bugün
- fiziği güzel sözlük kızları41
- memeleri kafam kadar kız23
- seviştikten sonra teşekkür etmekk4
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak9
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- recep tayyip erdoğan12
- fatma betül sayan kaya57
- afyon civarı pasif var mı7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- eve escort çağırmak6
- geleneksel sözlüğün en iyi memesi yarışması6
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- telefon sapiginin kandil mesaji atmasi2
- baklavası olmayan erkek5
- ayakları güzel sözlük kızları5
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- nervio5
- 46 yaş4
- sözlüğün meme üstadı5
- ddk'nın fon işlemleri incelemesi2
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- fakir siniri6
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- eve gelen escorta ütü yaptırmak4
- şampuan önerisi8
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- türkiye33
- venüs ve mars'ın ıssız olması2
- başlığa gelin meme var4
- ne kadar yaşlısın15
- sevgilisinden yeni ayrılanlara tavsiyeler4
- motorsiklet sürmek3
- romanya53
- kendisiyle övünen insanlar12
- ups boobss nickli yazar5
- arkadaşlar çok sıkıcısınız4
- ibne3
- futbol18
- 21 ocak 2025 bolu kartalkaya otel yangını4
- bir günlüğüne erkek olsam3
tanım: parayla geldiği sanılan, ehil ellerde olmadığı vakit ele yüze bulaştırılması, değerinin bilinmemesi muhtemel kıdem.
insanın sahip olduğu en ufak bir şeyin bile bir zenginlik olduğunun farkına varması ise çok zor. çok çok zor. her gün onu kullanmaya, onunla yaşamaya o kadar alışmışız ki, o yok olmadan değerini anlamıyoruz. eğer şanslıysak da karşımıza onun olmadığı bir insan geçiyor, ve ağzımıza sıçıp bırakıyor.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
yeni girilen iş yerinde, fazla dikkat çekmemek için konuşulmaz pek. arada bir sıcak kanlı insanlar çıkarsa, o bozar sessizliği. bu da öyle bir ders oldu bana. herkes işine bakarken, genç biri adımı soyadımı sormadan, direkt okuyup okumadığımı sordu. okuyorum abi dedim tabii. adam sanki küfür etmişim gibi kafasını çevirip işine devam etti. vakit ilerledikçe ve insanlar sıkılmaya başladıkça, muhabbet de kaçınılmaz hale gelince, mecburen konuşmaya başladık ve mevzu çocuğun bir ay içerisinde askere gideceğine geldi. "liseyi bitiricektim, iki sene kalınca babam izin vermedi, iki senedir burdayım işte. çok istiyodum okumayı. fakat geçti artık bizden, baksana iki gün sonra askeriz heheeeh". üniversitede okuyor olduğumu söylediğime pişman olduğumu farketmeme sebep olan kısım burasıydı. biz vizeden sınavdan dert yanarken, ulan nerden geldim şu okula, ne işim var benim okulda dediğimiz zamanlar da olmuşken, adam okuyamamıştı. belki kafası çalışmıyordu, belki babası baskı yapmıştı, fakat okumak istemişti, okuyamamasına rağmen hala istiyordu, hala gözleri parlıyordu. elde olan her şeyi zenginlik bilirse mutluluğa bir adım daha yaklaşır insan, çünkü bir 'şey'e değerini o 'şey'in sahibinden başkası veremezmiş, bu gün bunu anladım ben.
o saatten sonra da hem orucun etkisiyle, hem de bu olayın bende bıraktığı iz sebebiyle doğru düzgün çalışamadım da zaten. keşke okuyabilseydin be abi.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
insanın sahip olduğu en ufak bir şeyin bile bir zenginlik olduğunun farkına varması ise çok zor. çok çok zor. her gün onu kullanmaya, onunla yaşamaya o kadar alışmışız ki, o yok olmadan değerini anlamıyoruz. eğer şanslıysak da karşımıza onun olmadığı bir insan geçiyor, ve ağzımıza sıçıp bırakıyor.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
yeni girilen iş yerinde, fazla dikkat çekmemek için konuşulmaz pek. arada bir sıcak kanlı insanlar çıkarsa, o bozar sessizliği. bu da öyle bir ders oldu bana. herkes işine bakarken, genç biri adımı soyadımı sormadan, direkt okuyup okumadığımı sordu. okuyorum abi dedim tabii. adam sanki küfür etmişim gibi kafasını çevirip işine devam etti. vakit ilerledikçe ve insanlar sıkılmaya başladıkça, muhabbet de kaçınılmaz hale gelince, mecburen konuşmaya başladık ve mevzu çocuğun bir ay içerisinde askere gideceğine geldi. "liseyi bitiricektim, iki sene kalınca babam izin vermedi, iki senedir burdayım işte. çok istiyodum okumayı. fakat geçti artık bizden, baksana iki gün sonra askeriz heheeeh". üniversitede okuyor olduğumu söylediğime pişman olduğumu farketmeme sebep olan kısım burasıydı. biz vizeden sınavdan dert yanarken, ulan nerden geldim şu okula, ne işim var benim okulda dediğimiz zamanlar da olmuşken, adam okuyamamıştı. belki kafası çalışmıyordu, belki babası baskı yapmıştı, fakat okumak istemişti, okuyamamasına rağmen hala istiyordu, hala gözleri parlıyordu. elde olan her şeyi zenginlik bilirse mutluluğa bir adım daha yaklaşır insan, çünkü bir 'şey'e değerini o 'şey'in sahibinden başkası veremezmiş, bu gün bunu anladım ben.
o saatten sonra da hem orucun etkisiyle, hem de bu olayın bende bıraktığı iz sebebiyle doğru düzgün çalışamadım da zaten. keşke okuyabilseydin be abi.
--kişisel bilgi anı yaşanmışlık içerir--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar