bugün
- dinci ahlaksızlığı20
- yunan adalarına gitmek20
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak12
- kışın duş alırken üşümemek için öneriler14
- kaliteli entryler girip eksi oy almak6
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak10
- fon vurgunu sonrası akepeye desteği sürdürmek7
- evlenmeyip zina mı yapalım3
- yunan aşığı tip6
- rujlu erkekle öpüşmek14
- gurbette yaşayıp milliyetçilik yapan insan4
- günün recep tayyip erdoğan repliği8
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- evlenilecek erkek bulmanın gittikçe zorlaşması17
- centaur sırtına binip topraklar fethetmek2
- 3 ayda bir duş almak5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı15
- evinden çıkarılıp sokakta öldürülmek2
- gri havaların sevgilisi şarkılar2
- çok düşünmek neyin belirtisidir5
- miss universe türkiye 20262
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi2
- bu saatte hala uluyamama sebebi5
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye44
- beyazlar içinde görmek istediğiniz yazar2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması3
- 1 ekim 2026 benzin zammı7
- para için karısını tiktok ta oynatan erkek3
- ölüyorum lan ölüyorum6
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- fiziği güzel sözlük kızları47
- en lezzetli balık3
- yazarların sabah kahvaltısı6
- yıkanıp yatmak2
- anın görüntüsü20
- recep tayyip erdoğan27
- samara morgan önünüze çıksa yapacaklarınız5
- sözlük kızı için kavga eden 2 kaslı sözlük erkeği13
- from gold from dust13
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak2
- nervio23
- vişneçürüğü tanga giyen sözlük erkeği13
- sarışın kadın vs esmer kadın2
- sözlüğün götü en güzel yazarı12
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı14
- çin'e demokrasi gelsin10
- fatma betül sayan kaya59
- vajinanın iç sıcaklığı10
- hoşlanılan kızın dörtte üçünün su olması3
- araba kullanırken uyumak4
divane albümü yeni çıkmıştı ki bu benim ortaokul yıllarıma denk gelir. duyar duymaz büyülenmiştim o çatallı ses, akdeniz melodileri... hemen harçlıkları biriktirip aynı albümden iki tane aldım biri dinlemelik diğeri saklamalık kötü günler için.diğerinde herhangi bir zaiyat olursa korkusuyla.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar