bugün

sevdiği entry'ler

sevilen kişiden vazgeçme eşiği

sevmek demek doğru olmaz belki ama hoşlandığım, beğendiğim veya kısa bir süre etkilendiğim birinin -ki ben birinden hoşlanıyorsam bunu ben hariç etrafımdaki herkes, çok zeki olmasına gerek olmaksızın görebilir gözlerimde- beni kıskandırmaya çalıştığını hissetmiştim bir keresinde. üstelik kıskanmıştım da. ama çok kısa bir süre sonra istemsizce buz gibi soğumuştum!

hayatım boyunca bu davranışı ne bir kadına, hele de bir erkeğe yakıştıramadım hiçbir zaman. insan bunu neden yapar ki kendisinden hoşlanan birine? neden böylesi çirkin bir davranışla maniple eder ki karşısındakini? bu samimi, tertemiz duyguları neden harcar? üstelik kendisi de severken...

çünkü sevginin, aşkın en patolojik şekli kazınmıştır kafasına. ''sevmek, aşık olmak zayıflıktır!'' sevgi bir tutumdur bu hayatta ve sevmeyi bilen, sevebilen insan her zaman sever ve bu onu güçlü kılar. asıl zayıflık sevmeyi bilmemektir ve büyük kayıptır.

ve seven insan, zamanı geldiğinde bir gün vazgeçebilir, ama hayattan sadece sevilmeyi öğrenenler her daim ötekine bağımlıdır fikrimce.

rubailer

"...Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle. 
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle 
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var 
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile... 

Öptü beni: "Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır" dedi. 
"Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır" dedi. 
ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde:
"körler onları görmese de, yıldızlar vardır" dedi.

Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece 
pırıldamakta devâm edecek ben basıp gidince de, 
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı 
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece.

"Paydos" diyecek bize bir gün tabiat anamız
"gülmek ağlamak bitti çocuğum..." 
Ve tekrar uçsuz bucaksız başlayacak
görmeyen, konuşmayan, düşünmeyen hayat.

Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha, 
güzelim dünya elvedâ, 
ve merhaba 
k â i n a t . . . 

Balla dolu petek 
yani gözlerin güneşle dolu.
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın, 
bal başka petekleri doldurmaya devâm edecek..."

sigara dumanı

"Ömer hayyam olmak isterdim
Acımı kederimi gömmek
Bir üzüm kanına, bir kadın kalçasına
Şiir yazmak isterdim
Ve bazen
Düşündürmek
Soru işaretlerinden bir köprünün üstünde
Cevapsız bırakmak isterdim insanları
Yok olurken küllerinden doğan anka olmak isterdim
Babil'de marduk mısır'da amon olmak
Ve
Biraz da mütevazı olmak isterdim
Orhan veli ukalalığı ile tabii
Ve yerin dibinde olduğumu hatırlatan izbe sokaklarda
Bir serçe olmak isterdim, kırılgan ürkek
Ve hayranlıkla bakardım
Gece baykuşlara, gündüz avcı kuşlara
Ve insan olmak isterdim
Içi dolu, et ve kemik dışında
Ben var olmak isterdim kaybolmuş düşlerde"

stoacılık

genel olarak "mutluluk" adı altında kısaltılır. ama genelde o mutluluğun bkz daki mutludan olduğunu belirtmez. nasıl ki fiziksel acılarımızın kaynağı bedenimizse, ruhsal sorunlarımızın,sıkıntılarımızın da kaynağı, beynimiz düşüncelerimizdir. onları nasıl sizi (bkz: mutlu) edecek şekilde düşünmeniz size kalmış bir olaydır.genel olarak günümüzdeki tüketici topluluğunu oluşturmak ve devamını sağlamak için insanlara "satın al"="mutluluk" fikri yerleştirilmiştir. bu sayede anlık-günlük olarak telefon, giysi,bilgisayar ,kendinden üstün gördüğün kişilerin bulunduğu mekanlarda bulunmak- (restoran cafeler vb.) gibi.şu anlık insanımızda yaygın olan telefon, araba kıyafet hastalığı bunun en büyük örnekleridir. kıyafeti isteyerek arzulayarak alırken ertesi gün yüzüne bakmaz duruma gelir, araba ve telefonda işler biraz daha farklı. insanların kendini şartlandırıp -e abi ihtiyacımız var bunu da mı almayalım dercesine kendisini kandıracak bir sebebe sığınmalarıdır. ne kadar ihtiyacınız var sorusunu kendilerine sormaları yeter. bilmem ne kadar rami var bilmem ne kadar ekran kartı, bilmem ne kadar megapiksel kameraya sahip gibi. 1969'da ay'a ayak basılmasındaki teknolojiden fazla teknolojiyi ceplerinizde taşıyorsunuz. bunun ne kadarını kullanıyoruz ve kullanıyorsunuz da daha fazlasını talep etmek gibi bir gaflete düşüyoruz?
"işte insanın çılgınlığı böyle bir şey. mutlu olmak elindeyken perişan olmayı tercih ediyor. bilinçsiz insan, köleler efendilerine nasıl itaat ediyorlarsa, arzularına öyle itaat ediyor. ve arzularını kontrol edemediği için asla huzur bulamıyor.?—?diyojen"

"ruhsal sıkıntılarımızın çoğu elimizde olmayan şeyleri isteme ve sahip olduğumuz şeylerin kıymetini bilmeme kaynaklı. "
“mutlu bir yaşam için pek az şey gerekli; gereken her şey içimizde ve düşünce biçimimizde.”?—?marcus aureliusz

erkeklerin hoşlanma belirtileri

saçını çeker, oyuncaklarını alırım.

anın görüntüsü

Doğaya can ver..

görsel

yazarların profil fotolarıyla anlatmak istedikleri

bu ülkeyi sıfırdan inşa eden adamın içimizden birisi olduğu. allah göstermesin bir gün tekrar kurtarılması icap ederse gene içimizden birisi çıkıp kurtaracak. kendi insanından korkmadan, kibirlenmeden bizimle aynı yolda yürüyen, kendisini kendi insanından daha yüksek görmeyen birisi. sarışın ve mavi gözlü olmayacak belki bu sefer ama aynı azimle aynı inanç ile olacak mutlaka.

taif te olum

Tarih bilgisinden çok genelde kültür amaçlı okunması gereken kitaptır. Özellik ziraat bankası kurucusu mithat Paşa'nın neler yaşadığını anlatması Bir çok yönden faydalı bilgiler olacaktır.

bir şairden bir cümle

Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.

(bkz: hiçbir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın)

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

görsel

davudi ses

Davud Peygamberin sesine atıftır: Bence "Gür"/"Tok" olmasından çok "etkileyici" olmasının altı çizilir bu sözde.

Bir de "davud" isminin anlamının "aziz, çok sevilen, sevgili" olarak açıklandığını söyleyelim.

Yani "davudi ses", çok beğenilecek; sevilecek kişinin etkileyici sesidir bana kalırsa.

günün sözü

"Dünyadaki en tehlikeli şey nedir?" diye sorsalar, "yaşamaktır" derdim. Çünkü öleceğimiz kesin; üstelik ne vakit öleceğimiz belli değil.
© copyright 2005 - 2026