bugün
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum12
- üşenirken yapılan saçmalıklar5
- sözlükte altın günü yapmak3
- 30 lu yaşlar5
- flört edinmek7
- eşe mi pahalı hediye alınır metrese mi sorunsalı5
- biraderleri üst üste koymak7
- aşık yorguni10
- metrobüste yer bulmak3
- şirinevler7
- kızartma yağından sabun yapmak8
- eşek sucuğu14
- ayakların geriye gitmesi4
- sedat pekmez bey reyizin dönmüş olması6
- kimseyi memnun edememek13
- devlet bahçeli7
- yabani olmakla cool olmayı karıştıran tip4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- insanın bu hayattaki amacı17
- egay sucukcu2
- saxo bank'tan altın yükseliş yorumu5
- maldivler3
- dost katılım bankası2
- yabancı yatırımcı neden türkiyeye yatırım yapsın8
- tartıştığı sürücüye iftira atan kadın2
- kargo beklemek3
- yor yolgunu2
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- var bunda bir karın ağrısı3
- 54 ilde tetikçi övücü paylaşımlara operasyon2
- 17 haziran 2026 avusturya ürdün maçı3
- ilk buluşmada öpen kız4
- gül kokusu3
- ingiltere hırvatistan maçı saat 23 te trt 1 de2
- işi gücü borsa siyaset olan insan2
- fenerbahçe'nin kemalistlerin takımı olması5
- hatay arap şehridir5
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi10
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi10
- doktor yalakası tipler2
- 10 lu yaşların çabuk geçmesi7
- aint your mama3
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma2
- 17 haziran 2026 arjantin cezayir maçı3
- 20 li yaşların çabuk geçmesi12
- cips yerine erik yemek2
- sude sendromu7
- fotoğraf çekerek para kazanmak2
- akademisyen egosu6
- asuncion2
entry'ler (32)
tartışmasız matrix'tir. sinema tarihi açısından bulunduğu dönemin çok fazla ilerisinde olduğu kadar izleyici bilinci çekildiği döneme kıyasla çok geridedir.
Aylardır neden gazete okumadığımı anlamama neden olan haber. internet ortamında bile okumak gelmiyor içimden. Ara sıra burada denk gelip midem bulanıyor. Bu kadar işkembeden sallama habercilik olmaz. Bu kadar soyut kavramlarla habercilik yapılmaz. Amerika'da allahın siktir ettiği bir eyalette sözde birileri türkiye'de babasının ismi dışında hiçbir stratejik önemi olmayan birine suikast düzenleneceğine inanan bu kadar kitle varken bu ülkeden Bi sik olmayacağına inanabilirsiniz. Cemaat ülkeyi karıştırmak istiyormuş. Sümeyye Erdoğan öldürüldü diye karışacak ülke yerin dibine batsın. Böyle hayali bir olay olsa bile ülke karışsın karışmasın cemaatin eline ne geçecek amk medya bu kadar satılmış iken.
filme uyarlanışı ne yazık ki başarılı olmayan roman. yüzüklerin efendisi serisi kadar özenilmediği çok bariz. hele hele serinin en can alıcı son bölümü olan harry potter ve voldemort'un nihai kapışmasında film ile kitabın alakası bile yok. kitapta anlatılan düello çok başka ve çok daha güzel.
mesut yılmaz'ın avrupa birliği üyeliği hayali ile idam cezasının kaldırılmasına diretmesi sonucu hayatta kalmayı başaran terörist lideri. bizim toplum biraz balık hafızalıdır. aslında biraz değil ya neyse. idam hükmünün uygulanmayışı ile zamanla insanlara apo'nun insanlık suçları unutturulup bir güzel yedirildi. bir noktadan sonra öyle bir imaj oluşturuldu ki apo'nun bir sözüyle eylemleri sonlandıran pkk, bir sözüyle harekete geçer bir noktaya geldi. şimdi hdpliler çözüm sürecinde apo'nun da masada olmasını istiyor. tamam peki. masaya apo'yu oturtalım. o zaman masanın diğer tarafına da zamanında kürtlere işkence etmiş, sabıkalı eski ordu mensubu veya jitemci birini oturtalım. oldu mu ? olmadı. peki bunu hdpliler bilmiyor mu ? gayet iyi biliyor. amaç ne ? amaç kürt sorunun çözülmesi veya çözülmesi değil. kendi siyasi iradelerini kaybetmemek için asla uzlaşma konusu olmayacak talepleri direterek aslında ne kürtlerin ne de türklerin umurlarında olmadığını bariz bir şekilde gösteriyorlar. peki halk bunu görmüyor mu ? işte dedik ya balık hafıza diye. görüyor ama idrak edemiyor. kandil'e yapılan anlamsız ziyaretler de bunun bir parçası. ne yazık ki halkımız çabaların gerçekliğini veya sahteliğini idrak edemiyor. haberlerde bozuk plak gibi görürüz hdp'nin "apo'nun şartlarının iyileştirilmesi lazım" demeçlerini. idam cezası kaldırılarak zaten şartları yeteri kadar iyileşti. bundan ötesi sizin çözüm değil çözümsüzlükten beslenmeniz.
Çok göreceli bir kavram. Tsk 50 yıldır gündelik siyasetin içinden çıkamadığı için hiyerarşisi hiç güven vermiyor. Bu bir ordu için çok tehlikeli.
Bunun haricinde teknik konuları kıyaslamak isterdim ama çok üşendim. Kıbrıs harekatından önce vuku bulan johnson mektubu krizi sonrası vurulan neşteri biraz interneti kurcalayarak bulabilirsiniz. Bunun dışında bu tarz sığ tartışmaların çıkış noktası insanların savaş envanteri ile eğitim envanterini aynı zannetmesi.
Bunun haricinde teknik konuları kıyaslamak isterdim ama çok üşendim. Kıbrıs harekatından önce vuku bulan johnson mektubu krizi sonrası vurulan neşteri biraz interneti kurcalayarak bulabilirsiniz. Bunun dışında bu tarz sığ tartışmaların çıkış noktası insanların savaş envanteri ile eğitim envanterini aynı zannetmesi.
Herkesin bir dönem yaşaması gereken his. Duygular keskinleşir, karşınızdakilerin niyetleri daha iyi anlaşılır, sözlerin arkasındaki manalar daha belirgin görülmeye başlanır. Tabi herşeyde olduğu gibi bunun da fazlası zarar.
katıldığım saçmalıktır. tecavüzcü katiller taşlanarak infaz edilmelidir.
uğur mumcu 24 nisan 1976 tarihli yazısında kendisi hakkında şunları yazmıştır :
--spoiler--
orgeneral irfan özaydınlı ile ilgili kararname, en sonunda geri alındı. silahlı kuvvetler tarihinde belki de ilk kez, bir orgeneral siyasi nedenlerle kuvvet komutanlığı* kapısından döndürülmüştür. bunun ağır sonuçlarını hep birlikte izleyeceğiz. bu olayın nedenlerini ararken isterseniz beş yıl gerilere gidelim.
kadir mısırlıoğlu adlı bir sağcı, istanbul'da, milli türk talebe birliği salonunda sağcı gençler için yaptığı konuşmada, atatürk için şu sözleri kullanmıştır: - siz gençsizin, kitle saadetini düşünerek konuşuyorum. siz emir ve komutayı elinize aldığınız gün, kuvveti sevk ve idare ettiğiniz gün... dün islama mugayir hareketlerin emrinde kullanılan mehmetçik, sizin emrinizi ifa eder. paşa olmasına rağmen, mustafa kemal paşanın ölüsünü muhakeme edebilir aynı mehmetçik, hiç şüpheniz olmasın... devir 12 mart devridir. devrin, asker-sivil yöneticileri, atatürkçülük maskesiyle, devlet yönetmektedirler. bu konuşma hakkında istanbul sıkıyönetim komutanlığı askeri savcılığı bir kovuşturma açar. askeri savcılık, bu atatürk düşmanının konuşmasında suç bulamayarak "kovuşturmaya yer olmadığı kararı" verir. o tarihte istanbul sıkıyönetim komutanı kimdir? orgeneral faik türün. kadir mısırlıoğlu'nun bu konuşması çoğaltılarak bütün anadolu'da dağılır. atatürk'e açıkça küfreden mısırlıoğlu'nun konuşmaları anadolu'da kahvelerde ses bantlarından dinlenir. - mehmetçik atatürk'ün ölüsünü yargılayacaktır. orgeneral türün'ün yönettiği istanbul sıkıyönetiminden kovuşturmaya yer olmadığı kararı alan kadir mısıroğlu, elini kolunu sallayarak, anadolu'yu dolaşmaya başlar.
bu konuşma eskişehir sıkıyönetim komutanlığının dikkatini çeker. eskişehir sıkıyönetim komutanlığı askeri savcılığı kadir mısıroğlu hakkında dava açar. o tarihte eskişehir sıkıyönetim komutanı kimdir? korgeneral irfan özaydınlı ... eskişehir sıkıyönetim komutanlığı askeri mahkemesi, kadir mısırlıoğlu'nu, 23 mart 1973 gün ve 1973/2 esas, 1973/5 sayılı kararı ile dört yıl hapis cezasına çarptırılır. mahkeme üyeleri, başkan albay vahdet gürol, duruşma yargıcı hakim albay cemil arıcan, üye hakim binbaşı kerim günay'dır. kadir mısıroğlu'nun avukatı, askeri yargıtaya başvurur. kimdir kadir mısıroğlu'nun avukatı? sakarya barosu avukatlarından ismail müftüoğlu bugünkü demirel hükümetinin adalet bakanı ... karar, askeri yargıtay 3'üncü dairesince incelenir. üçüncü daire, 22 ağustos 1973 gün ve 1973/157 ve 1973/193 karar sayısı ile kadir mısıroğlu hakkındaki mahkumiyet kararını onaylar.
mısırlıoğlu, son af yasasıyla cezaevinden çıkar. atatürk'ün ölüsünü bile yargılama isteyen sağcı hakkında dava açmayan istanbul sıkıyönetiminin komunatı türün, atatürkçülük adına solu ezmiş, işkence evleri kurmuş sonunda da, ap listelerinden aday olmuş, bir de umumi mağazalar yönetim kuruluna oturtulmuştur. atatürkçülükleri de budur işte. görün, anlayın. orgeneral özaydınlı, atatürk'ün ölüsüne bile dil uzatmaktan çekinmeyen mısıroğlu'nu, orgeneral türün'ün korucu kanatları altından çıkartıp mahkeme önüne getirmiştir. belki de suçu da budur özaydınlı'nın... özaydınlı kararnamesi, silahlı kuvvetler içine iktidar eliyle sokulan günlük politikanın en somut ve en acı örneğidir. demirel bu tutumu ile sadece özaydınlı'nın yasal hakkını elinden almıyor, silahlı kuvvetlerin saygınlığını da yerle bir ediyor. korgeneral cemal madanoğlu'nu tutuklayan, tümgeneral celil gürkan'ı işkence masasına yatırıp orgeneral faik türün, koramiral cemal süer ve tuğgeneral ali elverdi'ye ödüller dağıtan bu düzen, orgeneral özaydınlı'ya komutanlık kapılarını kapıyorsa "cephecilik" demirel'in eliyle silahlı kuvvetler içine de yerleştirilmek isteniyor demektir. bu cephe, bir gün gelecek, bu uğursuz cepheyi kuranların başına yıkılacaktır ...
--spoiler--
40 senedir uşaklık yaptığın yetmedi mi mısıroğlu ? seni allah affetse toprak affeder mi ? sen değil senin feriştahın gelse atatürk'ün yargılayamaz. sen atatürk'ün ayağının altındaki paspas bile olamazsın. demirel senin de yatacak yerin yok. anasını belledin bu ülkenin. ne yolsuzluğun bitti ne de kirli oyunların. allahından bul emi. nefret ediyorum bu ülkeden. uğur mumcu gibi aydınları öldürüp mısıroğlu gibi tipleri tv lere çıkartan şerefsizler soyunuz sopunuz kurusun alayınızın
--spoiler--
orgeneral irfan özaydınlı ile ilgili kararname, en sonunda geri alındı. silahlı kuvvetler tarihinde belki de ilk kez, bir orgeneral siyasi nedenlerle kuvvet komutanlığı* kapısından döndürülmüştür. bunun ağır sonuçlarını hep birlikte izleyeceğiz. bu olayın nedenlerini ararken isterseniz beş yıl gerilere gidelim.
kadir mısırlıoğlu adlı bir sağcı, istanbul'da, milli türk talebe birliği salonunda sağcı gençler için yaptığı konuşmada, atatürk için şu sözleri kullanmıştır: - siz gençsizin, kitle saadetini düşünerek konuşuyorum. siz emir ve komutayı elinize aldığınız gün, kuvveti sevk ve idare ettiğiniz gün... dün islama mugayir hareketlerin emrinde kullanılan mehmetçik, sizin emrinizi ifa eder. paşa olmasına rağmen, mustafa kemal paşanın ölüsünü muhakeme edebilir aynı mehmetçik, hiç şüpheniz olmasın... devir 12 mart devridir. devrin, asker-sivil yöneticileri, atatürkçülük maskesiyle, devlet yönetmektedirler. bu konuşma hakkında istanbul sıkıyönetim komutanlığı askeri savcılığı bir kovuşturma açar. askeri savcılık, bu atatürk düşmanının konuşmasında suç bulamayarak "kovuşturmaya yer olmadığı kararı" verir. o tarihte istanbul sıkıyönetim komutanı kimdir? orgeneral faik türün. kadir mısırlıoğlu'nun bu konuşması çoğaltılarak bütün anadolu'da dağılır. atatürk'e açıkça küfreden mısırlıoğlu'nun konuşmaları anadolu'da kahvelerde ses bantlarından dinlenir. - mehmetçik atatürk'ün ölüsünü yargılayacaktır. orgeneral türün'ün yönettiği istanbul sıkıyönetiminden kovuşturmaya yer olmadığı kararı alan kadir mısıroğlu, elini kolunu sallayarak, anadolu'yu dolaşmaya başlar.
bu konuşma eskişehir sıkıyönetim komutanlığının dikkatini çeker. eskişehir sıkıyönetim komutanlığı askeri savcılığı kadir mısıroğlu hakkında dava açar. o tarihte eskişehir sıkıyönetim komutanı kimdir? korgeneral irfan özaydınlı ... eskişehir sıkıyönetim komutanlığı askeri mahkemesi, kadir mısırlıoğlu'nu, 23 mart 1973 gün ve 1973/2 esas, 1973/5 sayılı kararı ile dört yıl hapis cezasına çarptırılır. mahkeme üyeleri, başkan albay vahdet gürol, duruşma yargıcı hakim albay cemil arıcan, üye hakim binbaşı kerim günay'dır. kadir mısıroğlu'nun avukatı, askeri yargıtaya başvurur. kimdir kadir mısıroğlu'nun avukatı? sakarya barosu avukatlarından ismail müftüoğlu bugünkü demirel hükümetinin adalet bakanı ... karar, askeri yargıtay 3'üncü dairesince incelenir. üçüncü daire, 22 ağustos 1973 gün ve 1973/157 ve 1973/193 karar sayısı ile kadir mısıroğlu hakkındaki mahkumiyet kararını onaylar.
mısırlıoğlu, son af yasasıyla cezaevinden çıkar. atatürk'ün ölüsünü bile yargılama isteyen sağcı hakkında dava açmayan istanbul sıkıyönetiminin komunatı türün, atatürkçülük adına solu ezmiş, işkence evleri kurmuş sonunda da, ap listelerinden aday olmuş, bir de umumi mağazalar yönetim kuruluna oturtulmuştur. atatürkçülükleri de budur işte. görün, anlayın. orgeneral özaydınlı, atatürk'ün ölüsüne bile dil uzatmaktan çekinmeyen mısıroğlu'nu, orgeneral türün'ün korucu kanatları altından çıkartıp mahkeme önüne getirmiştir. belki de suçu da budur özaydınlı'nın... özaydınlı kararnamesi, silahlı kuvvetler içine iktidar eliyle sokulan günlük politikanın en somut ve en acı örneğidir. demirel bu tutumu ile sadece özaydınlı'nın yasal hakkını elinden almıyor, silahlı kuvvetlerin saygınlığını da yerle bir ediyor. korgeneral cemal madanoğlu'nu tutuklayan, tümgeneral celil gürkan'ı işkence masasına yatırıp orgeneral faik türün, koramiral cemal süer ve tuğgeneral ali elverdi'ye ödüller dağıtan bu düzen, orgeneral özaydınlı'ya komutanlık kapılarını kapıyorsa "cephecilik" demirel'in eliyle silahlı kuvvetler içine de yerleştirilmek isteniyor demektir. bu cephe, bir gün gelecek, bu uğursuz cepheyi kuranların başına yıkılacaktır ...
--spoiler--
40 senedir uşaklık yaptığın yetmedi mi mısıroğlu ? seni allah affetse toprak affeder mi ? sen değil senin feriştahın gelse atatürk'ün yargılayamaz. sen atatürk'ün ayağının altındaki paspas bile olamazsın. demirel senin de yatacak yerin yok. anasını belledin bu ülkenin. ne yolsuzluğun bitti ne de kirli oyunların. allahından bul emi. nefret ediyorum bu ülkeden. uğur mumcu gibi aydınları öldürüp mısıroğlu gibi tipleri tv lere çıkartan şerefsizler soyunuz sopunuz kurusun alayınızın
oz 'daki nerdeyse tüm karakterler. hangilerinden daha çok nefret ettiğimi bulamadım. sicilyalılar daha insancıl onları ayrı koyalım.
başlıklarda kesme işareti'nin neden kullanıma kapalı olduğunu merak ettiğim sözlük.
tarihin en büyük askeri çıkarması. olası bir çıkarmayı sahilde durdurmak isteyen rommel ile çıkarmaya izin verip zırhlı birlikler ile ikmal yollarını keserek karşı bir taarruz ile yenmek isteyen diğer komutanlar arasındaki görüş ayrılığı yüzünden almanlar için yaklaşan sonu hızlandırmıştır. aslında iki fikir de oldukça iyidir ama hitler, iki tarafın da görüşlerini kısmen kabul ederek almanların saçma sapan bir şekilde mevzilenmesine sebep olmuş, ihtiyattaki birlikler çıkarma bölgesine çok uzakta kalmış ve müttefikler sahile iyice yerleştikten sonra onları ordan atmak artık mucizelere kalmıştır.
çözüm sürecini baltalamak isteyen provokatörlerin oyunudur. *
türkiye'dir. eğer dış politikada çıkar siyaseti değil de mezhep siyaseti yaparsanız tüm ülkeler size düşman olur. ülkeye 1 gr. hayrı olmayanlara sırf iktidardakilerle aynı mezhebi veya ideolojiyi paylaştığı için yanaşırsanız ve tam tersinde olanlara da sırtınızı dönerseniz, yaşadıkları teröre destek verirseniz dost ülke bulamazsınız.
neymiş mısır'da askeri darbe olmuş. suriye'de diktatör varmış. sanki başa geldikleri günden beri sabah akşam ziyaret ettikleri afrika'da demokrasi manifestosu yayınlıyorlar.
neymiş mısır'da askeri darbe olmuş. suriye'de diktatör varmış. sanki başa geldikleri günden beri sabah akşam ziyaret ettikleri afrika'da demokrasi manifestosu yayınlıyorlar.
herhangi bir kriter belirlemeden hangi dizi en iyi demek zor olacaktır. aktif diziler dahil midir değil midir, roman uyarlaması olup olmaması önemli midir değil midir veya adam akıllı final yapıp yapmaması etken midir değil midir değil midir vs.
the x files benim en sevdiğim dizi ama maalesef son sezonu çok berbattı. son sezonu kesip atacak olsak en iyi dizi o derdim. game of thrones desem, roman uyarlaması özgün değil diyenler çıkabilir. aktif dizileri katmıyorum çünkü en baba dizi olmaya aday sherlock hala devam ediyor (her ne kadar sonraki sezonu 2017'de çekilecek haberleri çıksa da).
aşağı yukarı the sopranos hariç ne kadar kült dizi varsa hepsini izledim. sopranos'u değerlendirme dışı bırakacak olursam bana göre en iyi dizi the wire dır. temposu zaman zaman ağırdır ama dizi komple bir puzzle olup 5. sezon son bölümünde puzzle'ın son parçası takılmıştır. bana göre çekilmiş en gerçekçi dizi olup diziye danışmanlık yapan söz konusu eyaletten 4 polis bu dizi yüzünden teşkilattan kovulmuştur. ama dediğim gibi çok göreceli bir konu.
the x files benim en sevdiğim dizi ama maalesef son sezonu çok berbattı. son sezonu kesip atacak olsak en iyi dizi o derdim. game of thrones desem, roman uyarlaması özgün değil diyenler çıkabilir. aktif dizileri katmıyorum çünkü en baba dizi olmaya aday sherlock hala devam ediyor (her ne kadar sonraki sezonu 2017'de çekilecek haberleri çıksa da).
aşağı yukarı the sopranos hariç ne kadar kült dizi varsa hepsini izledim. sopranos'u değerlendirme dışı bırakacak olursam bana göre en iyi dizi the wire dır. temposu zaman zaman ağırdır ama dizi komple bir puzzle olup 5. sezon son bölümünde puzzle'ın son parçası takılmıştır. bana göre çekilmiş en gerçekçi dizi olup diziye danışmanlık yapan söz konusu eyaletten 4 polis bu dizi yüzünden teşkilattan kovulmuştur. ama dediğim gibi çok göreceli bir konu.
filmlerde romantik bir eylem gibi gözüken hareketi yapan adamdır. ülkemizde "napıyorsun, çeker misin elini" gibi bir dönüş alması muhtemeldir. bence avuçlamaya geçmeden önce biraz daha beklemekte fayda var.
içinde atatürk'ün de bulunduğu onlarca kişi yazılabilir. tabi ki gönlümüzde, zihnimizde atatürk 1. sıradadır. askeri ve politik dehası o dönemin şartları içinde muazzamdır. politik dehasına kurucu meclisin ilk anayasasında yer alan "kurtuluş mücadelesi sonucunda padişaha hak ettiği konum verilecektir" maddesi örnek gösterilebilir.
atatürk'ü bir kenara koyarsak, tarihe meraklı şahsıma en ilginç gelen 2 komutan vardır. biri yavuz sultan selim, diğeri de erwin rommel'dir ki bu isimler de zaten benden önceki entrylerde yazılmıştır. yavuz hiperaktif kişiliğini askeri dehası ile birleştirerek ölümüne kadar padişahlıkta kaldığı 10 sene boyunca devletin sınırlarını 1.5 kat arttırmış, hazineyi kapısı kapatılamayacak kadar doldurmuştur. rommel ise kendisinden sayıca üstün olan, sürekli kendisinden kat kat fazla piyade ve zırhlı araç ikmali alan ingilizleri afrika'da kahire'ye kadar kovalamış, olağanüstü savaş tekniklerini literatüre kazandırmıştır.
atatürk'ü bir kenara koyarsak, tarihe meraklı şahsıma en ilginç gelen 2 komutan vardır. biri yavuz sultan selim, diğeri de erwin rommel'dir ki bu isimler de zaten benden önceki entrylerde yazılmıştır. yavuz hiperaktif kişiliğini askeri dehası ile birleştirerek ölümüne kadar padişahlıkta kaldığı 10 sene boyunca devletin sınırlarını 1.5 kat arttırmış, hazineyi kapısı kapatılamayacak kadar doldurmuştur. rommel ise kendisinden sayıca üstün olan, sürekli kendisinden kat kat fazla piyade ve zırhlı araç ikmali alan ingilizleri afrika'da kahire'ye kadar kovalamış, olağanüstü savaş tekniklerini literatüre kazandırmıştır.
"Çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimine zarar verdiği gerekçesiyle, oy çokluğu ile uyarı cezası verildi."
bu diyalogdan sonra programı izleyen ne kadar çocuk ve genç varsa zihinleri bulandı, depresyona girdi, fiziksel olarak ta ... ne bilim işte kendi kendilerini yaraladılar felan. aklıma birşey gelmedi tanrı denince nasıl fiziksel olarak bir zarara uğramış olabilirler diye.
rtük gibi ne taraftan sularsan o tarafa doğru eğilen bir saksı kurumdan şaşırılmayacak karar. belki de bürokrasi içerisinde kadrolaşmaya en açık kurum. demirel döneminden günümüze kadar hep öyle oldu.
bu diyalogdan sonra programı izleyen ne kadar çocuk ve genç varsa zihinleri bulandı, depresyona girdi, fiziksel olarak ta ... ne bilim işte kendi kendilerini yaraladılar felan. aklıma birşey gelmedi tanrı denince nasıl fiziksel olarak bir zarara uğramış olabilirler diye.
rtük gibi ne taraftan sularsan o tarafa doğru eğilen bir saksı kurumdan şaşırılmayacak karar. belki de bürokrasi içerisinde kadrolaşmaya en açık kurum. demirel döneminden günümüze kadar hep öyle oldu.
yersiz kıskançlıktır. ekşisözlük'te para kaygısı içerik kaygısının önüne geçmiştir.
eskiden de özgür, demokratik bir ortam yoktu ekşisözlük'te. ama yönetim en azından tutarlıydı. şimdi ise hal hatır ile bir başlıkta bir kurum ve/veya sahibi ile ilgili tüm yorumları içeriğine bakmaksızın silebiliyorlar. bazen de tepkileri görünce geri yüklüyorlar felan. trollere kol kanat geriyorlar. çünkü troller sayesinde yazarlar kışkırtılıp paylaşım sayısı arttırılıyor. böylelikle reklam gelirleri yükseliyor. 18-19 tane gg'si olan troller sözlükte barınabilirken aylardır sabit olmak üzere 5 gg'si 3000'den fazla entrysi olan benim gibi yazarlar bir açıklama yapmaksızın aniden uçurulabiliyor. bazi iktidar yanlısı provokatör aktroller 3 kere uçurulmasına rağmen hesapları geri diriltilebiliyor.
benim için önemli olan bilgi edinme ihtiyacımı gidermek. başlıklara yorum yapma hevesim körelmişti. 1 haftadır da entry girmiyordum. 2 gün önce bir tane entrymin imla hatasını düzelteyim dedim o esnada hesabım engellendi. o yüzden kıyaslamalara çok fazla takılmayın, kendinizi tek bir yerde konumlandırmayın.
eskiden de özgür, demokratik bir ortam yoktu ekşisözlük'te. ama yönetim en azından tutarlıydı. şimdi ise hal hatır ile bir başlıkta bir kurum ve/veya sahibi ile ilgili tüm yorumları içeriğine bakmaksızın silebiliyorlar. bazen de tepkileri görünce geri yüklüyorlar felan. trollere kol kanat geriyorlar. çünkü troller sayesinde yazarlar kışkırtılıp paylaşım sayısı arttırılıyor. böylelikle reklam gelirleri yükseliyor. 18-19 tane gg'si olan troller sözlükte barınabilirken aylardır sabit olmak üzere 5 gg'si 3000'den fazla entrysi olan benim gibi yazarlar bir açıklama yapmaksızın aniden uçurulabiliyor. bazi iktidar yanlısı provokatör aktroller 3 kere uçurulmasına rağmen hesapları geri diriltilebiliyor.
benim için önemli olan bilgi edinme ihtiyacımı gidermek. başlıklara yorum yapma hevesim körelmişti. 1 haftadır da entry girmiyordum. 2 gün önce bir tane entrymin imla hatasını düzelteyim dedim o esnada hesabım engellendi. o yüzden kıyaslamalara çok fazla takılmayın, kendinizi tek bir yerde konumlandırmayın.
iki taraftan birinin hayal kırıklığına uğraması ile son bulur.