bugün
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı3
- sevişirken video çekmek4
- en son aldığınız iltifat9
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- yunanistan24
- bütün gün topladığın gazı gece yatakta çıkarmak2
- daş göprü sarmsağ geldih4
- mazot2
- chp milletvekili burcu köksal'ın akpyi bombalaması2
- 80 dogumlu olmak2
- dekolteye bakar mısınız15
- hayvan gibi acı salça yemek6
- başkalarına haset etmeye başlamanın dönüşü yok2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- aşka düşmek4
- gays for gaza3
- istanbul da tutuklu chp'li başkan sayısı 162
- irmik helvası vs un helvası18
- üşüyen erkek13
- sifonu çekince gitmeyen bok3
- hayat her şeye rağmen güzel insanı4
- gotcu jeans2
- adalet ve kalkınma partisi2
- memati baş2
- gocu12
- zenginlik hayatı3
- japonya23
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- bizim derdimiz kimseyle uğraşmak değil2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- erleg han3
- neyse arkadaşlar3
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- evli bir kadın neden süslenir2
- fırın poşetinde tavuk patates4
- aylık 416 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin19
- domdomusa'nın çaylağının açılması gerekliliği3
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- rammstein'ı ram markası sanmak3
- ballbusting'in türkçe karşılığı2
- bik bikle yemek yapmak10
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- cennet3
entry'ler (65)
Türkiye'de deprem yorumları hep tutan, bugüne kadar çizgisinden sapmayan ve halka naci görür gibilerinin yaptığı gibi korku salarak ilgi çekmeye çalışmayan realist ve sempatik bir insandır.
Şener üşümezsoy'un getir götürünü yapar anca.
her zaman en özelidir. amatör ruh yoğundur fakat bir o kadar titizlik, dikkat ve özen fazladır. genelde çoğu sanatçılar, hep ilk eserlerinden ibaret görülür. bunun sebebi de bütün birikimlerin ve hayallerin ilk eserde verilmesidir. bundan dolayı ikinci ve sonraki eserler biraz sönük kalır.
kıl oldum abi.
nerdesin kiminlesin,
dön sevgilim,
seni çok özledim...
tarkan - yine sensiz https://youtu.be/NgPBDQ8HMoE
dön sevgilim,
seni çok özledim...
tarkan - yine sensiz https://youtu.be/NgPBDQ8HMoE
Tarkan'ın en özel albümü olmakla birlikte Tarkan'ın en çok minnet borcu olduğu albümdür. Aynı şekilde Tarkan'ın en zorlu imkanlarla yaptığı albümdür. Hiç umut yokken yanında bir tek alpay aydın, ozan çolakoğlu ve mehmet söğütoğlu, tarkan'a güvendi ve tarkan bu üç dostla birlikte bu albümü tamamlayıp piyasaya giriş yaptı kolay değildi elinde hiç bir serveti olmayan fakir bir hayat yaşarken bu albümle bir anda genç popçu ünvanına erişmek...
Tarkan röportajlarda ilk albümden pek bahsetmez ama o da bilir ki o ilk albümün oluşumunu hatırladıkça burnunun direklerini sızladığını ve duygulandığını.
https://youtu.be/pnhzCtqsdRA
Tarkan röportajlarda ilk albümden pek bahsetmez ama o da bilir ki o ilk albümün oluşumunu hatırladıkça burnunun direklerini sızladığını ve duygulandığını.
https://youtu.be/pnhzCtqsdRA
Hayatın tehlikelerinden çok uzak, kendilerine düşman kedilerin olmadığı ve kafalarına göre takılan huzurlu farelerdir. Hele bir de bir yerden bodrum katta su geliyorsa orda aşiret bile kurarlar. En asil duyguların fareleridir.
"Şimdi bodrum katında inziva vakti" favori şarkılarıdır. *
"Şimdi bodrum katında inziva vakti" favori şarkılarıdır. *
Her adı geçerken buram buram ekmek kokusu gelir.
Devran Çağlar'ın en sevilen şarkısı Asi'nin söz ve müziği kendisine aittir.
Not: inanmayanlar araştırabilir.
Not: inanmayanlar araştırabilir.
Oscar cordoba'dır. Cordoba, Beşiktaş'ın 2003-04 sezonunda 1.likten 3.lüğe düşüşünde Beşiktaş'a en büyük ihaneti eden kişidir. Açın o dönem maçlarını izleyin (2.dönem), özellikle Fenerbahçe, Valencia, Diyarbakırspor, Trabzonspor, Adanaspor ve Samsunspor maçlarında yediği abuk sabuk golleri bir izleyin. Resmen top kaleye girsin diye yapmadığı şebeklik kalmamış.
O sezonun ikinci yarısında Cordoba'nın saçma sapan yediği gollerinden kaybettiğimiz maçlar;
Valencia maçı;
https://youtu.be/OBxH9QaxO4g
Diyarbakırspor maçı;
https://youtu.be/A1B55w4KFyI
istanbulspor maçı;
https://youtu.be/KSr2NxHjrzA
Fenerbahçe maçı; (bunu mutlaka izleyin)
https://youtu.be/TEXVQTz-u4k
Özellikle 2003-2004 sezonunun ikinci yarısındaki FB - BJk maçında yediği golleri izleyin. Kendisi sonraki sezonlarda da (2004-2006) aynen böyle goller yedi. Bir çok kişi Cordoba'yı 100.yıldaki kurtarışları ile hatırlar ama o dönemleri detaylı hatırlayanlar Cordoba'nın 101.yılda ve sonraki iki yılda yediği şikeli golleri çok iyi hatırlar. Aklıma gelmişken; 2005-06 sezonunda Gs - Bjk maçında Hasan Kabze'den yediği uydurma golleri de hatırlatalım.
O sezonun ikinci yarısında Cordoba'nın saçma sapan yediği gollerinden kaybettiğimiz maçlar;
Valencia maçı;
https://youtu.be/OBxH9QaxO4g
Diyarbakırspor maçı;
https://youtu.be/A1B55w4KFyI
istanbulspor maçı;
https://youtu.be/KSr2NxHjrzA
Fenerbahçe maçı; (bunu mutlaka izleyin)
https://youtu.be/TEXVQTz-u4k
Özellikle 2003-2004 sezonunun ikinci yarısındaki FB - BJk maçında yediği golleri izleyin. Kendisi sonraki sezonlarda da (2004-2006) aynen böyle goller yedi. Bir çok kişi Cordoba'yı 100.yıldaki kurtarışları ile hatırlar ama o dönemleri detaylı hatırlayanlar Cordoba'nın 101.yılda ve sonraki iki yılda yediği şikeli golleri çok iyi hatırlar. Aklıma gelmişken; 2005-06 sezonunda Gs - Bjk maçında Hasan Kabze'den yediği uydurma golleri de hatırlatalım.
her ikisi de bu noktaya tırnaklarını kazıya kazıya gelmiştir. ve ikisi de hayallerinden vazgeçmeyerek sadece kalbinin sesini dinleyerek müzik piyayasında bugünlere gelmiştir.
mustafa sandal, amerika'da hukuk okurken içinde yaşadığı müzik aşkıyla yanıp tutuşan genç bir öğrenciydi. nitekim uzun süre düşünmesinden sonra müzik hayallerini gerçekleştirmek için üniversiteyi bırakıp istanbul'a geldi. ailesinin karşı çıkmasına rağmen hayalleri için mücadele etmeye kararlıydı. parası olmadığı bir sürü borca girip bunu riske alarak müzik aletleri alıp şarkılar yapmaya başladı. arkadaşı bülent tezcan ile tanıştıktan sonra müzik yolculuğuna başladı. ayrıca arkadaş çevresinin sayesinde genç yaşlarda onno tunç, zerrin özer ve ajda pekkan gibi önemli sanatçılar ile tanışma fırsatına sahip oldu. sadece içindeki müzik aşkını duyurabilmek için aylarca onno tunç'un stüdyosunda yattı kalktı, besteler yaptı ve 1991 yılında ajda pekkan'a verdiği "vazgeçme" şarkısıyla müzik piyasasında kendini göstermeyi başladı. ardından grup tetris, zerrin özer, yonca evcimik ve hakan peker gibi bir çok sanatçıya bestelerini vererek müzik piyasasında adından söz ettirmeye başladı. bir gün şahin özer ile sohbet ederken şahin özer'in kendisine albüm yapma teklifi etmesiyle artık besteci değil şarkıcı kimliğini gösterme şansına sahip olmuştu mustafa sandal. bir yandan müzik aşkıyla ve bir yandan hayalleriyle zorluklara karşı yaşamaya devam eden mustafa sandal, ilk albümüyle büyük çıkış yakaladı. ardından gelen gölgede aynı albümüyle müzik piyasasına adını altın harflerle yazdırdı ve günümüze kadar gelmeyi başardı. (gölgede aynı ne güzel albümdü be)
karamürsel'de insanlar tarafından alay edilen, hal ve hareketlerinden dolayı mahalleliler arasında dışlanan, bir yanda da ailesini geçindirmek için bir yandan mağazada çalışıp bir yandan akşamları düğün salonlarında şarkı söyleyerek geçimini sağlamaya çalışan fakir ama gururlu bir tarkan vardı. temiz yüzlü, çevresindeki insanlardan farklı felsefede olan, özgürlüğü savunan ve toplumda ayıp görülen küpeleri (o dönem erkeklerin küpe takması hoş karşılanmıyordu) takıp tabuları yıkan bir tarkan vardı. ve her şeye rağmen yaşadığı bütün zorluklara rağmen elbet bir gün müzik piyasasına gireceği ümidiyle yaşayan bir tarkan...
tarkan, mustafa sandal kadar şanslı değildi. hatta hiç değildi. arkadaş çevresi geniş de değildi hatta öyle önemli müzisyenlerle tanıştıracak çevresi de yoktu. yanında bir tek o dönemlerde yanında olan arkadaşı alpay aydın vardı. tarkan ve ona destek olan arkadaşı alpay aydın, yaşanan zorluklara rağmen unkapanı'na gitmeye karar verdi. aylarca tarkan, kendini göstermek için çabaladı. plakçıların önünde yattı kalktı, ama yine de sonuçsuz kaldı. hayalleri dibe vurmuştu... bir gün müzik piyasasına kendini gösterebilme ümidi tamamen yok olmuştu... ya karamürsele dönüp yine ordaki insanlar tarafından dışlandığı zorlu hayata geri dönecek ya da almanya'ya abisinin yanına gidecekti. ama alpay aydın, tarkan'a son bir şansın daha olduğunu ve istanbul plak'la görüşeceğini belirtti. istanbul plak, tarkan'ı beğendi ve albüm çıkarmaya karar verdi. artık tarkan için müzik hayatının kapıları açılmıştı ama albüm için kıl oldum abive asla vazgeçememden başka şarkı yoktu hatta aranjör bile yoktu? tarkan'ın da albüme verecek ne parası ne de şarkısı vardı. hatta albümün aranjörlüğü için ozan çolakoğlu zar zor ikna ettirildi. şarkıların bir kısmı alpay aydın ve tarkan çalışması olup bir kısmı yabancı şarkıların aranjesiydi. 70'lerin ünlü müzik şirketi olup 80'lerle birlikte iyice dibe vuran istanbul plak, bu düşüşüne rağmen tarkan gibi bir gence şans vermişti ve nitekim doğru karar vermişti. çok kısıtlı imkanlarla ve türlü zorluklarla çıkış yapan tarkan, ilk albümüyle 1 milyona yakın satış yaptı. çok eleştiriler de aldı ama hayranları da çoktu. ikinci albümü aacayipsin ile 2.5 milyona yakın satış yaptı. gerisini zaten biliyorsunuz... bir daha megastar olma yolunda başarıyla devam etti. ama bu megastar yolculuğu da hiç kolay olmadı. kendisine yapılan o kadar iftiralara, eleştirilere ve tepkilere rağmen o hayallerinden ve tarzından asla ödün vermedi, her albümde kendini daha da geliştirdi ve bizim megastarımız oldu. (bu arada karma albümünü dinleyesim geldi)
ne olursa olsun hayallerimizden vazgeçmeyelim. mustafa sandal ve tarkan, bunun en iyi kanıtıdır.
eğer mustafa sandal, hayalleri için koşmak yerine hukuk eğitime devam etseydi, ne gölgede aynı gibi bir albümden ne de o efsane şarkılarından mahrum kalacaktık.belki de şu anda mustafa sandal, önemli bir hukukçu olarak bilinecekti.
eğer tarkan, hayalleri için koşmak yerine almanya'ya dönseydi, hiç birimiz tanımayacaktık hatta böyle özel bir insanı kaybetmiş olacaktık. ve eğer almanya değil de karamürsel'e dönseydi, düğün şarkıcılığı yapan ya da gece barlarda şarkı söyleyen amatör isimlerden biri olarak sadece kocaeli çevresinde tanınan birisi olucaktı. ama ikisi de, her şeye rağmen binbir zorluğa rağmen hayallerinden vazgeçmedi ve bugünlere geldi.
mustafa sandal mı tarkan mı diye sorarsanız? her ikisi de...
mustafa sandal, amerika'da hukuk okurken içinde yaşadığı müzik aşkıyla yanıp tutuşan genç bir öğrenciydi. nitekim uzun süre düşünmesinden sonra müzik hayallerini gerçekleştirmek için üniversiteyi bırakıp istanbul'a geldi. ailesinin karşı çıkmasına rağmen hayalleri için mücadele etmeye kararlıydı. parası olmadığı bir sürü borca girip bunu riske alarak müzik aletleri alıp şarkılar yapmaya başladı. arkadaşı bülent tezcan ile tanıştıktan sonra müzik yolculuğuna başladı. ayrıca arkadaş çevresinin sayesinde genç yaşlarda onno tunç, zerrin özer ve ajda pekkan gibi önemli sanatçılar ile tanışma fırsatına sahip oldu. sadece içindeki müzik aşkını duyurabilmek için aylarca onno tunç'un stüdyosunda yattı kalktı, besteler yaptı ve 1991 yılında ajda pekkan'a verdiği "vazgeçme" şarkısıyla müzik piyasasında kendini göstermeyi başladı. ardından grup tetris, zerrin özer, yonca evcimik ve hakan peker gibi bir çok sanatçıya bestelerini vererek müzik piyasasında adından söz ettirmeye başladı. bir gün şahin özer ile sohbet ederken şahin özer'in kendisine albüm yapma teklifi etmesiyle artık besteci değil şarkıcı kimliğini gösterme şansına sahip olmuştu mustafa sandal. bir yandan müzik aşkıyla ve bir yandan hayalleriyle zorluklara karşı yaşamaya devam eden mustafa sandal, ilk albümüyle büyük çıkış yakaladı. ardından gelen gölgede aynı albümüyle müzik piyasasına adını altın harflerle yazdırdı ve günümüze kadar gelmeyi başardı. (gölgede aynı ne güzel albümdü be)
karamürsel'de insanlar tarafından alay edilen, hal ve hareketlerinden dolayı mahalleliler arasında dışlanan, bir yanda da ailesini geçindirmek için bir yandan mağazada çalışıp bir yandan akşamları düğün salonlarında şarkı söyleyerek geçimini sağlamaya çalışan fakir ama gururlu bir tarkan vardı. temiz yüzlü, çevresindeki insanlardan farklı felsefede olan, özgürlüğü savunan ve toplumda ayıp görülen küpeleri (o dönem erkeklerin küpe takması hoş karşılanmıyordu) takıp tabuları yıkan bir tarkan vardı. ve her şeye rağmen yaşadığı bütün zorluklara rağmen elbet bir gün müzik piyasasına gireceği ümidiyle yaşayan bir tarkan...
tarkan, mustafa sandal kadar şanslı değildi. hatta hiç değildi. arkadaş çevresi geniş de değildi hatta öyle önemli müzisyenlerle tanıştıracak çevresi de yoktu. yanında bir tek o dönemlerde yanında olan arkadaşı alpay aydın vardı. tarkan ve ona destek olan arkadaşı alpay aydın, yaşanan zorluklara rağmen unkapanı'na gitmeye karar verdi. aylarca tarkan, kendini göstermek için çabaladı. plakçıların önünde yattı kalktı, ama yine de sonuçsuz kaldı. hayalleri dibe vurmuştu... bir gün müzik piyasasına kendini gösterebilme ümidi tamamen yok olmuştu... ya karamürsele dönüp yine ordaki insanlar tarafından dışlandığı zorlu hayata geri dönecek ya da almanya'ya abisinin yanına gidecekti. ama alpay aydın, tarkan'a son bir şansın daha olduğunu ve istanbul plak'la görüşeceğini belirtti. istanbul plak, tarkan'ı beğendi ve albüm çıkarmaya karar verdi. artık tarkan için müzik hayatının kapıları açılmıştı ama albüm için kıl oldum abive asla vazgeçememden başka şarkı yoktu hatta aranjör bile yoktu? tarkan'ın da albüme verecek ne parası ne de şarkısı vardı. hatta albümün aranjörlüğü için ozan çolakoğlu zar zor ikna ettirildi. şarkıların bir kısmı alpay aydın ve tarkan çalışması olup bir kısmı yabancı şarkıların aranjesiydi. 70'lerin ünlü müzik şirketi olup 80'lerle birlikte iyice dibe vuran istanbul plak, bu düşüşüne rağmen tarkan gibi bir gence şans vermişti ve nitekim doğru karar vermişti. çok kısıtlı imkanlarla ve türlü zorluklarla çıkış yapan tarkan, ilk albümüyle 1 milyona yakın satış yaptı. çok eleştiriler de aldı ama hayranları da çoktu. ikinci albümü aacayipsin ile 2.5 milyona yakın satış yaptı. gerisini zaten biliyorsunuz... bir daha megastar olma yolunda başarıyla devam etti. ama bu megastar yolculuğu da hiç kolay olmadı. kendisine yapılan o kadar iftiralara, eleştirilere ve tepkilere rağmen o hayallerinden ve tarzından asla ödün vermedi, her albümde kendini daha da geliştirdi ve bizim megastarımız oldu. (bu arada karma albümünü dinleyesim geldi)
ne olursa olsun hayallerimizden vazgeçmeyelim. mustafa sandal ve tarkan, bunun en iyi kanıtıdır.
eğer mustafa sandal, hayalleri için koşmak yerine hukuk eğitime devam etseydi, ne gölgede aynı gibi bir albümden ne de o efsane şarkılarından mahrum kalacaktık.belki de şu anda mustafa sandal, önemli bir hukukçu olarak bilinecekti.
eğer tarkan, hayalleri için koşmak yerine almanya'ya dönseydi, hiç birimiz tanımayacaktık hatta böyle özel bir insanı kaybetmiş olacaktık. ve eğer almanya değil de karamürsel'e dönseydi, düğün şarkıcılığı yapan ya da gece barlarda şarkı söyleyen amatör isimlerden biri olarak sadece kocaeli çevresinde tanınan birisi olucaktı. ama ikisi de, her şeye rağmen binbir zorluğa rağmen hayallerinden vazgeçmedi ve bugünlere geldi.
mustafa sandal mı tarkan mı diye sorarsanız? her ikisi de...
Sürekli her gün instagramda galatasaray ve portodaki zaferlerini anlatan eski futbolcu. Tamam süperdin çok iyi işler yaptın ama her gün de yaptıklarını paylaşmana gerek yok. Varsa yoksa her gün iki takımdaki yaptıklarını anlatan paylaşım atıyor. Bir de öyle bir yazıyor ki sanki dünyayı fethetmiş yaptıklarıyla. Biz zaten biliyoruz kendisinin ne kadar iyi golcü olduğunu.
Sempatik ve iyi niyetli bir jeolog. Kendisiyle bir kaç kere konuşmam olmuştu. Kendisine baya soru sormuştum en sonunda "yeter lan bi git" der diye korkup iyi bir şekilde konuşmayı bitirmiştim. Sorularınıza direkt cevap verebilecek iyi bir bilimcidir.
Yks programına yönelik konuşacağım. Youtube kanalının yks ders anlatımları çok iyidir ama deneme setleri tamamen bir fiyaskodur. Bir sürü yayını bitirmiş biri bu yayının deneme sorularını çözerken sanki hiç çalışmamış gibi hissetmekte. Hele tarih ve edebiyat denemelerini çözerken en olmayacak ve konu anlatımlarda bile bahsedilmeyen saçma sorularla karşılaşıyorsunuz. Bunun sonucunda da moral bozuyor ve sonucu kötü görünce ister istemez geriliyorsunuz. Bu yüzden bu yayının youtubedaki videolarından kesinlikle faydalananın ama asla deneme setlerini almayın. Sonu pişmanlıktır.
Daha iyi ve daha gerçekçi deneme seti için;
(bkz: Kampüs yayınları)
Daha iyi ve daha gerçekçi deneme seti için;
(bkz: Kampüs yayınları)
Sanatı para için değil sanat için yapan ve müziğe gönlünü vererek eserler üretmeye devam eden değerli sanatçıdır. Günümüzdeki müzik piyasasında bir elin parmağını geçmeyecek nadide isimlerden birisidir.
(bkz: Yan sen)
(bkz: Çatı katı)
(bkz: Biraz ayrılık)
(bkz: Taş)
(bkz: Ben Unuturum)
(bkz: Yan sen)
(bkz: Çatı katı)
(bkz: Biraz ayrılık)
(bkz: Taş)
(bkz: Ben Unuturum)
Dünya'nın kaldıramayacağı bir savaş olacaktır.
https://www.tribuneindia....la-in-sikkim-sector-82949
https://www.tribuneindia....la-in-sikkim-sector-82949
Beyaz'ın muazzam bir performans gösterdiği ve albümde yer alan bütün ekibin harika iş çıkardığı, 1998 çıkişlı en iyi türkü albümlerinden biridir.
(bkz: Gemilerde talim var)
(bkz: Gemilerde talim var)
Türküler adlı ilk ve tek albümü muhteşemdir.
(bkz: Gemilerde talim var)
(bkz: Sıra sıra siniler)
(bkz: Al yanak allanıyor)
(bkz: Efem)
(bkz: Gemilerde talim var)
(bkz: Sıra sıra siniler)
(bkz: Al yanak allanıyor)
(bkz: Efem)