bugün
- yeni sevgilide olması istenen özellikler3
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi4
- anın görüntüsü18
- 20 li yaşların çabuk geçmesi6
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması5
- ketçapla güzel giden yiyecekler12
- türklerin yunan adalarına tatile gitme nedeni3
- insanın bu hayattaki amacı2
- 10 yıl sonraki haline bir mesaj bırak12
- imamoğlu abd ingiliz ve almanların bir projesiydi11
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik12
- sigarayı tersten yakmak9
- antidepresan kullanmamış erkek bulmanın zorluğu8
- son 20 yılın en gıcık lafı16
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı9
- çocuğa yabancı isimler vermek9
- 12 saat çalışmak7
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek22
- insan sanatsal bir varlıktır7
- bedava dopaminin bazen işe yaraması7
- türkiye nin en güzel kızlarına sahip şehirleri6
- hep kendini suçlamak12
- eşek sucuğu7
- ölen porno yıldızlarının ahiretteki durumu6
- türk müslümanlığı6
- eşini aldatan birini görünce yapılması gereken şey7
- insan vahşi bir hayvandır6
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- milli maçı izlemeyen erkek25
- a milli takıma 15 milyon euro prim verilmesi3
- çekyat kanepe kaplatma7
- ekmek arası peyniri bir üst noktaya taşıyan detay5
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet9
- 30 yaşında hala jelibon yiyen insan5
- lgs de 5 yanlış yapan kızı annesinin zorbalaması8
- maaşla çalışıp ben alfayım diyen erkek7
- kıyametin yaklaşıyor olduğu gerçeği8
- havalar da ısındı10
- kıskanılmak vs kıskanmak6
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı12
- yaşadım demek için ne yapmalı5
- ona bir şey söyle19
- kızını rahatsız eden şahsın kulağını kesen baba4
- kılıçdarı destekleyen sanatçılar8
- yalnız yaşamak12
- hangi manifest kızısın11
- true'ya arkadan sahip olmak15
- aylık 283 bin lira iyi para mıdır sorunsalı5
- evlenmeyi başaramamış erkek7
anlatamıyorum
gözlerin ne renk ve ben neden seni unutamıyorum.
harika bir sesi olan adam.etkileyici.
gözlerin ne renk ve ben neden seni unutamıyorum.
harika bir sesi olan adam.etkileyici.
Bu adam çok efendi ya ses rengi de bence hoş şu şarkısını yeni fark ettim iniş çıkışları çok güzel. https://www.youtube.com/watch?v=Cir_bRrQgvI
Türk popunun temel taşlarından, kadife sesli sanatçı.dikkat ederseniz adamın bir tane boş şarkısı yok.
Bir zamanlar Ege nin rakibiydi.
sevilen bu türküyü ararken onun da söylediğini farkettim. ben bilmiyordum ama yaşar türkü de söylemiş meğerse , güzel de olmuş.
https://www.youtube.com/watch?v=YHgzUepUT4Y
https://www.youtube.com/watch?v=YHgzUepUT4Y
gerçek anlamda sanatçı denebilecek ender insanlardandir.
yaşar dinleyen kadın ise;
kırılgan olur
duygusal olur
değişik olur
örnek:göksel
kırılgan olur
duygusal olur
değişik olur
örnek:göksel
yaşına gelmiş manasına geliyormuş.
bodrum'da pastane işleten sanatçı.
son haftalarda sürekli şarkılarını dinlediğim sanatçıdır. çok garip ve güzel şarkıları var ben de garibim sanırım bundan baya bir dinliyorum.
Burkar içimi bir sızı içim boğulur
Sanki peri padişahının kızı
şu sıralar sürekli dilimde şu 2 mısra. tam oturuyor şu anda ki arzu halime.
Burkar içimi bir sızı içim boğulur
Sanki peri padişahının kızı
şu sıralar sürekli dilimde şu 2 mısra. tam oturuyor şu anda ki arzu halime.
ya yaşar ya yaşamaz sözcüğünün çıkış noktasıdır.
Şarkılarına acayip derecede sardığım müzisyen şahıs öyle ki üniversiteme mezun olmadan getirticem o derece ama bu adamın şarkılarını dinleyince unutamıyorsun unutacağın varsada unutamıyorsun youtube da sarıp sarıp dinliyorum ardından elbette sigara gırla ne yaptın be yaşar.
Divane, esirinim, masal gibi efsanevi albümleri yapmış, mükemmel lirikleriinza atmış, son yirmi sene içerisinde türk pop'unun yetiştirdiği en büyük şarkıcılardan birisidir nazarımda. Canını acıtan, içini yok eyleyen onlarca parçası vardır.
muhteşem sanatçı,harikulade insan. türk müzik tarihinin gelmiş geçmiş en büyük isimleri listesinin içerisinde koşulsuz yer alması gereken fakat ne yazık ki müzik kültürü ve kulağı ortalamaya vurulunca sıfırın altında olan ülkemizde kıymeti bilinmeyenlerden. ah be abicim ah. her bir parçası her bir albümü efsanedir yaşar'ın. dinletmiş olduğum ispanyol arkadaşlarım dahi flamenko tınılarına hayran kalmıştır.
Onu unutamadigin icindir...
En son marmaris'te pastane acmisti, kasada duruyordu.
Bildigin kumralim'i soyleyen adamdan zeytinli acma aldim kardesim. Hayat cok enteresan.
Bildigin kumralim'i soyleyen adamdan zeytinli acma aldim kardesim. Hayat cok enteresan.
Yaşamaz.
çok iyi ses adam valla ya toplum olarak hiç kıymetini bilmediğimiz insanlardan.
şu an ebruli şarkısı çalıyor.
aldanırım şarkısı da güzeldir.
adını görünce bir çok güzel şarkısı aklıma geren gerçek bir sanatçı insan. keşke internet paketim bitmek üzere olmasaydı da dinleyebilseydim.
beni hep doksanlara ve 2000lerin başına götüren, işini çok iyi yapan bir sanatçıdır.
divane albümü yeni çıkmıştı ki bu benim ortaokul yıllarıma denk gelir. duyar duymaz büyülenmiştim o çatallı ses, akdeniz melodileri... hemen harçlıkları biriktirip aynı albümden iki tane aldım biri dinlemelik diğeri saklamalık kötü günler için.diğerinde herhangi bir zaiyat olursa korkusuyla.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar