bugün
- amedspor9
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor6
- yemek yedikten sonra nabzın yükselmesi5
- gocu ekşide yazar olmuş4
- ispanya daki hızlı tren kazasında 30 ölü7
- fuck taliban tişörtü7
- dom dom kurşunu5
- karışık kızartma5
- cumhuriyetten rahatsız olan insan19
- 9 mayıs 2027 trabzonspor fenerbahçe maçı7
- fatih terim'in fenerbahçe'nin başına geçmesi8
- trabzonspor17
- anın turşusu4
- halloween kutlayan dejenere tip5
- yerde para bulmak12
- pastayı varoş gösteren detaylar4
- görükle den moskova'ya yürümek10
- yallah arabistan a diyen tip8
- kadın şoför9
- bütün sözlük kızlarının gocu'nun peşinden koşması6
- şafak saymak5
- bu hafta türkiye'ye geliyorum2
- 29 ekim cumhuriyet bayramı5
- true'nun çaylak olması12
- asperger sendromu6
- fenerbahçe'yi şampiyon yapacak teknik direktör3
- fenerbahçe yi ayağa kaldıracak teknik direktör7
- bibi kazandı3
- günün sözü7
- giresunlu olmanın zorlukları4
- kedi sevmeyen insan5
- 28 ekim 2026 kars 36 spor antalyaspor maçı4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı78
- insanın kendiyle geçireceği zamana ihtiyacı olması9
- para kazanmak9
- son aylarda tipimin iyice kaymış olması10
- eyyy aliyev2
- milli bayramların kutlanmaması3
- japonya5
- turşu yemeye ıspartaya gitmek2
- nervio abla20
- kars 36 spor4
- bu kedi sevgisi nedir yahu5
- binyamin netanyahu12
- nervio'ya evlenme teklif etmek29
- okula verilen çocuktan netice alamamak5
- engineer2821
- yeni evli çift aktiviteleri16
- sözlük kızlarıyla pijama partisi yapmak17
- israil2
şarlo (charlot) olarak tanınmış ve bununla özdeşleşmiş olan Charlie Chaplin'nin yarattığı ünlü karakter.
"büyük diktatör" filminde şarlo demiştir ki; "Diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köleleştirirler"
"büyük diktatör" filminde şarlo demiştir ki; "Diktatörler kendilerini özgürleştirirken halkı köleleştirirler"
istiklal caddesi'ndeki mis sokak'ta bulunan bir internet kafedir, pek nezih bir yer olduğu söylenemez; tavsiye etmem.
1 mayıs'da çıkacak politik mizah dergisidir. sloganı "dünyanın bütün asık suratlıları dağılın!" dır.
Brezilyalı politik karikatürist Carlos Latuff'un da katkı sunduğu ve beksav'ın desteğiyle çıkan şarlo'nun yazar ve çizer kadrosunda; Aşkın Ayrancıoğlu, Hacı Orman, Orhan Terzioğlu, Sarkis Paçacı, Raffi Hermon, Halil incesu, Muzaffer Oruçoğlu, Vahit Akça, Yaşar Fırat, Ulaş Boğan, Mert Gürkan, Nurettin Ocak, Mustafa Yıldız, Salih Kütükçü, Erhan Tığlı, Gülüş Türkmen, Ali Kamuran, Özlem Çetinkol, Özgür Barış ve daha birçok yazar ve çizer yer almakta.
Brezilyalı politik karikatürist Carlos Latuff'un da katkı sunduğu ve beksav'ın desteğiyle çıkan şarlo'nun yazar ve çizer kadrosunda; Aşkın Ayrancıoğlu, Hacı Orman, Orhan Terzioğlu, Sarkis Paçacı, Raffi Hermon, Halil incesu, Muzaffer Oruçoğlu, Vahit Akça, Yaşar Fırat, Ulaş Boğan, Mert Gürkan, Nurettin Ocak, Mustafa Yıldız, Salih Kütükçü, Erhan Tığlı, Gülüş Türkmen, Ali Kamuran, Özlem Çetinkol, Özgür Barış ve daha birçok yazar ve çizer yer almakta.
(bkz: charlie chaplin)
charles spencer chaplin'in msn nickidir.
ingiliz sinema yönetmeni, oyuncu ve yazar. Asıl adı Charles Spencer Chaplin olmakla beraber, yarattığı ünlü "Şarlo" (Charlot) karakteri ile özdeşleşti ve öyle anıldı.
kısa filmin modern palyaçosudur.bol pantolonlu, melon şapkalı, büyük ayakkabılı, sürekli bastonunu çeviren ve sakar hareketleri ile gülünç mizansenler oluşturan "Şarlo" tiplemesini yaratmış 60 dan fazla kısa metrajlı filimde oynculuk ve yönetmenlik yapmıştır.londralı sanatçı bir anne babanın sorunlu çocuğudur.
babası alkol bağımlısı olduğu için mutsuz bir çocukluğu olmuş, babası öldükten sonra yatılı bir yurtta hayatının en zor dönemlerini yaşamıştır ki bu mekan değişimleri filimlerinde ciddi biçimde göze batar.
amerika birleşik devletleri vatandaşlığını reddettiği için ülkeden kovulmuş ve hakkında karalama kampanyası başlatılmıştır.the immigrant filminde bir amerikan memurunu tekmelediği sahne büyük yankı uyandırmış amerikaya girmesi yasaklanmıştır.fakat amerika 1972 yılında kendisine oscar ödülü layık görmüş tekrar ülkeye çağırmıştır. elizabeth II tarafından şövalye ünvanına layık görülmüştür.
şarlo sinemaya dokunmuş en hassas parmaktır, o sinemanın en büyük fenomenlerinden birisidir.izleyenler daha iyi bilir....
babası alkol bağımlısı olduğu için mutsuz bir çocukluğu olmuş, babası öldükten sonra yatılı bir yurtta hayatının en zor dönemlerini yaşamıştır ki bu mekan değişimleri filimlerinde ciddi biçimde göze batar.
amerika birleşik devletleri vatandaşlığını reddettiği için ülkeden kovulmuş ve hakkında karalama kampanyası başlatılmıştır.the immigrant filminde bir amerikan memurunu tekmelediği sahne büyük yankı uyandırmış amerikaya girmesi yasaklanmıştır.fakat amerika 1972 yılında kendisine oscar ödülü layık görmüş tekrar ülkeye çağırmıştır. elizabeth II tarafından şövalye ünvanına layık görülmüştür.
şarlo sinemaya dokunmuş en hassas parmaktır, o sinemanın en büyük fenomenlerinden birisidir.izleyenler daha iyi bilir....
the great dictator filminin en sonunda tüm insanlığa karşı harika bir konuşma yapmıştır kulak vermek gerek...
--spoiler--
"özür dilerim ama ben imparator olmak istemiyorum. insanlara hükmetmek ya da ülkeler fethetmek istemiyorum, bunlar beni ilgilendirmiyor. benim amacım elimden geldiğince herkese yardım etmek; yahudi, katolik, siyah ya da beyaz tenli olsun fark etmez.
aslında hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz, insanlık bunu gerektirir çünkü. hayatımızı diğerlerinin acıları üzerine değil, mutlulukları üzerine kurmak isteriz. kimseden nefret etmek ya da kimseyi hor görmek istemiyoruz.
yeryüzünde herkese yetecek kadar yer ve zenginlik var. hayat hür ve mutlu bir şekilde yaşanmalı ama biz bu doğru yoldan koptuk.
hırs; insan ruhunu zehirledi, insanlar arasına nefret duvarları ördü ve bizi sefalet ve katliamlara sürükledi. hayatı daha hızlı yaşıyoruz belki ama kendimizi dış dünyaya kapattık, makineleşme ise bolluk getirecekken, bereketi götürdü. artan bilgimiz bize kibir verdi, zekâmız da nezaketimizi ve anlayışımızı düşürdü. çok düşünüyoruz ve az hissediyoruz. oysa makinelerden çok insanlığa muhtacız. zekâdan çok nezaket ve anlayışa ihtiyacımız var. aksi takdirde hayat bir kargaşa olur ve yitik bir hâle döneriz.
uçak ve radyo gibi icatlar bizi birbirimize yaklaştırdı. zaten bu icatların ortaya çıkma sebepleri, insanların içindeki kardeşlik duygusu ve iyiliğin ispatıdır. işte, şu anda söylediklerim tüm insanlara ulaşıyor; insanların özgürlüklerini ellerinden alıp onlara işkence eden bir sistemin kurbanı olan ümitsiz kadınlara, erkeklere ve çocuklara. beni duyanlara sesleniyorum, umudunuzu yitirmeyin! üzerimizdeki kara bulutların sebebi; hırslarının kölesi olanların, insanlığın gelişiminden korkmalarıdır. bu nefret, diktatörlerin ölümüyle birlikte ortadan kalkacaktır. böylece onların halktan çaldıkları güç de halka geri dönecektir. insanlar ölse bile hürriyet ölmez!
askerler; kendinizi bu canilerin eline bırakmayın çünkü onlar sizi aşağılar, sizi köle yapar, sizi bir sürüye çevirir, size ne yapmanızı, ne düşünmenizi, ne hissetmenizi dikte eder, sizi ezerler ve sizi sürü yerine koyup göz göre göre ölüme yollarlar!
kendinizi bu insanlıktan çıkmış, makineleşmiş kalplere sahip makineleşmiş insanların ellerine bırakmayın. siz ne makine ne de sürüsünüz! siz insansınız, kalbi insanlık sevgisiyle dolu olan... siz nefret etmezsiniz! nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir.
askerler, esaret için değil, özgürlük için savaşın!
incil'de de yazdığı gibi; "cennet insanların içindedir." tek kişinin yahut bir zümrenin içinde değil, herkesin içindedir! sizin de! siz insanlar, kimisi gücünü makine üretmek için kimisi de mutlu olmak için harcayan insanlar. bu sizin elinizde; gücünüzü hayatı özgür ve güzel bir hâle getirmek, onu hoş bir maceraya çevirmek içi harcayın. demokrasi için bu gücü kullanalım, hepimiz birlik olalım! yeni bir dünya için mücadele edelim; genç erkeklerin iş bulabildiği ve yaşlıların da ömürlerinin son demlerini huzurlu bir şekilde yaşadığı güzel bir dünya için. böyle dünyalar vaat ederek, caniler iktidarı ele aldılar. oysa onlar yalancıdır! vaatlerini yerine getirmediler, getirmeyecekler de! diktatörler kendi hırslarının peşinde koşup başkalarını köleleştirdiler. şimdi biz, bu vaatleri gerçekleştirmek için mücadele edelim! özgür bir dünya için savaşalım; sınırların olmadığı, hırsın, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün galebe çalmadığı bir dünya için. özgür bir dünya için savaşalım; bilimin insanların iyiliği için kullanıldığı akılcı bir dünya için. askerler, demokrasi adına birleşelim!
hannah, beni duyuyor musun? her neredeysen, başını kaldır ve bak hannah. bulutlar çekiliyor! güneş kendini gösteriyor. karanlıklardan aydınlıklara çıkıyoruz. yeni bir dünyaya yelken açıyoruz; insanların nefret, hırs ve acımasızlıklarından kurtuldukları bir dünyaya. bak hannah, insan ruhu kanatlandı, yükseliyor. gökkuşağına doğru uçuyor, umudun ışığına doğru, geleceğe uçuyor, senin benim ve hepimizin önündeki aydınlık geleceğe. bak hannah!"
--spoiler--
sadece metni yazmakla kuru kuru gitmez: http://www.youtube.com/wa...p;feature=player_embedded
--spoiler--
"özür dilerim ama ben imparator olmak istemiyorum. insanlara hükmetmek ya da ülkeler fethetmek istemiyorum, bunlar beni ilgilendirmiyor. benim amacım elimden geldiğince herkese yardım etmek; yahudi, katolik, siyah ya da beyaz tenli olsun fark etmez.
aslında hepimiz birbirimize yardım etmek istiyoruz, insanlık bunu gerektirir çünkü. hayatımızı diğerlerinin acıları üzerine değil, mutlulukları üzerine kurmak isteriz. kimseden nefret etmek ya da kimseyi hor görmek istemiyoruz.
yeryüzünde herkese yetecek kadar yer ve zenginlik var. hayat hür ve mutlu bir şekilde yaşanmalı ama biz bu doğru yoldan koptuk.
hırs; insan ruhunu zehirledi, insanlar arasına nefret duvarları ördü ve bizi sefalet ve katliamlara sürükledi. hayatı daha hızlı yaşıyoruz belki ama kendimizi dış dünyaya kapattık, makineleşme ise bolluk getirecekken, bereketi götürdü. artan bilgimiz bize kibir verdi, zekâmız da nezaketimizi ve anlayışımızı düşürdü. çok düşünüyoruz ve az hissediyoruz. oysa makinelerden çok insanlığa muhtacız. zekâdan çok nezaket ve anlayışa ihtiyacımız var. aksi takdirde hayat bir kargaşa olur ve yitik bir hâle döneriz.
uçak ve radyo gibi icatlar bizi birbirimize yaklaştırdı. zaten bu icatların ortaya çıkma sebepleri, insanların içindeki kardeşlik duygusu ve iyiliğin ispatıdır. işte, şu anda söylediklerim tüm insanlara ulaşıyor; insanların özgürlüklerini ellerinden alıp onlara işkence eden bir sistemin kurbanı olan ümitsiz kadınlara, erkeklere ve çocuklara. beni duyanlara sesleniyorum, umudunuzu yitirmeyin! üzerimizdeki kara bulutların sebebi; hırslarının kölesi olanların, insanlığın gelişiminden korkmalarıdır. bu nefret, diktatörlerin ölümüyle birlikte ortadan kalkacaktır. böylece onların halktan çaldıkları güç de halka geri dönecektir. insanlar ölse bile hürriyet ölmez!
askerler; kendinizi bu canilerin eline bırakmayın çünkü onlar sizi aşağılar, sizi köle yapar, sizi bir sürüye çevirir, size ne yapmanızı, ne düşünmenizi, ne hissetmenizi dikte eder, sizi ezerler ve sizi sürü yerine koyup göz göre göre ölüme yollarlar!
kendinizi bu insanlıktan çıkmış, makineleşmiş kalplere sahip makineleşmiş insanların ellerine bırakmayın. siz ne makine ne de sürüsünüz! siz insansınız, kalbi insanlık sevgisiyle dolu olan... siz nefret etmezsiniz! nefret; sadece sevilmeyenin ve insanlıktan çıkmış olanların bildiği bir şeydir.
askerler, esaret için değil, özgürlük için savaşın!
incil'de de yazdığı gibi; "cennet insanların içindedir." tek kişinin yahut bir zümrenin içinde değil, herkesin içindedir! sizin de! siz insanlar, kimisi gücünü makine üretmek için kimisi de mutlu olmak için harcayan insanlar. bu sizin elinizde; gücünüzü hayatı özgür ve güzel bir hâle getirmek, onu hoş bir maceraya çevirmek içi harcayın. demokrasi için bu gücü kullanalım, hepimiz birlik olalım! yeni bir dünya için mücadele edelim; genç erkeklerin iş bulabildiği ve yaşlıların da ömürlerinin son demlerini huzurlu bir şekilde yaşadığı güzel bir dünya için. böyle dünyalar vaat ederek, caniler iktidarı ele aldılar. oysa onlar yalancıdır! vaatlerini yerine getirmediler, getirmeyecekler de! diktatörler kendi hırslarının peşinde koşup başkalarını köleleştirdiler. şimdi biz, bu vaatleri gerçekleştirmek için mücadele edelim! özgür bir dünya için savaşalım; sınırların olmadığı, hırsın, nefretin ve hoşgörüsüzlüğün galebe çalmadığı bir dünya için. özgür bir dünya için savaşalım; bilimin insanların iyiliği için kullanıldığı akılcı bir dünya için. askerler, demokrasi adına birleşelim!
hannah, beni duyuyor musun? her neredeysen, başını kaldır ve bak hannah. bulutlar çekiliyor! güneş kendini gösteriyor. karanlıklardan aydınlıklara çıkıyoruz. yeni bir dünyaya yelken açıyoruz; insanların nefret, hırs ve acımasızlıklarından kurtuldukları bir dünyaya. bak hannah, insan ruhu kanatlandı, yükseliyor. gökkuşağına doğru uçuyor, umudun ışığına doğru, geleceğe uçuyor, senin benim ve hepimizin önündeki aydınlık geleceğe. bak hannah!"
--spoiler--
sadece metni yazmakla kuru kuru gitmez: http://www.youtube.com/wa...p;feature=player_embedded
(bkz: r charleroi sc)
Kadıköyde bir barmış...
Çok övüyorlar, yakın zamanda gidip bi bakacağım...
Çok övüyorlar, yakın zamanda gidip bi bakacağım...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar