bugün
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- kaşarlı sucuklu menemen3
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- queen ravennadan mesaj var11
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek4
- deli bakışlı erkekler5
- nervio hamferdi10
- damarsız tüysüz manisa yaprağı20
- yeralti edebiyatcisi7
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı22
- birinin altında çalışmak4
- beklenen büyük istanbul depremi2
- gocu35
- uludağ günlük3
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- kız düşürmenin kısa yolu19
- fakir ekeği annesi sevsin8
- nikki glaser2
- saltburn2
- uludağ sözlük size ne kattı27
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi2
- al sözlükteki bütün amlar senin olsun8
- günlük 935 lira6
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler2
- mış gibi yapmak2
- üsküdar2
- s'i l v'e r m'i s t34
- karı kıza para yedirir misiniz6
- dünya her alanda ilerleyecek5
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- follow the cops back home3
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- işi bırakıp minik ve şirin bir kafe açmak2
- ona bir şeyler söyle2
- köprü ve otoyolların özelleştirilmesi2
- yedekte feyk hesap tutmak5
- ansızın gelen benim burada ne işim var hissi4
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir2
- veli toplantisi4
- vanlı kara haydar3
- sözlük çeteleri3
- entry girerken kendini frenlemek3
- jar jar binks bir sith lordu mu2
- özlem gürses'in gta 6 yorumu3
- galatasaray'ın sporting maçı kamp kadrosu4
- kademeli emeklilik sistemi3
- 3po2
entry'ler (20)
yüksek sanatın ve kendi sanatımın oluşturduğu haz duygusu. keza içindeki egosal kışkırtma ile "bensiz sanatın hali ne olurdu" isimli kavramsal sanat işim beni çok mutlu eder. haricen----*anlamayacaklar ve anlamlandıramayacaklar. anlamak zorunda değilsin, anlamak zorunda da değilim.* mutluluk sanattır vesselam.
Bach dinlerseniz; dinlenir, dinginleşir ve buna benzer bir çok iyi şey olur.
Conviction (2002)
Mimarlık: bencileyin, sanat kavramının tek başına yeterli gelemediği kavram dışı-ötesi kavram. Mağara kovuğundaki ilk insanın ev ya da yuva olarak gördüğü söz konusu kovuğu, mimari değer taşıyorsa(ihtiyaç olarak) o zaman mimari işlevselliğin de ötesine geçer. Mağaradaki adam; av avlar, kuş kuşlar ve yuvasına döner. Yuvasında mimari bir ögenin varlığı o an önemsizdir,(kaldı ki bilemez) fakat yuva formu -mimari- ise o zaman bu "mimarlık sanatı" olarak tanımlanamaz. Eğer en uç noktaya gidecek olursak yapıların yapısallığı coğrafya ve gezegenin ta kendisidir. Dünya başlı başına mimari bir yapıdır ve buna dayanırsak "Evren başlı başına mimari bir yapıdır" düşüncesine kadar gider. Burada değinmeye çalıştığım , Mimarlık bambaşka bir tanımlama ve kavram gerektirir. Vatikan'daki mimarlıkta mimaridir fakat orda başka bir durum öne çıkar.Vatikan'da her ne kadar yapılar ihtişamlı olsada öne çıkan öge mimari-mimarlık değildir. Vatikan deyince ilk aklınıza geleni düşünün bu kâfi. Öte yandan Mısır piramitleri de dini ögeler barındırır ama Mısır piramitlerini hiç bir ironi gözetmeden mimari bir tanımlamaya dahil edebiliriz. Fazla dağıtmadan en son şunu söylemek lazım, mimarinin güzel sanatlar ile(resim-heykel-tiyatro temeli alırsak)kesin bir ayrımı vardır. Sanat değildir demiyorum başka ve öte bir şeydir. Kapsamcıdır ve bu engellenez.
tıp alanında çok enteresan verilere sahip alan-ders-bilim.
aklıma hemen çakalın önde gideni rasim pici geldi. bakkaldı kendisi.
antalya'da öğrenciyken gördüğüm spor salonuna hayretler içinde bakıp işte benim mekanım dememin sebebi olan kitap. salonun ismi "Shibumi değil Şibumi" idi ve sadece iki gün gidebildim.salonda sadece "artizlik" yapıldığını görünce hayallerim yıkılmıştı fakat shibusa yoluma devam ettim.
packard bell , gayet memnunum.
ingiliz melankolisi ile gal hüznü arasında bir yerlerde , haz verebilen bir grup.
ruh ikizimin ahbabı. atıf yapmak isteyip, keyifle ilk atfımı yaptığım sanatçı.
bana göre dünyadaki en güzel şehir. Piazzale Michelangelo'dan bakınca bambaşkadır. la bella citta di firenze..
bu güzel dil " Questura " binasına gidince çok çirkin bir dil de olabilir.
" lise 2 terk " diyen ve derken aldığı hazzı saklayamayan ender insanların size yansıttığı o garip güzel duyguyu yaşatan film.
Bugün itibari ile sinema-tv yüksek lisans sınavında bana sorulan, en sevdiğiniz filmler hangileridir , sorusuna verdiğim cevap.
içten içe bir yakınlık duyduğum fakat bir yandan da bu kadar farklı bir ayarsızlığın içinde bir iş olmasın diye işkillendiğim ama yinede çok keyif aldığım grup.
kendisi, enteresan bir şekilde dil cambazıdır veya dilini çok geliştirmiştir. öyle bişey.
olasılık hesabı yaptırıp, saç baş yolduran bir karakter ismi.
Ankara'da eski Gençlik parkı açık halk çayhanelerinde, harici ve devasa hoparlörlerden gelen sesler ile adeta tek kişilik bir miting edasındaki "aceeeiiiiaaa veya uuuuuuuvv ha ha heea" gibi haykırışların sahibi.
Uğruna tiyatro uğraşını bıraktığım ve ülkemde bu bölümü okuyup doyamadığım sonrada daha ilerisi öğrenmek-görmek için , bu işin merkezi nere ise oraya giderim aga deyip basıp italya-floransa'ya yeniden okumak için gittiğim nadide sanat dalı.
Sanat , kendi yolunuzu açıp yol olabilmeniz ve hatta o yoldaki tüm ayrıntıların " siz ve sizden çıkabilecek en evrensel " olabilmesi durumudur. Zordur ama gereklidir.