bugün
- türkler ile moğollar kardeştir11
- sözlüğün bitmesine seyirci kalmak4
- şarapçı'nın taksici fantezileri4
- taksicinin iltifatına maruz kalmak5
- s'i l v'e r m'i s t'in kullandığı ucuz parfüm3
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- çok güzel bir kız havla deyince havlamayan erkek5
- 20274
- ortaçağda kadına yüklenen değer4
- en son ne yediniz7
- claudian clouds43
- ups boobs'un 67 gündür entry girmemesi5
- anın görüntüsü26
- şeriat ile yönetilmek isteyen kadın4
- şabos goy3
- istanbul da para harcanacak çok yer olması2
- game of thrones taki kerhaneci17
- istanbul u özlemek5
- türkiye selefilere kalsa harabeye dönüşmüştü5
- ölümden korkuyor musunuz34
- mekkeli müşrikler5
- okan buruk13
- ittihat terakki döneminde gerçekleşen soykırımlar5
- zorunlu eğitim6
- yazarların vasiyetleri3
- sözlük kızları dertleşiyor14
- barzani'nin bağdat'tan silah ve bütçe istemesi2
- türkiye'deki gündemin yarısı israil hakkında6
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok3
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- bir kızın ardarda salak aptal gerizekalı demesi2
- dyson5
- savunma sektörü3
- genel ev sloganları5
- kendi halkını katleden iran3
- burhan özfatura4
- penguenlerin asıl amacı3
- isviçre medeni kanunu2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- kedi güzellemesi yapmak için ayet uydurmak4
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı16
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- melis sezen'in memeleri5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- güne bir alıntı bırak2
- ülkü ocakları genel ev olsun4
- hep akşam zamanı olsaydı2
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- selefinin asrı saadet'i ve altın çağı2
yakın arkadaşı hrant dink'in cenazesinin kaldırılacağı gün milliyet gazetesinde yazdığı yazıyla insanı duygu seline sürükleyen usta kalem. işte o yazı:
Ey güzel ülkem!
Seni yürüyeceğiz bugün; adım adım... kaldırım kaldırım...
Taşlarında büyüdüğümüz, serpilirken diz kanatıp taban çürüttüğümüz o kaldırımların kabir şimdi bize...
Beynimiz bir kin tuzağında nar gibi dağılıyor; cesedimize serilen
gazetelerin başlıklarında kardeşlik çağrılarımız kanıyor.
Ağrı dağı sallanıyor, yürek ağrımızın şiddetinden...
***
Yürüyeceğiz bugün, mayınlı bir güzergâh boyunca:
Uğur Mumcu caddesinden geçip Musa Anter meydanına yöneleceğiz.
Ahmet Taner Kışlalı merkezinin oradan Hiram Abas parkına döneceğiz.
Metin Göktepe'yi öldürdükleri köşeden Bahriye Üçok'u bombaladıkları eve doğru çıkacağız.
Abdi ipekçi heykelini geçip Hablemitoğlu çıkmazına gireceğiz.
Gün Sazak sokaktan, Muammer Aksoy bulvarına, oradan Nihat Erim sapağına, Doğan Öz mahallesine...
Derken kendimizi Hrant Dink mezarlığında bulacağız.
işte budur bize miras, kanlı atlas...
Sıra hangimizde endişesiyle arşınlayacağız yollarını; içimiz tıpkı sen gibi; kâh köpük köpük umut, kâh katran karası hicran...
***
Güvercinleri sever sanıyorlar seni; şahinliği konduramadıklarından sana...
Oysa sen, en çok sana zulmedenleri başına taç yapan bir bivefasın; elinde al kanlar, yüzünde pençe pençe darbe izleriyle umarsızsın.
Gurur duyarsın, sahte sevdalılarınla...
Katillerin gezinir yollarında elini kolunu sallayarak; dokunmazsın.
Ayırırsın çocuklarını; kayırırsın.
Çatışırlar soyları kırılasıya, göz yumarsın.
Sanki en çok, seni sevenlere düşmansın.
Nasıl da kıyarsın, zulmedersin onlara; yargılar, hapseder, gömersin en işlek caddelerine, güpegündüz, uluorta...
Aldırmazsın.
***
Seni sevdik diye bütün bunlar; şu halinle bile sevdiğimiz sen, şu halde olmayasın diye...
Selameti eli kanlı cellat sürülerinde aramayasın diye...
Eskisi gibi yüzünde güller açsın, dilinde her dilde türkü çalsın diye...
insanlık ailesi sana gıpta etsin; senden övgüyle bahsetsin; evlatların dünyanın her köşesini alnı açık gezsin diye...
Zar zor, yana yakıla, can pahasına dokuduğumuz bir güzelim halısın; lakin öyle narinsin ki bir kibritlik canın var.
Işıklı bir beyne sıkılan üç hain kurşun, o hayali cennetten ebedi bir cehennem yapar. Kararır yine ümidimizin ufukları...
Düşeriz yollara, kan kırmızı atlaslar boyunca, kayıplarımızın peşi sıra... Yaslı bir duduk çalar Ermeni mezarlığında...
istanbullu Bedros Turyan'ın dizeleri vasiyetimiz olur:
***
Solgun benizli ölüm meleği
sınırsız bir gülüşle karşıma dikilse de,
acılarımla ruhum buhar olup uçsa da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Terli alnımla
taş kesilmiş vücudumu,
kefene sarıp kara tabuta koysalar da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Acımasız ölüm meleğinin titrek gülüşü
dokunaklı çanın çalmasıyla,
tabutum ağır ağır ilerlese de,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Yas şarkıları söyleyen insanlar,
siyah giysileri ve asık suratlarıyla
tütsü ve dualar yaysalar da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Çukurumu kazıp beni gömseler de
yasa bürünmüş sevdiklerim
Ağlaşıp ayrılsalar da
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Ama eğer bir köşede
unutulup giderse mezarım,
ve hatıram da solarsa,
Ah işte ben o zaman ölürüm.
Ey güzel ülkem!
Seni yürüyeceğiz bugün; adım adım... kaldırım kaldırım...
Taşlarında büyüdüğümüz, serpilirken diz kanatıp taban çürüttüğümüz o kaldırımların kabir şimdi bize...
Beynimiz bir kin tuzağında nar gibi dağılıyor; cesedimize serilen
gazetelerin başlıklarında kardeşlik çağrılarımız kanıyor.
Ağrı dağı sallanıyor, yürek ağrımızın şiddetinden...
***
Yürüyeceğiz bugün, mayınlı bir güzergâh boyunca:
Uğur Mumcu caddesinden geçip Musa Anter meydanına yöneleceğiz.
Ahmet Taner Kışlalı merkezinin oradan Hiram Abas parkına döneceğiz.
Metin Göktepe'yi öldürdükleri köşeden Bahriye Üçok'u bombaladıkları eve doğru çıkacağız.
Abdi ipekçi heykelini geçip Hablemitoğlu çıkmazına gireceğiz.
Gün Sazak sokaktan, Muammer Aksoy bulvarına, oradan Nihat Erim sapağına, Doğan Öz mahallesine...
Derken kendimizi Hrant Dink mezarlığında bulacağız.
işte budur bize miras, kanlı atlas...
Sıra hangimizde endişesiyle arşınlayacağız yollarını; içimiz tıpkı sen gibi; kâh köpük köpük umut, kâh katran karası hicran...
***
Güvercinleri sever sanıyorlar seni; şahinliği konduramadıklarından sana...
Oysa sen, en çok sana zulmedenleri başına taç yapan bir bivefasın; elinde al kanlar, yüzünde pençe pençe darbe izleriyle umarsızsın.
Gurur duyarsın, sahte sevdalılarınla...
Katillerin gezinir yollarında elini kolunu sallayarak; dokunmazsın.
Ayırırsın çocuklarını; kayırırsın.
Çatışırlar soyları kırılasıya, göz yumarsın.
Sanki en çok, seni sevenlere düşmansın.
Nasıl da kıyarsın, zulmedersin onlara; yargılar, hapseder, gömersin en işlek caddelerine, güpegündüz, uluorta...
Aldırmazsın.
***
Seni sevdik diye bütün bunlar; şu halinle bile sevdiğimiz sen, şu halde olmayasın diye...
Selameti eli kanlı cellat sürülerinde aramayasın diye...
Eskisi gibi yüzünde güller açsın, dilinde her dilde türkü çalsın diye...
insanlık ailesi sana gıpta etsin; senden övgüyle bahsetsin; evlatların dünyanın her köşesini alnı açık gezsin diye...
Zar zor, yana yakıla, can pahasına dokuduğumuz bir güzelim halısın; lakin öyle narinsin ki bir kibritlik canın var.
Işıklı bir beyne sıkılan üç hain kurşun, o hayali cennetten ebedi bir cehennem yapar. Kararır yine ümidimizin ufukları...
Düşeriz yollara, kan kırmızı atlaslar boyunca, kayıplarımızın peşi sıra... Yaslı bir duduk çalar Ermeni mezarlığında...
istanbullu Bedros Turyan'ın dizeleri vasiyetimiz olur:
***
Solgun benizli ölüm meleği
sınırsız bir gülüşle karşıma dikilse de,
acılarımla ruhum buhar olup uçsa da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Terli alnımla
taş kesilmiş vücudumu,
kefene sarıp kara tabuta koysalar da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Acımasız ölüm meleğinin titrek gülüşü
dokunaklı çanın çalmasıyla,
tabutum ağır ağır ilerlese de,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Yas şarkıları söyleyen insanlar,
siyah giysileri ve asık suratlarıyla
tütsü ve dualar yaysalar da,
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Çukurumu kazıp beni gömseler de
yasa bürünmüş sevdiklerim
Ağlaşıp ayrılsalar da
bilin ki hâlâ yaşıyorum.
Ama eğer bir köşede
unutulup giderse mezarım,
ve hatıram da solarsa,
Ah işte ben o zaman ölürüm.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar