bugün
- nelerin koleksiyonu yapılabilir6
- yazarların favori oyun karakteri11
- laik teyze2
- film önerileri3
- futbol14
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı18
- osuruktan şiirler89
- islam barış dinidir5
- para mı aşk mı sorunsalı8
- abur öldü mü lan3
- brezilya7
- sözlük yazarlarının favori dizisi9
- süper lig7
- tai lung26
- milan skriniar8
- gezicilerin polisten dayak yerken çıkardığı sesler7
- dolar isterse 100 olsun41
- üniversite okumanın gereksiz olması9
- nervio varıdı nerede o11
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- velvet50
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- araplar kuzey kıbrıs'ı neden tanımıyor5
- sözlük yazarlarının en son okuduğu kitaplar5
- fenerbahçe17
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- ismet gurbuz 202412
- 22 ağustos 2026 çorum kasımpaşa maçı5
- ispanya3
- la liga3
- dilek imamoğlunun ateş eden mayosu25
- 1948 arap israil savaşı8
- türkiye5
- anın görüntüsü20
- imralı basılsın apo piçi asılsın6
- netanyahu'ya kırmızı bülten talebi13
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- madencilerin beştepe'ye yürüyeceğiz demesi4
- türkiye savaşa girerse yanında yer alacak ülkeler3
- tom barrack'ın israil'in suriye saldırısı yorumu2
- hakan fidan3
- kasımpaşa4
- çorum4
- kasımpaşa sk4
- çorum fk4
- game of thrones taki kerhaneci'nin annesi20
- sözlük kızlarının babaları5
- türkiyede korku yazarının olmaması3
- telekinezi3
- yaprak3
inanmak mı inanmamak mı zor konusuna girildiğinde "evet inanmak daha zordur" denilebilir, ama neye inanmak sorusu sorulduğunda işte orada durulmalıdır.. asırlardır insanların inandıklarının sorgulandığı bu dünyada, dünya yuvarlaktır diyenlerin öldürüldüğü ve sonradan doğrunun gün yüzüne çıktığı bir dünyada neye inanılıp inanılmayacağı insanın kendi içinde kalmalıdır..sonradan gerçeklerin gün yüzüne çıkmayacağının garantisini kimse veremezken, bir şeye inanma dürtüsü her insanda olur diye bir dayatma getirilmemelidir..
evet ateizm sorgulamaktan çıkmıştır meydana.. beni yaratanı kim yarattı sorusuyla başlar her şey. madem beni yaratanın bir başı yok,o zaman ben neden sonsuz olmayayım ki sorusu gelir akıllara..ikinci soru da, madem peygamber göndererek her şey düzelebiliyor, son peygamberin üzerinden 15 asır geçmesine rağmen, neden yenisi gelmedi, dünyanın şu durumu çok mu iç açıcı geliyor tanrıya acaba?
insanların, özellikle türk insanının inanmadığını söylediğinde gördüğü tepkiler karşısında şaşıp kalmamak elde değildir. farklı siyasi görüşlere bile saygı duyulmayan bir ortamda, inanmadığını belirtip odak noktası olmak akıl karı değildir,bu ülkede. nihilist olmak tepki doğururken, ateist olabilmek kolaya kaçmaksa eğer, soyut bir şeylere, bir yaratan olduğuna inanmak kolaya kaçmaksa eğer, evet ateistler kolaya kaçar, gerçek olmayan, hissedilemeyene inanmadığı için kolaya kaçmış sayılır..
din değildir, dinsizliktir, dinin saçma olduğunu ancak yaratanın olduğunu savunan görüş deizm'dir, kavramlar karıştırılmamalıdır.. bir kavrama yok demek, ona inanmak değildir, tanrının varlığına inanmadığına göre tanrıya aslında inanıyorsun diye saçma bir düşünce getirmek; anlamsız ve gereksizdir..o şekilde düşünecek olursak, inanmadığın her olguya aslında inanıyorsunuz gibi bir düşünce açığa çıkmış olur ve bunun karışık görünen saçmalığını burada sorgulamaya gerek bile yoktur..materyalizme gerek duyulmadığını savunan bünyeler zaten ateizme de gerek olmadığını savunurlar..
felsefi doktrinleri bir kenara bırakacak olursak eğer, ateistlerin hissedemediği tanrıya inanma güdüsüdür.. dinin insanların daha iyi yaşaması için getirildiği düşünülüyorsa, inanmayan insanlara, sanki toplumun düzenini bozan, sorun çıkaran etiketi yapıştırılıyor demektir, bu da artık önyargıdan çıkıp düşünce faşizmine girmiş bir davranıştır..
insan inanma gereği duyuyorsa inanır, duymuyorsa inanmaz.. insanları ne sorgulamaya gerek vardır bu yüzden ne de eleştirmeye.. önemli olan insanın insana nasıl yaklaştığıdır, hümanist duygularını kaybetmemesidir..
evet ateizm sorgulamaktan çıkmıştır meydana.. beni yaratanı kim yarattı sorusuyla başlar her şey. madem beni yaratanın bir başı yok,o zaman ben neden sonsuz olmayayım ki sorusu gelir akıllara..ikinci soru da, madem peygamber göndererek her şey düzelebiliyor, son peygamberin üzerinden 15 asır geçmesine rağmen, neden yenisi gelmedi, dünyanın şu durumu çok mu iç açıcı geliyor tanrıya acaba?
insanların, özellikle türk insanının inanmadığını söylediğinde gördüğü tepkiler karşısında şaşıp kalmamak elde değildir. farklı siyasi görüşlere bile saygı duyulmayan bir ortamda, inanmadığını belirtip odak noktası olmak akıl karı değildir,bu ülkede. nihilist olmak tepki doğururken, ateist olabilmek kolaya kaçmaksa eğer, soyut bir şeylere, bir yaratan olduğuna inanmak kolaya kaçmaksa eğer, evet ateistler kolaya kaçar, gerçek olmayan, hissedilemeyene inanmadığı için kolaya kaçmış sayılır..
din değildir, dinsizliktir, dinin saçma olduğunu ancak yaratanın olduğunu savunan görüş deizm'dir, kavramlar karıştırılmamalıdır.. bir kavrama yok demek, ona inanmak değildir, tanrının varlığına inanmadığına göre tanrıya aslında inanıyorsun diye saçma bir düşünce getirmek; anlamsız ve gereksizdir..o şekilde düşünecek olursak, inanmadığın her olguya aslında inanıyorsunuz gibi bir düşünce açığa çıkmış olur ve bunun karışık görünen saçmalığını burada sorgulamaya gerek bile yoktur..materyalizme gerek duyulmadığını savunan bünyeler zaten ateizme de gerek olmadığını savunurlar..
felsefi doktrinleri bir kenara bırakacak olursak eğer, ateistlerin hissedemediği tanrıya inanma güdüsüdür.. dinin insanların daha iyi yaşaması için getirildiği düşünülüyorsa, inanmayan insanlara, sanki toplumun düzenini bozan, sorun çıkaran etiketi yapıştırılıyor demektir, bu da artık önyargıdan çıkıp düşünce faşizmine girmiş bir davranıştır..
insan inanma gereği duyuyorsa inanır, duymuyorsa inanmaz.. insanları ne sorgulamaya gerek vardır bu yüzden ne de eleştirmeye.. önemli olan insanın insana nasıl yaklaştığıdır, hümanist duygularını kaybetmemesidir..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar