bugün
- nickten isim tahmini yapmak10
- arkadaşlar pizza yer miyiz4
- haramidere de haramilik yapmak5
- gerçek sözlük yazarı uzun saçlı sakallı obez olur3
- sözlüğün şizofren ve sapık dolu olduğu gerçeği15
- her gün tuvalete çıkmak2
- cabrio tigra süren kadının arabasına atlatmak2
- izmirli kızlar neden kıçı açık geziyor sorunsalı12
- yeğen yerine yiğen diyen insanlar2
- caddebostan da bostan yetiştirmek3
- yürüyen bok4
- amerikaya taşınmak2
- 2026 2027 sezonu süper lig şampiyonluk yarışı17
- mohamed salah'ın trabzonspor'a transferi26
- kilolu olmak6
- trabzon büyükşehir belediyesi21
- sözlüğün en yakışıklı yazarı olmak2
- başlarım böyle hayata deyip akp'ye üye olmak5
- kedin mi var derdin var4
- sinem dedetaş11
- oral süspansiyon3
- tavsiye4
- şaka maka 40'a yaklaşmak7
- zall adlı yazar4
- sozluk yazarlarinin zengin olmasi2
- masklavi'yi şeriatla yönetilen ülkeye göndermek13
- sözlükte entrylerini anlamadiginiz kişi15
- otobüsteki en iyi koltuk hangisidir sorunsalı16
- kemalistler yunanistan'a defolsun8
- allah 1 metin 2 rte 33
- mason greenwood11
- akrabalarla ilişkiyi kes17
- 6 ağustos 2026 hradec kralove beşiktaş maçı2
- ekşi sözlük dertleşecek insan veritabanı8
- çerçeve yasa7
- yorgun mermi10
- batıl inançlar6
- fetönün siyasi ayağı araştırlsın önergesinin reddi8
- apo hapisten çıkınca ak partililerin tepkisi8
- üsküdar da başkan vekili seçimi tartışması2
- 15 temmuz tiyatro mu7
- velvet hanım ile kahve içmek8
- emret komutanım tahir yüzbaşı5
- abant su3
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı18
- trabzonspor5
- kısa boylu olmak6
- ciddi düşünülen kızın dünya düz demesi6
- erdogan'a suikast timi itirafı8
- renault 9 broadway12
baska olgularin istenmesinden dogan isteksizliktir.
ani yasamak degildir, ve pek cok defa hayat kurtarir.
ani yasamak degildir, ve pek cok defa hayat kurtarir.
öyle bir zaman gelir ki, buraya yazı bile yazmaya erinirsiniz. işte öyle bir şeydir bu şerefsiz.
bu eylemsizlik öyle fena bişeydir ki, tv kumandasını uyuyan kardeşin elinden almak için yerinden kalkamayan insana saçma bir müzik kanalında, kravatlı ve devamlı "hoyy hoyy hey ley ley" diyerek halay çeken adamları izlettirir.
çok kötü bir hal durumu olmakla beraber, alışkanlık ve yaşayış biçimi haline gelmesi mümkündür.
(bkz: üşeniyorum öyleyse yarın)
bir yapmak istememe durumu... ve üşenmek bile bir eylem... çok gerginim şuanda...
hayatın her evresinde karşıma çıkan devasa bir lanet, neredeyse nuri alço gazozu. (ara: üşenmek)
biz insanlar, kendi kendimize ya da başkaları tarafından verilen izin ve tatiller hariç eğer çok istisna bir durum yoksa sürekli olarak uğraş ve iş üzerindeyiz.
bu bazen dönem ödevini yetiştiren liseli genç oluyor, bazen telefon faturasını ödemeye giden amca, bazen güne gelecek misafirler için börek yapan teyze, bazen de gecenin köründe karnı acıkan ve yemek yemesi gereken ben.
misyonlarımız, eylemlerimiz bambaşka ama hayat sürekli akıyor, yaşam yapılanlarla anlam kazanıyor. işte tam bu esnada, sanki içtiğimiz suya biri ilaç atıyor ve biz ne koltuktan kalkmayı beceriyoruz, ne de uyanmaya takat buluyoruz.
üşenmenin, bu kadar dış destekli ve planlı olmasını düşünmem, biraz da 'ama ben üşenmek istemiyorum'dan kaynaklanıyor. yani aslında her şey sistemli ve düzenli olabilecekken, sorumluluklarımızın her birini çalışkan minik karıncalar gibi tamamlayıp huzura erecekken; o his, o lanet duygu bütün psikolojimizi, fizyolojimizi ele geçiriyor. bundan kurtulmak, bağları çözmek, kendimizi hayatın çetrefilli yollarına atmak için, sanırım sadece psikolojik olarak bu hadiseyle beynimizin arka sokaklarında delicesine savaşmak gerekiyor.
zamanında 'ben mi kronik tembelim', 'acaba insanlar da beş saat çişlerini tutuyorlar mı' diye çok kafa yordum. ama bahsettiğim gibi, işin özü tam olarak kendimde bitiyormuş. artık o telkin mi olur, yapacağın işin bitişinin hayalleri mi olur bilemem, ama durum böyle.
meşguliyet dolu günler.
biz insanlar, kendi kendimize ya da başkaları tarafından verilen izin ve tatiller hariç eğer çok istisna bir durum yoksa sürekli olarak uğraş ve iş üzerindeyiz.
bu bazen dönem ödevini yetiştiren liseli genç oluyor, bazen telefon faturasını ödemeye giden amca, bazen güne gelecek misafirler için börek yapan teyze, bazen de gecenin köründe karnı acıkan ve yemek yemesi gereken ben.
misyonlarımız, eylemlerimiz bambaşka ama hayat sürekli akıyor, yaşam yapılanlarla anlam kazanıyor. işte tam bu esnada, sanki içtiğimiz suya biri ilaç atıyor ve biz ne koltuktan kalkmayı beceriyoruz, ne de uyanmaya takat buluyoruz.
üşenmenin, bu kadar dış destekli ve planlı olmasını düşünmem, biraz da 'ama ben üşenmek istemiyorum'dan kaynaklanıyor. yani aslında her şey sistemli ve düzenli olabilecekken, sorumluluklarımızın her birini çalışkan minik karıncalar gibi tamamlayıp huzura erecekken; o his, o lanet duygu bütün psikolojimizi, fizyolojimizi ele geçiriyor. bundan kurtulmak, bağları çözmek, kendimizi hayatın çetrefilli yollarına atmak için, sanırım sadece psikolojik olarak bu hadiseyle beynimizin arka sokaklarında delicesine savaşmak gerekiyor.
zamanında 'ben mi kronik tembelim', 'acaba insanlar da beş saat çişlerini tutuyorlar mı' diye çok kafa yordum. ama bahsettiğim gibi, işin özü tam olarak kendimde bitiyormuş. artık o telkin mi olur, yapacağın işin bitişinin hayalleri mi olur bilemem, ama durum böyle.
meşguliyet dolu günler.
miskinler tekkesinin en büyük aktivitesi..
Son derece tehlikelidir. Sırf bu yuzden cok ders kacırılır bir suru randevu iptal edilir. *
en büyük ve en tehlikeli tembellik halidir. insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar