bugün
- yasin kol'un gözaltına alınması4
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- uludede'nin cenaze eventi9
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- recep tahrik erdoğan4
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak12
- bugün doğum günü olan yazarlar3
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı8
- 3 kere üst üste 31 çekmek11
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması9
- pick me girl6
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş7
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak3
- öyle bir sevişmek ki alev çıkartıp yatağı yakmak4
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- yunan adalarına gitmek20
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak3
- dinci ahlaksızlığı19
- uludede'yi karıya götürmek7
- fatma betül sayan kaya64
- gece eve atılan kızın ayaklarının ters çıkması7
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- göz kanlanması6
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- en kısa sürede göbek eritme teknikleri7
- gece uyurken bacağa kramp girmesi6
- ekmeğe çikolata sürmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek7
- yunan aşığı tip15
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- gecenin köründe aniden gelen türklük atakları6
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- mini şortla kapıya gelen hanım komşu6
- ciğer yiyen midesizler10
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- fiziği güzel sözlük kızları47
- eyeliner çekme yöntemleri7
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- yaygın olmayan bir isme sahip olmak5
- ciğer vs kokoreç8
- sürekli özür dileyen insan5
- kömbe6
- kahverengi göz kalemi6
- gunluklerim aylik olmus4
- rujlu erkekle öpüşmek14
mehmet ziya bey in osmanlıca eseri olup ataç yayınlarından latinize edilmiş şekli de basılmıştır
Yenikapı Mevlevihanesi, Mevlevî tarikatının istanbul'da Galata Mevlevihanesi'nden sonra faaliyete geçirdiği ikinci dergâhtır. Merkez Efendi Mahallesi sınırları içinde yer alan mevlevîhane, tarikatın "Âsitâne" olarak kabul ettiği büyük ölçekli külliyelerinin başında gelir.
Merkez Efendi Mahallesi'nde Mevlevihane Caddesi üzerinde bulunan Yenikapı Mevlevihanesi uzun yıllar Mevlevi tarikatının önemli merkezlerinden biri olmuştur.
istanbul'un beş önemli Mevlevihanesinden biri olan Yenikapı Mevlevihanesi Osmanlı tekke mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan güzel bir örnektir. Yenikapı Mevlevihanesi ismini bugün "Mevlanakapı" olarak bilinen sur kapısından almıştır.
Sünbül Efendi aracılığıyla tarikata giren ve Mevleviliğe intisap eden Yeniçeri Katibi Malkoç Mehmed Efendi tarafından, yoğun iskan sahalarına uzaklığı sebebiyle sur dışında inşa edilen Mevlevihane 1597 yılı Recep ayında açılmıştı. Malkoç Mehmed Efendi'nin hacca giderken Konya'ya ulaştığında : "Vatanımıza selametle kavuşmak nasip olursa, Mevlevilere istanbul'da bir zaviye yaptırayım" diye adakta bulunduğu, dönüşünde de adağını yerine getirip bu tekkeyi yaptırdığı şeklinde bir rivayet vardır.
inşasından kısa bir süre sonra Yenikapı Mevlevihanesi Mevleviliğin istanbul'daki en önemli merkezi haline gelmiş, tekke tabiriyle "asitane" olarak faaliyet göstermiştir. Bugün Mevlanakapı olarak bilinen sur kapısı dışında bulunan Mevlevihane o dönemlerde hem halk hem de devlet ricali üzerinde etkili olmuş, devrin sadrazamı Mehmed Paşa, Yeniçeri Ağası Tırnakçı Hasan Ağa ve sair tarikat şeyhlerinin katıldığı gösterişli bir törenle açılmıştı. Bu ilk binanın müştemilatını semahane, mescid ve 18 adet derviş hücresi oluşturuyordu. Tekkenin ana binaları ise 17. yüzyılda inşa edilen meydan odası ve matbah-ı şerif (mutfak) ile şekillenmeye başladı. Maalesef bu binaların hiçbirinin günümüze ulaşamamış olması Mevlevihane tarihi üzerinde fikir yürütmeye manidir.
Tekkenin ilk postnişini açılışta vaaz veren ve Mesnevi okuyan Ali Kemali Dede olup onu, parLak bir şeyhlik dönemiyle Doğani Ahmed Dede takip etmiştir. Derviş zümrelerinin istanbul'un günlük hayatında son derece etkili oldukları Sultan IV. Murad döneminde, meşihat makamında bulunan Doğani Ahmed Dede'nin faaliyetleri padişahı ve saray halkını Mevlevihane'ye bağlayacak kadar etkili olmuştu. Bununla beraber kendi şahsi çıkarlarını temin etmek için tekkeye bağlanan devlet adamlarının da olması ve bu tip insanların dervişlik ahlakına yakışmayan hareketlerde bulunması Mevlevihane'nin itibarını zedeledi.
19. yüzyılda meşihat makamında olan Osman Selahaddin Dede (ölm. 1886) ise tekkenin Tanzimat sonrası dönemine ve 19. asır siyasi hayatına damgasını vurmuş bir şahsiyettir. Dede, Tanzimat'ın önemli isimleriyle yakın ilişkiler kurmuş olup kendisine intisap eden devlet ricali arasında Tanzimat'ın iki büyük sadrazamı Keçecizade Fuat Paşa ve Ali Paşa da yer almaktaydı. Bu sadrazamlardan başka daha meşhur başka bir sadrazam Mithat Paşa da Dede'nin yakın dostlarındandı. Öyle ki Sadrazam Mithat Paşa I. Meşrutiyet öncesi anayasa konusundaki görüşlerini Osman Dedeyle paylaşmış ve tartışmıştı. Fakat Dede'nin Mithat Paşa'yla olan bu samimiyeti sonradan başını ağrıtmıştır. Çünkü 1876-1909 arasında padişahlık yapmış olan Sultan II. Abdülhamid tahta geçince Mithat Paşa ve çevresindekileri amcası Sultan Abdülaziz'e suikast etmiş olmakla suçlayıp haklarında soruşturma başlatmıştı. Dolayısıyla da Selahaddin Dede'nin sarayla olan irtibatı kesildi ve Mevlevihane daima gözetim altında tutuldu.
Yenikapı Mevlevihanesi 20. yüzyılın başlarında Balkan ve Çanakkale savaşlarında hastane olarak kullanılmış, bilahare tekke mensupları Abdülbaki Dede kumandasında 1. Dünya Savaşı'nda ingilizlere karşı girişilen meşhur Kanal harekatı esnasında yalnızca Mevlevilerden oluşan "Mücahid-i Mevleviyye Alayı" na katılmışlardı. Tekkenin son postnişini olan Abdülbaki Dede Cumhuriyet döneminde "Baykara" soyadını almış ve çeşitli görevlerden sonra 1935'te vefat etmiştir.
Yenikapı Mevlevihanesi,eski musikimizin pirlerinden olan ismail Dede Efendi'nin yetiştiği yerdir. Zamanında eski musikinin bütün geleneğiyle yaşatıldığı bir merkez olmuştur. Bu bakımdan sadece tarikat ve tasavvuf tarihi açısından değil kültür tarihimiz açısından da büyük bir önem taşır.
Yenikapı Mevlevihanesi tekkelerin kapatılmasını izleyen yıllarda uzun bir müddet çocuk yurdu olarak kullanılır. Mevlevihane'nin ahşap semahanesi 9 Eylül 1961'de çocukların ateşle oynarken çıkardıkları yangında tamamen kül olur, sadece dedegan hücreleri ve matbahı ayakta kalır. Bunlar da 7 Mayıs 1997'de kundaklanır. Mevlevihane geçirdiği bu yangınlar nedeniyle kullanılamaz hale gelince de kapatılıp kaderine terk edilir. Uzun zamandır boynu bükük bekleyen Mevlevihane'nin Zeytinburnu Belediyesince başlatılan "Kültür Adası" projesi çerçevesinde restorasyonu planlanmıştır.
Merkez Efendi Mahallesi'nde Mevlevihane Caddesi üzerinde bulunan Yenikapı Mevlevihanesi uzun yıllar Mevlevi tarikatının önemli merkezlerinden biri olmuştur.
istanbul'un beş önemli Mevlevihanesinden biri olan Yenikapı Mevlevihanesi Osmanlı tekke mimarisinin karakteristik özelliklerini taşıyan güzel bir örnektir. Yenikapı Mevlevihanesi ismini bugün "Mevlanakapı" olarak bilinen sur kapısından almıştır.
Sünbül Efendi aracılığıyla tarikata giren ve Mevleviliğe intisap eden Yeniçeri Katibi Malkoç Mehmed Efendi tarafından, yoğun iskan sahalarına uzaklığı sebebiyle sur dışında inşa edilen Mevlevihane 1597 yılı Recep ayında açılmıştı. Malkoç Mehmed Efendi'nin hacca giderken Konya'ya ulaştığında : "Vatanımıza selametle kavuşmak nasip olursa, Mevlevilere istanbul'da bir zaviye yaptırayım" diye adakta bulunduğu, dönüşünde de adağını yerine getirip bu tekkeyi yaptırdığı şeklinde bir rivayet vardır.
inşasından kısa bir süre sonra Yenikapı Mevlevihanesi Mevleviliğin istanbul'daki en önemli merkezi haline gelmiş, tekke tabiriyle "asitane" olarak faaliyet göstermiştir. Bugün Mevlanakapı olarak bilinen sur kapısı dışında bulunan Mevlevihane o dönemlerde hem halk hem de devlet ricali üzerinde etkili olmuş, devrin sadrazamı Mehmed Paşa, Yeniçeri Ağası Tırnakçı Hasan Ağa ve sair tarikat şeyhlerinin katıldığı gösterişli bir törenle açılmıştı. Bu ilk binanın müştemilatını semahane, mescid ve 18 adet derviş hücresi oluşturuyordu. Tekkenin ana binaları ise 17. yüzyılda inşa edilen meydan odası ve matbah-ı şerif (mutfak) ile şekillenmeye başladı. Maalesef bu binaların hiçbirinin günümüze ulaşamamış olması Mevlevihane tarihi üzerinde fikir yürütmeye manidir.
Tekkenin ilk postnişini açılışta vaaz veren ve Mesnevi okuyan Ali Kemali Dede olup onu, parLak bir şeyhlik dönemiyle Doğani Ahmed Dede takip etmiştir. Derviş zümrelerinin istanbul'un günlük hayatında son derece etkili oldukları Sultan IV. Murad döneminde, meşihat makamında bulunan Doğani Ahmed Dede'nin faaliyetleri padişahı ve saray halkını Mevlevihane'ye bağlayacak kadar etkili olmuştu. Bununla beraber kendi şahsi çıkarlarını temin etmek için tekkeye bağlanan devlet adamlarının da olması ve bu tip insanların dervişlik ahlakına yakışmayan hareketlerde bulunması Mevlevihane'nin itibarını zedeledi.
19. yüzyılda meşihat makamında olan Osman Selahaddin Dede (ölm. 1886) ise tekkenin Tanzimat sonrası dönemine ve 19. asır siyasi hayatına damgasını vurmuş bir şahsiyettir. Dede, Tanzimat'ın önemli isimleriyle yakın ilişkiler kurmuş olup kendisine intisap eden devlet ricali arasında Tanzimat'ın iki büyük sadrazamı Keçecizade Fuat Paşa ve Ali Paşa da yer almaktaydı. Bu sadrazamlardan başka daha meşhur başka bir sadrazam Mithat Paşa da Dede'nin yakın dostlarındandı. Öyle ki Sadrazam Mithat Paşa I. Meşrutiyet öncesi anayasa konusundaki görüşlerini Osman Dedeyle paylaşmış ve tartışmıştı. Fakat Dede'nin Mithat Paşa'yla olan bu samimiyeti sonradan başını ağrıtmıştır. Çünkü 1876-1909 arasında padişahlık yapmış olan Sultan II. Abdülhamid tahta geçince Mithat Paşa ve çevresindekileri amcası Sultan Abdülaziz'e suikast etmiş olmakla suçlayıp haklarında soruşturma başlatmıştı. Dolayısıyla da Selahaddin Dede'nin sarayla olan irtibatı kesildi ve Mevlevihane daima gözetim altında tutuldu.
Yenikapı Mevlevihanesi 20. yüzyılın başlarında Balkan ve Çanakkale savaşlarında hastane olarak kullanılmış, bilahare tekke mensupları Abdülbaki Dede kumandasında 1. Dünya Savaşı'nda ingilizlere karşı girişilen meşhur Kanal harekatı esnasında yalnızca Mevlevilerden oluşan "Mücahid-i Mevleviyye Alayı" na katılmışlardı. Tekkenin son postnişini olan Abdülbaki Dede Cumhuriyet döneminde "Baykara" soyadını almış ve çeşitli görevlerden sonra 1935'te vefat etmiştir.
Yenikapı Mevlevihanesi,eski musikimizin pirlerinden olan ismail Dede Efendi'nin yetiştiği yerdir. Zamanında eski musikinin bütün geleneğiyle yaşatıldığı bir merkez olmuştur. Bu bakımdan sadece tarikat ve tasavvuf tarihi açısından değil kültür tarihimiz açısından da büyük bir önem taşır.
Yenikapı Mevlevihanesi tekkelerin kapatılmasını izleyen yıllarda uzun bir müddet çocuk yurdu olarak kullanılır. Mevlevihane'nin ahşap semahanesi 9 Eylül 1961'de çocukların ateşle oynarken çıkardıkları yangında tamamen kül olur, sadece dedegan hücreleri ve matbahı ayakta kalır. Bunlar da 7 Mayıs 1997'de kundaklanır. Mevlevihane geçirdiği bu yangınlar nedeniyle kullanılamaz hale gelince de kapatılıp kaderine terk edilir. Uzun zamandır boynu bükük bekleyen Mevlevihane'nin Zeytinburnu Belediyesince başlatılan "Kültür Adası" projesi çerçevesinde restorasyonu planlanmıştır.
zeytinburnu'dadır.
http://www.zeytinburnu.co...isi/tarih/mevlevihane.cfm
http://www.zeytinburnu.co...isi/tarih/mevlevihane.cfm
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar