bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi32
- sözlükteki aktroller8
- ispanya'nin terör bitirme formülü14
- vişneli sarma8
- izmir'in akp'ye geçmesi11
- ortak yaşam sergisi insanlar ve insan dostları6
- parmağıma iğne batması4
- birini unutmak6
- sözlüğün vahşi kelebeği4
- 1 90 esmer kaslı erkek5
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali3
- aynı anda 3 kadın sevmek3
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı11
- 190 boyunda kaslı ve zengin kadın2
- cin tarafından özel numaradan aranmak5
- belçika türkiye maçı saat 21 45 te atv de3
- ay diyen erkek2
- arkadaşlar yavaş yazın beğenmekten yoruldum2
- osmanlı pilavı3
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak17
- 2 ekim 2026 güney kıbrıs ermenistan maçı2
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak7
- sarma8
- ismet biraderin hala koşturmaya başlamaması5
- napolyon vs atatürk7
- sabahın köründe işe giden ezik7
- sucuk2
- trump'ın iran açıklaması10
- mafya2
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- birbirine iyi gelmek5
- hoşlanılan sözlük kızının annene çıkması3
- göz kanlanması11
- yasin kol'un gözaltına alınması6
- nervionun neo osmanlıcı çıkması2
- hakkı'ya kaçtım diye kocamın boşanma davası açması2
- teknede yaşamak3
- kahvenin keyif vermediği anlar2
- true'nın iran açıklaması5
- günaydın sözlük sakinleri4
- kuran da namazın olmaması2
- maun suresi4
- sıvı sabunla ayakları yıkamak3
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması3
- suntat3
- uludede'nin cenaze eventi11
- hayırlı cum a lar2
- halkın teveccühü3
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
entry'ler (12)
Türkiye'nin nüfusu 85 milyon 824 bin 854 kişi oldu
TÜiK, 1 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunu açıkladı. Buna göre, nüfus 2025 yılının ilk altı aylık döneminde 159 bin 910 kişi arttı.
TÜiK, 1 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla Türkiye nüfusunu açıkladı. Buna göre, nüfus 2025 yılının ilk altı aylık döneminde 159 bin 910 kişi arttı.
ayakkabısı 36 bin TL diyorlar. ne mazot fiyatından haberi var ne maaşlardan... çok ilginç bir insan.
Uludağ Sözlük'ün neden kan kaybettiğini anladığım sistem.
Kaynana, el alem gelinime bakıp bakıp bir şeyler yaparlar diye endişe etmiş.
Sosyal medyada dolaşanlara göre en büyük Fenerbahçeli Kerem Aktürkoğlu imiş. Bu arkadaşa dava açmıştı Fenerbahçe, hakaret nedeniyle... Fıkra bu kadar
iyi niyetli, medeni, empatik erkekleri bu şekilde küçümsemek, hem erkekleri tekrar toksik rollere itiyor, hem de gerçek ilişkisel olgunluğun değersizleştirilmesine yol açıyor.
Dolayısıyla kekolara gün doğuyor.
Dolayısıyla kekolara gün doğuyor.
Bir ülkede işe alımda, terfide, karar mekanizmalarında "ne biliyorsun?" değil de "kimi tanıyorsun?" ya da "kimdensin?" sorusu öne çıkarsa orada üretim değil tüketim, bilgi değil talimat, hizmet değil şov olur.
Devlette, eğitimde, medyada, yargıda, hatta sokaktaki zabıtada bile bu böyle işliyor.
Kopya çekmek, yalan söylemek, hakkı olmayanı almak, torpille öne geçmek...
Bunlar artık bireysel ahlaki zaaf değil, normal davranışlar haline gelmiş durumda.
Çünkü “çalan ama çalışıyor” mottosu, “biz de yapsaydık” kıskançlığı, “bize dokunmasın” konforu topluma sindi.
Kim, ne zaman, ne için yargılanır?
Kimin dosyası rafta, kiminki jet hızıyla işlemde?
Yurttaş, adaletin var olduğuna inanmadığı anda çürüme derinleşir.
Çünkü "hukukun olmadığı yerde herkes kendi yasasını yazar."
Bir ülkenin geleceği okul sıralarında yazılır.
Ama bizde sistem o kadar sık değişti ki; müfredat, sınav, değer eğitimi her 3 yılda bir başka yöne savruldu.
Ve eğitimin amacı “düşünen insan” yetiştirmekten, “itaat eden vatandaş” üretmeye döndü.
Gerçeği araştıran değil, emirle konuşan medya...
Soru soramayan gazeteci...
Yorum yapamayan akademisyen...
Sansürlenen tiyatro, hedef gösterilen sanatçı...
Bu kültürel çöküş, toplumu da pasifize eder.
Çürüme bireyde değil, sistemdedir.
Ve sistem kendini temizleyemezse, bu çürüme rutubet gibi her yere yayılır.
Kurumlar, değerler, insanlar…
Ve bir gün herkes burnunu tıkayıp geçmeye çalışır; ta ki yapı tamamen çökmeye başlayana kadar.
Devlette, eğitimde, medyada, yargıda, hatta sokaktaki zabıtada bile bu böyle işliyor.
Kopya çekmek, yalan söylemek, hakkı olmayanı almak, torpille öne geçmek...
Bunlar artık bireysel ahlaki zaaf değil, normal davranışlar haline gelmiş durumda.
Çünkü “çalan ama çalışıyor” mottosu, “biz de yapsaydık” kıskançlığı, “bize dokunmasın” konforu topluma sindi.
Kim, ne zaman, ne için yargılanır?
Kimin dosyası rafta, kiminki jet hızıyla işlemde?
Yurttaş, adaletin var olduğuna inanmadığı anda çürüme derinleşir.
Çünkü "hukukun olmadığı yerde herkes kendi yasasını yazar."
Bir ülkenin geleceği okul sıralarında yazılır.
Ama bizde sistem o kadar sık değişti ki; müfredat, sınav, değer eğitimi her 3 yılda bir başka yöne savruldu.
Ve eğitimin amacı “düşünen insan” yetiştirmekten, “itaat eden vatandaş” üretmeye döndü.
Gerçeği araştıran değil, emirle konuşan medya...
Soru soramayan gazeteci...
Yorum yapamayan akademisyen...
Sansürlenen tiyatro, hedef gösterilen sanatçı...
Bu kültürel çöküş, toplumu da pasifize eder.
Çürüme bireyde değil, sistemdedir.
Ve sistem kendini temizleyemezse, bu çürüme rutubet gibi her yere yayılır.
Kurumlar, değerler, insanlar…
Ve bir gün herkes burnunu tıkayıp geçmeye çalışır; ta ki yapı tamamen çökmeye başlayana kadar.
Kaçak yoldan diploma alıyorsun, sonra da ‘bu sahteymiş’ diye şikâyet ediyorsun.
insan artık dolandırılacağı dolandırıcıyı da seçemiyor.
insan artık dolandırılacağı dolandırıcıyı da seçemiyor.
Bir 8-9 sene sonra yeniden bir başlayayım dedim.
önceki mail adresimi hatırlıyorum ama kullanıcı adımı değiştirmişim. sonuncuyu asla hatırlayamıyorum. sağlık olsun. bu da kullandıklarımdan biriydi.
önceki mail adresimi hatırlıyorum ama kullanıcı adımı değiştirmişim. sonuncuyu asla hatırlayamıyorum. sağlık olsun. bu da kullandıklarımdan biriydi.
Akıllı saat, sadece zamanı değil hayatı da kurtarıyor. iyi ki almışım dediğim nadir teknolojilerden.
Sahte diploma kullanarak bir şey olmak istemem çünkü diplomasız da en tepeye kadar çıkabiliyorsunuz. Fırsatlar ülkesinde yaşıyoruz.
Elektrik çarpması sonucu hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in avukatı Necibe Karaoğlanlar Hasgör geçtiğimiz aylarda herhangi bir suikast belirtisi bulunmadığını açıklamıştı.
(bkz: https://www.manisakulisha...-suikast-belirtisi-var-mi)
(bkz: https://www.manisakulisha...-suikast-belirtisi-var-mi)