bugün
- askerde 200 metre atışı yapmak8
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi8
- türkiye'ye geldim7
- kadın olmanın avantajları5
- nervio18
- her şeyi açıklayan en kısa cümle4
- mehdi türkiye de3
- kadınları anlamak2
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- mabel matiz3
- aleksey batrakov5
- kedi sidiği kokmak4
- kurtar bizi müsavat16
- tanrı vs şeytan3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü3
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- wilfried singo3
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- kolonya kültürünün yok olması2
- çü be3
- aptallara tahammül edememek2
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- ellerim bos gonlum hos10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- devran dönecek8
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- sozlukteki olum sessizligi2
- ahmet baran yazgan10
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- okan buruk12
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- şener şen vs kemal sunal3
- cin musallatı3
- butlancıların birbirine girmesi5
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- pilav yapmak3
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- galatasaray14
- sevilen kızın abi demesi3
- süleymancılar15
- victor osimhen18
- bağlama büyüleri3
- idam cezasının geri gelmesi6
- yazarlara gelen son mesaj2
- garip başlıklar5
istanbul'da bir ilce.
hayatımda kötü izlere sahip,üsküdar'dan kalkan minibüslerle 6,5 ytl'ye gidebileceğiniz karadeniz kıyısındaki şirin ilçedir.kavala parkı,şile feneri gibi muhteşem yerleri görebilirsiniz. *
yaz aylarında haftasonu oldugunda istanbul'a yakınlıgı sebebiyle denizi dolup tasan sahil kasabası..
(bkz: sil sile)
türk filmlerinin "küçük ama şirin bir sahil kasabası"
beni hayatımdan bezdiren,köylerinde internet vs...hiçbir şeyin bulunmadıgı genede güzel olan istanbulun ilçesi.
sürekli birilerinin boğulduğuna dair rivayetler duyduğumuz sahil semti..'yok anam dibi çekiyormuş'..'birden derinleşiyormuş'.. 'hortum çıkıyormuş'..'geçen gün 37 kişi boğulmuş'..hassiktirin lan..
ben iyi yüzücüyüm diyenlerin götürüleceği ilk yerdir.
şile sahili otopark fiyatları;
haftaiçi: 7 ytl
haftasonu: 14 ytl
haftaiçi: 7 ytl
haftasonu: 14 ytl
agva beldesi cok popülarite kazanmıs,istanbul jet-set camiası tarafından bile sık sık ziyaret edilen,yesilin ve denizin birlestigi ilce.
memleketimdir, nüfus cüzdanımda kayıtlı olan ilçedir ve bu yüzden burası hakkında üç-beş bir şeyleri söylemeyi kendimde hak olarak görmekteyimdir. kış nufusu 5.000 dolaylarındayken yazın haftasonu nüfusu 500.000 in üstüne çıkabilen ömerli-ağva arasındaki geniş arazinin tamamının bağlı bulunduğu ve bu sebeple birçok köyü bünyesinde barındıran, ulaşımının birkaç sene öncesine kadar neredeyse imkansız olduğu, şimdiyse yapılan yeni yolun yeterince geniş olmayıp yaz haftasonlarında tıkanıp kalması ve daha önemlisi yoldan çok sayıda kamyon gidip gelmesi nedeniyle yapıldıktan kısa süre sonra deforme olması nedeniyle gidiş-gelişinin sabır istediği, yazın günübirlik gelen nüfusun genel karakteristik niteliği sebebiyle "varoşların bodrum u" ünvanını almak durumunda kalan, yine son dönemde gerek toplu yazlık sitelerin gerekse bireysel villaların inşa edile edile yakın gelecekte doğal yeşilliğinin yalnızca bir hatıraya dönüşeceği yerdir. şahsınıza ait aracınız yoksa ulaşımı sağlayabileceğiniz yegane alternatifin üsküdar-şile-ağva otobüs firmasıdır ve bu firmadaki tüm çalışanlar; tekel olmalarından mıdır nedir genellikle insanın sinirini bozmak için elinden geleni yaparlar. gerçi bu durum firmanın kontrolünün iett denetimine girmesi sebebiyle biraz yumuşamıştır, ama özellikle yoğun yolcu akışının olduğu yaz ve bayram zamanlarında bu adamlar burunlarından kıl aldırmaz hale gelebilirler. şile'ye gelecek olanların kendi arabalarıyla gelmelerinin asıl büyük avantajıyla bu yöreyi kendi istedikleri gibi gezip tüm güzelliklerinden faydalanabileceklerdir. kanımca sakin-şirin-mutlaka gidilip görülmesi gereken bir yerdir, fakat kalıcı olarak yerleşilmek için emeklilik yaşının beklenmesi tarafımdan tavsiye olunur.
güzelim şile'ye terkedilmişlerin yeri ismi taktığım, sonbaharda gitmeyi arzuladığım eşsiz ilçe
pazar günleri denizde boğulanlarıyla pazartesi günkü gazetelere yaz boyu manşet olmayı kendine adet edinmiş istanbul'un şirin ama bir o kadar da azrail sahil kasabası.
çok sayıda şilili'nin yaşadığı ilçedir.
genelde yazlarımın geçtiği, yaşanılası istanbul ilçesi. birazcık olsun huzur isteyenlerin haftasonları, özellikle de pazar günleri plaja gitmekten sakınması gerekir. limandaki teknelerde pişirilen balığın ve midyenin tadının başka hiçbir yerde bulunamayacağını düşünmekteyim.
çocukluğumun hayalidir şile.. sene boyunca bir kez gitmek için iple çektiğim.. çoluk çocuk doluşulan minibüslerde, 3-4 saat kusarak gidilen virajlı yollara sahipti eskiden..
bugün ise; plajını, denizini, doğasını, antalya'nın birçok tatil beldesine değişmeyeceğim, genç belediye başkanının sıkı çalışmaları ve son düzenlemelerle gayet temiz ve huzurlu bir yer haline gelmiş istanbul ilçesidir.
yeni yapılan yol, açılan * özel üniversite ve 2 sene önce doğalgazın evlere kadar gelmesiyle tatil beldesi olmaktan çıkmıştır. yaz- kış oturulabilecek, istanbula yarım saat mesafede bir ilçe olmuştur artık.. belli dönemlerde deniz yoluyla ulaşım dahi yapılmaktadır.
denize girilecek en güzel yeri, halk plajı(ağlayankaya)dır. mümkünse plajın sonuna kadar gitmeli, orada yer tutulmalıdır. ("eniştenin yeri"ni tavsiye ederim) askeri gazino geldiği için etraf özüne dönmüştür şile'de.. eskiden dağ taş çadırlar ve çarpık çurpuk kamp evleriyle doluydu. anlatılanlara göre, bir yüzbaşı ölüm tehditleri almasına aldırmadan tüm kampingleri boşalttırmış, yeşil alanın eski haline gelmesine sebep olmuştur. eğer öyleyse helal olsundur..
halk plajı, lüks beachlere taş çıkartır ayrıca. cankurtaranların derinlik sınırının ötesinde tekne ve jetskilerle ellerinde telsiz hazır beklemesi boğulma olaylarını neredeyse yok etmiştir. haberlerde bahsedilen şiledeki boğulma olayları halk plajında değil, buraya kamyonetle minibüsle giriş yasak olduğu için tercih edilen parasız koylarda olur.
(sahilköy, sofular, kumbaba..vs.)
pazar günü gitmek intihar olur. magandaların bastığı denize girilmez, plajda yatılmaz. yanınızda eşiniz- sevgiliniz bile olsa denize korkarak girersiniz. herşeyin fiyatı iki katına çıkar, yemek söylesen gelmez, şezlong bulunmaz vs. zor kaçarsınız ordan.. dönüş de aynı şekilde zor olur. iğrenç bir trafik, tüm keyfinizi bitirir.
haftaiçi gayet güzeldir ama, sessiz sakin, pırıl pırıl bir deniz.. herşeyiyle harikadır. * tek kötü tarafı vardır şilenin, zaten kıymetlenmiş tarlalardan kazanmakla yetinmeyen bazı köylü kurnazlarının durumu abartarak, her köşe başına kendin pişir kendin ye denilen açıkhava kebapçısı açmaları, gelenleri masaya oturduğuna pişman etmeleridir. hıncal uluç'un da bir yazısında değindiği gibi müşterinin tekrar geleceğini düşünmez, kazıklamaktan rahatsız olmazlar. fiyatları boğazdaki restaurantlarla yarışır. çirkefliğe de vururlar işi bi güzel.. hele lüks bir arabaysa altınızdaki yandınız! siz siz olun, "şurda bi köy kahvaltısı yapalım", "dönüşte kebap iyi gider" demeyin. dayanın kardeşim istanbul 35 dakika! ha illede yiyecem diyosanız masaya oturmadan pazarlık yapın. yoksa 1 porsiyon et ve 1 duble rakıya kişibaşı 80ytl bayılırsınız, haberiniz olsun.
bugün ise; plajını, denizini, doğasını, antalya'nın birçok tatil beldesine değişmeyeceğim, genç belediye başkanının sıkı çalışmaları ve son düzenlemelerle gayet temiz ve huzurlu bir yer haline gelmiş istanbul ilçesidir.
yeni yapılan yol, açılan * özel üniversite ve 2 sene önce doğalgazın evlere kadar gelmesiyle tatil beldesi olmaktan çıkmıştır. yaz- kış oturulabilecek, istanbula yarım saat mesafede bir ilçe olmuştur artık.. belli dönemlerde deniz yoluyla ulaşım dahi yapılmaktadır.
denize girilecek en güzel yeri, halk plajı(ağlayankaya)dır. mümkünse plajın sonuna kadar gitmeli, orada yer tutulmalıdır. ("eniştenin yeri"ni tavsiye ederim) askeri gazino geldiği için etraf özüne dönmüştür şile'de.. eskiden dağ taş çadırlar ve çarpık çurpuk kamp evleriyle doluydu. anlatılanlara göre, bir yüzbaşı ölüm tehditleri almasına aldırmadan tüm kampingleri boşalttırmış, yeşil alanın eski haline gelmesine sebep olmuştur. eğer öyleyse helal olsundur..
halk plajı, lüks beachlere taş çıkartır ayrıca. cankurtaranların derinlik sınırının ötesinde tekne ve jetskilerle ellerinde telsiz hazır beklemesi boğulma olaylarını neredeyse yok etmiştir. haberlerde bahsedilen şiledeki boğulma olayları halk plajında değil, buraya kamyonetle minibüsle giriş yasak olduğu için tercih edilen parasız koylarda olur.
(sahilköy, sofular, kumbaba..vs.)
pazar günü gitmek intihar olur. magandaların bastığı denize girilmez, plajda yatılmaz. yanınızda eşiniz- sevgiliniz bile olsa denize korkarak girersiniz. herşeyin fiyatı iki katına çıkar, yemek söylesen gelmez, şezlong bulunmaz vs. zor kaçarsınız ordan.. dönüş de aynı şekilde zor olur. iğrenç bir trafik, tüm keyfinizi bitirir.
haftaiçi gayet güzeldir ama, sessiz sakin, pırıl pırıl bir deniz.. herşeyiyle harikadır. * tek kötü tarafı vardır şilenin, zaten kıymetlenmiş tarlalardan kazanmakla yetinmeyen bazı köylü kurnazlarının durumu abartarak, her köşe başına kendin pişir kendin ye denilen açıkhava kebapçısı açmaları, gelenleri masaya oturduğuna pişman etmeleridir. hıncal uluç'un da bir yazısında değindiği gibi müşterinin tekrar geleceğini düşünmez, kazıklamaktan rahatsız olmazlar. fiyatları boğazdaki restaurantlarla yarışır. çirkefliğe de vururlar işi bi güzel.. hele lüks bir arabaysa altınızdaki yandınız! siz siz olun, "şurda bi köy kahvaltısı yapalım", "dönüşte kebap iyi gider" demeyin. dayanın kardeşim istanbul 35 dakika! ha illede yiyecem diyosanız masaya oturmadan pazarlık yapın. yoksa 1 porsiyon et ve 1 duble rakıya kişibaşı 80ytl bayılırsınız, haberiniz olsun.
her yerinde serdar ortaç dinlenilen bıkılası yer.. şahsen başıma gelmiştir.
yazar yakarışı: takside, havuz başında, internet kafede onlar pardon o her yerde korkuyorum senden. *
yazar yakarışı: takside, havuz başında, internet kafede onlar pardon o her yerde korkuyorum senden. *
türk filmlerinde çöl sahnelerinin çekildiği yer.
son yıllarda turistik akına değil, turist akınına uğramış olabileceği düşünülen ilçedir. istanbul ile alakası olmayan bir dağ başıdır.
yakın zamana kadar 70 km'lik yolu paşaköy-ahmetli * arasında virajlı bir yolla en az 2 saatte almanız gerektiği ilçe.
devlet bahçeli'ye göre coğrafyada arayıp bulamayacağımız bir yer. güney amerika'da ger alıyormuş. şili ile karıştırmış olabilir. http://www.facebook.com/v...video.php?v=1462741978511
devlet bahçeli'nin haritada bulunmasının zor olduğunu iddia ettiği ve güney amerika'da olduğunu düşündüğü istanbul'un bir ilçesidir.
(bkz: ışık üniversitesi) burada yer almaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar