bugün
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- tavuğun neden kanatları var9
- sözlükte üzdüğüm yazarlar10
- manifestten hangi kızla sevişirdin14
- şeffaf kulaklık4
- queen ravenna ve cinleri9
- altın renkli kulaklık3
- erkeklere doğum izninin 3 gün olması3
- kadınların araba park edememesi4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
- çarpan şeyler3
- israil üçüncü tapınak'ın inşasına hazırlanıyor5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- yeralti edebiyatcisi8
- kaşarlı sucuklu menemen8
- saçını danaya yalatmak5
- bana onu sormayin7
- katatespizartmasi11
- fotoğraflarda çirkin çıkmak3
- izmir yanıyor2
- insanın evi gibisi yok2
- seksenler3
- s'i l v'e r m'i s t36
- queen ravennadan mesaj var11
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması3
- izmir2
- israil'in kuruluşu2
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- zenginler niye uzun yaşamak istiyor4
- köpek eğitmeni2
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- david rockefeller4
- sınırsız nafaka kaldırımı insan hakları ihlalidir4
- natisii ve enayimik3
- gocu35
- ankara2
- ak parti4
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler4
- en son ne yediniz6
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek5
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- kız düşürmenin kısa yolu19
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı18
- uludağ sözlük size ne kattı27
- mavi gözlü kızların ziyadesiyle güzel olması2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- cinlerin hepsi düşmüş melekler ve nefilimlerdir2
- allah bir tanedir3
- fakir ekeği annesi sevsin8
entry'ler (20)
yüksek sanatın ve kendi sanatımın oluşturduğu haz duygusu. keza içindeki egosal kışkırtma ile "bensiz sanatın hali ne olurdu" isimli kavramsal sanat işim beni çok mutlu eder. haricen----*anlamayacaklar ve anlamlandıramayacaklar. anlamak zorunda değilsin, anlamak zorunda da değilim.* mutluluk sanattır vesselam.
Bach dinlerseniz; dinlenir, dinginleşir ve buna benzer bir çok iyi şey olur.
Conviction (2002)
Mimarlık: bencileyin, sanat kavramının tek başına yeterli gelemediği kavram dışı-ötesi kavram. Mağara kovuğundaki ilk insanın ev ya da yuva olarak gördüğü söz konusu kovuğu, mimari değer taşıyorsa(ihtiyaç olarak) o zaman mimari işlevselliğin de ötesine geçer. Mağaradaki adam; av avlar, kuş kuşlar ve yuvasına döner. Yuvasında mimari bir ögenin varlığı o an önemsizdir,(kaldı ki bilemez) fakat yuva formu -mimari- ise o zaman bu "mimarlık sanatı" olarak tanımlanamaz. Eğer en uç noktaya gidecek olursak yapıların yapısallığı coğrafya ve gezegenin ta kendisidir. Dünya başlı başına mimari bir yapıdır ve buna dayanırsak "Evren başlı başına mimari bir yapıdır" düşüncesine kadar gider. Burada değinmeye çalıştığım , Mimarlık bambaşka bir tanımlama ve kavram gerektirir. Vatikan'daki mimarlıkta mimaridir fakat orda başka bir durum öne çıkar.Vatikan'da her ne kadar yapılar ihtişamlı olsada öne çıkan öge mimari-mimarlık değildir. Vatikan deyince ilk aklınıza geleni düşünün bu kâfi. Öte yandan Mısır piramitleri de dini ögeler barındırır ama Mısır piramitlerini hiç bir ironi gözetmeden mimari bir tanımlamaya dahil edebiliriz. Fazla dağıtmadan en son şunu söylemek lazım, mimarinin güzel sanatlar ile(resim-heykel-tiyatro temeli alırsak)kesin bir ayrımı vardır. Sanat değildir demiyorum başka ve öte bir şeydir. Kapsamcıdır ve bu engellenez.
tıp alanında çok enteresan verilere sahip alan-ders-bilim.
aklıma hemen çakalın önde gideni rasim pici geldi. bakkaldı kendisi.
antalya'da öğrenciyken gördüğüm spor salonuna hayretler içinde bakıp işte benim mekanım dememin sebebi olan kitap. salonun ismi "Shibumi değil Şibumi" idi ve sadece iki gün gidebildim.salonda sadece "artizlik" yapıldığını görünce hayallerim yıkılmıştı fakat shibusa yoluma devam ettim.
packard bell , gayet memnunum.
ingiliz melankolisi ile gal hüznü arasında bir yerlerde , haz verebilen bir grup.
ruh ikizimin ahbabı. atıf yapmak isteyip, keyifle ilk atfımı yaptığım sanatçı.
bana göre dünyadaki en güzel şehir. Piazzale Michelangelo'dan bakınca bambaşkadır. la bella citta di firenze..
bu güzel dil " Questura " binasına gidince çok çirkin bir dil de olabilir.
" lise 2 terk " diyen ve derken aldığı hazzı saklayamayan ender insanların size yansıttığı o garip güzel duyguyu yaşatan film.
Bugün itibari ile sinema-tv yüksek lisans sınavında bana sorulan, en sevdiğiniz filmler hangileridir , sorusuna verdiğim cevap.
içten içe bir yakınlık duyduğum fakat bir yandan da bu kadar farklı bir ayarsızlığın içinde bir iş olmasın diye işkillendiğim ama yinede çok keyif aldığım grup.
kendisi, enteresan bir şekilde dil cambazıdır veya dilini çok geliştirmiştir. öyle bişey.
olasılık hesabı yaptırıp, saç baş yolduran bir karakter ismi.
Ankara'da eski Gençlik parkı açık halk çayhanelerinde, harici ve devasa hoparlörlerden gelen sesler ile adeta tek kişilik bir miting edasındaki "aceeeiiiiaaa veya uuuuuuuvv ha ha heea" gibi haykırışların sahibi.
Uğruna tiyatro uğraşını bıraktığım ve ülkemde bu bölümü okuyup doyamadığım sonrada daha ilerisi öğrenmek-görmek için , bu işin merkezi nere ise oraya giderim aga deyip basıp italya-floransa'ya yeniden okumak için gittiğim nadide sanat dalı.
Sanat , kendi yolunuzu açıp yol olabilmeniz ve hatta o yoldaki tüm ayrıntıların " siz ve sizden çıkabilecek en evrensel " olabilmesi durumudur. Zordur ama gereklidir.