıttık fırlatma akımı10
- sigara içmek kör olma riskini artırır3
- bahçeli'nin arabistan'a askeri destek çağrısı4
- gibson'a sarılıp teselli etmek3
- tarihin en iyi aston villası3
- kaloriferci2
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- ev boş gelsene diyen kızın amacı13
- mustafa kemal atatürk2
- smart2
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- sigara3
- cedidacer2
- refah düzeyi yüksek ülkelerin ortak noktası3
- arkadaşlar size bi soru sorucam56
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- yahudi cesaret madalyası alan bop eşbaşkanı2
- enayimiknatisii26
- kalbi kırılmış bir adamın gidebileceği yer2
- kurtlar vadisi yakışıklı2
- queen ravenna'ya açık teklif12
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız13
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru11
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı2
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- erkeği karizmatik gösteren şeyler28
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- seks neden ayıptır14
- elektrik akımına kapılan 14 yaşındaki çocuk2
- sözlük profiline vesikalık fotoğraf koymak4
- arkadaşlar çok sıkıcısınız8
- arkadaşlar acıktım8
- ithal kürtler10
- aston villa 6 fenerbahçe 07
- evde çiçek yetiştiren erkek7
- from gold from dust5
- fenerbahçe6
halen hakkında ergen düzeyli kelam edilen adam.
adının önünde "doç dr" olunca bir halt olduğunu sananlara söyleyelim, söz konusu zevat* psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle ilgili her hangi bir bölümde ihtisas yapmamıştır. gazetecilik bölümünden mezun, halkla ilişkiler falan gibi dersler veren biridir.
ihtisası olmayan alanları neden sıraladığımıza gelirsek, sanki kendisi o alanlarda otoriteymiş, sözü teori kabul edilirmiş gibi bir hava estiriliyor. zira bahsettiği şeyler "psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle" ilgili.
neymiş?
- başarıyı takım oyununda değil sahanın uğurunda arama. (fatih terim bu ülkede çıkıp "şans diye bir şey yoktur. şans kavramı millet olarak yıllardır başarısızlığımıza uydurduğumuz en büyük kılıftır." diyebilen tek adamdır.)
- işi son dakikaya bırakma, yatıp yatıp son anda atağa kalkma? (hazret nasıl böyle bir çıkarımda bulunmuş merak ettim. fatih terim hangi işi sona bırakmış, ne zaman yatıp yatıp beklemiş acaba? herkes tatil yaparken tesislerde sabahlayan, maç görüntüleri üzerinden analiz yapan, işkolik bir adamdan bahsediyorsak bu teori en baştan sıçmıştır.)
- en sevinçli anda bile dayanamayıp muhaliflere laf sokuşturma. (hangi muhalif fatih terim'e laf sokuşturmadan, alenen hakaret etmeden rahat durabilmiş ki fatih terim yanıt vermesin. muhatap rıdvan dilmen'se her iki taraf da yalanladı bunu. bir de bu ülke aykut kocaman gibi aziz yıldırım gibi şekip efendi gibi adamları görmüş. işi gücü bırakıp galatasaray'la ilgili web sitesinde gün aşırı açıklama yapan bir kulüple karşı karşıyayız. boş boş konuşmaya lüzum yok!)
- sistemle değil istemle oynarız biz (italya'da 2 kulüp çalıştırmış fatih terim'in sisteminden hala gururla bahsedilirken, avrupa'da sisteme sahip olmadan zirveye oynamak "çok kapalı defansif bir oyun" dışında imkansızken hem galatasaray'la, hem milli takımla ülkenin gördüğü en atak futbolla, en büyük başarıları yakalamak sistemsiz imkansız olsa gerek! sabıkalı türk düşünürü ne demişti: "tesadüf". he canım tesadüf! kafasının almadığı her olguyu tesadüfe bağlayan bir sözde "öğretim görevlisi" var karşımızda. tebrikler!)
- fizik kondisyondan çok devre arası motivasyona güveniriz. (psikolog musun, tıp doktoru musun üstad? soyunma odasına mı girdin, futbolculara gaz verilirken mi gördün? bugün ligde oynayan galatasaray'ın 1 tane sakat adamı yoksa, maça ısınmadan girip sakatlanan tek futbolcusu yoksa, 90+larda deli gibi koşan, rakibe basan, bir devre daha çıkaracak güce sahip bir takım yaratıldıysa bu scott piri ve fatih terim'in eseridir. bu takıma fizik kondisyon olarak yaklaşacak tek türk takımı da an itibariyle yoktur. sana gaz verelim bakalım 90 dakika 10.000 metreye yakın koşu yapabiliyor musun sezai efendi?)
- rakibe taktik marifetiyle değil iman kuvvetiyle yükleniriz. (tabi canım. kadıköy'de maçlardan önce büyücü, falcı çağırıp okutup üfleten de fatih terim'dir zaten.)
- birde kadıköye çıktı mı iyice dengesizleşiyor. hakikaten can sıkıyor. (dahi anlamındaki -de'yi ayrı yazamayan hocam. kadıköy'de dengesizleşen fatih terim mi yoksa kendisine ana avrat küfür eden, kızları hakkında koro halinde küfür yağdıran, kendisinin ve yardımcılarının kafasına 10 senedir şişe, anahtarlık, yumurta, taş, çakmak fırlatan, yardımcısının ve kendisinin kaşının yarılmasına neden olan, kaleci antrenörünün kafasını yaran, sonra da yaptığı vandallığı fatihteriming şeklinde savunmaya kalkan onbinlerce apaçi mi? bir düşün bakalım maça çıkınca kimlerin ayarı bozuluyor, kim hasetinden kafayı yeme raddesine geliyor. iyi düşün ama...)
son söz: yazmak istemezdim ama uzmanlığı olmadığı konuda atıp tutacak cesarete sahip olanlar ya kör cahiller ya da ezberci eğitimde test çözerek, iki satır yazı yazmadan "öğretim görevlisi" sıfatı takınan bu gibi sözde doçentlerdir. bir daha yazıp rezil olmaması dileklerimle...
adının önünde "doç dr" olunca bir halt olduğunu sananlara söyleyelim, söz konusu zevat* psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle ilgili her hangi bir bölümde ihtisas yapmamıştır. gazetecilik bölümünden mezun, halkla ilişkiler falan gibi dersler veren biridir.
ihtisası olmayan alanları neden sıraladığımıza gelirsek, sanki kendisi o alanlarda otoriteymiş, sözü teori kabul edilirmiş gibi bir hava estiriliyor. zira bahsettiği şeyler "psikoloji, sosyoloji, davranış bilimleri ya da fizyolojiyle" ilgili.
neymiş?
- başarıyı takım oyununda değil sahanın uğurunda arama. (fatih terim bu ülkede çıkıp "şans diye bir şey yoktur. şans kavramı millet olarak yıllardır başarısızlığımıza uydurduğumuz en büyük kılıftır." diyebilen tek adamdır.)
- işi son dakikaya bırakma, yatıp yatıp son anda atağa kalkma? (hazret nasıl böyle bir çıkarımda bulunmuş merak ettim. fatih terim hangi işi sona bırakmış, ne zaman yatıp yatıp beklemiş acaba? herkes tatil yaparken tesislerde sabahlayan, maç görüntüleri üzerinden analiz yapan, işkolik bir adamdan bahsediyorsak bu teori en baştan sıçmıştır.)
- en sevinçli anda bile dayanamayıp muhaliflere laf sokuşturma. (hangi muhalif fatih terim'e laf sokuşturmadan, alenen hakaret etmeden rahat durabilmiş ki fatih terim yanıt vermesin. muhatap rıdvan dilmen'se her iki taraf da yalanladı bunu. bir de bu ülke aykut kocaman gibi aziz yıldırım gibi şekip efendi gibi adamları görmüş. işi gücü bırakıp galatasaray'la ilgili web sitesinde gün aşırı açıklama yapan bir kulüple karşı karşıyayız. boş boş konuşmaya lüzum yok!)
- sistemle değil istemle oynarız biz (italya'da 2 kulüp çalıştırmış fatih terim'in sisteminden hala gururla bahsedilirken, avrupa'da sisteme sahip olmadan zirveye oynamak "çok kapalı defansif bir oyun" dışında imkansızken hem galatasaray'la, hem milli takımla ülkenin gördüğü en atak futbolla, en büyük başarıları yakalamak sistemsiz imkansız olsa gerek! sabıkalı türk düşünürü ne demişti: "tesadüf". he canım tesadüf! kafasının almadığı her olguyu tesadüfe bağlayan bir sözde "öğretim görevlisi" var karşımızda. tebrikler!)
- fizik kondisyondan çok devre arası motivasyona güveniriz. (psikolog musun, tıp doktoru musun üstad? soyunma odasına mı girdin, futbolculara gaz verilirken mi gördün? bugün ligde oynayan galatasaray'ın 1 tane sakat adamı yoksa, maça ısınmadan girip sakatlanan tek futbolcusu yoksa, 90+larda deli gibi koşan, rakibe basan, bir devre daha çıkaracak güce sahip bir takım yaratıldıysa bu scott piri ve fatih terim'in eseridir. bu takıma fizik kondisyon olarak yaklaşacak tek türk takımı da an itibariyle yoktur. sana gaz verelim bakalım 90 dakika 10.000 metreye yakın koşu yapabiliyor musun sezai efendi?)
- rakibe taktik marifetiyle değil iman kuvvetiyle yükleniriz. (tabi canım. kadıköy'de maçlardan önce büyücü, falcı çağırıp okutup üfleten de fatih terim'dir zaten.)
- birde kadıköye çıktı mı iyice dengesizleşiyor. hakikaten can sıkıyor. (dahi anlamındaki -de'yi ayrı yazamayan hocam. kadıköy'de dengesizleşen fatih terim mi yoksa kendisine ana avrat küfür eden, kızları hakkında koro halinde küfür yağdıran, kendisinin ve yardımcılarının kafasına 10 senedir şişe, anahtarlık, yumurta, taş, çakmak fırlatan, yardımcısının ve kendisinin kaşının yarılmasına neden olan, kaleci antrenörünün kafasını yaran, sonra da yaptığı vandallığı fatihteriming şeklinde savunmaya kalkan onbinlerce apaçi mi? bir düşün bakalım maça çıkınca kimlerin ayarı bozuluyor, kim hasetinden kafayı yeme raddesine geliyor. iyi düşün ama...)
son söz: yazmak istemezdim ama uzmanlığı olmadığı konuda atıp tutacak cesarete sahip olanlar ya kör cahiller ya da ezberci eğitimde test çözerek, iki satır yazı yazmadan "öğretim görevlisi" sıfatı takınan bu gibi sözde doçentlerdir. bir daha yazıp rezil olmaması dileklerimle...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar