bugün
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- betray me6
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ayağı şiir kokan kadın5
- gece gece kokoreç gömmek7
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek10
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- bir günde 1500 kalori almak5
- sinek as'ın sözlüğe vedası19
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- sandalet ayak bikinisidir4
- hamile fotoğrafı5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- geçmişe götüren şarkılar5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- çin9
- açlıktan bayılmak4
- kocasakal'ın istanbul barosu başkanlığı3
- salçalı makarna10
- emevileri güzelleyen türk3
- evrende hareket nasıl oluyor5
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- sevgilinin ayağından sigara içmek2
- beyoğlu3
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- kuranda israel suresi var2
- terliksi hayvan'a hallenen ayak fetişisti2
- rojin hevin berivan rojda gülizar rojbin gülistan5
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek8
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ümit kocasakal4
- ayak paça çorbası2
- fluoksetin hidroklorur2
- fırında tavuk4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- moralin çok bozuk olması2
- hareket edebilen canlılar4
- sözlükteki çiftçi yazarlar3
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- balık yanına en yakışan çorba9
- 1 milyon liralık soru2
- dünya5
- soyak goztepe sitesi3
- devletin galatasaray a stad yapması5
- yuzırların yumrukları3
hakkında satırlarca methiyeler düzülesi hatun.
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar