bugün
- kimseyle tanışamamak5
- okulda felsefe dersinin kaldırılması6
- ciddi ilişki istemiyorum takılalım diyen kadın2
- telegram vs whatsapp4
- türk kızlarına yürüyen turistin dayak yemesi2
- türkiye'deki yakışıklı erkek kıtlığı16
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı52
- 42 bin entry girmek2
- yuzırların süper güçleri11
- bizim çocuklar'a alternatif slogan önerileri2
- 33 yaşında emekli hayatı yaşamak5
- yks'ye 30 saniye geç kalan öğrenci2
- enteresan beddualar9
- vincenzo montella'nın halen istifa etmemiş olması10
- göğsüne dilan polat yazdıran başörtülü bacı2
- ankara4
- seni hayata bağlayan şey8
- türkiye a milli futbol takımı15
- didem soydan2
- 20 haziran 2026 almanya fildişi sahili maçı5
- dövmesi olan yazarlar6
- erkeklere çekici gelen kadın meslekleri10
- ona bir cümle bırak2
- türkiye'nin asla düzelemeyecek olmasının sebebi12
- arkadaşlar bakar mısınız4
- ankara mı istanbul mu9
- cumartesi gecesi intihar etmek5
- nervio'nun kedi kumu5
- aç olmak ama ne yemek istediğini bilmemek5
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız4
- kayahan'ın en güzel şarkısı12
- termodinamiğin ikinci kanununu silkmek5
- erkeklerin akılsızlıkları9
- nuh tufanı olayı gerçek midir11
- berberlere zam gelmesi7
- köyde gece tuvalete gitmek5
- kadınların ilgisiz yaşayamaması13
- treni kaçırmak5
- istanbul trafiğini bir cümleyle anlatmak5
- salyangozun bıraktığı gümüşsü iz4
- 13 seçim kaybetmedim7
- platonik aşk5
- a milli futbol takımına bir bahane bırak3
- 48 takım içinde 47 nci olmak3
- aslan burcunun karakteristik özellikleri6
- sözlük yazarlarının nicklerinin fotoğrafı3
- siz yazın ben yatıyorum3
- sevgilisini paylaşan adam3
- vurduran erkek davranışları3
- 3 tane kedisi olan kızla evlenilir mi sorunsalı18
eskiden kendisi hakkında bursasporda,
şadan kalkavan
her kalkana oturan
şeklinde başlayan bir tezahürat mevcuttu..
şadan kalkavan
her kalkana oturan
şeklinde başlayan bir tezahürat mevcuttu..
fenerbahce başkan adayı.
yakindaki secimde fb baskan adayi olacak spor adami.
fenerbahçe'de başkan seçilme şansı togo'nun dünya kupasını kazanması şansıyla eşittir.
bir kere dini çevreler yakınlığı sebebiyle kongredeki çoğunluğun antipati ile baktığı bir kimsedir. ayrıca çok konuşur, boş konuşur. 850-900 civarı oy alacağını düşünüyorum. normalde bu kadar bile alamaz ama 750 kongre üyesi bulunan kill for you grubu aziz yıldırım'ın karşısına kim çıkarsa çıksın ona oy vereceğini açıkladığı için 1000 barajını zorlayabilir.
bir kere dini çevreler yakınlığı sebebiyle kongredeki çoğunluğun antipati ile baktığı bir kimsedir. ayrıca çok konuşur, boş konuşur. 850-900 civarı oy alacağını düşünüyorum. normalde bu kadar bile alamaz ama 750 kongre üyesi bulunan kill for you grubu aziz yıldırım'ın karşısına kim çıkarsa çıksın ona oy vereceğini açıkladığı için 1000 barajını zorlayabilir.
(bkz: armatör)
''yanlış yapmış'' fenerbahçelidir.
--spoiler--
aziz yıldırım fortis kupası için teneke parçası diyordu, şimdi mi bu kadar önemli oldu?
--spoiler--
bir seçim sürecine telegol gibi düzeysiz bir programda bu sözlerle girmiş kişidir. sen kimsin ki fenerbahçe'nin hedeflediği bir başarıyı seçim sürecinde kullanmaya kalkıyorsun? bu cümleleri kullanan bir başkan adayı, şüphesiz ki kupanının kazanılamamasından nemalanacağını düşünecek, kıçını bir koltuğa koymak için milyonlarca fenerbahçelinin üzülmesine çok da kıymet vermeyecektir.
şadan abi'ydi, hiç yoktan şadan oldu.
bu ayaklar eskidendi şadan; tahsin kayalar, metin aşıklar, güven sazaklar, ali şenler.. bu ayaklar eskidendi; artık ego tatmin etmek için, şöhretine şöhret katmak için bu koltuğa yürüyerek gidilemiyor. sen en iyisi çengelköy sahilinde rakı balığa devam et; fenerbahçe'nin vardığı nokta bu zihniyetin çapını çoktan aşmıştır.
--spoiler--
aziz yıldırım fortis kupası için teneke parçası diyordu, şimdi mi bu kadar önemli oldu?
--spoiler--
bir seçim sürecine telegol gibi düzeysiz bir programda bu sözlerle girmiş kişidir. sen kimsin ki fenerbahçe'nin hedeflediği bir başarıyı seçim sürecinde kullanmaya kalkıyorsun? bu cümleleri kullanan bir başkan adayı, şüphesiz ki kupanının kazanılamamasından nemalanacağını düşünecek, kıçını bir koltuğa koymak için milyonlarca fenerbahçelinin üzülmesine çok da kıymet vermeyecektir.
şadan abi'ydi, hiç yoktan şadan oldu.
bu ayaklar eskidendi şadan; tahsin kayalar, metin aşıklar, güven sazaklar, ali şenler.. bu ayaklar eskidendi; artık ego tatmin etmek için, şöhretine şöhret katmak için bu koltuğa yürüyerek gidilemiyor. sen en iyisi çengelköy sahilinde rakı balığa devam et; fenerbahçe'nin vardığı nokta bu zihniyetin çapını çoktan aşmıştır.
başkan seçilirse fatih terim i takımın başına geçirmek istediğini söylemiştir. baştan kaybetmiştir.
yüreklice çıkıp aziz başkan a rakip olmuş başkan adayıdır.
çok şansı yoktur ama kongre sürecinde bazı gerçekleri de göstermek için önemli görüşleri vardır.
çok şansı yoktur ama kongre sürecinde bazı gerçekleri de göstermek için önemli görüşleri vardır.
fenerbahçe'nin 80-81 sezonunda küme düşme potasında sezonu bitirmesine sebep olan, aziz yıldırım'ı "vizyonsuz" olmakla suçlayıp takımın başına fatih terim'i getireceğini açıklayacak kadar vizyon sahibi olan, fethullah'a fazla yakınlığı ile bilinen bu zatın fenerbahçe spor kulübü'nde 100 oy alması bile utanç kaynağı olur.
aziz yıldırım karşısında büyük bir yenilgi tadacak olan, fenerbahce spor kulübü'ne yakışmayan başkan adayımsı.
sabah sabah bütün kongre üyelerine, antu üyelerine, fenerbahçe kart sahiplerine uzun bir mail atmış ve oy istemiştir. son gün şu maile bakıp kararını değiştiren var mıdır bilemiyorum ama başarısız bir girişim olmuş kanımca.
okumaya üşenenler için uzun uzadıya yazdığı mailin özeti şudur; "benim hiçbir plan projem yok, ya tutarsa diye seçime giriyorum. bakalım ya, kısmet."
--spoiler--
Sevgili Fenerbahçeliler,
Yüce önder Atatürk'ün Samsun'a ayak basarak kurtuluş savaşını başlattığı 19 Mayıs 1919'un 90. yıldönümü haftasında sizlerle bir arada olmanın gururunu yaşıyorum. Bu vesileyle gençlerimizin gençlik ve spor bayramını kutluyorum, gözlerinden öpüyorum.
Beni tanıyorsunuz. Benim ne şöhrete ihtiyacım var, ne paraya ihtiyacım var, ne de kişiliğimi Fenerbahçe'de bulmaya ihtiyacım var. Benim aday olmamın tek sebebi Fenerbahçe'nin içine düştüğü içler acısı durum karşısında camiadan ve taraftarımızdan gelen yoğun baskılardır.
Mevcut yönetim Fenerbahçe kulübüne yetersiz kalmıştır. Son 11 yılda harcanan bunca paraya rağmen sportif alanda maalesef başarısız olduk. Fenerbahçeliler için önemli olan kulübün ne kadar kar ettiği değil kaç tane şampiyonluk kazandığıdır. Avrupa'da son 11 yılda nasıl performans sergilediğidir. Sonuçlar maalesef ortada.
Aziz Yıldırım, son 11 yılda Fenerbahçelileri sokağa çıkamaz hale getirdiği gibi, boynu bükük de bırakmıştır.
Aziz Yıldırım'ın överek bahsettiği sportif başarılarını rakamlarla hatırlatmak istiyorum. Aziz Yıldırım döneminde en fazla Galatasaray şampiyonluğu gören Fenerbahçe başkandır. Bu 11 yıllık dönem içerisinde ezeli rakiplerimizden Galatasaray 6 kez şampiyon olurken, 3 kez de Türkiye Kupası kazandı. Beşiktaş 1 kez şampiyon olurken, 4 kez Türkiye kupası kazandı. Trabzonspor 2 kez Türkiye kupası kazandı. Fenerbahçe ise 4 kez şampiyon oldu ve bir kere bile kupa kazanamadı.
Avrupa'da ise Fenerbahçe bu 11 yıllık periyot da en büyük başarısını çeyrek finale çıkarak yaşadı. Her şey ortada. Başkanın futboldaki başarısı bu kadar.
işte ben bu gidişata bir son vermek için aday oldum. Genel Kurul üyelerimizin sportif başarı bakımından son 11 yılda Fenerbahçe'nin utanç karnesine bakıp gerekeni yapmaktan kaçınmayacağına eminim.
Bu 11 yıllık dönemde hem sportif alanda başarısız olduk hem de yetmiyormuş gibi Aziz Yıldırım'ın agresif ve antipatik tavırları yüzünden tüm spor camiasıyla da kavgalı olduk.
Aziz Yıldırım'ın vefasız tavırları camiadaki bölünmüşlük duygusunu körükledi. Buna bir de Fenerbahçe karşısında spor dünyasında oluşan antipatik tablo da eklenince ben aday olmaya karar verdim.
Sayın başkan geçtiğimiz günlerde adaylığını açıkladığı basın toplantısında değişimden bahsetti. Fenerbahçe'de savaşan ruhun kalmadığını açıkça itiraf etti.
Aziz Yıldırım'a buradan seslenmek istiyorum;
Fenerbahçe'de 11 yıldan beri başkanlık yapıyorsun, Fenerbahçe'de savaşan ruhu sen öldürdün, şimdi de kongre üyelerinden 3 yıl daha süre isteyip öldürdüğün ruhu yeniden canlandırmak istiyorsun. Sen bir 10 sene daha görevde kalsan da bu ruhu geri getiremezsin.
11 içinde dünyanın sayılı yıldızlarını getirdin. Gelişleri muhteşem oldu. Ama hemen hepsi çabuk ve seni suçlayarak gitti. Sadece yabancı futbolcular bunu yapmadı, yerliler yani bizim evlatlarımız Fenerbahçe'yi ve muhteşem taraftarlarımızı değil seni terk ettiler. (Anelka, Ortega, Tuncay, Ümit, Aurelio, ibrahim Kutluay)
Hayatı Fenerbahçelilik aşkıyla dolu sadece futbolcu değil sana omuz veren yönetici dostlarımız, basketbolcu ibrahim Kutluay, basındaki Fenerbahçeli arkadaşlarımız ve en hazini senin görevde kalman için yürüyüş düzenleyen, ağlayan Fenerbahçeli taraftarların kalbini ve gönlünü kırdın.
Neden yaptın bunları?
Vefasızlık iyi insan tarifi değildir. Fenerbahçe'de savaşan ruhu canlandırmak için öncelikle büyük Fenerbahçe ailesini birleştirmek gerek. Barış ve huzur ortamı sağlamak gerek. Manevi değerlere sahip çıkmak gerek, menfaatçi ve agresif olmamak gerek vefalı olmak gerek Aziz Yıldırım.
işte Fenerbahçelilik budur.
Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz Fenerbahçe değerleri bunlardır. Evet Aziz Yıldırım senin dediğin gibi değişimi tamamlamak gerekiyor ama senden başlayarak.
inşallah pazar günü değişimi tamamlayıp yönetimi değiştireceğiz ve karaya oturmuş sarı lacivert gemimizi yeniden rotasından şaşmadan yüzdüreceğiz.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Şimdi gelelim Aziz Yıldırım'ın anlata anlata bitiremediği sözde ekonomik başarıya. Bu konuda camiadan saklanan gerçeklerin bilinmesinde fayda var. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, Aziz Yıldırım, 1997'de borçsuz devraldığı kulübü bugün ciddi borç rakamlarıyla birlikte kongreye sokmaktadır. Her konuşmasında Fenerbahçe'nin tesisleştiğinden ve gelirlerinden bahsediyor.
Peki ya kulübün borcu ne durumda? 20 milyon dolar borçla devraldığın Fenerbahçe'nin borcunu 3 haneli sayılara (160 milyon dolarlara) tırmandırdığın doğru mudur? Çok güzel bir şekilde basın toplantında rakamları üst üste yazmışsın fakat kulübün borcuyla ilgili en ufak bir bilgi veremedin. Kulübün gelecekteki hangi gelirlerinin ne kadarının temlik altında olduğunu neden açıklamıyorsun? 1997'de Fenerbahçe'nin bütçesi 21 milyon dolardı. Okacha ve Högh'ü satıp bütçe kadar gelir elde edildi. Yani 2 futbolcu satarak borcu kapatabilecek durumdaydık. Peki ya şimdi soruyorum; Bugün hangi futbolcuyu satsak Fenerbahçe bütçesinin yarısı kadar yani 200 milyon dolar kazanabiliriz. Demek ki ekonomik yönden kalkındığımız lafları da koskoca bir yalan.
Aziz Yıldırım para bulabilmek için kulübün hisselerini sattı ve 30 milyon dolar elde etti. Ama maalesef bugün bakın ki Fenerbahçe'nin bankalara sadece faiz borcu ve kur farkı 35 milyon dolar. Yani halka arzdan elde ettiği gelirin fazlasını 35 milyon dolar olarak bankalara ödüyor. Aziz Yıldırım, 1997'de borçsuz devraldığı kulübü bugün borçlu hale getirerek kongreye gidiyorsa o zaman bu borcu silip kamuoyuna şahsi olarak borcu üstlendiğini ve kulübe hibe ettiğini açıklaması gerekir.
Fenerbahçe kulübü kimsenin tapulu malı değildir. Aile şirketi hiç değildir. Fenerbahçe gönül kulübüdür. Menfaat kulübü değildir. Benim yönetimimde ailemden kimse yok. Kaba tabirle yönetim kurulunda hiçbir zaman ahbap çavuş ilişkisi olmayacak. Ben tek adamlı yönetime karşıyım zaten karşı olmasaydım mevcut yönetimin devam etmesini isterdim. Göreve gelirsek benim yönetimimde herkes söz hakkına sahip olacak.
Fenerbahçe'yi dikta rejimiyle değil layık olduğu şekilde takım ruhuyla ve demokrasiyle yöneteceğiz. Fenerbahçe Aziz Yıldırım'ın tapulu malı değildir. Tesisleşme yatırımları yapıyorsa bu onun lütfu değil Fenerbahçe taraftarına ve kongre üyelerine karşı görevidir.
Ayrıca Fenerbahçe bir şirketten öte gönül kulübüdür. 25 milyon taraftarımız tesisleşerek zengin kulüp olduğumuzla övünüyor övünmesine ama asıl olan sportif başarıdır.
Şimdi biraz yönetime almayı düşündüğüm arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum.
Yönetim Kurulundaki arkadaşlarımın her biri kendi dallarında iyi nam yapmış Türkiye'nin en büyük şirketlerinin sahipleri olan kişilerdir. Bu arkadaşlarım 5 kıtada işleri olan kamuoyunun yakından tanıdığı başarılı isimlerdir.
Yeni yönetim modelimizde Fenerbahçe'yi dünyanın en büyük kulüplerini baz alarak içine geleneksel değerlerimizi de katarak yönetmeyi hedefliyoruz. idari, hukuki ve teknik alanda tamamen profesyonel yönetim anlayışı sağlayacağız. Fenerbahçemizi ahbap çavuşa değil işin ehli insanlara emanet edeceğiz. Ben ve arkadaşlarım yönetim olarak Fenerbahçe'nin sportif başarısına ve sarı lacivertli camiayı nasıl dünyanın ilk 10 kulübü arasına sokabiliriz ona odaklanacağız. Tek adamlık bitecek yerine takım halinde bir yönetim anlayışı hâkim olacak.
Kongre üyelerimiz lütfedip bizi göreve layık görürlerse camiamızın beklediği Avrupa'da başarılı ve istikrarlı bir kadro kuracağız. Yıldız transferler vaat edip taraftarın gözünü boyamak yerine takım oyunu oynayabilen savaşçı oyuncuları takımlarımıza kazandıracağız. Guiza ve Aragones örneği ortada. Eğer sadece yıldızlarla olabilseydi bugünkü hüsran yaşanmazdı. Demek ki takım oyunu oynayabilmek her şeyden önemliymiş. Biz Fenerbahçe'de takım oyunu oynayabilme zeminini hazırlayacağız. Yanlış transferler yapıp kulübün parasını har vurup harman savurmak yerine isim yapmamış genç yetenekleri transfer edip daha sonra kulübe para kazandırmayı amaçlayacağız.
Aynı şekilde miyadı dolmuş teknik direktör transfer edip paraları sokağa atmayıp camia tarafından benimsenmiş isimlerle yolumuza devam edeceğiz.
Hoca seçimi ve en uygun futbolcu transferi yapmak bizim işimiz. Bu iş tecrübe, bilgi, kültür ve ilişki yönetimi ister. Geçmişte yok pahasına aldığımız yeteneklerle hem şampiyon olduk hem de daha sonra bu genç yetenekleri satıp kulübe para kazandırdık.
Aziz Yıldırım bütçeye futbolcu satışından 15 milyon euro hayali gelir yazmış. Şimdi soruyorum; Bugün kimi satarsa Fenerbahçe 15 milyon euroyu kasasına koyabilir. Maalesef hiç kimseyi!
Aziz Yıldırım'ın beklediği gelirler böyle hayali temele dayanıyor. Demek ki zengin Fenerbahçe sözleri tam bir hayal. Çünkü ortada borçlu bir Fenerbahçe var. Başkana düşen de bu borçları üstlenip kulübü borçsuz devretmesidir.
Sözlerime son verirken şunları eklemek isterim. Fenerbahçe menfaat kulübü değil gönül kulübüdür demiştim. Ben de gönlümü verdiğim Fenerbahçeme başka adayı oldum. Seçildiğim takdirde büyük Fenerbahçe ailesini birleştirip 11 yıldır ölü olan Fenerbahçe ruhunu yeniden canlandıracağım.
Bizim hedefimiz 2012'ye kadar doğru transfer politikasıyla Fenerbahçemize Avrupa'da kupa kaldırtmaktır. Yani Avrupa şampiyonu bir Fenerbahçe vaat ediyorum sizlere.
Teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum.
ŞADAN KALKAVAN
--spoiler--
okumaya üşenenler için uzun uzadıya yazdığı mailin özeti şudur; "benim hiçbir plan projem yok, ya tutarsa diye seçime giriyorum. bakalım ya, kısmet."
--spoiler--
Sevgili Fenerbahçeliler,
Yüce önder Atatürk'ün Samsun'a ayak basarak kurtuluş savaşını başlattığı 19 Mayıs 1919'un 90. yıldönümü haftasında sizlerle bir arada olmanın gururunu yaşıyorum. Bu vesileyle gençlerimizin gençlik ve spor bayramını kutluyorum, gözlerinden öpüyorum.
Beni tanıyorsunuz. Benim ne şöhrete ihtiyacım var, ne paraya ihtiyacım var, ne de kişiliğimi Fenerbahçe'de bulmaya ihtiyacım var. Benim aday olmamın tek sebebi Fenerbahçe'nin içine düştüğü içler acısı durum karşısında camiadan ve taraftarımızdan gelen yoğun baskılardır.
Mevcut yönetim Fenerbahçe kulübüne yetersiz kalmıştır. Son 11 yılda harcanan bunca paraya rağmen sportif alanda maalesef başarısız olduk. Fenerbahçeliler için önemli olan kulübün ne kadar kar ettiği değil kaç tane şampiyonluk kazandığıdır. Avrupa'da son 11 yılda nasıl performans sergilediğidir. Sonuçlar maalesef ortada.
Aziz Yıldırım, son 11 yılda Fenerbahçelileri sokağa çıkamaz hale getirdiği gibi, boynu bükük de bırakmıştır.
Aziz Yıldırım'ın överek bahsettiği sportif başarılarını rakamlarla hatırlatmak istiyorum. Aziz Yıldırım döneminde en fazla Galatasaray şampiyonluğu gören Fenerbahçe başkandır. Bu 11 yıllık dönem içerisinde ezeli rakiplerimizden Galatasaray 6 kez şampiyon olurken, 3 kez de Türkiye Kupası kazandı. Beşiktaş 1 kez şampiyon olurken, 4 kez Türkiye kupası kazandı. Trabzonspor 2 kez Türkiye kupası kazandı. Fenerbahçe ise 4 kez şampiyon oldu ve bir kere bile kupa kazanamadı.
Avrupa'da ise Fenerbahçe bu 11 yıllık periyot da en büyük başarısını çeyrek finale çıkarak yaşadı. Her şey ortada. Başkanın futboldaki başarısı bu kadar.
işte ben bu gidişata bir son vermek için aday oldum. Genel Kurul üyelerimizin sportif başarı bakımından son 11 yılda Fenerbahçe'nin utanç karnesine bakıp gerekeni yapmaktan kaçınmayacağına eminim.
Bu 11 yıllık dönemde hem sportif alanda başarısız olduk hem de yetmiyormuş gibi Aziz Yıldırım'ın agresif ve antipatik tavırları yüzünden tüm spor camiasıyla da kavgalı olduk.
Aziz Yıldırım'ın vefasız tavırları camiadaki bölünmüşlük duygusunu körükledi. Buna bir de Fenerbahçe karşısında spor dünyasında oluşan antipatik tablo da eklenince ben aday olmaya karar verdim.
Sayın başkan geçtiğimiz günlerde adaylığını açıkladığı basın toplantısında değişimden bahsetti. Fenerbahçe'de savaşan ruhun kalmadığını açıkça itiraf etti.
Aziz Yıldırım'a buradan seslenmek istiyorum;
Fenerbahçe'de 11 yıldan beri başkanlık yapıyorsun, Fenerbahçe'de savaşan ruhu sen öldürdün, şimdi de kongre üyelerinden 3 yıl daha süre isteyip öldürdüğün ruhu yeniden canlandırmak istiyorsun. Sen bir 10 sene daha görevde kalsan da bu ruhu geri getiremezsin.
11 içinde dünyanın sayılı yıldızlarını getirdin. Gelişleri muhteşem oldu. Ama hemen hepsi çabuk ve seni suçlayarak gitti. Sadece yabancı futbolcular bunu yapmadı, yerliler yani bizim evlatlarımız Fenerbahçe'yi ve muhteşem taraftarlarımızı değil seni terk ettiler. (Anelka, Ortega, Tuncay, Ümit, Aurelio, ibrahim Kutluay)
Hayatı Fenerbahçelilik aşkıyla dolu sadece futbolcu değil sana omuz veren yönetici dostlarımız, basketbolcu ibrahim Kutluay, basındaki Fenerbahçeli arkadaşlarımız ve en hazini senin görevde kalman için yürüyüş düzenleyen, ağlayan Fenerbahçeli taraftarların kalbini ve gönlünü kırdın.
Neden yaptın bunları?
Vefasızlık iyi insan tarifi değildir. Fenerbahçe'de savaşan ruhu canlandırmak için öncelikle büyük Fenerbahçe ailesini birleştirmek gerek. Barış ve huzur ortamı sağlamak gerek. Manevi değerlere sahip çıkmak gerek, menfaatçi ve agresif olmamak gerek vefalı olmak gerek Aziz Yıldırım.
işte Fenerbahçelilik budur.
Bizim büyüklerimizden öğrendiğimiz Fenerbahçe değerleri bunlardır. Evet Aziz Yıldırım senin dediğin gibi değişimi tamamlamak gerekiyor ama senden başlayarak.
inşallah pazar günü değişimi tamamlayıp yönetimi değiştireceğiz ve karaya oturmuş sarı lacivert gemimizi yeniden rotasından şaşmadan yüzdüreceğiz.
Sevgili Fenerbahçeliler,
Şimdi gelelim Aziz Yıldırım'ın anlata anlata bitiremediği sözde ekonomik başarıya. Bu konuda camiadan saklanan gerçeklerin bilinmesinde fayda var. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, Aziz Yıldırım, 1997'de borçsuz devraldığı kulübü bugün ciddi borç rakamlarıyla birlikte kongreye sokmaktadır. Her konuşmasında Fenerbahçe'nin tesisleştiğinden ve gelirlerinden bahsediyor.
Peki ya kulübün borcu ne durumda? 20 milyon dolar borçla devraldığın Fenerbahçe'nin borcunu 3 haneli sayılara (160 milyon dolarlara) tırmandırdığın doğru mudur? Çok güzel bir şekilde basın toplantında rakamları üst üste yazmışsın fakat kulübün borcuyla ilgili en ufak bir bilgi veremedin. Kulübün gelecekteki hangi gelirlerinin ne kadarının temlik altında olduğunu neden açıklamıyorsun? 1997'de Fenerbahçe'nin bütçesi 21 milyon dolardı. Okacha ve Högh'ü satıp bütçe kadar gelir elde edildi. Yani 2 futbolcu satarak borcu kapatabilecek durumdaydık. Peki ya şimdi soruyorum; Bugün hangi futbolcuyu satsak Fenerbahçe bütçesinin yarısı kadar yani 200 milyon dolar kazanabiliriz. Demek ki ekonomik yönden kalkındığımız lafları da koskoca bir yalan.
Aziz Yıldırım para bulabilmek için kulübün hisselerini sattı ve 30 milyon dolar elde etti. Ama maalesef bugün bakın ki Fenerbahçe'nin bankalara sadece faiz borcu ve kur farkı 35 milyon dolar. Yani halka arzdan elde ettiği gelirin fazlasını 35 milyon dolar olarak bankalara ödüyor. Aziz Yıldırım, 1997'de borçsuz devraldığı kulübü bugün borçlu hale getirerek kongreye gidiyorsa o zaman bu borcu silip kamuoyuna şahsi olarak borcu üstlendiğini ve kulübe hibe ettiğini açıklaması gerekir.
Fenerbahçe kulübü kimsenin tapulu malı değildir. Aile şirketi hiç değildir. Fenerbahçe gönül kulübüdür. Menfaat kulübü değildir. Benim yönetimimde ailemden kimse yok. Kaba tabirle yönetim kurulunda hiçbir zaman ahbap çavuş ilişkisi olmayacak. Ben tek adamlı yönetime karşıyım zaten karşı olmasaydım mevcut yönetimin devam etmesini isterdim. Göreve gelirsek benim yönetimimde herkes söz hakkına sahip olacak.
Fenerbahçe'yi dikta rejimiyle değil layık olduğu şekilde takım ruhuyla ve demokrasiyle yöneteceğiz. Fenerbahçe Aziz Yıldırım'ın tapulu malı değildir. Tesisleşme yatırımları yapıyorsa bu onun lütfu değil Fenerbahçe taraftarına ve kongre üyelerine karşı görevidir.
Ayrıca Fenerbahçe bir şirketten öte gönül kulübüdür. 25 milyon taraftarımız tesisleşerek zengin kulüp olduğumuzla övünüyor övünmesine ama asıl olan sportif başarıdır.
Şimdi biraz yönetime almayı düşündüğüm arkadaşlarımdan bahsetmek istiyorum.
Yönetim Kurulundaki arkadaşlarımın her biri kendi dallarında iyi nam yapmış Türkiye'nin en büyük şirketlerinin sahipleri olan kişilerdir. Bu arkadaşlarım 5 kıtada işleri olan kamuoyunun yakından tanıdığı başarılı isimlerdir.
Yeni yönetim modelimizde Fenerbahçe'yi dünyanın en büyük kulüplerini baz alarak içine geleneksel değerlerimizi de katarak yönetmeyi hedefliyoruz. idari, hukuki ve teknik alanda tamamen profesyonel yönetim anlayışı sağlayacağız. Fenerbahçemizi ahbap çavuşa değil işin ehli insanlara emanet edeceğiz. Ben ve arkadaşlarım yönetim olarak Fenerbahçe'nin sportif başarısına ve sarı lacivertli camiayı nasıl dünyanın ilk 10 kulübü arasına sokabiliriz ona odaklanacağız. Tek adamlık bitecek yerine takım halinde bir yönetim anlayışı hâkim olacak.
Kongre üyelerimiz lütfedip bizi göreve layık görürlerse camiamızın beklediği Avrupa'da başarılı ve istikrarlı bir kadro kuracağız. Yıldız transferler vaat edip taraftarın gözünü boyamak yerine takım oyunu oynayabilen savaşçı oyuncuları takımlarımıza kazandıracağız. Guiza ve Aragones örneği ortada. Eğer sadece yıldızlarla olabilseydi bugünkü hüsran yaşanmazdı. Demek ki takım oyunu oynayabilmek her şeyden önemliymiş. Biz Fenerbahçe'de takım oyunu oynayabilme zeminini hazırlayacağız. Yanlış transferler yapıp kulübün parasını har vurup harman savurmak yerine isim yapmamış genç yetenekleri transfer edip daha sonra kulübe para kazandırmayı amaçlayacağız.
Aynı şekilde miyadı dolmuş teknik direktör transfer edip paraları sokağa atmayıp camia tarafından benimsenmiş isimlerle yolumuza devam edeceğiz.
Hoca seçimi ve en uygun futbolcu transferi yapmak bizim işimiz. Bu iş tecrübe, bilgi, kültür ve ilişki yönetimi ister. Geçmişte yok pahasına aldığımız yeteneklerle hem şampiyon olduk hem de daha sonra bu genç yetenekleri satıp kulübe para kazandırdık.
Aziz Yıldırım bütçeye futbolcu satışından 15 milyon euro hayali gelir yazmış. Şimdi soruyorum; Bugün kimi satarsa Fenerbahçe 15 milyon euroyu kasasına koyabilir. Maalesef hiç kimseyi!
Aziz Yıldırım'ın beklediği gelirler böyle hayali temele dayanıyor. Demek ki zengin Fenerbahçe sözleri tam bir hayal. Çünkü ortada borçlu bir Fenerbahçe var. Başkana düşen de bu borçları üstlenip kulübü borçsuz devretmesidir.
Sözlerime son verirken şunları eklemek isterim. Fenerbahçe menfaat kulübü değil gönül kulübüdür demiştim. Ben de gönlümü verdiğim Fenerbahçeme başka adayı oldum. Seçildiğim takdirde büyük Fenerbahçe ailesini birleştirip 11 yıldır ölü olan Fenerbahçe ruhunu yeniden canlandıracağım.
Bizim hedefimiz 2012'ye kadar doğru transfer politikasıyla Fenerbahçemize Avrupa'da kupa kaldırtmaktır. Yani Avrupa şampiyonu bir Fenerbahçe vaat ediyorum sizlere.
Teşekkür ediyorum.
Saygılar sunuyorum.
ŞADAN KALKAVAN
--spoiler--
billur kalkavan ile bir yakinligi olmayan kisidir.
ihsan kalkavan'ın kuzeni, billur kalkavanın da uzaktan akrabası olan kişi.
billur kalkavan ile akraba mı değil mi belli olmayan kişi.
billur kalkavan'ın uzaktan akrabası falan değil bildiğin baba tarafından kuzenidir.
kemal kılıçdaroğlu'nun çıkışına benzer bir çıkış yapan kişidir. (bkz: bakalım)
fenerbahçe klübünde ikinci adam olmaktan öte gidemeyecek yöneticilerden biri.
11. sandık kesin sonuçlarına göre bayağı gerilerde seyretmektedir. şuanki durum;
aziz yıldırım: 2851 şadan kalkavan: 696
aziz yıldırım: 2851 şadan kalkavan: 696
aziz yıldırımdan koltuğu alamamıştır zira toplam 1216 oy almıştır aziz yıldırım ise 5053 oy aldı.
Rize Sportif Yatırım Aş. Onursal Başkanı
Yoğun bakımda olan eski fb'li yönetici. Acil şifalar diliyorum.
An itibariyle Aramızdan ayrılmıştır. allah rahmet eylesin.
allah rahmet eylesin. iyi bir fenerbahçeliydi.
Mekanı cennet olsun.
allah rahmet eylesin, iyi bir fenerbahçe' liydi kendisi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar