bugün
- uludağ sözlük discord grubu10
- yazarların on üzerinden komiklikleri47
- eve atılan kızın ekşici çıkması6
- birine geç kalmak9
- üstteki yazar gözünde nasıl canlanıyor8
- cayır cayır yanan kız13
- beyazsemsiyeliyabanci48
- hayatının geri kalanını belirleyecek mesaj5
- m r e r e c t o12
- larisalisa10
- zall in yaptigi gammaz anketi15
- insanlardan nefret etmek8
- seni ne mutlu eder sorusu6
- satranç haram yasaklansın17
- aşkım daha önce hiç patlıcan yemedim diyen kız4
- gir içime hünharca12
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı12
- sözlükte erkekleri istemiyoruz18
- yer sofrası5
- güvenli bir omuz arar bazen insan4
- neden bu kadar sevildiği anlaşılamayan şeyler7
- abd'nin iran füzelerine müdahale etmemesi3
- arkadaşlar bakar mısınız8
- eşime sormam lazım kadınları3
- sabah sekizde okulda olmanın felsefi anlamsızlığı2
- yorgun mermi22
- güzel bir kadını terk etmek5
- bruce lee4
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak10
- gocu43
- yalnızlık güç değildir4
- çocuğum olmuyor ne yapmalıyım4
- park sorunu6
- 2014 öncesinde feto'ya küfretmek8
- afganistan islam emirliği4
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler9
- togg'a lpg taktırmak11
- kürt mutfağı7
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- en sevilen meyveler8
- şişman kezoyu eskrim hamleleri ile zayıflatmak4
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar8
- parcalandim toparlanamiyorum4
- aziz yıldırım13
- timsah4
- buddy dude20
- chery2
- gammazlama yapmamak13
entry'ler (20)
yüksek sanatın ve kendi sanatımın oluşturduğu haz duygusu. keza içindeki egosal kışkırtma ile "bensiz sanatın hali ne olurdu" isimli kavramsal sanat işim beni çok mutlu eder. haricen----*anlamayacaklar ve anlamlandıramayacaklar. anlamak zorunda değilsin, anlamak zorunda da değilim.* mutluluk sanattır vesselam.
Bach dinlerseniz; dinlenir, dinginleşir ve buna benzer bir çok iyi şey olur.
Conviction (2002)
Mimarlık: bencileyin, sanat kavramının tek başına yeterli gelemediği kavram dışı-ötesi kavram. Mağara kovuğundaki ilk insanın ev ya da yuva olarak gördüğü söz konusu kovuğu, mimari değer taşıyorsa(ihtiyaç olarak) o zaman mimari işlevselliğin de ötesine geçer. Mağaradaki adam; av avlar, kuş kuşlar ve yuvasına döner. Yuvasında mimari bir ögenin varlığı o an önemsizdir,(kaldı ki bilemez) fakat yuva formu -mimari- ise o zaman bu "mimarlık sanatı" olarak tanımlanamaz. Eğer en uç noktaya gidecek olursak yapıların yapısallığı coğrafya ve gezegenin ta kendisidir. Dünya başlı başına mimari bir yapıdır ve buna dayanırsak "Evren başlı başına mimari bir yapıdır" düşüncesine kadar gider. Burada değinmeye çalıştığım , Mimarlık bambaşka bir tanımlama ve kavram gerektirir. Vatikan'daki mimarlıkta mimaridir fakat orda başka bir durum öne çıkar.Vatikan'da her ne kadar yapılar ihtişamlı olsada öne çıkan öge mimari-mimarlık değildir. Vatikan deyince ilk aklınıza geleni düşünün bu kâfi. Öte yandan Mısır piramitleri de dini ögeler barındırır ama Mısır piramitlerini hiç bir ironi gözetmeden mimari bir tanımlamaya dahil edebiliriz. Fazla dağıtmadan en son şunu söylemek lazım, mimarinin güzel sanatlar ile(resim-heykel-tiyatro temeli alırsak)kesin bir ayrımı vardır. Sanat değildir demiyorum başka ve öte bir şeydir. Kapsamcıdır ve bu engellenez.
tıp alanında çok enteresan verilere sahip alan-ders-bilim.
aklıma hemen çakalın önde gideni rasim pici geldi. bakkaldı kendisi.
antalya'da öğrenciyken gördüğüm spor salonuna hayretler içinde bakıp işte benim mekanım dememin sebebi olan kitap. salonun ismi "Shibumi değil Şibumi" idi ve sadece iki gün gidebildim.salonda sadece "artizlik" yapıldığını görünce hayallerim yıkılmıştı fakat shibusa yoluma devam ettim.
packard bell , gayet memnunum.
ingiliz melankolisi ile gal hüznü arasında bir yerlerde , haz verebilen bir grup.
ruh ikizimin ahbabı. atıf yapmak isteyip, keyifle ilk atfımı yaptığım sanatçı.
bana göre dünyadaki en güzel şehir. Piazzale Michelangelo'dan bakınca bambaşkadır. la bella citta di firenze..
bu güzel dil " Questura " binasına gidince çok çirkin bir dil de olabilir.
" lise 2 terk " diyen ve derken aldığı hazzı saklayamayan ender insanların size yansıttığı o garip güzel duyguyu yaşatan film.
Bugün itibari ile sinema-tv yüksek lisans sınavında bana sorulan, en sevdiğiniz filmler hangileridir , sorusuna verdiğim cevap.
içten içe bir yakınlık duyduğum fakat bir yandan da bu kadar farklı bir ayarsızlığın içinde bir iş olmasın diye işkillendiğim ama yinede çok keyif aldığım grup.
kendisi, enteresan bir şekilde dil cambazıdır veya dilini çok geliştirmiştir. öyle bişey.
olasılık hesabı yaptırıp, saç baş yolduran bir karakter ismi.
Ankara'da eski Gençlik parkı açık halk çayhanelerinde, harici ve devasa hoparlörlerden gelen sesler ile adeta tek kişilik bir miting edasındaki "aceeeiiiiaaa veya uuuuuuuvv ha ha heea" gibi haykırışların sahibi.
Uğruna tiyatro uğraşını bıraktığım ve ülkemde bu bölümü okuyup doyamadığım sonrada daha ilerisi öğrenmek-görmek için , bu işin merkezi nere ise oraya giderim aga deyip basıp italya-floransa'ya yeniden okumak için gittiğim nadide sanat dalı.
Sanat , kendi yolunuzu açıp yol olabilmeniz ve hatta o yoldaki tüm ayrıntıların " siz ve sizden çıkabilecek en evrensel " olabilmesi durumudur. Zordur ama gereklidir.
