bugün
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak11
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- uludede'nin cenaze eventi8
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- göz kanlanması6
- 3 kere üst üste 31 çekmek9
- recep tahrik erdoğan2
- uludede'yi karıya götürmek7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- ekmeğe çikolata sürmek7
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- pick me girl5
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi5
- yunan adalarına gitmek20
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- gunluklerim aylik olmus4
- dinci ahlaksızlığı19
- sürekli özür dileyen insan5
- fatma betül sayan kaya64
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı5
- eyeliner çekme yöntemleri7
- uludede nim mirası4
- avare be3
- ciğer yiyen midesizler10
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- bana ayrılan sürenin sonuna geldik4
- kömbe6
- yunan aşığı tip15
- kahverengi göz kalemi6
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- söylenilen pembe yalanlar3
- robotların insanlara baş kaldırması5
- gece kapıya dayanan zombilere lahmacun ısmarlamak4
- gece gece nervioyu düşünüp efkarlanmak3
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ciğer vs kokoreç8
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- sarma3
entry'ler (8)
dünya ile aralarında bulunan seddin açılmasıyla birlikte gerçekleşecek, kaçınılmaz hâdisedir.
daha önce kötü şekilde tecrübe edilip olumsuz sonuçları başbakan tarafından açıklanmış fakat mevcut yönetimin yapabileceği hiçbir şey kalmadığı düşünüldüğü anda farklı bir versiyonla tekrar uygulamaya konulmuş iktisadî projedir. muhalefet dahî şaşkınlıkla, “şapkadan tavşan çıktı” ifadesiyle değerlendirmiş, yönetim kumar gibi de olsa beklenmeyen bir hamle yapmıştır. şimdilerde ekonomi, gergin ok gibidir. kontrolden çıktığı anda sonuçları çok ağır olabileceği gibi, kapımızdaki dalganın savuşturulabilmesi durumunda olumlu neticeler hâsıl olabilecektir.
sıfat ve evsafı hakkında bilhassa tefsirlerde ziyade mütalâada bulunulmuş olan mühim kadrodur. Nitekim büyük müefssir Fahreddin er-Râzî onları kısaca şöyle tanıtmıştır:
--spoiler--
Âyetteki "ilim sahiplerinden maksad, Allah'ın birliğini kat'î delillerle bilen kimselerdir. Çünkü şahadet, ancak bir bilgiye dayalı olarak yapıldığında makbul olur. işte bundan ötürü Hz. Peygamber (aleyhisselam), "Bir şeyi güneş gibi iyice bildiğin zaman, şahadet et" buyurmuştur.
Bu, bu yüce mertebenin ve şerefli derecenin ancak usûl âlimleri (kelâmcılar) için söz konusu olduğunu gösterir.
--spoiler--
--spoiler--
Âyetteki "ilim sahiplerinden maksad, Allah'ın birliğini kat'î delillerle bilen kimselerdir. Çünkü şahadet, ancak bir bilgiye dayalı olarak yapıldığında makbul olur. işte bundan ötürü Hz. Peygamber (aleyhisselam), "Bir şeyi güneş gibi iyice bildiğin zaman, şahadet et" buyurmuştur.
Bu, bu yüce mertebenin ve şerefli derecenin ancak usûl âlimleri (kelâmcılar) için söz konusu olduğunu gösterir.
--spoiler--
iftihar sebebi olan durumdur. Bunu anlayabilmek için tarihe bakmak kâfidir.
--spoiler--
Anadolu’nun tarihi, bir tür göç, istilâ, iltica, işgal ve fetih tarihidir. Anadolu, şefkatli bir ananın kucağı gibi yaşattığı Süryani’sinden Ezidi’sine varıncaya kadar pek çok halkın yanı sıra Yahudi’sinden Yunan’ına ve yakın zamanda Balkanlardan ve devamında Suriye’den, Türkî Cumhuriyetlerden gelenlere de kucak açmıştır. Geçmişteki bu kimliklerin ve bugün Afganistan’dan gelenlerin kabulü, bu tarihî misyonun bugüne izdüşümü olmaktadır.
ibn Haldûn’un coğrafya ve kader bağlamında çağlara ışık tutan, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kaleminden “coğrafya kaderdir” ifadesiyle süzülüp şimdilerde herkese kulak küpesi olan tespiti doğrultusunda, Anadolu’nun kaderi de göç ve ilticadır!
--spoiler--
Kaynak: https://beseriyet.com/202...dolunun-gercek-kaderidir/
--spoiler--
Anadolu’nun tarihi, bir tür göç, istilâ, iltica, işgal ve fetih tarihidir. Anadolu, şefkatli bir ananın kucağı gibi yaşattığı Süryani’sinden Ezidi’sine varıncaya kadar pek çok halkın yanı sıra Yahudi’sinden Yunan’ına ve yakın zamanda Balkanlardan ve devamında Suriye’den, Türkî Cumhuriyetlerden gelenlere de kucak açmıştır. Geçmişteki bu kimliklerin ve bugün Afganistan’dan gelenlerin kabulü, bu tarihî misyonun bugüne izdüşümü olmaktadır.
ibn Haldûn’un coğrafya ve kader bağlamında çağlara ışık tutan, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kaleminden “coğrafya kaderdir” ifadesiyle süzülüp şimdilerde herkese kulak küpesi olan tespiti doğrultusunda, Anadolu’nun kaderi de göç ve ilticadır!
--spoiler--
Kaynak: https://beseriyet.com/202...dolunun-gercek-kaderidir/
ezan-ı muhammediyenin kaynağı, sünnet-i nebeviyyedir. salgın, hava muhalefeti vb. zamanlarda, insanları namaz için camiye çağıran ifadenin "evlerinizde kılın!" şeklinde okunması da yine sünnete dayanmaktadır. aksi şekilde yorum yapan ve konuyu karikatürize edenlerin yaptığı ise cehalet veya ciddiyetsizliklerini sergilemekten başka bir şey değildir.
doksanlarda çocuk olup yetişen ve okuyarak, siyaset ve fikriyata ilgiyle gelişen nesil ve öncesi kuşaklar, geçmişteki solcu-entelektüel profilinin seviyesi ile günümüzdeki seviyeyi kolaylıkla mukayese edebileceklerdir. ortaya çıkacak sonuç ise, şu anda solcuların "bayraklaşmış" şahıslarının konumuyla eş değerdir.
âyet-i kerîmede "ilim sahiplerinin" şahitliğine özellikle vurgu yapılmış olması son derece mühimdir. zira bu, Allah Teâlâ'nın, onların şahitliğine verdiği değeri göstermektedir. işte, dünyada ve âhirette onların iyi şahitliğini elde edecek bir hayat sürmek, âkıbet açısından kişiyi ebedî saâdete ulaştıracaktır. nitekim cenaze namazlarında talep edilen şahitlik de cenaze duasının içeriğiyle beraber bunun bir yansımasıdır.
Kelâm ilminde "isbât-ı Vâcib" olarak tanımlanan ve üzerine birçok açıdan kaleme alınmış eser, risale ve makale ile etrafında ciddi bir literatür oluşmuş olan müstakil alandır. (bkz: bekir topaloğlu) hocanın konuyla ilgili kitabı gerçekten mukni, muhalled bir eserdir.