bugün

Bi' yere gitmez, o bir durma biçimidir...
bir yılmaz güney filmi. bir darbe sonrası mahvolmuş bir ülke filmi. kalbiyle töresi arasında kalmış erkeklerin filmi. insan olduğu unutulan kadınların filmi. sisteme ana avrat düz gitmek isteyenlerin filmi . aptal bürokrasi ve memurları filmi.

yol bir yoksulluk filmidir.
neden türk sineması'nın en iyi 10 filmi arasında gösterildiğini ancak ciddi bir şekilde izleyebilenlerin anlayacağı şahane eser.

--spoiler--
bu filmin gerçekleştirilmesinde çok ağır toplumsal ve doğal koşullar altında büyük bir cesaret ve özveriyle çalışan tüm yol arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ederiz. onlar bu film var oldukça yaşayacaklar.

yönetmen şerif gönen
senaryo ve diyaloglar yılmaz güney
--spoiler--
az bilinen bir barış manço şarkısıdır.

sözleri:

uçsuz bucaksız bir yolda,
yürüyorum tek başıma.
herkes hakkını helal etsin,
kalmasın tek bir lokma.
bu yolda ölmek var, belkide dönmemek.
ömür bitse bile yol bitmeyecek.

bazen buz gibi bir pınardan,
içiyorum kana kana.
bazen kızgın kumlar üstünde,
yürüyorum yana yana.
bu yolda ölmek var, belkide dönmemek.
ömür bitse bile, yol bitmeyecek.

dünya hancı, biz garip yolcu,
haydi bastır be oğlum.
allah'a bir can borcumuz var,
bir tek ona güven, yolun açık olsun.
baki kalan bu kubbede, hoş bir seda biliyorsun.
bin'in yarısı beşyüz, daha ne düşünüyorsun.

topraktan geldi insan, topraktan geldi insan.
yine toprağa dönecek, yine toprağa dönecek.
iki lokma ekmek için, iki lokma ekmek için,
ömür boyu dövüşecek. ömür boyu dövüşecek.

link: http://www.youtube.com/wa...symac&feature=related
bir yere ulaşmak için kullanılan hat dışında sadece ona gidilmeli. Yollarda kalınmalı.saçlarını savuran rüzgar, gözünü açmana engel olan güneşi yanına alıp gitmeli herkes buradan! Yollardayım diyebilmeli. Yollara düşmeli. Çekinmemeli..
bu ülkeden çıkan en gerçek, en sanatsal ve en harikulade film.
uygarlıktır.
davetine icabet etmek lazım
kastırmadan kızdırmadan küstürmeden cancağızım.
-bırakalım bu uyakları
dedi asabi bir martı şimdi.
-hayat güzelleşmişken öpmek lazım dudaklarını
diye ekledi sevgilisi.
bir yaşıma daha girdim, elveda merdivenler merhaba ölük şairler.
şekerpare'nin affına sığınarak,
gönül rahatlığıyla kabartabilirim ki ey sevgili yolsuzluk yapanlar
yolmak ya da yolmamak...
işte bütün meselesizlik bu.
bütün yarımları, keşmekeşi, kaosu, pespayeliği, dünyalılığı mute'ye almak.
ne güzeldir, "ne güzeldir yollarda olmak şimdi" diye çilekleyen gitarlara dokunmak.
kendi ellerimle ezdiğim üzümler, kendi dudaklarıma kancan veren mitolojik bir şaraba dönüşecek şimdi.
bana sarhoş muamelesi yap dünya, yoksa çekilmiyorsun.
neyse ki yol var, yollarda sarhoş olmak var.
hey yavrum hey. öpücem.
hız eşittir yol bölü zaman ise, yol eşittir zaman çarpı hız oluyorya hani, yani gideceğimiz yol, zamanı ne kadar hızlı yaşadığımız oluyor demektir bu. oysa yoldaysan, ve geçiyorsa zaman, hızlı olmak demek, zamanı yavaşlatmaz oysaki. ne kadar hızlı koşarsa koşsun yarışı bir koşucu, geçtiği zaman değildir asla. zaman hızından bağımsızdır yaşamın. yol ise hem hızdan, hem zamandan ayrı sadece durur orada. eşitlenmez zamanın hızla çarpımına.
bulutsuzluk özlemi'nin 1998 yılında yayınladığı dördüncü stüdyo albümü.
(bkz: tarik)
Özlem tekin'in kral parçası, Klibi de nefes'in yönetmeni Levent Semerci imzalıdır ki şarkı kadar güzeldir. Ha bir de bir başka parçasında da belirmiştim, Özlem tekin'in taş gibi olduğu zamanlarda çekilmiştir bu klip, o açıdan da değerlidir.
muhteşemin fevkinde bir özlem tekin şarkısıdır. ah be özlem'im, yine böyle şarkılar yapsan ya.
Uzun bir yol var aramizda
Bir ucunda sen bir ucunda ben
Bir ates yanar bagrimiza
Atesi sen külü ben
Ümit isigi parlar gönlümüzde
Aglatan sen aglayan ben
Hasretlik sarkilari söylenir hergün
Söyleten sen söyleyen ben
Askimiz dile geliyor mektubla
Kagidi sen kalemi ben
Beklerim hergün kavusmamizi
ümitle sen, sabirla ben.
görsel
yol bir yere gitmez o bir durma biçimidir. y.e
iki mesafeyi birbirine bağlayan bölüme verilen ad.

genellikle gözü dağlar.

aşkların sevdaların yüreklerin arasına girdiği görülmüştür.
Sivas-Kangal.
By Derisik Cozelti.

görsel
iBRAHiM SADRi şiiridir:

gözlerim kapanmadan önce yoldaydım
damperli bir kamyon kadar gürültülü
ve bir o kadar sabırlı...
bir menzil bir başka menzile,
bir kilometre başka kilometreye değiyordu
kalbimden acılı şarkılar geçiyor,
sigaramın dumanı akşamla gülüşüyordu
yoldaydım...
kirli beyaz gömleğimin üstünde yağ lekeleri,
arka dörtlüde şöför ismetin hayar hikayeleri,
bir keskin viraj korkusunda,
hükmünü yitirmiş bir limon kolonya ferahlığında,
kısa ve soğuk ihtiyaç molalarında,
bir kasaba otogarında,
zigana geçidinde
başım camda sarsılarak uykudaydım,
öyle dardaydım,
yoldaydım...
o türkülerdeki, o ağıtlardaki,
o fırata kaptırılan gelin gibi hoyrattaki,
o aşılmaz, o varılmaz, o kahbe,
o yalan sevgili,
o rüya gibi
yoldaydım...
bir aşka gidecektim,
gece yarısı yeni bir şehre inecektim,
ellerim cebimde olucaktı,
kalbim avuçlarımda,
üşüycektim...
sen belki, belki sen
cesur turizmin yazıhanesinden,
apollo magius patinaj çekerken,
hayal meyal görecektin beni...
orası burası sökülmüş bir valiz elimde,
yanımda senin için topladığım üzümlerle dolu bir sepet,
ağzımda bulantıyı geçiren nane şekeri,
cebimde muavinin ikram ettiği gofret,
dudağımda yarım bir şarkı,
yüreğimde sadece hasret,
sadece cesur, sadece menzil,
sadece...
cümleten geçmiş ey olsun yolcular
yine bekleriz,
yine gideriz,
yine severiz birbirimizi...
geçmiş olsun ey yolcular!
sizin yolunuzun bittiği noktada bizim yolumuz başlar.
gidin,
yatın şimdi,
ya da buluşun sevdiklerinizle..
birbirinize öyküler anlatın;
kaptan uyuyordu diyin,
acılı şarkılar dinliyordu diyin,
çok sigara içiyordu,
gülmüyordu diyin,
geçmiş olsun ey yolcular!
hadi gidin
hadi siz gidin
hadi biz de gidelim ismail
bak arkaya yakayım dörtlüleri
havalı bir korna,
güzel bir manevra,
hoşçakal otogar!
merhaba yollar ve bahar,
yamalı asvaltlar,
merhaba hendekler, dereler, şarampol,
merhaba rüyalar, ecel,
merhaba hakkı bulut,
nane şekeri, kolonya, çokoprens
ve diğer herşeyler...
merhaba yol
yoldayız...
hayırlı yolculuklar,
hayırlı rüyalar,
gece kuşları, fren sesi,
koşarak karşıya geçmeye çalışırken parçalanan sincap,
fırlayan tekerlek, devrilen otobüs,
gazete kağıdıyla örtülen firmam, örtülen ömrüm, sermayem, karanlığım...
o zaman ben uykudaydım,
dardaydım,
yoldaydım...
yılmaz güney in harikulade filmi.

1981 yılının faşist türkiyesi hakkında fikir sahibi olmak isteyenlerin mutlaka izlemesi gereken "yol", imralı yarı açık cezaevinden izinli olarak memleketlerine giden dört mahkumun hikayesinden anlatır hikayesini.

çirkin kral senaryosuyla yine gerçekçiliğin tavanını yapmıştır.
bu hayat benim, benimse eğer
kimse karışmazsa yaşamaya değer

diyerek özlem tekin' e dair dinleyebileceğiniz 10 iyi şarkı arasına girer. ilk sıralarda ise tabiki şunlar vardır:

(bkz: ve olamadı aşk) * *
(bkz: aşka dair)*
(bkz: deli gibi)*
(bkz: off)*
bu bir yol hikayesi diye başlamayan film.
ihtiyaç bile duymaz çünkü. herşey kendini anlatır.
"... yol nedir ki yol?

yol umuttur.

çünkü nereye girese gitsin insan

yeni kavgaların içinde yeni dostlar bulur..."
yürüyenleri, yolda kalanları ve geriye dönenleri ile başlı başına macera.
yılmaz güney gibi dev bir ismin dev filmlerinden biri izlenmesi gerekir ama sansürsüz olduğu gibi ayrıca bu film yılmaz güney yurtdışına çıktıktan sonra çekilmiştir...
© copyright 2005 - 2026