bugün
- silinen hesap 0145677
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- sözlük kızı ile kavga etmek11
- kavganız bittiyse artık bilgi içeriği girelim3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı8
- aç karnına kahve içmek6
- sözlükte küfür eden insanlar3
- gammazlık2
- kaçan kovalanır mı sizce4
- uludağ sözlük te kaç hesabınız var4
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı8
- arabada sigara içilir mi6
- polonya2
- özgür özel12
- 12 ağustos 20262
- fake yazarların sanki biraz daha iyi yazması3
- hoşlanılan kızla soğuk hava deposunda buluşmak5
- robot moderatör2
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması3
- eline krem süren erkek6
- gratisin içini merak etmek9
- iş yerinde dikkat edilmesi gereken tipler4
- admin kardeş2
- yapay zekadan akıl almak6
- diamond bosphorus2
- çerçeve yasa24
- kavga varken başlık açmak2
- yani kısaca deriz ki5
- renault 96
- ciddi ilişki yaşayamamak5
- atatürk ün gençliğe hitabesi3
- esrar içip müzik eşliğinde sevişmek10
- sebahattin şirin16
- dindar nesil5
- ebbırı top gibi sektirme yarışması2
- range rover2
- çarşaf peçe türbanın hıristiyan kıyafeti olması5
- kas yapayım derken göz çıkarmak3
- katılım emeklilik2
- toprağı bol olsun4
- askerlik3
- doksanlarda nude göndermek2
- cin4
- pop dinleyen erkek2
- ne kardeşi lan kaç yaşındasın sen2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle15
- yatırım fonu2
- suhoy su 352
- puro içen kıro2
- irak başbakanı zeydi den silah yasası talimatı2
anlatamıyorum
gözlerin ne renk ve ben neden seni unutamıyorum.
harika bir sesi olan adam.etkileyici.
gözlerin ne renk ve ben neden seni unutamıyorum.
harika bir sesi olan adam.etkileyici.
Bu adam çok efendi ya ses rengi de bence hoş şu şarkısını yeni fark ettim iniş çıkışları çok güzel. https://www.youtube.com/watch?v=Cir_bRrQgvI
Türk popunun temel taşlarından, kadife sesli sanatçı.dikkat ederseniz adamın bir tane boş şarkısı yok.
Bir zamanlar Ege nin rakibiydi.
sevilen bu türküyü ararken onun da söylediğini farkettim. ben bilmiyordum ama yaşar türkü de söylemiş meğerse , güzel de olmuş.
https://www.youtube.com/watch?v=YHgzUepUT4Y
https://www.youtube.com/watch?v=YHgzUepUT4Y
gerçek anlamda sanatçı denebilecek ender insanlardandir.
yaşar dinleyen kadın ise;
kırılgan olur
duygusal olur
değişik olur
örnek:göksel
kırılgan olur
duygusal olur
değişik olur
örnek:göksel
yaşına gelmiş manasına geliyormuş.
bodrum'da pastane işleten sanatçı.
son haftalarda sürekli şarkılarını dinlediğim sanatçıdır. çok garip ve güzel şarkıları var ben de garibim sanırım bundan baya bir dinliyorum.
Burkar içimi bir sızı içim boğulur
Sanki peri padişahının kızı
şu sıralar sürekli dilimde şu 2 mısra. tam oturuyor şu anda ki arzu halime.
Burkar içimi bir sızı içim boğulur
Sanki peri padişahının kızı
şu sıralar sürekli dilimde şu 2 mısra. tam oturuyor şu anda ki arzu halime.
ya yaşar ya yaşamaz sözcüğünün çıkış noktasıdır.
Şarkılarına acayip derecede sardığım müzisyen şahıs öyle ki üniversiteme mezun olmadan getirticem o derece ama bu adamın şarkılarını dinleyince unutamıyorsun unutacağın varsada unutamıyorsun youtube da sarıp sarıp dinliyorum ardından elbette sigara gırla ne yaptın be yaşar.
Divane, esirinim, masal gibi efsanevi albümleri yapmış, mükemmel lirikleriinza atmış, son yirmi sene içerisinde türk pop'unun yetiştirdiği en büyük şarkıcılardan birisidir nazarımda. Canını acıtan, içini yok eyleyen onlarca parçası vardır.
muhteşem sanatçı,harikulade insan. türk müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük isimleri listesinin içerisinde koşulsuz yer alması gereken fakat ne yazık ki müzik kültürü ve kulağı ortalamaya vurulunca sıfırın altında olan ülkemizde kıymeti bilinmeyenlerden. ah be abicim ah. her bir parçası her bir albümü efsanedir yaşar'ın. dinletmiş olduğum ispanyol arkadaşlarım dahi flamenko tınılarına hayran kalmıştır.
Onu unutamadigin icindir...
En son marmaris'te pastane acmisti, kasada duruyordu.
Bildigin kumralim'i soyleyen adamdan zeytinli acma aldim kardesim. Hayat cok enteresan.
Bildigin kumralim'i soyleyen adamdan zeytinli acma aldim kardesim. Hayat cok enteresan.
Yaşamaz.
çok iyi ses adam valla ya toplum olarak hiç kıymetini bilmediğimiz insanlardan.
şu an ebruli şarkısı çalıyor.
aldanırım şarkısı da güzeldir.
adını görünce bir çok güzel şarkısı aklıma geren gerçek bir sanatçı insan. keşke internet paketim bitmek üzere olmasaydı da dinleyebilseydim.
beni hep doksanlara ve 2000lerin başına götüren, işini çok iyi yapan bir sanatçıdır.
divane albümü yeni çıkmıştı ki bu benim ortaokul yıllarıma denk gelir. duyar duymaz büyülenmiştim o çatallı ses, akdeniz melodileri... hemen harçlıkları biriktirip aynı albümden iki tane aldım biri dinlemelik diğeri saklamalık kötü günler için.diğerinde herhangi bir zaiyat olursa korkusuyla.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar