bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası13
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler8
- çin5
- kol saati12
- yaşlıların folklifte portif demesi7
- salçalı makarna4
- sizin seksten başka derdiniz yok mu aq4
- balık yanına en yakışan çorba9
- açlık kan şekeri2
- mutfakta eldiven takmak2
- ulus3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- nasreddinhoca2
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın16
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek6
- nakliyat2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak20
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek2
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum8
- süleyman soylu3
- 40 yaşında halen sürpriz yumurta alan insan5
- arkadaşlar öldünüz mü10
- devletin galatasaray a stad yapması2
- anal ilişki yaparsak hemoroid olur muyuz10
- müslüm gürses'i herkesin sevmesi6
- kaçak çay19
- erkeklerin evlenmek istememe nedenleri15
- 3000 yıldır uyuyan mumyayı uyandırmak3
- nemlendirici krem20
- askerde özlenen şeyler11
- arkadaşlar ben tekele gidiyorum bir şey lazım mı2
- ismail kartal vs okan buruk2
- nev19
- kedi eti3
- electronic arts2
- 43 bin yaşlının ölümünde ağır ihmal4
- haklısın özür dilerim seni seviyorum diyen kadın6
- ekonomi5
- mustafa sarıgül'ün babanızla arkadaş olması3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek12
- pazardan ananas aldırdım deyip gülen mal nesil2
- beslenme2
- gocu nerede gocu9
- şaka maka bir ayda kilo vermek2
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat41
- keşke atatürk hiç doğmasaydı diye düşünen yobaz4
- atatürk'ün islam ile değil emevi diniyle savaşması4
- atatürk'ün en büyük düşmanı2
- nissan micra kullanan erkek11
- yapay zekayı destekleyen mallar4
hakkında satırlarca methiyeler düzülesi hatun.
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
zirveden bir iki gün önce haberim oldu kendisinden. zirveboxa kaydını yaptırdı, başlığı uplamaya başladı. öyle istekli entryler giriyordu ki, heralde bizim gibi üniversiteli biri deyü tahmin yürüttüm içimden lakin öyle değilmiş.. ilk golü burdan yedik.
mekana girdi, diğer organizatör beni onun yanına çağırdı. tabii daha tanımıyorum, nickini falan bilmiyorum. neyse tanıştık ettik falan. o sıralar ortam sakindi yanılmıyorsam. zirve boyunca pek oturamadım ama onla biraz oturma fırsatım oldu. gördüğüm ilk dakikadan itibaren farkettim, yüzünden asla düşürmediği gülümsemesiyle çevresindekilere öyle güzel bir enerji saçıyor ki, resmen yüzüne baktıkça, umursamaz gülümsemesini gördükçe mutlu oluyor, onla beraber gülüyorsunuz. yaşını hiç belli etmiyor anlayacağınız. ikinci golü de burdan yedik.
öyle samimi konuşuyor ki, doğallığına aşık oluyorsunuz. oturduk 'ee, lasvegascocugu, anlat bakalım' dedi, ağzı hafif açık, o yüzündeki küçük bir kız çocuğunun aptal gülümsemesi eşliğinde. o aptal gülümsemesidir o yaşını göstermemesinin sırrı, sevimliliğinin sebebi. üçüncü golü de burdan yedik.
anlattım, konuştum havadan sudan. kasmadan dinledi beni. o da sohbete katıldı. karşılıklı gülüştük, ettik. hayat dolu bir insan olduğu her halinden belliydi. dördüncü golü de burdan yedik.
ondan sonra ben başka yerlere gittim falan. oturduğu yerden arada bir beni çağırdı, yine o hoş gülümsemesi eşliğinde. zirveden de erken ayrılacakmış kendisi. ısrar etti ancak, başka bir mekâna gidip kankalarıyla kurtlarını döküp eğlenecekmiş. beşinci golü de burdan yedik.
bırakmadım, bırakamazdım bu güzel insanı. gitmedi de, kırmadı 10 dakika muhabbet ricamı. bu sefer golü atan bendim.
ayak üstü konuştuk kapıda. laf nerden geldiyse artık, izmir'i anlattım, kız arkadaşımı anlattım, ütopya bahçe maceramızı anlattım, metroda karşılaştığımız teyzeleri anlattım, anlattım da anlattım.. sabırla dinledi hikayelerimi. derken araya aygidiyobatmayaslmsylynfatmaya girdi, canımdan çok sevdiğim abim. o geldiği sırada tam da gitmeye hazırlanıyordu bizimkisi. agbssf ile bir olduk, tuttuk kolundan, içeri getirdik, izin vermedik gitmesine. bu sefer attığım gol sayısı, agbssf sayesinde iki idi.
ayak üstü üçlü olarak agbssf ile kendisine takıldık, arka arkaya defalarca ve dakikalarca kahkaha attık. çay ısmarlamaya karar verdik kendisine. ikna oldu, masaya oturdu. iki gol daha atmıştım. maç 5-5 devam ediyordu ve heyecan doruktaydı.
daha sonra ortalardan kayboldum bir süre, agbssf ile ikili muhabbetin dibine vururken. ben geldim yanlarına daha sonra. yavaştan gitme vakti gelmişti, onu anladım. yine ayak üstü güzel muhabbetler çevirdik. defalarca birbirimize sarıldık gitmeden. sanki o gidince zirve de bitecekti, böyle bir his vardı içimde. lakin sonunda gitti. en büyük golü attı bana. son dakika golüyle 6-5 kazandı maçı.
tamam da şimdi ben bunu niye anlattım? sor, sor bakalım, neden?
çağrım sana güzel hatun;
eşitlenmeliyiz biz. buluşmalıyız daha sık, fırsat buldukça. berabere bitmeli maçımız, kardeşçe. galibiyet yakışmıyor sana. bana da yakışmaz, ki zaten şu anda 2 gol ötede. ama sağlamak için beraberliği, önümüzde fırsat var, fırsatlar var. kendi kalene gol atmanı istemiyorum. ben o golü bizzat atmak istiyorum. işte böyle hatun, kop gel yakın zamanda, tekrar eşitlenelim, birbirimizin yüzünü görüp, içtenlikle gülümseyelim.
eklemeden edemeyeceğim! benim sarışın hatunlara düşkünlüğümü en iyi bilen insanlardan biri, marskedisidir. lakin bu zirvede görüldü ki, kendisi saçlarının rengini değiştirmiş. diyeceğim odur ki, yeni sarışın gözdem sensin benim hatun!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar