bugün
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması9
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- milyonların temmuz zammı netleşmesi3
- spiderman'ın yeni boyanmış duvarda yürüme3
- neden herkes aynı anda tatil yapmak ister3
- zihni göktay7
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller3
- yeni yazarlara öneriler4
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- günün şiiri20
- çok güzel kızların kertenkelelerle takılması2
- türkiyenin hep kötüye gidişinin tepki görmemesi2
- ferdi tayfur2
- ragnar rockefeller38
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı7
- fight club'a misafir getirebilir miyim diye sormak2
- venezuela daki deprem felaketi2
- deniz göktaş37
- 2026 dünya kupası21
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- dünya17
- futbol17
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- kısa parmaklı erkek3
- norveç6
- brezilya5
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- insanların neden böyle olması6
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- velvet34
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
- arkadaşlar bakar mısınız bi4
- en gıcık olunan insan davranışı9
- uysaljakoben4
- viski içen erkek seksiliği5
- evlenilmeyecek kız tipi2
- true'nun 2052 gündür yakındığı durum2
- kocaman kelebek girdi dışarıdan4
- erkeklerin mental olarak daha güçlü olması11
- humiliation2
- true nickli yazar7
- ciddi ciddi aşure seven insan30
- mert hakan yandaş2
- evde kalmış 30 yaş üstü kadın yazarlar18
- uzun yol araba yolculuğunu çekilir yapacak şey7
en büyük ve en tehlikeli tembellik halidir. insanın içinden hiçbir şey yapmak gelmez.
Son derece tehlikelidir. Sırf bu yuzden cok ders kacırılır bir suru randevu iptal edilir. *
miskinler tekkesinin en büyük aktivitesi..
hayatın her evresinde karşıma çıkan devasa bir lanet, neredeyse nuri alço gazozu. (ara: üşenmek)
biz insanlar, kendi kendimize ya da başkaları tarafından verilen izin ve tatiller hariç eğer çok istisna bir durum yoksa sürekli olarak uğraş ve iş üzerindeyiz.
bu bazen dönem ödevini yetiştiren liseli genç oluyor, bazen telefon faturasını ödemeye giden amca, bazen güne gelecek misafirler için börek yapan teyze, bazen de gecenin köründe karnı acıkan ve yemek yemesi gereken ben.
misyonlarımız, eylemlerimiz bambaşka ama hayat sürekli akıyor, yaşam yapılanlarla anlam kazanıyor. işte tam bu esnada, sanki içtiğimiz suya biri ilaç atıyor ve biz ne koltuktan kalkmayı beceriyoruz, ne de uyanmaya takat buluyoruz.
üşenmenin, bu kadar dış destekli ve planlı olmasını düşünmem, biraz da 'ama ben üşenmek istemiyorum'dan kaynaklanıyor. yani aslında her şey sistemli ve düzenli olabilecekken, sorumluluklarımızın her birini çalışkan minik karıncalar gibi tamamlayıp huzura erecekken; o his, o lanet duygu bütün psikolojimizi, fizyolojimizi ele geçiriyor. bundan kurtulmak, bağları çözmek, kendimizi hayatın çetrefilli yollarına atmak için, sanırım sadece psikolojik olarak bu hadiseyle beynimizin arka sokaklarında delicesine savaşmak gerekiyor.
zamanında 'ben mi kronik tembelim', 'acaba insanlar da beş saat çişlerini tutuyorlar mı' diye çok kafa yordum. ama bahsettiğim gibi, işin özü tam olarak kendimde bitiyormuş. artık o telkin mi olur, yapacağın işin bitişinin hayalleri mi olur bilemem, ama durum böyle.
meşguliyet dolu günler.
biz insanlar, kendi kendimize ya da başkaları tarafından verilen izin ve tatiller hariç eğer çok istisna bir durum yoksa sürekli olarak uğraş ve iş üzerindeyiz.
bu bazen dönem ödevini yetiştiren liseli genç oluyor, bazen telefon faturasını ödemeye giden amca, bazen güne gelecek misafirler için börek yapan teyze, bazen de gecenin köründe karnı acıkan ve yemek yemesi gereken ben.
misyonlarımız, eylemlerimiz bambaşka ama hayat sürekli akıyor, yaşam yapılanlarla anlam kazanıyor. işte tam bu esnada, sanki içtiğimiz suya biri ilaç atıyor ve biz ne koltuktan kalkmayı beceriyoruz, ne de uyanmaya takat buluyoruz.
üşenmenin, bu kadar dış destekli ve planlı olmasını düşünmem, biraz da 'ama ben üşenmek istemiyorum'dan kaynaklanıyor. yani aslında her şey sistemli ve düzenli olabilecekken, sorumluluklarımızın her birini çalışkan minik karıncalar gibi tamamlayıp huzura erecekken; o his, o lanet duygu bütün psikolojimizi, fizyolojimizi ele geçiriyor. bundan kurtulmak, bağları çözmek, kendimizi hayatın çetrefilli yollarına atmak için, sanırım sadece psikolojik olarak bu hadiseyle beynimizin arka sokaklarında delicesine savaşmak gerekiyor.
zamanında 'ben mi kronik tembelim', 'acaba insanlar da beş saat çişlerini tutuyorlar mı' diye çok kafa yordum. ama bahsettiğim gibi, işin özü tam olarak kendimde bitiyormuş. artık o telkin mi olur, yapacağın işin bitişinin hayalleri mi olur bilemem, ama durum böyle.
meşguliyet dolu günler.
bir yapmak istememe durumu... ve üşenmek bile bir eylem... çok gerginim şuanda...
(bkz: üşeniyorum öyleyse yarın)
çok kötü bir hal durumu olmakla beraber, alışkanlık ve yaşayış biçimi haline gelmesi mümkündür.
bu eylemsizlik öyle fena bişeydir ki, tv kumandasını uyuyan kardeşin elinden almak için yerinden kalkamayan insana saçma bir müzik kanalında, kravatlı ve devamlı "hoyy hoyy hey ley ley" diyerek halay çeken adamları izlettirir.
öyle bir zaman gelir ki, buraya yazı bile yazmaya erinirsiniz. işte öyle bir şeydir bu şerefsiz.
baska olgularin istenmesinden dogan isteksizliktir.
ani yasamak degildir, ve pek cok defa hayat kurtarir.
ani yasamak degildir, ve pek cok defa hayat kurtarir.
çişinin geldiğini farkında olarak yatağın cazibesine mağlup olmak ve bu bağlamda rüyanda bir klozet görmek. sabah rüya tabirlerinden klozetin anlamına bakıp bunalıma girmek.
(bkz: oblomov)
tam televizyonu açmışsın, kuruyemişler, cipsler, colalar... her şey hazır. battaniyeyi alırsın, yanında da sevgilin. sarılırsın ve mutlu bir ortam.
al işte, kumanda masada kalmış...
al işte, kumanda masada kalmış...
maalesef herkesin başına gelen bir his. insanlar bu yüzden tembel oluyorlar bu yüzden çok büyük fırsatlar kaçıyor.
en kötüsü ve en tehlikelisi ise yaşamaya üşenmektir...
adana yöresine has olduğunu düşündüğüm; erinmek kelimesinin eş anlamlısıdır.
-zeynep* bu kitapları bi toplasan?
*çoghh eriniyorum, çoooh...
-zeynep* bu kitapları bi toplasan?
*çoghh eriniyorum, çoooh...
yatarken diğerntarafa dönmek üşenmektir.
çok tehlikeli bir durum ki bu sormayın gitsin.
bir miskinlik çöktü mü üzerinize o vakit dünya durmuş demektir.. yani herkes için hayat devam ederken sizin için durmuştur, başlamayadabilir.
öyle bir şey ki, şu iki cümleyi yazmak bile zor gelebilir, bırakın yemek yemekten, banyo yapmaktan falan bahsetmeyeyim.
birde bu durum kronikleşirse (bende henüz olmadı ama belirtileri mevcut) aman yarabbi!!
yani demem o ki doktor bey, kurtulmak istiyorum :((
bir miskinlik çöktü mü üzerinize o vakit dünya durmuş demektir.. yani herkes için hayat devam ederken sizin için durmuştur, başlamayadabilir.
öyle bir şey ki, şu iki cümleyi yazmak bile zor gelebilir, bırakın yemek yemekten, banyo yapmaktan falan bahsetmeyeyim.
birde bu durum kronikleşirse (bende henüz olmadı ama belirtileri mevcut) aman yarabbi!!
yani demem o ki doktor bey, kurtulmak istiyorum :((
Sizi avucuna alırsa asla kurtulamazsınız.
Üşüyen ve üşenmenin kelime kökü birbirine benziyor.
Üşüme ve üşenmenin ortak noktası:
Her iki halde insan sağlıklı düşünemez, sağlıklı ve rahat hareket edemez.
Üşüme ve üşenmenin ortak noktası:
Her iki halde insan sağlıklı düşünemez, sağlıklı ve rahat hareket edemez.
şu an bilgisayarı bırakıp masaya oturup bişeyler yazmam gerekiyor fakat yapamıyorum işte aynen bu fiildir.
hayatımı * bi fiildir.
içeriden gelen tıkırtılara kedidir kedi ibaresini kullanmaktır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar