bugün
- dolar isterse 100 olsun37
- orospu çocuğu abdullah öcalan13
- evlenmeden olmaz diyen kız5
- dolar 100 tl mazot 100 tl13
- gram altın7
- türk askerini kursuna dizen abdullah öcalan9
- iyi günler arkadaşlar nasibimi arıyorum12
- cinsel fanteziler5
- sözlüğü bırakmaktan vazgeçmek12
- gavur sıcakları geri döndü4
- ihanetin affı olmaz3
- almancıları sevmemek8
- külodunu çıkarıp usulca erkeğe doğru atan kız8
- bu sıcakta cumaya gitmek4
- tayyib'in masayı devirme ihtimali5
- 19 litre damacanayı sırtlayıp su sebile takan kız7
- muşlettin amca bay beydir8
- öcalan isterse savunma bakanı olsun4
- tai lung12
- pkk'yı affeden vatan hainidir3
- ünlüleri tanımamaya başlamak7
- 25 yıl şarkısı2
- 1 dolar 316 macar forinti2
- 1 dolar 123 izlanda kronu2
- bibi3
- günde 5 yumurta yiyen erkek3
- 376 dönem yedek subay ve kısa dönem devresi3
- 81'e 3 tertip3
- darıca da bulunan 3 cesedin kimlikleri10
- türban üzerinden mağduriyet kasanlar3
- sanayi tostu5
- ishal olmak götyaşı dökmektir5
- bir çıkmaza girdi bugün yolumuz2
- lastik alırken nelere dikkat etmek gerek6
- avanos şu an 28 derece2
- ayvalık tostu8
- tenhalarda kendimizden geçemedik2
- sonradan yahudi olmak5
- kamos'a mini etek giydirmek2
- hoşlanılan kızla sanayiye gitmek4
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- ölmedeyiz uludağ sözlük10
- bitcoin4
- doları 100 lira yapıp iki sıfır atmak5
- şükredin yeğenim4
- sözlük yazarlarının 2027 kararları11
- sabahları nefret edilen şeyler5
- pkk yasası butlandır4
- velvet51
- alman finosu3
Roma diline göre barbar demektir.
bir gün. sadece bir gün önce çok anlamlar yüklenilen, onsuz yapamayacığını düşündüğün, herşeyin olan, herşeyi olduğunu sandığın kişi bir gün sonra bir yabancıya dönüşebilir.
bir an. olanlara anlam veremediğin, insanların konuştuklarından ve koşuşturmalarından zerre anlamadığın, bütün dünyanın koca bir saçmalığın ve hiçliğin ortasında olduğunu hissettiğin bir an sen herkese ve herşeye yabancılaşabilirsin.
bir an. olanlara anlam veremediğin, insanların konuştuklarından ve koşuşturmalarından zerre anlamadığın, bütün dünyanın koca bir saçmalığın ve hiçliğin ortasında olduğunu hissettiğin bir an sen herkese ve herşeye yabancılaşabilirsin.
albert camus'un ölümsüz romanı.
Toplum ve toplumu oluşturan insana dair ve yine toplumca oluşturulmuş değer yargılarına karşı uyumsuz olan kahramanın topluma yabancılaşmasını, toplumu oluşturan diğer bireylerce ötekileştirilmesini konu alan varoluş felsefesine ve insan algısına dair düşündükçe derinleşen müthiş bir eser. Kitabı okuduktan sonra aldığınız lezzet okurken aldığınızdan daha fazladır.
Albert camus romanı. Meursault ve yaşadıklarını anlatır. Bana gore kafkanin dönüşümü ile beraber en varoluşçu kitap. Efsanedir.
Bu romanı okuyunca üzülmenin, ağlamanın ve sevmenin saçma olduğu hissine kapıldım.
Duygusuz bir roman ama bir o kadar mantıklı. Bazen kendi kendime sorarım aşkı, üzülmeyi toplum mu bize öğretti. Gerçekte bunlar, Özden gelen şeyler değil mi? Gerçekten insanın varoluşu Özden önce mi gelir?
Duygusuz bir roman ama bir o kadar mantıklı. Bazen kendi kendime sorarım aşkı, üzülmeyi toplum mu bize öğretti. Gerçekte bunlar, Özden gelen şeyler değil mi? Gerçekten insanın varoluşu Özden önce mi gelir?
Yabı sabancı okudum.
Bilinç altıma işediniz resmen.
“işlediniz okudunuz di mi ?” Ehehe
Bilinç altıma işediniz resmen.
“işlediniz okudunuz di mi ?” Ehehe
Bir Albert camus eseridir.
Meursault karakteri dikkatimi çekti.
Bugün okumaya başlayacağım kitap. Bir solukta okumayı umuyorum.
Meursault karakteri dikkatimi çekti.
Bugün okumaya başlayacağım kitap. Bir solukta okumayı umuyorum.
Bir albert camus kitabı. Hiçliğin, boşvermişliğin romanıdır ; anakarakter kendisini tüm toplumdan ve normlardan soyutlamış, kalıpların dışında, her şeye ve herkese, kendisine bile yabancı kalmış bir adam. ve bu bakış açısıyla ölüm, sevgi, yaşam gibi kavramlara yer veriyor ve sorgulanıyor. Aslında insanı insan kılan mutlak, yaşaması gereken konu ve duygularda karakterin hissizleşmesini, durgun ve ruhsuzlaşmasını Çok gerçekçi bulamayıp, eleştirsem de yine de düşündüren, betimlemeleri muazzam, okunmaya değer bir roman.
Yüksek beklentilerle alıp vasat(ortalama) bulduğum bir kitap.Yeraltından notlar'daki ana karakterle ruh durumlarının benzediğini düşünüyorum.
Farsça "yaban" sözcüğünden türemiş bilinmeyen, tanınmayan kişi anlamlı sözcük.
Yabancılaşmak şeklinde türetilince daha bir hazin hale dönüşüyor anlamı.
Yabancılaşmak şeklinde türetilince daha bir hazin hale dönüşüyor anlamı.
infaz hukuku dersi icin odev verilmis oldugundan gecen sene okudugum ve bu yasima kadar okumadigim icin beni kendime kizdiran kitap.
Arka kapagina bir goz atin. Azicik bile ilginizi cekerse okuyun zira ici daha guzel.
Arka kapagina bir goz atin. Azicik bile ilginizi cekerse okuyun zira ici daha guzel.
...
Tuhaf biri olduğumu, beni kuşkusuz bu yüzden sevdiğini ama belki günün birinde yine aynı sebepten nefret edebileceğini mırıldandı.
Tuhaf biri olduğumu, beni kuşkusuz bu yüzden sevdiğini ama belki günün birinde yine aynı sebepten nefret edebileceğini mırıldandı.
toplumdaki olaylara toplumla aynı tepkiyi vermediği için cezalandırılan bir adamın öyküsünü anlatan albert camus’un nobel ödüllü kitabı. öykü baştan sona ana karakterin ağzından anlatıldığı için “ günlük mü okuyorum lan ben” diye de tepki vermenize neden olabilir.
Bir meursault değiliz amma biz de çok yabancıyız şu fani dünyaya.
Birinin yabancı olması için tanımıyor olmana gerek yok. Ne yabancı dostlarım oldu yıllardır.
Yaşlı annesinin ölmüne üzülmedi diye asılan karakterin hikayesini anlatan albert camus ün kitabı.
charles bukowski de şöyle der;
--spoiler--
O kadar yaşlanmıştı ki ölmesinin bir anlamı kalmamıştı.
--spoiler--
Edit: imla
charles bukowski de şöyle der;
--spoiler--
O kadar yaşlanmıştı ki ölmesinin bir anlamı kalmamıştı.
--spoiler--
Edit: imla
Aidiyetsizliğin vücut bulmuş hali. Gerek Camus'nün, gerek Hemingway'in ve gerekse de henri barbusse'nin yabancılarında ortak olan nokta "Gerçekdışı" olgusudur. Üçü de gerçekliğin dışında yer alırken, gerçeğe ciddi bir tepki gösterirler. Bir prototip oluşturmak elbette mümkün değil ama bu üç yazarın "Yabancı"ları kalıplaşmış olan pek çok şeye tepkilidirler. Nietzsche'nin "Ahlaksız" olarak erdem sahibi kıldığı insanlara da benzerler.
Roman kahramanı meursault un savunmasında takım elbise giyerek aglak bir sekilde pismanım demedigi, sadece fikirlerini dürüstce ve duygu katmadan söyleyip yasadığı icin, hayatında hicbir şeye hicbir kisiye baglanamadığı ve bir anlam katmadığı icin toplum tarafından bir yabancı bir cani gibi görülerek mahkum edilmesini anlatan albert camus romanı.
'' bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum. ''
albert camus romanı. insanın kendi benliğine dahil yabancılaşmasını gözler önüne seriyor.
albert camus romanı. insanın kendi benliğine dahil yabancılaşmasını gözler önüne seriyor.
empati yoksunu psikopat bir orospu çocuğu içeren kitap.
annesinin cenazesinde kafayı sıcak ile bozmuş.
sürekli ön yargılı, umursamaz, kimseye sevgi beslemez, yakınlık duymaz.
basit bir mahalle kavgasında adam vurur. yetmez yerdeyken şarjör boşaltır.
mahkemede konudan farklı düşüncelere dalar. merie'nin memelerini hayal eder.
annesinin cenazesinde kafayı sıcak ile bozmuş.
sürekli ön yargılı, umursamaz, kimseye sevgi beslemez, yakınlık duymaz.
basit bir mahalle kavgasında adam vurur. yetmez yerdeyken şarjör boşaltır.
mahkemede konudan farklı düşüncelere dalar. merie'nin memelerini hayal eder.
Malum zihniyet için 2 türü vardır:
Yabancı Gayri müslim ise: oooo buyrun gelin gelin. Ayakta mı , domalarak mı posizyon alayım?
Müslüman ise: ölkömdö bonloro östömöyörom!!1!1!1
Yabancı Gayri müslim ise: oooo buyrun gelin gelin. Ayakta mı , domalarak mı posizyon alayım?
Müslüman ise: ölkömdö bonloro östömöyörom!!1!1!1
En sevdiğim roman. Keşke hiç okumasaydım, öyle bir fırsat olsaydı, bunun için gereken bedel neyse öderdim.
Camus harikulade eserine şu satırla başlar;
''Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.''
''Bugün annem öldü. Belki de dün, bilmiyorum.''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar