bugün
- türbede dua etmenin şirk olması13
- sözlükte kavga edilen kızın true çıkması7
- azrail gelse ona ne derdiniz13
- dump atan erkek mi olur aw5
- akıl verme vereceksen huzur ver4
- 12 ağustos 2026 güneş tutulması7
- çerçeve yasa27
- satürnün halkasına imam hatip açmak6
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor3
- g i l d e d l i l y11
- medet ya ali diyen alevi3
- nakşibendi tarikatının halidi kolundanım5
- arkadaşlar nick altılarda kavga etmeyiniz5
- sözlük kızı ile kavga etmek13
- askeri imam hatip lisesi5
- gece sokakta boynunda iple gezen şeyh görmek4
- hızır aleyhisselam ile görüşülebilir mi4
- terlik2
- ispanya daki 100 kişilik köy2
- uludağ sözlük evreni2
- asılmış şeyh4
- 22 ağustos ta 32 yaşına girmek2
- evde fare görmek5
- ümmetçilerin apo sevgisi6
- stack overflow kopyala yapıştır2
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı10
- benkimki6
- hangi üye hangisiydi hepsi karıştı6
- yurt dışı çıkış harcı3
- bana onu sormayin6
- ölülere kuran okumak3
- hiçbir servet zamanı satın alamaz20
- sözlüğün dili olsa da konuşsa3
- silinen hesap 0145677
- ethem dede2
- sevdiğine şiir yazabilen kaslı ve yakışıklı erkek3
- john hinckley jr'ın jodie foster'a mesajı2
- özgür özel14
- turhan çömez3
- hasta bir yakınına yemek götürmek2
- ayran fetişisti3
- altındaki 45 tl zararımı kim ödeyecek sorunsalı7
- ebeveynlerin evdeki oyun konsoluna çökmesi2
- aç karnına kahve içmek6
- köfteci yusuf3
- arabada sigara içilir mi6
- caminin içinde mezar olması2
- prezervatif içimde kaldı2
- böbrek taşından tespih yaptırmak2
- arkadaşlar zall gitti3
divane albümü yeni çıkmıştı ki bu benim ortaokul yıllarıma denk gelir. duyar duymaz büyülenmiştim o çatallı ses, akdeniz melodileri... hemen harçlıkları biriktirip aynı albümden iki tane aldım biri dinlemelik diğeri saklamalık kötü günler için.diğerinde herhangi bir zaiyat olursa korkusuyla.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
anladım ki ben içten içe romantiğin tekiyim. bir sabah okula gitmek için evden çıktım ve bisikletiyle kapıda bekleyen arkadaşıma ben gelmiyorum dedim. neye dayanarak ne cesaretle onu hiç bilmiyorum. genelde öyle olur lojman bebelerinde biri gelir diğerini alır ya terkide ya didonda okula gidilir. işe giden babalar anneler öğretmenler keza.
yaklaşık 150 metre ötedeki parka gittim. elimde matematik defteri arasında bir dergi röportajından bulup not aldığım yaşar günaçgün açık adresi. mektuplar yazılırdı o zamanlar. halaskar gazi caddesinde oturuyordu adrese dair hatırladığım tek şey bu. oturdum çardak altındaki masaya. başladım kareli deftere mektup yazmaya. kaptırmışım, şöyle gözlerimi defterden ayırdığımda çardağın bir bacağındaki boş efes şişesi dikkatimi çekti. kalktım usul usul çöpe atmak için elimi boş şişeye göre güdülemiştim ki o an o kutu külçe gibi geldi bana. dolu hiç açılmamış. küçüğüm bir an telaşlandım o şişeyle aynı karede bulunma korkusuyla hemen güllerin dibine dökmeye başladım. dökmeden de atmıyorum zararlı ya hani başka bebecikler denk gelmesin diye. hala insan olduğumuz yıllarda böyleymişiz demek ki. köpük köpük sardı gülün dibini. ardından çöpe atıp ortalığı kolaçan ettikten sonra yazmaya devam ettim. mektubum bitti, babaların mesaisinin ve derslerin başlama vaktini bekledikten sona postaneye gidip zarfımı aldım mektubumu postaladım. ne heyecanlı bir gündü benim için okuldan kaçmıştım ilk kez evim 100 metre okulum 250. bir tel örgünün içindeyim nereye kadar uzaklaşabilirdim üstelik. doğruca spor salonuna gittim ve koca gün orda geçti.
yaklaşık 3 hafta sonra taaa diyarbakıra evimize bir mektup geldi. babam getirmişti. evvveeet yaşardan=) kısa değil üstelik kocaman bir sayfa yanında imzalı bir resim üstelik istememiştim bile ne cömertçe bir davranış değil mi=) gözüm gibi baktığım, zarfının yıttığım parçasını bile sakladığım o mektup yinelenen bir başka taşınma merasimi sırasında hiç oldu. yok oldu. belki de çöp oldu. ne kadar üzüldüğümü anlatabileceğimi sanmıyorum. ya o yalnız kaldım hissi....tarifsizdi.
dikkatsiz anneme, koli bandı sesine, karton kutu kokularına selamlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar