bugün
- futbol24
- almanya10
- vfb stuttgart7
- borussia dortmund5
- galatasaray13
- muz4
- italya7
- fc internazionale milano6
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- ac milan5
- ingiltere5
- chelsea fc4
- cansever9
- bayern münih4
- yecüc ile mecüc5
- fait bey dönsün kampanyası2
- victor osimhen3
- liverpool fc2
- arsenal fc3
- kadınlar neden kötü araba kullanır sorunsalı14
- ismet gurbuz 20242
- sol elle osbir çekmek2
- yorgun mermi19
- galatasaray neden transfer yapamıyor16
- behlül ün bihter den ayrılma nedenleri6
- gocu'nun solak olması4
- insan doğru olanı seçerek mutlu olabilir mi6
- sözlük yazarlarının tatlıları14
- türk mutfağının en uyduruk kaydırık yemeği7
- etek giyen erkek10
- sözlük yazarlarını evlendirmek12
- dünyanın tersine dönmesi5
- domdomusa3
- tavuk sevmemek5
- gece sokakta freddy krueger ile karşılaşmak3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları12
- düşün ki o bunu okuyor4
- 8 ağustos 2026 juventus inter milan maçı2
- dünyanın 10 da birinin solak olması3
- sürekli dizi6
- ben geldim laleler3
- meltem mi daha güzel gönül mü sorunsalı6
- çirkef galatasaray2
- gece iki de tam ekmek tavuk döner ve bira yemek3
- kupa kızı ve sinek valesi2
- öfkeli genç adamlar kuşağı3
- devalüasyon yakın mı9
- yemek yapmayı bilmeyen kadın8
- para5
- günlük tutan erkek9
kısaca yaşam: bizler için tıpkı geçen senelerle, kuru bir yaprağın gövdesini, toprağa kavuşturması ciddiyetini anımsatıyor. ve biz umutsuzluklarımızla, her gün dünyanın ırzına geçerek onu daha yaşanmaz hale getiriyoruz.
bu ayırdımı renkli yapan tek olgu ise, yaprağın bu yolculuğunu renkli kılan rüzgar gibi hayatımızı havalandıran sevdiklerimizdir. iyi ki var'lar..
bu ayırdımı renkli yapan tek olgu ise, yaprağın bu yolculuğunu renkli kılan rüzgar gibi hayatımızı havalandıran sevdiklerimizdir. iyi ki var'lar..
sevimli bir aşk hikayesinden epik bir serüvene dönüşen bir hayattır bu.
seven sevilmez, sevinilen sevmez.
hani al gülüm ver gülüm değildir.
ne kadar gübre o kadar domates değildir yani anlayacağınız.
ne kadar çok kadın o kadar başarı yüzdesi de değildir.
yaşam, nefes aldığımız anların toplamı değildir. nefesimizi kesen anların toplamıdır.
seven sevilmez, sevinilen sevmez.
hani al gülüm ver gülüm değildir.
ne kadar gübre o kadar domates değildir yani anlayacağınız.
ne kadar çok kadın o kadar başarı yüzdesi de değildir.
yaşam, nefes aldığımız anların toplamı değildir. nefesimizi kesen anların toplamıdır.
yaşam;
sessizce
ve
kimsesizce.
sessizce
ve
kimsesizce.
Eti, taze tutmanın doğal yolu.
(bkz: Doctor who)
(bkz: Doctor who)
her anını istediğin gibi yaşayabilmektir. her türlü zorlukları ve güzellikleriyle kabul etmek.
bu da bir savaş tarzı. sokakta gördüğüm şişe toplayan teyzeler sorunca neden topluyorsun? gözleri ağlamaklı anlatır sana hikayesini. peki biz neden göremiyoruz bu insanları? neden başladıkları yere geri dönüyorlar? neden fakirlik diz boyu? çünkü çözülmek istenmediğinden. ''bu düzen değişsede, yarın yeni biri düzecektir.''
Umarsız düşüncelerimizde, ruhumuzu terkettiğimizde, veya kulağa hoş gelen bir çalgının ahenginde var olan bir sebeptir..
kendi penceremizden seyrettiğiniz bir film. Dışarıda neler olup bittiğinden çok, olup bitenleri nasıl gördüğümüzle ilgili bir serüven...
bir ciger dolusu nefes icin cabalanilan, gecici dunya hali.
mimarı ali ağaoğlu'dur.
"Son günümüze kadar eksik olarak aldığımız bir ders olacaktır."
Lanet olsun zenci yaşamı sevmemize ramak kalmıştı.
yaşamın anlamsızlaştığı, yapacak birşeyin kalmamış olabileceğinin göstergesidir. belki de hiç birşeyin yaşanamamasıdır. yaşam çogu kez de gecenin hiç bitmemesi güneşin doğmamasını istemektir. gecenin karanlığı siyah bir perdedir tüm yaşananları ve yaşanamayanları kaplayan... umutların, umutuszlukların, mutsuzlukların yaşamıdır. yaşam gecenin karanlığıdır. zamanın geriye dönmesini istemek, yaptıklarından pişman olduğunu en acımasızca hissettigin zamandır....ya da bir başkası için yaşamak; onun yaptıklarını, yapamadıklarını hissedebilmektir. gerçek olandır başkaları için yaşamak yaşadıklarını kontrol etmek, zamanla kendi duygularını anlayamamak, duygularını önemsememektir. tüm gün boyunca yaşananları unutmak için uyumak uyandığında herşeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamak, unutmadığının farkına varınca da saatlerce ağlamaktır. yaşam bir çocuğun gülüşünde ve umutlarında gizlidir büyüdükçe uzaklaşmak, uzaklaştıkça büyümektir. uzun bir yolculuktur mola yerlerini bilmeden çıkılan aslında gidilecek yeri de çogu zaman bilmemektir. kopan bir fırtınada alabildiğince uzağa savrulmaktır. otobüsün gelmesini beklemek ya da bir dakika ile otobüse yetişememek ve otobüsün ardından savrulan küfürlerle şansızlığının farkına varabilmektir. herşeyin durmadan yenilenmesi, doğanın ölmek, gelenin gitmek zorunda olmasıdır. yaşam gecenin karanlığında yaşadığın ne varsa tümüyle kabullenebilmektir.
bir yerlerde bıraktım onu.belki bir uçurum kenarında, belki dipsiz bir kuyuda belki de gördüğüm güzel bir rüyada...
bir yerlerde bıraktım onu.belki bir uçurum kenarında, belki dipsiz bir kuyuda belki de gördüğüm güzel bir rüyada...
budur: http://bit.ly/JFzcsT
sürekli akan bir nehir, sürekli birilerini alır ve bırakır yenilerini alır.
En farkına varılmayan nimettir.
Yaşamı görmek için ayna tutarız ağzımıza.Yaşamı göremesek bile, yaşadığımızı biliriz ayna buharlanınca...
manevi veya soyut bir şey değildir. kuralları olan somut bir kavramdır. bu kuralları yerine getiren organik maddelere yaşıyor denilmektedir. nedir bu kurallar ? öncelikle madde dna veya rna ya sahip olmalıdır. ayrıca kendi içerisinde kararlılığını koruyan bir sisteme sahip olmalıdır ama aynı zamanda dışarıda ki uyaranlarla ilişki içinde olmalıdır ,hareket edebilmelidir ve kendini çoğaltabilmelidir. bu basit şartların sağlandığı her yapıya yaşıyor denir. örneğin virüsler sadece protein bir kılıf ve içinde dna veya rna'sıyla canlı ile cansızlık arası geçişi temsil eder. bir virüs canlı ortamda canlı özellikleri gösterebilirken cansız ortamda kristal (cansız) halindedir .
canlılığı oluşturan maddeler basittir ve tüm canlılarda ortaktır. dna artık günümüzde yapay olarak üretilebilmektedir.
çoğu insan canlılardaki kompleks yapıları görüp bu kompleksliğin nasıl olurda kendiliğinden aniden geliştiğine hayret etmektedir. oysa bu hatalı bir düşüncedir. yıllar süren evrimsel süreç bugünkü yüksek organizmaların oluşumunu sağlamıştır. aniden ortaya çıkmış değiliz.
virüs gibi en basit canlıları gözlemleyen bir insan canlılığın aslında o kadar da karmaşık olmayan bir sistem olduğunu anlar . Ölüm ise herhangi bir sebepten dolayı bu sartlardan birinin veya birkaçının yerine getirebilme yetisinin kaybolmasıdır.
canlılığı oluşturan maddeler basittir ve tüm canlılarda ortaktır. dna artık günümüzde yapay olarak üretilebilmektedir.
çoğu insan canlılardaki kompleks yapıları görüp bu kompleksliğin nasıl olurda kendiliğinden aniden geliştiğine hayret etmektedir. oysa bu hatalı bir düşüncedir. yıllar süren evrimsel süreç bugünkü yüksek organizmaların oluşumunu sağlamıştır. aniden ortaya çıkmış değiliz.
virüs gibi en basit canlıları gözlemleyen bir insan canlılığın aslında o kadar da karmaşık olmayan bir sistem olduğunu anlar . Ölüm ise herhangi bir sebepten dolayı bu sartlardan birinin veya birkaçının yerine getirebilme yetisinin kaybolmasıdır.
Yaşam, yaşamla ilgili planlar yaparken başa gelenlerden ibarettir.
bizim için mecburdur. dilediğimiz tek şey bu dünyaya yemek, ve olabildiğince uzun yaşamak için geldiğimizdir.
bizim için mecburdur. dilediğimiz tek şey bu dünyaya yemek, ve olabildiğince uzun yaşamak için geldiğimizdir.
Kaotik olan.
her saniyesinin değerinin bilinmesi gereken kavram. ufakken hep kafama takılırdı yaşamım sonra erince yani ölünce ne olucak diye. hatta ağlayıp annemi uyandırırdım. bana dinden bahsederdi. cennetten bahseder hayalimdeki cenneti düşünürken uyumamı sağlardı. ama bu benim sorunumu çözmezdi hiçbir zaman.
ölümü düşünmek hiç istemedim, istemedim, istemedim. ama bir yere kadar... telefonlar, bilgisayarlar, ışıklar kapandığında karanlıkla başbaşa kalmıştık. düşünmeme sebep oldu tekrardan yaşamı, ölümü. biliyordum kalbim durduktan sonra herşeyin biteceğini. sonsuz bir karanlık. ne aile, ne arkadaş, ne nefes, ne hayal... hiçbiri olmayacak. karanlık beni daha da derinlere itiyordu belki çoğu insanın düşünemediği, düşünmek istemediği, düşünemediği sonsuz aklımı kurcalıyordu. geçen yaz tamamını okuduğum kutsal kitabın meali de beni doyuramamıştı bu konuda...
ağlamadım bu sefer. zaten ağlasamda annemi uyandıramazdım. sabah erken kalkabilmem için uyumam gerekiyordu. bu sefer kendim düşündüm cenneti. iyi işler yapmam gerektiğini, zamanımı iyi harcamam gerektiğini düşünürken sabah alarmım çaldı. yeni bir gün.
ölümü düşünmek hiç istemedim, istemedim, istemedim. ama bir yere kadar... telefonlar, bilgisayarlar, ışıklar kapandığında karanlıkla başbaşa kalmıştık. düşünmeme sebep oldu tekrardan yaşamı, ölümü. biliyordum kalbim durduktan sonra herşeyin biteceğini. sonsuz bir karanlık. ne aile, ne arkadaş, ne nefes, ne hayal... hiçbiri olmayacak. karanlık beni daha da derinlere itiyordu belki çoğu insanın düşünemediği, düşünmek istemediği, düşünemediği sonsuz aklımı kurcalıyordu. geçen yaz tamamını okuduğum kutsal kitabın meali de beni doyuramamıştı bu konuda...
ağlamadım bu sefer. zaten ağlasamda annemi uyandıramazdım. sabah erken kalkabilmem için uyumam gerekiyordu. bu sefer kendim düşündüm cenneti. iyi işler yapmam gerektiğini, zamanımı iyi harcamam gerektiğini düşünürken sabah alarmım çaldı. yeni bir gün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar