bugün
- sözlük kadınlarının bugünkü kombini16
- kaçak elektrik kullanan doğulu vatan haini8
- cinsel taciz5
- bir insana yapılabilecek en büyük kötülük6
- onca zorluğun arasında mağaraya resim yapan tip3
- chp'nin hali ne olacak33
- iran'dan israil'e tehdit3
- yalnızlık4
- başarılı sigara bırakma teknikleri10
- bir kadını sarhoş edip onunla birlikte olan erkek18
- x men2
- babam ve oğlum filmindeki saçma duygusallık8
- sözlük kızlarının favori sözlük erkekleri6
- sonradan severim diyerek ilişkiye başlamak12
- kimseye borç vermeyen insan11
- twilight2
- koca bulmak5
- klozet neden bu kadar ses çıkarıyor3
- belfastta cihatçının kafa kesmesi4
- 5 ayda 84.114 suriyeli'nin ülkesine dönmesi2
- en sevdiğiniz müzik türü10
- m r e r e c t o20
- her gün içsem bıkmam içecekleri3
- 9 haziran 2026 akit tv'ye el hareketi yapan dayı7
- uysaljakoben buraya bak aslanım6
- süt gibi bembeyaz tenli kızlar3
- normal sözlükten gelenler için çalışma kampı2
- kendini çirkin bulan yazarlar4
- önemli olan eğitim mi yoksa karakter mi6
- konya2
- sedat pekmez24
- türkiyenin en yakışıklı erkeği4
- ilgi manyağı olmak5
- yazarların on üzerinden komiklikleri46
- başbiraderin profilinin halen gizli olması4
- diamond bosphoruss denen yazar22
- kadınların kadınlarda kıskandığı şeyler6
- sözlükte herkes kaleminin ekmeğini yer2
- sözlük erkeklerinin evlenme şartları5
- kapri tayt giyen kızların sekste sınır tanımaması2
- hitlerin amfetamin bağımlısı olması2
- zayıflamanın en güzel yanı5
- gocu27
- hoşlanılan kızın ittihatçı çıkması5
- yeni tanışılan birine nerelisin diye sormak3
- ankara nın en berbat semti4
- sözlükte erkekleri taciz eden kızlar tam liste9
- sözlükte erkekleri istemiyoruz24
- 2026 yazı2
- veda2
sevdiği entry'ler
sevmek demek doğru olmaz belki ama hoşlandığım, beğendiğim veya kısa bir süre etkilendiğim birinin -ki ben birinden hoşlanıyorsam bunu ben hariç etrafımdaki herkes, çok zeki olmasına gerek olmaksızın görebilir gözlerimde- beni kıskandırmaya çalıştığını hissetmiştim bir keresinde. üstelik kıskanmıştım da. ama çok kısa bir süre sonra istemsizce buz gibi soğumuştum!
hayatım boyunca bu davranışı ne bir kadına, hele de bir erkeğe yakıştıramadım hiçbir zaman. insan bunu neden yapar ki kendisinden hoşlanan birine? neden böylesi çirkin bir davranışla maniple eder ki karşısındakini? bu samimi, tertemiz duyguları neden harcar? üstelik kendisi de severken...
çünkü sevginin, aşkın en patolojik şekli kazınmıştır kafasına. ''sevmek, aşık olmak zayıflıktır!'' sevgi bir tutumdur bu hayatta ve sevmeyi bilen, sevebilen insan her zaman sever ve bu onu güçlü kılar. asıl zayıflık sevmeyi bilmemektir ve büyük kayıptır.
ve seven insan, zamanı geldiğinde bir gün vazgeçebilir, ama hayattan sadece sevilmeyi öğrenenler her daim ötekine bağımlıdır fikrimce.
hayatım boyunca bu davranışı ne bir kadına, hele de bir erkeğe yakıştıramadım hiçbir zaman. insan bunu neden yapar ki kendisinden hoşlanan birine? neden böylesi çirkin bir davranışla maniple eder ki karşısındakini? bu samimi, tertemiz duyguları neden harcar? üstelik kendisi de severken...
çünkü sevginin, aşkın en patolojik şekli kazınmıştır kafasına. ''sevmek, aşık olmak zayıflıktır!'' sevgi bir tutumdur bu hayatta ve sevmeyi bilen, sevebilen insan her zaman sever ve bu onu güçlü kılar. asıl zayıflık sevmeyi bilmemektir ve büyük kayıptır.
ve seven insan, zamanı geldiğinde bir gün vazgeçebilir, ama hayattan sadece sevilmeyi öğrenenler her daim ötekine bağımlıdır fikrimce.
"...Sarılıp yatmak mümkün değil bende senden kalan hayâle.
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
Öptü beni: "Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır" dedi.
"Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır" dedi.
ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde:
"körler onları görmese de, yıldızlar vardır" dedi.
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâm edecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece.
"Paydos" diyecek bize bir gün tabiat anamız
"gülmek ağlamak bitti çocuğum..."
Ve tekrar uçsuz bucaksız başlayacak
görmeyen, konuşmayan, düşünmeyen hayat.
Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha,
güzelim dünya elvedâ,
ve merhaba
k â i n a t . . .
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu.
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmaya devâm edecek..."
Halbuki sen orda, şehrimde gerçekten varsın etinle kemiğinle
ve balından mahrum edildiğim kırmızı ağzın, kocaman gözlerin gerçekten var
ve âsi bir su gibi teslim oluşun ve beyazlığın ki dokunamıyorum bile...
Öptü beni: "Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır" dedi.
"Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır" dedi.
ister gökyüzünde seyret, ister gözlerimde:
"körler onları görmese de, yıldızlar vardır" dedi.
Bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece
pırıldamakta devâm edecek ben basıp gidince de,
çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı
ve bende bu aslın sureti çıktı sadece.
"Paydos" diyecek bize bir gün tabiat anamız
"gülmek ağlamak bitti çocuğum..."
Ve tekrar uçsuz bucaksız başlayacak
görmeyen, konuşmayan, düşünmeyen hayat.
Ayrılık yaklaşıyor her gün biraz daha,
güzelim dünya elvedâ,
ve merhaba
k â i n a t . . .
Balla dolu petek
yani gözlerin güneşle dolu.
Gözlerin, sevgilim, gözlerin toprak olacak yarın,
bal başka petekleri doldurmaya devâm edecek..."
"Ömer hayyam olmak isterdim
Acımı kederimi gömmek
Bir üzüm kanına, bir kadın kalçasına
Şiir yazmak isterdim
Ve bazen
Düşündürmek
Soru işaretlerinden bir köprünün üstünde
Cevapsız bırakmak isterdim insanları
Yok olurken küllerinden doğan anka olmak isterdim
Babil'de marduk mısır'da amon olmak
Ve
Biraz da mütevazı olmak isterdim
Orhan veli ukalalığı ile tabii
Ve yerin dibinde olduğumu hatırlatan izbe sokaklarda
Bir serçe olmak isterdim, kırılgan ürkek
Ve hayranlıkla bakardım
Gece baykuşlara, gündüz avcı kuşlara
Ve insan olmak isterdim
Içi dolu, et ve kemik dışında
Ben var olmak isterdim kaybolmuş düşlerde"
Acımı kederimi gömmek
Bir üzüm kanına, bir kadın kalçasına
Şiir yazmak isterdim
Ve bazen
Düşündürmek
Soru işaretlerinden bir köprünün üstünde
Cevapsız bırakmak isterdim insanları
Yok olurken küllerinden doğan anka olmak isterdim
Babil'de marduk mısır'da amon olmak
Ve
Biraz da mütevazı olmak isterdim
Orhan veli ukalalığı ile tabii
Ve yerin dibinde olduğumu hatırlatan izbe sokaklarda
Bir serçe olmak isterdim, kırılgan ürkek
Ve hayranlıkla bakardım
Gece baykuşlara, gündüz avcı kuşlara
Ve insan olmak isterdim
Içi dolu, et ve kemik dışında
Ben var olmak isterdim kaybolmuş düşlerde"
genel olarak "mutluluk" adı altında kısaltılır. ama genelde o mutluluğun bkz daki mutludan olduğunu belirtmez. nasıl ki fiziksel acılarımızın kaynağı bedenimizse, ruhsal sorunlarımızın,sıkıntılarımızın da kaynağı, beynimiz düşüncelerimizdir. onları nasıl sizi (bkz: mutlu) edecek şekilde düşünmeniz size kalmış bir olaydır.genel olarak günümüzdeki tüketici topluluğunu oluşturmak ve devamını sağlamak için insanlara "satın al"="mutluluk" fikri yerleştirilmiştir. bu sayede anlık-günlük olarak telefon, giysi,bilgisayar ,kendinden üstün gördüğün kişilerin bulunduğu mekanlarda bulunmak- (restoran cafeler vb.) gibi.şu anlık insanımızda yaygın olan telefon, araba kıyafet hastalığı bunun en büyük örnekleridir. kıyafeti isteyerek arzulayarak alırken ertesi gün yüzüne bakmaz duruma gelir, araba ve telefonda işler biraz daha farklı. insanların kendini şartlandırıp -e abi ihtiyacımız var bunu da mı almayalım dercesine kendisini kandıracak bir sebebe sığınmalarıdır. ne kadar ihtiyacınız var sorusunu kendilerine sormaları yeter. bilmem ne kadar rami var bilmem ne kadar ekran kartı, bilmem ne kadar megapiksel kameraya sahip gibi. 1969'da ay'a ayak basılmasındaki teknolojiden fazla teknolojiyi ceplerinizde taşıyorsunuz. bunun ne kadarını kullanıyoruz ve kullanıyorsunuz da daha fazlasını talep etmek gibi bir gaflete düşüyoruz?
"işte insanın çılgınlığı böyle bir şey. mutlu olmak elindeyken perişan olmayı tercih ediyor. bilinçsiz insan, köleler efendilerine nasıl itaat ediyorlarsa, arzularına öyle itaat ediyor. ve arzularını kontrol edemediği için asla huzur bulamıyor.?—?diyojen"
"ruhsal sıkıntılarımızın çoğu elimizde olmayan şeyleri isteme ve sahip olduğumuz şeylerin kıymetini bilmeme kaynaklı. "
“mutlu bir yaşam için pek az şey gerekli; gereken her şey içimizde ve düşünce biçimimizde.”?—?marcus aureliusz
"işte insanın çılgınlığı böyle bir şey. mutlu olmak elindeyken perişan olmayı tercih ediyor. bilinçsiz insan, köleler efendilerine nasıl itaat ediyorlarsa, arzularına öyle itaat ediyor. ve arzularını kontrol edemediği için asla huzur bulamıyor.?—?diyojen"
"ruhsal sıkıntılarımızın çoğu elimizde olmayan şeyleri isteme ve sahip olduğumuz şeylerin kıymetini bilmeme kaynaklı. "
“mutlu bir yaşam için pek az şey gerekli; gereken her şey içimizde ve düşünce biçimimizde.”?—?marcus aureliusz
saçını çeker, oyuncaklarını alırım.
bu ülkeyi sıfırdan inşa eden adamın içimizden birisi olduğu. allah göstermesin bir gün tekrar kurtarılması icap ederse gene içimizden birisi çıkıp kurtaracak. kendi insanından korkmadan, kibirlenmeden bizimle aynı yolda yürüyen, kendisini kendi insanından daha yüksek görmeyen birisi. sarışın ve mavi gözlü olmayacak belki bu sefer ama aynı azimle aynı inanç ile olacak mutlaka.
Tarih bilgisinden çok genelde kültür amaçlı okunması gereken kitaptır. Özellik ziraat bankası kurucusu mithat Paşa'nın neler yaşadığını anlatması Bir çok yönden faydalı bilgiler olacaktır.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
(bkz: hiçbir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın)
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden…
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
(bkz: hiçbir şeyin olmazsa kaybetmekten de korkmazsın)
Davud Peygamberin sesine atıftır: Bence "Gür"/"Tok" olmasından çok "etkileyici" olmasının altı çizilir bu sözde.
Bir de "davud" isminin anlamının "aziz, çok sevilen, sevgili" olarak açıklandığını söyleyelim.
Yani "davudi ses", çok beğenilecek; sevilecek kişinin etkileyici sesidir bana kalırsa.
Bir de "davud" isminin anlamının "aziz, çok sevilen, sevgili" olarak açıklandığını söyleyelim.
Yani "davudi ses", çok beğenilecek; sevilecek kişinin etkileyici sesidir bana kalırsa.
"Dünyadaki en tehlikeli şey nedir?" diye sorsalar, "yaşamaktır" derdim. Çünkü öleceğimiz kesin; üstelik ne vakit öleceğimiz belli değil.
