bugün
- sözlükteki ilişki skandalı20
- keşke geri dönse dediğiniz yazarlar14
- çok kötü ve kırgın hissettiğinizde ne yapıyorsunuz14
- keko bir erkek tarafından sevilmek20
- sözlüğün en yakışıklı erkek yazarı31
- gilded'in iyi bir insan olduğu gerçeği8
- dişçi olmak ergen olmaya engel mi9
- diamond bosphorus denince akla gelenler39
- her şey yolundaysa ve mutluysanız ne yapıyorsunuz5
- tenha bir bar bulup barmenle sohbet etmek4
- hay senin 31 vardı öldü mü5
- müge anlı ve esra erol gittikten sonra atv8
- uludağ sözlükte birbirleriyle çıkan yazarlar10
- en iyi kadir inanır filmi9
- karton toplayan piç3
- para mı saygınlık mı6
- sözlüğün ne güzel kız yazarı12
- arkadaşlar ben ölsem üzülür müsünüz2
- yogartiksen15
- gitse de rahat bir nefes alsak dediğiniz yazarlar2
- bana onu sormayin32
- gece vakti 5 tane sigaranın kalması3
- kim milyoner olmak ister3
- aşkın güzellikle alakasının olmaması5
- gelinim mutfakta final yaptıktan sonra kanal d4
- şato görmemiş yuzırlar3
- yazarların ilk arabası10
- joseph shomolo kuschca8
- filistin54
- güldür güldür show final yaptıktan sonra show tv3
- hımm ok5
- bugün gelen kitaplar3
- kezban kızın kezban olduğunun farkında olmaması4
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen29
- ne kadar yaşlısın22
- insanlar hayatlarında her şeyi yaşayabilir2
- blackberry4
- yeter serdar videosundaki adamın iyi sevişmesi4
- gecenin bir saati özel numarayla arayan sapık4
- koyun eti4
- en sevdiğiniz seks pozisyonu nedir anketi7
- gecenin 01 30 unda keman çalan komşu3
- sophie dee'nin memeleri5
- brownie kola ikilisi4
- macron adamdır14
- pazar akşamı gelen iç daralmasının başlaması5
- uludağ sözlük yönetimini protesto ediyoruz7
- al yazmalım filmindeki asya'nın köylü annesi4
- zall zall zall zall zall zall zall zall zall3
- didem güngör2
an itibariyle istediklerine ne kadar kısa sürede ulaşabiliyorsan o kadar bu tanımın içersinde üst sıralarda yer alıyorsunuzdur kanımca. maddi manevi farketmez örneğin; bir sözlük yazarı an itibariyle sol frameyi doldurmak istiyor ve bir engel olmaksızın dolduruyor an itibariyle bu yazarımız isteğine ulaştığı için zengindir.
angutlarin bile zengin olabildigi bir ulkede tenezzul edilmemesi gereken sey.
ayrıcalıklı bir ciğerdir, aksini iddia eden ise tartışmasız bir kedi'dir.
gunlerden bir gun cok zengin bir baba, ailesi ve oglunu koye goturmus. bu yolculugun tek amaci varmis, insanlarin ne kadar fakir olabileceklerini ogluna gostermek. cok fakir bir ailenin yaninda iki gece gecirirler.
yolculuk donusu baba ogluna sorar:
- insanlarin ne kadar fakir bir hayat surdurduklerini gordun mu?
- evet baba.
- ne ogrendin peki?
oglu aci bir tebessumle cevap verir:
- sunu gordum; bizim evde bir kopegimiz var, onlarinsa dort tane. bizim bahcenin ortasina kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarinsa sonu olmayan bir dereleri. bizim bahcemizde ithal lambalar var, onlarinsa yildizlari. bizim gorus alanimiz on avuya kadar, onlarsa butun ufku goruyorlar.
oglan sozunu bitirdiginde babasi soyleyecek hicbir sey bulamaz ve oglan ekler:
- tesekkurler baba, ne kadar fakir oldugumuzu gosterdigin icin...
*
yolculuk donusu baba ogluna sorar:
- insanlarin ne kadar fakir bir hayat surdurduklerini gordun mu?
- evet baba.
- ne ogrendin peki?
oglu aci bir tebessumle cevap verir:
- sunu gordum; bizim evde bir kopegimiz var, onlarinsa dort tane. bizim bahcenin ortasina kadar uzanan bir havuzumuz var, onlarinsa sonu olmayan bir dereleri. bizim bahcemizde ithal lambalar var, onlarinsa yildizlari. bizim gorus alanimiz on avuya kadar, onlarsa butun ufku goruyorlar.
oglan sozunu bitirdiginde babasi soyleyecek hicbir sey bulamaz ve oglan ekler:
- tesekkurler baba, ne kadar fakir oldugumuzu gosterdigin icin...
*
altın ne oluyor, can ne oluyor,
inci, mercan da nedir
bir sevgiye harcanmadıktan,
bir güzele feda edilmedikten sonra.
mevlana
inci, mercan da nedir
bir sevgiye harcanmadıktan,
bir güzele feda edilmedikten sonra.
mevlana
"zengin olmayi isterlerdi. zengin olmayi bileceklerini saniyorlardi. zengin insanlar gibi giyinmeyi, gulumsemeyi, bakmayi bileceklerdi. gerekli inceliklere, olcululuge sahip olacaklardi. zenginliklerini unutacaklardi, bileceklerdi zenginlikleriyle gosteri$ yapmamayi. ovunmeyeceklerdi bununla. soluyacaklardi zenginligi. zevkleri yogun olacakti. zevk alacaklardi yurumekten, gezmekten, secmekten, degerlendirmekten. ya$amaktan zevk alacaklardi. bir ya$ama sanati olacakti ya$amlari."
georges perec, les choses'dan..
georges perec, les choses'dan..
zenginlik ne kadar çok şeye sahip olduğunla değil, ne kadar az şeye ihtiyacın olduğuyla ölçülür.
*
*
vitali hakko bu konuda şöyle der; "en zengin adam en rahat harcayandır"
zenginliğin neye sahip oldugundan ziyade nasıl hissettiğinle alakalı bir şey olduğuna yapılan güçlü vurguya dikkat.
zenginliğin neye sahip oldugundan ziyade nasıl hissettiğinle alakalı bir şey olduğuna yapılan güçlü vurguya dikkat.
çok şeye sahip olmak mı
yoksa
az şeye ihtiyacı olmak mı?
yoksa
az şeye ihtiyacı olmak mı?
maddi sahipliklerle ölçülen değer. (bkz: kişi başına düşen gsmh)
bize öğretilen zenginlik kavramı içi boş profan bir ilizyondur.
bize öğretilen zenginlik kavramı içi boş profan bir ilizyondur.
kültürümüzde kalıtım yoluyla geçer...
kapitalizm in isim babası. annesi değil, zira anne hep vericidir. koşulsuz, şartsız sever sizi. babalar öyle mi? her daim korkulan, baskıcı ve uzaktır.
tanım: parayla geldiği sanılan, ehil ellerde olmadığı vakit ele yüze bulaştırılması, değerinin bilinmemesi muhtemel kıdem.
insanın sahip olduğu en ufak bir şeyin bile bir zenginlik olduğunun farkına varması ise çok zor. çok çok zor. her gün onu kullanmaya, onunla yaşamaya o kadar alışmışız ki, o yok olmadan değerini anlamıyoruz. eğer şanslıysak da karşımıza onun olmadığı bir insan geçiyor, ve ağzımıza sıçıp bırakıyor.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
yeni girilen iş yerinde, fazla dikkat çekmemek için konuşulmaz pek. arada bir sıcak kanlı insanlar çıkarsa, o bozar sessizliği. bu da öyle bir ders oldu bana. herkes işine bakarken, genç biri adımı soyadımı sormadan, direkt okuyup okumadığımı sordu. okuyorum abi dedim tabii. adam sanki küfür etmişim gibi kafasını çevirip işine devam etti. vakit ilerledikçe ve insanlar sıkılmaya başladıkça, muhabbet de kaçınılmaz hale gelince, mecburen konuşmaya başladık ve mevzu çocuğun bir ay içerisinde askere gideceğine geldi. "liseyi bitiricektim, iki sene kalınca babam izin vermedi, iki senedir burdayım işte. çok istiyodum okumayı. fakat geçti artık bizden, baksana iki gün sonra askeriz heheeeh". üniversitede okuyor olduğumu söylediğime pişman olduğumu farketmeme sebep olan kısım burasıydı. biz vizeden sınavdan dert yanarken, ulan nerden geldim şu okula, ne işim var benim okulda dediğimiz zamanlar da olmuşken, adam okuyamamıştı. belki kafası çalışmıyordu, belki babası baskı yapmıştı, fakat okumak istemişti, okuyamamasına rağmen hala istiyordu, hala gözleri parlıyordu. elde olan her şeyi zenginlik bilirse mutluluğa bir adım daha yaklaşır insan, çünkü bir 'şey'e değerini o 'şey'in sahibinden başkası veremezmiş, bu gün bunu anladım ben.
o saatten sonra da hem orucun etkisiyle, hem de bu olayın bende bıraktığı iz sebebiyle doğru düzgün çalışamadım da zaten. keşke okuyabilseydin be abi.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
insanın sahip olduğu en ufak bir şeyin bile bir zenginlik olduğunun farkına varması ise çok zor. çok çok zor. her gün onu kullanmaya, onunla yaşamaya o kadar alışmışız ki, o yok olmadan değerini anlamıyoruz. eğer şanslıysak da karşımıza onun olmadığı bir insan geçiyor, ve ağzımıza sıçıp bırakıyor.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
yeni girilen iş yerinde, fazla dikkat çekmemek için konuşulmaz pek. arada bir sıcak kanlı insanlar çıkarsa, o bozar sessizliği. bu da öyle bir ders oldu bana. herkes işine bakarken, genç biri adımı soyadımı sormadan, direkt okuyup okumadığımı sordu. okuyorum abi dedim tabii. adam sanki küfür etmişim gibi kafasını çevirip işine devam etti. vakit ilerledikçe ve insanlar sıkılmaya başladıkça, muhabbet de kaçınılmaz hale gelince, mecburen konuşmaya başladık ve mevzu çocuğun bir ay içerisinde askere gideceğine geldi. "liseyi bitiricektim, iki sene kalınca babam izin vermedi, iki senedir burdayım işte. çok istiyodum okumayı. fakat geçti artık bizden, baksana iki gün sonra askeriz heheeeh". üniversitede okuyor olduğumu söylediğime pişman olduğumu farketmeme sebep olan kısım burasıydı. biz vizeden sınavdan dert yanarken, ulan nerden geldim şu okula, ne işim var benim okulda dediğimiz zamanlar da olmuşken, adam okuyamamıştı. belki kafası çalışmıyordu, belki babası baskı yapmıştı, fakat okumak istemişti, okuyamamasına rağmen hala istiyordu, hala gözleri parlıyordu. elde olan her şeyi zenginlik bilirse mutluluğa bir adım daha yaklaşır insan, çünkü bir 'şey'e değerini o 'şey'in sahibinden başkası veremezmiş, bu gün bunu anladım ben.
o saatten sonra da hem orucun etkisiyle, hem de bu olayın bende bıraktığı iz sebebiyle doğru düzgün çalışamadım da zaten. keşke okuyabilseydin be abi.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
mehmet şevket eygi konuşuyor:
iki bin liralık lüks telefonuyla konuşuyor. Muhatabı kendisine bir adres mi, numara mı verdi, onu yazacak. Cebinden 25 kuruşluk bir tükenmez kalem çıkartıyor ve notunu alıyor.
Ne korkunç sefalet!.. Cep telefonu iki bin liralık, kalemi 25 kuruşluk.
Kalem mi daha faydalı, daha değerli, daha asil, cep telefonu mu? Bizimkine göre telefon.
150 bin dolarlık lüks otomobili var, evinde kütüphanesi yok.
Büyük bir dolmakalem firması her yıl çok az sayıda acayip güzel ve antika dolmakalemler üretiyormuş. Mesela bir yıl deniz fili dişinden yapılıyormuş. Ben zengin olsam öyle kalemler alırım.
Kalemsiz, kitapsız, deftersiz, kütüphanesiz, sanatsız bir zengin düşünemiyorum. Milyar doları olsa bile o zengin değil acınacak bir züğürttür.
iki bin liralık lüks telefonuyla konuşuyor. Muhatabı kendisine bir adres mi, numara mı verdi, onu yazacak. Cebinden 25 kuruşluk bir tükenmez kalem çıkartıyor ve notunu alıyor.
Ne korkunç sefalet!.. Cep telefonu iki bin liralık, kalemi 25 kuruşluk.
Kalem mi daha faydalı, daha değerli, daha asil, cep telefonu mu? Bizimkine göre telefon.
150 bin dolarlık lüks otomobili var, evinde kütüphanesi yok.
Büyük bir dolmakalem firması her yıl çok az sayıda acayip güzel ve antika dolmakalemler üretiyormuş. Mesela bir yıl deniz fili dişinden yapılıyormuş. Ben zengin olsam öyle kalemler alırım.
Kalemsiz, kitapsız, deftersiz, kütüphanesiz, sanatsız bir zengin düşünemiyorum. Milyar doları olsa bile o zengin değil acınacak bir züğürttür.
zenginlik;duşa girmek için banyoya adım atılır atılmaz, suyun ısınması için musluğun açılması ve bu esnada su gürül gürül akarken soyunmak demektir.
suyun boşa akması umursanmaz zenginlik vardır serde.sıcak suyun altına girmek ister zengin bünye.
zenginlik; tasarruf bilmeksizin duş almak için önceden ısınması için musluğu sonuna kadar açmaktır.
ama fakir bünye bilir ki soyunduktan sonra suyun altında suyun ısınması beklemek daha tasarrufludur.
suyun boşa akması umursanmaz zenginlik vardır serde.sıcak suyun altına girmek ister zengin bünye.
zenginlik; tasarruf bilmeksizin duş almak için önceden ısınması için musluğu sonuna kadar açmaktır.
ama fakir bünye bilir ki soyunduktan sonra suyun altında suyun ısınması beklemek daha tasarrufludur.
poker masasından 50.000$ la kalkıp bu da para mı amına koyım bakışı atmaktır.
bu olgu "para içinde yüzmek" şeklinde betimlendiğinde aklıma, zenginliğin sıvı bir şey olduğu geliyor.buna mukabil sıvının akışkan,akışkanın muvakkat olduğuna çağrışım yapan aklım, size bir hayal kadar yakın olan bu safsatanın anlamsız bir hırstan fazlası olmadığını idrak ettiriyor.ne biçim aklım var lan.
(bkz: bizde para çok gibi)
her kesin kaldıramayacağı bir olgudur. kaldırabilenle kaldıramayan hemen ayırt edilebilir.yorumlardan anlaşılacağı gibi.
Zenginlik;
Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
Pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.
Her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
Saçının okşanmasıdır.
Kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
Bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
Güzel günleri bekleyebilmektir.
Bazen bir tabak makarnadır.
Bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
Kendine inanabilmektir.
Zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin herşeydir.
iclal aydın
Merdivenleri yardımsız çıkabilmektir.
Pencereden bakıp, yoldan geçenleri görebilmektir.
Her akşam kendi kapını kapatabilmektir.
Saçının okşanmasıdır.
Kolundaki saatin geleceği göstermesidir.
Bir sonraki hafta için plan yapabilmektir.
Güzel günleri bekleyebilmektir.
Bazen bir tabak makarnadır.
Bazen iki tane domates ve bir taze ekmektir.
Kendine inanabilmektir.
Zenginlik varlığından mutluluk duyabildiğin herşeydir.
iclal aydın
başa bela..
zenginlik, çok şeye sahip olmak değildir.
zenginlik, "sahip olmak istediğin şeylere" sahip olmaktır.
varlıklı olmak, mutlak bir kavram değildir. arzuya bağlı ve görecelidir.
paramızın yetmediği bir şeyi arzuluyorsak, varlık durumumuz çok iyi olsa da fakir hissediyoruz.
ve eğer elimizdekilerle yetinebiliyorsak, zengin hissediyoruz, varlık durumumuz ne kadar az olsa da.
bu durumda insanları zengin etmenin iki yolu vardır:
onlara ya "çok para vermek";
ya da "arzularını sınırlandırmak"...
zenginlik, "sahip olmak istediğin şeylere" sahip olmaktır.
varlıklı olmak, mutlak bir kavram değildir. arzuya bağlı ve görecelidir.
paramızın yetmediği bir şeyi arzuluyorsak, varlık durumumuz çok iyi olsa da fakir hissediyoruz.
ve eğer elimizdekilerle yetinebiliyorsak, zengin hissediyoruz, varlık durumumuz ne kadar az olsa da.
bu durumda insanları zengin etmenin iki yolu vardır:
onlara ya "çok para vermek";
ya da "arzularını sınırlandırmak"...
sahte mutluluk.
sahip olduğun şeylerin fazla, sahip olduğun halde kullanmadığın şeylerin daha fazla olma durumu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar