bugün
- filistin37
- sözlük kızlarının kombinleri18
- silvermist'e iki şey söyle20
- antipanik'e bir şey söyle22
- çivi çiviyi söker diyen kız4
- arkadaşlar bir şey soracağım3
- sarapci koalayi denize atmak5
- 44 yaşında psikolog olmak7
- öğretmenler odasında kahve içmenin felsefesi3
- traveler konuşursa sözlükte yer yerinden oynar8
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel7
- piyasada bol miktarda herif ve karı olması5
- muşlettin amca7
- berberin traş yaparken kapıyı ve peredeyi kapaması3
- mantısıyla meşhur olan ilimiz2
- sarapci koala ile el ele parklarda koşmak4
- barış sürecinde siyasallaşma aponun da hakkıdır5
- fon kurdum para yatırır mısınız3
- azerbaycan8
- tarhana çorbası5
- 9 ekim 2026 gazetecilere operasyon6
- tanışılan kız hangi partili ise o partili olmak7
- alttaki yazara bir şey söyle24
- vincenzo montella7
- egay sucukcu'ya bir şey söyle4
- kadir mısıroğlu'nun vatan haini olması5
- royall stars2
- keşke yunan galip gelseydi diyen orospu evladı4
- israil'in yunanistan'ın 2036 planını ifşalaması4
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
- cenazede gülmek8
- bahçeye işemek2
- su bardağında çay içmek10
- akp'ye geçersem anam evlatlıktan reddeder3
- prezervatif alamayacak kadar fakir olmak2
- abazan yazarlar4
- ürdün9
- tuvalette ilham gelmesi5
- ehliyet sınavının kurallarını kim koyuyor ya2
- şükretmeyen insan7
- florentia village istanbul2
- antipatik'e iki şey söyle3
- mhp nin atatürk düşmanı olması5
- aşkım dua lipa mı ben mi diyen sevgili8
- sahaflık tecrübem5
- abd'nin en iyi üniversiteleri2
- bosna hersek2
- yakıştırdığım çiftler serisi 153
- bir hikayenin sonuna nokta koyamamak3
- erkeklere en güzel hitap şekilleri17
entry'ler (409)
tatildeyken farkettim ki keyfi gerçekten şekerlisiyle, gün boyu şeker almalıyım hissini yukarı fırlatan orijinal tadıyla oluyor. büyük olasılıkla sırf bu dengeden ötürü tatil dönüşü şekersizi içecek olsam da çünkü siz buna değersiniz anlarında seçeneğim orijinal olacak gibi.
cinderella ve camdaki kız şimdiden binalara talip diyorlar.
kaş’ın dibindeki güzel ve minik yunan adasıdır. ben kaş’tan meis’e götüren 2 firma gördüm - her firmanın da sefer saatleri gününe göre değişiyor, dolayısıyla günübirlik gitmek istiyorsanız bilet saatlerini araştırın ve geç dönen firmayla ilerleyin derim. adaya vardığınızda sizi blue cave turu karşılıyor ki blue cave aşırı güzel bence, gelmişken gidin görün. bu seçenekten sonra sizi beach club a bırakıyorlar (burada da 2 gibi ve 5 gibi olmak üzere 2 seçenek mevcut) ya da adaya geri dönüyorsunuz. dükkanlar 2 buçuk 5 buçuk arasında kapalı olduğundan restoranda vakit geçirmeyeceksiniz güzel bir seçenek. denizi sığ ve taşlı, unutulmaz güzel değil ama içki fiyatları artı koy ortalama üstüde tutuyor. biz günübirlik geldiğimiz için adayı çok gezemedik ama uçtan uca birkaç defa turladık. deneyimime göre insanları sıcakkanlı ve kibardı. bizim oturduğumuz yer tüm yunanistan’da gördüğüm en küçük porsiyon olsa da 60 euroya dört kişi doyduk. plajda içtiğim değil ama meltemi de içtiğim mango dauqiriden fiyat performans olarak aşırı memnun kaldım; aynı şekilde sabah aldığım sandviçtir, sanırım ismi katoumari (tarçınlı şekerli yufka) yeriğim her şey çok güzeldi. diğer adaları deneyelimlemedim ama uzo bakımından edirne duty freeden daha çok seçki varken eczane ve korres kozmetikleri kısmı biraz hayal kırıklığıydı. onun dışında alışveriş yapılacak güzel yerleri var, en otantik geleni de indiğimizde gördüm kastellorizo shoptu. son olarak arkada kalan bir süpermarket var, onu görmeyip sahilden alışveriş yaparsanız kazık perileri buluyor. son olarak adayla ilgili beklentinizi/yorumunuzu şekillendirecek en önemli etken tr’nin önüne geçen bir performans mı aradığımız yoksa yunan sakinliği mi istediğiniz bence. çünkü arkadaşlarımla gözlemlediğim hepimiz güzel dedik ama ben yunanların sakin yaşamını da sevdiğimden birkaç gün kalma ve tekrar gelme taraftarı olabilecekken onlar öyle hissetmedi. gezecek görecek çok ada var ve meis’e tekrar ne zaman yolum düşer bilmiyorum ama çok güzelsin meis.
düşünmeye gerek yok çünkü hem her restoran/saat dilimi/kurye aynı şekilde çalışmıyor yani sisteme oturtamazsınız hem de vakit/hız sizin için 1 saat değil yarım saat kadar önemliyse gidip ürünü kendiniz almanız daha pratik. ha onun dışında yine dakika tutmuyorum ama sabah starbuckstan söylediğimde biliyorum ki trendyol go biraz daha sorunsuz, sabah 8 9’a göre daha iyi, aşağı yukarı 30 dk, haftasonu kötü. bunu da özellikle aklımda tutmadan deneyimlerimden çıkartıyorum.
evdeki düzeniniz, tembellik, damak zevkiniz ve para seviyenize göre değişir ama ben listeleyeyim siz seçin. ben starbaksa para gömmedeyim ama
süt seviyor, tembelseniz ve ekonomikseniz : granül kahveden nesquik/ pardon ice latte yapabilirsiniz. tchibo feine milde yi genel olarak seviyordum bunu yaptığım zaman. süt bence tam yağlı olacak ama protein süt olabilir, aromalı süt olabilir tercihinize göre. granül kahvelerden de tek hayırım vanilya aromalı nescafe - çok kötüydün, oysa ki ne güzel bir kavanoz tasarımın vardı (benim kriterler)
tat değil performans : ice americano bence cold brew’a çok acı ve güzel yapan sadece bir yere denk geldim ki onda bile cold brew’ın sadeliğini tercih ederim. granül kahve en makulu değil çünkü antioksidanı da az ve bence ya sıcak ya da sütle içilmeli ama americano yaparsınız çok istiyorsanız. fakat ben yine düşük bütçedeysek türk kahvesinden ice latte öneririm ( türk kahvesi gibi yapabilirsiniz bu yöntemde) ya da ays amerikanoo diye bağırıyorsanız hala french presste türk kahvesi/kahve dünyası ya da starbaks kahvesiyle kahvemizi yapıp sonra buzdolabı.
ben biraz elitim ya : ben elit olduğum için demiyorum ama cold brew kesinlikle acılığı alan ve kahvenin tadını daha güzel kılan bir metod. burada iki tane yöntem var birincisi ben tembel değilim evi toplarım diyorsanız cold brew yapımı videosu açıp yapıyorsunuz, yok benim biraz param var diyorsanız düzenek harioda var (çok basit bir düzenek ama işe yarar mı yarar)
peki ben neden starbaks? çünkü işe gidiyorum ve tembelim ve sütsüz içeceksem de cold brew isterim. ama cold brew de harioda alsanız prensip bekleme üzerine kurulu ve ben bir gün öncesinden bununla uğraşmam, hayatımda öyle bir uğraşa yer vermem gereken başka alanlar var. he ama yapar mıeınız yaparsınız.
zaten diyorsanız ki ben kışın soğukçu değilim (ben soğukçuyum) bir iki hafta için bu eziyetleri çekmez edebimle yıldımızı kazanır bir tane kahveyi de kendime hediye ederim. çok kaba hesap bu da size 3000 liraya patlar: eve kahve alsanız granül en ucuz 100 lira olsun, kahve 500, süt ne kadar gittiğine bağlı, hario deseniz 2K (tamamen tembellik esaslı) tamamen tercih meselesi yani.
süt seviyor, tembelseniz ve ekonomikseniz : granül kahveden nesquik/ pardon ice latte yapabilirsiniz. tchibo feine milde yi genel olarak seviyordum bunu yaptığım zaman. süt bence tam yağlı olacak ama protein süt olabilir, aromalı süt olabilir tercihinize göre. granül kahvelerden de tek hayırım vanilya aromalı nescafe - çok kötüydün, oysa ki ne güzel bir kavanoz tasarımın vardı (benim kriterler)
tat değil performans : ice americano bence cold brew’a çok acı ve güzel yapan sadece bir yere denk geldim ki onda bile cold brew’ın sadeliğini tercih ederim. granül kahve en makulu değil çünkü antioksidanı da az ve bence ya sıcak ya da sütle içilmeli ama americano yaparsınız çok istiyorsanız. fakat ben yine düşük bütçedeysek türk kahvesinden ice latte öneririm ( türk kahvesi gibi yapabilirsiniz bu yöntemde) ya da ays amerikanoo diye bağırıyorsanız hala french presste türk kahvesi/kahve dünyası ya da starbaks kahvesiyle kahvemizi yapıp sonra buzdolabı.
ben biraz elitim ya : ben elit olduğum için demiyorum ama cold brew kesinlikle acılığı alan ve kahvenin tadını daha güzel kılan bir metod. burada iki tane yöntem var birincisi ben tembel değilim evi toplarım diyorsanız cold brew yapımı videosu açıp yapıyorsunuz, yok benim biraz param var diyorsanız düzenek harioda var (çok basit bir düzenek ama işe yarar mı yarar)
peki ben neden starbaks? çünkü işe gidiyorum ve tembelim ve sütsüz içeceksem de cold brew isterim. ama cold brew de harioda alsanız prensip bekleme üzerine kurulu ve ben bir gün öncesinden bununla uğraşmam, hayatımda öyle bir uğraşa yer vermem gereken başka alanlar var. he ama yapar mıeınız yaparsınız.
zaten diyorsanız ki ben kışın soğukçu değilim (ben soğukçuyum) bir iki hafta için bu eziyetleri çekmez edebimle yıldımızı kazanır bir tane kahveyi de kendime hediye ederim. çok kaba hesap bu da size 3000 liraya patlar: eve kahve alsanız granül en ucuz 100 lira olsun, kahve 500, süt ne kadar gittiğine bağlı, hario deseniz 2K (tamamen tembellik esaslı) tamamen tercih meselesi yani.
ben erkek olarakta eksiliye basıyorum ara ara çünkü sözlük bana öyle bir hak tanımış, sizde beni eksileyebilirsiniz.
bir zamanlar netflix’te kısa versiyonu da bulunan çin harem entrika dizisidir. hikaye zhen huan’ın çektiği çile ve yükselişine odaklandığından muhteşem yüzyıl muadili diyebiliriz. yapay zeka da diziye romantize ve melodram örgülü diyor ve çıkış noktasında (web kitap) tamamen kurgu olduğunu, sonrasındaysa Qing hanedanı dönemine uyarlandığını belirlitiyor. (1722–1735). muhteşem yüzyıl’ın aksine tamamen kurgusala yakın bir eksende olsa da kostümler ve saray atmosferi dönemine uygun der ai. yutupdan izleyebilirsiniz. sürekli waşa waşa (hua sha imiş sanırım ekselansları mı demekti galiba) lı güzel dizinin ilk bölümünü bırakıyorum : https://youtu.be/QOaXm_9S9_0?si=K0Alje1BHVEP3TaY
sözlüğün bir köşesine borsa, diğer köşesine de maaş istastikleri bilgileri eklensin ki yorulmayalım böyle yok en iyi maaş bugünün eurosu falan.
benim gönlüm zengin.
yeto gibi bir şey.
önce tiktok tinder değildir ve neden herkes tüm sosyal medyayı izdivaç programı gibi görüyor, tinder bumble nedir bunları tanıyalım, izdivaç programlarını öğrenelim modülleri tamamlanabilir.
sözlüğe de sıçmış oluyor muyuz böyle bir durumda? hayır böyle bir yönetmeliğimiz varsa mesela hazır ol da, takım elbisemle falan da yazabilirim.
yeterince karanlıksa herkes herkese benzer.
st antuan kilisesinde biri beni kaçırmaya çalışmıştı, tinerci miydi kimdi bilmem ama ben bir saniye lütfen deyip sakince arkamı dönüp istiklal’deki converse dükkanına sığınmıştım. adam da baya bir süre önünde dolandı dükkanın. benim enerji maalesef bela paratoneri gibi biraz.
insanlar vakit geçirmek ve enerjisini atmak istiyor. burada herkes kimliklerinden azade o da var; dolayısıyla cinsellik ve azgınlığa dair olan enerji yolunu burada buluyor mesela çünkü sokakta kaç kişiyle konuşulabilir ki. doğrusu, yanlışı bilmem ama bir enerji atığı tesisi gibi burası ki benim için de öyle. sadece kavga değil yazmayı seçerim ben ama herkesin tercihi.
günaydın sözlük. ben bu aralar tutunabildiğim en küçük mutlu şeyleri büyütmeyi seçiyorum. mesela bugün uzun bir toplu taşıma yolculuğu yok benim için. tekrar olunca ki çok yakında olacak başka bir mutluluk sebebine tutunuruz.
kumaş hala kumaş ama kumaş bedava dağıtılmıyor ya. bir de cinderella’daki gibi peri anneler de yapmıyor kumaştan elbiseyi (ha zaten orada da fareler destek oluyor ayrı konu). hatta daha şok edici bir bilgi zara ya da çin üretimi ürünler ucuz üretildiği için kuvvetle muhtemel ki etik noktaları çiğniyor (yani ürün maliyeti de normalde fazla olurdu). zaradır lcw dir hayır kurumları da değil sonuçta bir kar marjı koyuyor çünkü içinde çalışan insanlar falan da var. e son olarak bir de ışınlanma daha gerçekleştirilmedi, gerçekleşse de ücretsiz değil ithalatı vergisi ve hop tarifimizin sonunda lezzetli kıyafetlerimiz hazır.
not gut for your health. öf içimdeki ilkokul çocuğunu sevgiyle beslediğim için hep.
öncesinde bir türkçe dil bilgisi ve anlam’a falan mı yazılsak sözlükçe? ayrıca katliamı alman, japon diye ırk ırk ayıracak mıyız? bir insanın canını alma gibi bir hak olabilir mi gibi gibi sorular.
o zaman bi tansiyon aleti sponsoru gelir mi? ulu sözlükteki hürriyet haber havasını bi dağıtmak istedim.