bugün
- forma7
- ırak5
- sinek as'ın sözlüğe vedası22
- metamfetamin7
- umman4
- ben bu yazıyı sana yazdım4
- jaws filmindeki sikko balik2
- insan sevmemek3
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- büreyde3
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi3
- sözlüğün kralı4
- sözlüğün kraliçesi4
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- gece gece kokoreç gömmek7
- betray me6
- evlenmek2
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- ilhan irem dinleyen erkek6
- salçalı makarna10
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- çin9
- filistin5
- hamile fotoğrafı5
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- geçmişe götüren şarkılar5
- orospum2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- bir günde 1500 kalori almak4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- sandalet ayak bikinisidir4
- özerhisar ayran3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- moralin çok bozuk olması3
- açlıktan bayılmak4
- evrende hareket nasıl oluyor5
- beyoğlu4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
entry'ler (21)
Belki beşiktaş çıkar diye umduğum veri tabanı.
Hâlâ daha ne olduğunu anlamadığım sosyal medya platformu.
Sözlüğün on ikinci nesil yazarı olan bir değişik ben.
iran'ın en önemli entelektüellerinden olan yazar.
--spoiler--
"Beni yanardağın yanına kadar çekiyordu fakat soğukluğuyla donduruyordu. Ömrüm boyunca esir düştüğüm ve hâlâ da devam eden facia bu işte. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Öpücüklerime hasret olduğunu biliyordum, sıcak parmaklarının tenimi yakmaya hazır olduğunu bildiğim gibi. Teninin tenimin ağırlığını beklediğini de. Dünyada onu bir anlığına olsa bile mutlu edebilen tek kişinin ben olduğumu da biliyordum. Ben de tenini, güçlü ellerini vücudumun derinliklerinde hissetmeyi çok isterdim. Vücudunun vücudumda erimesini, benimle birleşmesini isterdim. Dalgalı, perişan saçlarıyla oynamak isterdim. Dudaklarının hararetini dudaklarımla emmek isterdim. Ruhunu, yanıp tutuşan o ruhu, çırılçıplak, güncel sıkıntıların ve diktatör baskısının yarattığı sorunlardan, polis korkusundan üzerine çektiği o koruyucu kalkan olmadan görmek isterdim."
--spoiler--
edit: imlâ
--spoiler--
"Beni yanardağın yanına kadar çekiyordu fakat soğukluğuyla donduruyordu. Ömrüm boyunca esir düştüğüm ve hâlâ da devam eden facia bu işte. Ne demek istediğimi anlıyor musunuz? Öpücüklerime hasret olduğunu biliyordum, sıcak parmaklarının tenimi yakmaya hazır olduğunu bildiğim gibi. Teninin tenimin ağırlığını beklediğini de. Dünyada onu bir anlığına olsa bile mutlu edebilen tek kişinin ben olduğumu da biliyordum. Ben de tenini, güçlü ellerini vücudumun derinliklerinde hissetmeyi çok isterdim. Vücudunun vücudumda erimesini, benimle birleşmesini isterdim. Dalgalı, perişan saçlarıyla oynamak isterdim. Dudaklarının hararetini dudaklarımla emmek isterdim. Ruhunu, yanıp tutuşan o ruhu, çırılçıplak, güncel sıkıntıların ve diktatör baskısının yarattığı sorunlardan, polis korkusundan üzerine çektiği o koruyucu kalkan olmadan görmek isterdim."
--spoiler--
edit: imlâ
bütün eserlerini birkaç defa çok severek okuduğum iranlı yazar.
yakın dostu bozorg alevi ise son günlerini şu şekilde anlatıyor:
"Paris`te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."
yakın dostu bozorg alevi ise son günlerini şu şekilde anlatıyor:
"Paris`te günlerce, havagazlı bir apartman aradı, Championnet caddesinde buldu aradığını. 9 Nisan 1951 günü dairesine kapandı ve bütün delikleri tıkadıktan sonra gaz musluğunu açtı. Ertesi gün ziyaretine gelen bir dostu, onu mutfakta yerde yatar buldu. Tertemiz giyinmiş, güzelce tıraş olmuştu ve cebinde parası vardı. Yakılmış müsveddelerin kalıntıları, yanıbaşında yerde duruyordu."
aklıma önce sadık hidayet'i sonra da mehmet pişkin'i getiren eylem.
tüm varlığım benim, karanlık bir ayettir
seni, kendinde tekrarlayarak
çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek.
ben bu ayette seni ah çektim, ah
ben bu ayette seni
ağaca ve suya ve ateşe aşıladım!
yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği,
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı,
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır,
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi,
şapkasını kaldırarak,
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle ‘günaydın’ diyen.
yaşam belki de o tıkalı andır,
benim bakışımın senin buğulu gözlerinde kendini paramparça yıktığı
ve bir duyumsama var bunda
benim ay ve karanlığın algısıyla birleştireceğim.
yalnızlık boyutlarındaki bir odada,
aşk boyutlarındaki yüreğim,
kendi mutluluğunun sade bahanelerini seyreder,
saksıda çiçeklerin güzelim yok oluşunu
ve senin bahçemize diktiğin fidanı
ve bir pencere boyutlarında öten
kanarya ötüşlerini.
ah..
budur benim payıma düşen,
budur benim payıma düşen,
benim payıma düşen,
bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür,
benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette,
benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü gezintidir.
ve ‘ellerini
seviyorum’ diyen
sesin hüznünde ölmektir..
ellerimi bahçeye dikiyorum,
yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın çukurunda
yumurtlayacaklardır..
küpeler takacağım kulaklarıma
ikiz iki kızıl kirazdan
ve tırnaklarımı papatya çiçekyaprağıyla süsleyeceğim.
bir sokak var orada,
aynı karışık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar
bir gece
rüzgarın alıp götürdüğü.
bir sokak var benim yüreğimin
çocukluk mahallesinden çaldığı,
zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
ve bir oylumla gebe bırakmak zamanın kuru çizgisini
bilinçli bir imgenin oylumu
aynanın konukluğundan dönen.
ve böylecedir,
birisi ölür
ve birisi yaşar.
hiçbir avcı,
çukura dökülen hor bir arkta inci avlamayacaktır.
ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşayan
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalan
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan..
(bkz: furüğ ferruhzad)
seni, kendinde tekrarlayarak
çiçeklenmenin ve yeşermenin sonsuz seherine götürecek.
ben bu ayette seni ah çektim, ah
ben bu ayette seni
ağaca ve suya ve ateşe aşıladım!
yaşam belki
uzun bir caddedir, her gün filesiyle bir kadının geçtiği,
yaşam belki
bir urgandır, bir adamın daldan kendini astığı,
yaşam belki okuldan dönen bir çocuktur,
yaşam belki, iki sevişme arası rehavetinde yakılan bir sigaradır,
ya da birinin şaşkınca yoldan geçişi,
şapkasını kaldırarak,
başka bir yoldan geçene anlamsız gülümsemeyle ‘günaydın’ diyen.
yaşam belki de o tıkalı andır,
benim bakışımın senin buğulu gözlerinde kendini paramparça yıktığı
ve bir duyumsama var bunda
benim ay ve karanlığın algısıyla birleştireceğim.
yalnızlık boyutlarındaki bir odada,
aşk boyutlarındaki yüreğim,
kendi mutluluğunun sade bahanelerini seyreder,
saksıda çiçeklerin güzelim yok oluşunu
ve senin bahçemize diktiğin fidanı
ve bir pencere boyutlarında öten
kanarya ötüşlerini.
ah..
budur benim payıma düşen,
budur benim payıma düşen,
benim payıma düşen,
bir perde asılmasının benden aldığı gökyüzüdür,
benim payıma düşen, terk edilmiş merdivenlerden inmektir
ve ulaşmaktır bir şeylere çürüyüşte ve gurbette,
benim payıma düşen anılar bahçesinde hüzünlü gezintidir.
ve ‘ellerini
seviyorum’ diyen
sesin hüznünde ölmektir..
ellerimi bahçeye dikiyorum,
yeşereceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
ve kırlangıçlar mürekkepli parmaklarımın çukurunda
yumurtlayacaklardır..
küpeler takacağım kulaklarıma
ikiz iki kızıl kirazdan
ve tırnaklarımı papatya çiçekyaprağıyla süsleyeceğim.
bir sokak var orada,
aynı karışık saçları, ince boyunları ve sıska bacaklarıyla
küçük bir kızın masum gülüşlerini düşünüyorlar
bir gece
rüzgarın alıp götürdüğü.
bir sokak var benim yüreğimin
çocukluk mahallesinden çaldığı,
zaman çizgisinde bir oylumun yolculuğu
ve bir oylumla gebe bırakmak zamanın kuru çizgisini
bilinçli bir imgenin oylumu
aynanın konukluğundan dönen.
ve böylecedir,
birisi ölür
ve birisi yaşar.
hiçbir avcı,
çukura dökülen hor bir arkta inci avlamayacaktır.
ben hüzünlü küçük bir periyi biliyorum
okyanusta yaşayan
ve yüreğini tahta bir kavalda
usul usul çalan
küçük hüzünlü bir peri
geceleri bir öpücükle ölen
ve sabahları bir öpücükle yeniden doğacak olan..
(bkz: furüğ ferruhzad)
elektronik cihazlardaki mesajlaşma aplikasyonları ile insan kişilerinin birbirlerine müstehcen içerikli mesaj göndermesi veya alması durumu.
aklıma aşağıdaki videoyu getiren uzun namlulu ateşli silah.
https://www.youtube.com/watch?v=j1EhlCdM7jc
https://www.youtube.com/watch?v=j1EhlCdM7jc
birkaç ay önce yazar olduğum ve sürekli yenilikler yaparak kendini geliştirmeye çalışan sözlük.
gezgin temalı olması ve rehber olacak bazı entryleri çok hoşuma gitti. çoğu sözlükte olduğu gibi anket başlıkları revaçta ama faydalı bilgiler de fazlasıyla mevcut.
gezgin temalı olması ve rehber olacak bazı entryleri çok hoşuma gitti. çoğu sözlükte olduğu gibi anket başlıkları revaçta ama faydalı bilgiler de fazlasıyla mevcut.
--spoiler--
“Düşünceleri aydınlatan parlak ve kof cümlelerden iğreniyorum. Hırsızların, kaçakçıların, para düşkünü ahmak yaratıkların arzularına göre düzenlenip yönetilen bu yaşamın kirli ihtiyaçları uğruna kişiliğimi yitirmek istemiyorum.”
--spoiler--
(bkz: sadık hidayet)
(bkz: aylak köpek)
“Düşünceleri aydınlatan parlak ve kof cümlelerden iğreniyorum. Hırsızların, kaçakçıların, para düşkünü ahmak yaratıkların arzularına göre düzenlenip yönetilen bu yaşamın kirli ihtiyaçları uğruna kişiliğimi yitirmek istemiyorum.”
--spoiler--
(bkz: sadık hidayet)
(bkz: aylak köpek)
Aşkım aşkım dizisinde gösterdiği performanla zamanında ergenlerin rüyasını süslemiş eski oyuncu, model.
entrylerini okuduktan sonra eskilerin büyük fetöcüsü, çomarların bayrak taşıyanı olduğunu gördüğüm, boş yazar.
20 yıllık bir brendi'den üç shot alıp aralarda da su gibi bira içtikten sonra neredeyse hiç tanımadığın bir kadına ilan-ı aşk etmek bu saçmalıkların en büyüğüdür.
premium olanını da denediğim ve bir türlü eşleşme yakalayamadığım uygulama.
artık ne kadar çirkinsem hiçbir kadın beni beğenmiyor bunu anladım.
artık ne kadar çirkinsem hiçbir kadın beni beğenmiyor bunu anladım.
bacak boyumla aynı boyda olan kadın kişisidir.
insanların izleyebilmesi için kamera gibi araçlar aracılığıyla oluşturulan görünümdür.
fikirlerini olmasa da şiirlerini çok beğendiğim türk şair ve yazar.
uzun yıllardır takip ettiğim ve birkaç hafta önce yazar olmak için kayıt olduğum interaktif sözlük.