bugün
- adana dürüm vs adana porsiyon9
- arkadaşlar ben çalışmak istemiyorum5
- niye uyandık sözlük5
- chp'nin 103 yılı reklamı5
- otobüste açamadığı camı kıran erkek5
- istiklal mahkemeleri kurup fetöcüleri asmak5
- şönt baca3
- gebze yi gebze yapan şeyler5
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i24
- bütün eziklerin 80 ler paylaşımı yapması15
- spora başladım5
- sözlüğün en kültürlü yazarı3
- günün sözü5
- at eti yemek5
- sabahları nefret edilen şeyler2
- uyudun mu11
- arkadaşlar ben artık ayı olmak istemiyorum2
- kafasında konuşan sesi uzaylı zannetmek8
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- queen ravenna ve cinleri14
- şeffaf ayakkabı9
- özgüven5
- patso4
- hayattan beklentiler7
- hastanede kendini siktiren güvenlik kız3
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- 81 ilde sığınak yapılması7
- tavuğun neden kanatları var11
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- kadın bacağı paylaşan mehdi5
- ruhi çenet videolarına dokunmayan yahudi lobisi6
- sinek as6
- s'i l v'e r m'i s t35
- uludağ sözlük size ne kattı27
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- insanı yoran duygular6
- gocu34
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı6
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- kız düşürmenin kısa yolu19
- sözlüğün en masum yazarları18
- taliban7
- queen ravennadan mesaj var11
- öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler5
- sözlük şifresinin uzaylılar tarafından çalınması6
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı8
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır5
4. nesil yeni user, uuser yada suser.
felemenkce serefe manasina gelen kelime olmakla beraber, bu sözlükte cok iyi entryler yazip ve basliklar acacağini adim gibi bildiğim yazardir.
(bkz: welcome to miami)
(bkz: welcome to miami)
sözlükle ilgili acemiliklerimi atmamı sağlayan kaliteli , kişiliği oturmuş , derin bilgi birikimine sahip saygı duyduğum yazar.
(bkz: yaki da)
mezardaki meftayi bile guldurmekten tekrardan öldürme hususiyetine malik olan biraz hüzünbaz biraz kara mizah sosuna bulanmiş olan kişi.
~hava nasil oralarda üsüyor musun
kar yagiyor saclarima bilmiyormusun~
~hava nasil oralarda üsüyor musun
kar yagiyor saclarima bilmiyormusun~
haleti ruhiyesinin tercumesi 'aşırı paradoksal durumların en düzenli halindeyim' olan kişi.
Yakida..
Anlamı : Yekit veya Yekida, irlandalıların içki içmeden önce geleneksel olarak biralarını tokuştururken sağlığa ve güzel sağlığa anlamına gelen,bir nevi ingilizlerin cheers ve bizim "şerefe" dediğimiz anlamına gelen irlandaca bir kelime.
Yechyd" or "yechyd da" (health and good health) are traditional Welsh ways of saying cheers before a drink *
Anlamı : Yekit veya Yekida, irlandalıların içki içmeden önce geleneksel olarak biralarını tokuştururken sağlığa ve güzel sağlığa anlamına gelen,bir nevi ingilizlerin cheers ve bizim "şerefe" dediğimiz anlamına gelen irlandaca bir kelime.
Yechyd" or "yechyd da" (health and good health) are traditional Welsh ways of saying cheers before a drink *
ablam olan yazar *
her zaman takip edeceğim yazar.
yuh dördüncü nesil yazar ve nick altı boş. yani hakaret falan değil benimki de boş ama şaşırdım. ayrıca kardeşiyle de sözlük ortamında beraber bulunmuşlar ilginçmiş.
yoğun iş programı nedeniyle yazamaya uzun bir süre ara vermişti. tam yeniden sözlükte yeniden yazmaya başladı derken, kuyruğuna gene bir şeyler takıp gene uzaklamış yazarımız, değerli büyüğümüzdür. halet-i ruhiyesini anlatan uçak ve bavul temalı kolyesi ile hayırlı zıplamalar diliyorum kendisine.
depresif halden çıkıp kahkaha atmama neden olan yazar.
o da bir ayakkabıseverdir efendim. kocaman bir alkış geliyor kendisine.
kendisi hocam olur ben de onun çekirgesiyim. şu aralar çaylak cezam olduğundan görüşemiyoruz. affet hocam *
cok cok sempatik,cana yakin kendimi sarilmaktan alikoyamadigim ablam. bi 5 dk konusamadik heralde serhat girdi aramiza, yine de ben seni sevdim bence sen de beni sevmissindir. * tuh nickinin anlamini okusaydim ne irlanda geyigi cevirirdik. bi dahakine artik.
kendisi müdüre ablam olur, candır. şahsıma makamında çay sözü vardır, kahve de olabülür tabi. *
Dun tanıstıgım cokca sevdigim guleryuzlu, canayakın yazar, abla. *
iyi lafın belini kırıyor he tam muhabbet edilesi taş hatun.
muhabbetin dibine varamadığımız, heeey naznaz şeklinde karşı masadan selamlaşıp, giderken vedalaştığımız cana yakın yazar. gelecek zirve için kendisine buradan söz veriyorum.
toplaşıp çay içmeye geleceğimiz müdire hanım.
hakkında satırlarca methiyeler düzülesi hatun.
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
oi va voi sever yazar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar